Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6807 E. 2023/6090 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet tazminatı↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı Münever Güneri'nin 2012, 2013 ve 2014 yılında çektiği kredilere kefil olduğunu bu kredilerin ödenip kapatıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2016/325 E., 2018/313 K. sayılı kararıyla; davalı banka ile dava dışı Münevver Güneri arasında 03.11.2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 02.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesi'ne bağlı 7854193 kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, usulüne uygun ve gerekçeli bulunan bilirkişi raporunda açıklanan miktar üzerinden yapılan kesintilerin istirdatı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/3009 E., 2019/1133 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.04.2021 tarih, 2020/3046 E. ve 2021/3462 K. sayılı kararıyla davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı Münevver Güneri arasında 03.11.2011 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, 02.11.2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde Tüketici Kredi Sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde Tüketici Kredi Sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, bunlardan 02.11.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde davacının imzasının bulunduğu ve bu kredi hesabının 01.11.2012 tarihinde kapatıldığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli Tüketici Kredi Sözleşmesi'ne bağlı 7854193 kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, yapılan kesintilerin istirdatına karar verilmesi gerektiği, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, icra dosyası kapsamında müvekkili bankanın müşterisi olan Münever Güneri'nin çekmiş olduğu kredilerde kefil olarak yer alması sebebi ile müvekkili bankaya borcu bulunduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6547 E. 2023/1180 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, icra dosyası kapsamında müvekkili bankanın müşterisi olan Münever Güneri'nin çekmiş olduğu kredilerde «kefil» olarak yer alması «sebebi» ile müvekkili bankaya borcu bulunduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece «eksik inceleme» sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin «zamanaşımının» dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik «ayıp» iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle «hukuki yarar» ve dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek «sebebinin» davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar «mahsup» edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıba karşı tekeffül · gizli ayıp · ayıp ihbarı · tazmin talebi · ba/bs formları · ayıp · ba formu · dava şartı yokluğu
Benzer bu kararda… iz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları ile davaya konu makinenin imalat hatasından kaynaklanan «gizli ayıp» taşıdığı ve bu gizli ayıpların makineden beklenen faydayı tamamen ortadan kaldırdığının ispatlandığını, Bölge Adliye Mahkemesinin "dava konusu makinenin ayıplarının tespit edilmediği ya da davalı Güner Makineye bildirildiğine dair dosyada belge bulunmadığı" yönündeki tespitinin yerinde olmadığını, davalı şirkete ilk günden itibaren makine hatalarının bildirildiği fakat davalı şirketin her seferinde bildirilen hataların makineden değil kullanıcıdan kaynaklandığı, kullanım kılavuzuna uyulmadığı, elektrik tesisatının hatalı olduğu gibi sebepler ileri sürdüğünü, hileli davranışlarla kendi ayıbını gizleyerek davacıyı kandırdığını, davalı tarafa yapılan bildirimler sonucu davalı şirket çalışanlarınca birçok arıza tespit «formu» düzenlendiği ve tespit formlarının dava dilekçesi ile birlikte dava dosyasına sunulduğunu, davanın temelini de bu «formların» oluşturduğunu, temyize konu kararda formlardan bahsedilmemesinin hatta bunların dosyada olmadığının bildirilmesinin ya gerekli dikkatin gösterilmemesinden ya da do …
Şti.'ye bildirildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, dosya içeriğinde arızalar ve varsa onarımlarla ilgili bilgi ve belge de bulunmadığı, «ayıba karşı tekeffülden» doğan hakların kullanılabilmesi için süresinde ve usulüne uygun şekilde «ayıp ihbarının» yapılması gerekirken davacı tarafça davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic.
İstinaf Sebepleri Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığını, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların Mahkemece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davanın ayıba ilişkin «zamanaşımının» dolmasından sonra açıldığını, davacının sistemin tümüne yönelik «ayıp» iddiasının somut ve dinlenebilir olmadığını, davanın öncelikle «hukuki yarar» ve dava «şartı yokluğundan» reddi gerektiğini, makinenin arıza yapmasının tek «sebebinin» davacının makineyi kullanma talimatına uygun kullanmaması olduğunu, davacı tarafından kasıtlı olarak bozulması veya değiştirilmesinin mümkün olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkili açıklamada makinenin halen kullanılmakta olduğunun anlaşıldığını, makinede inceleme yapıldığı gün en önemli aksanlarından biri olan vakum sisteminin davacı tarafından söküldüğünü, vakum sistemi olmayan makinenin ortamı toz altında bıraktığını ve bilirkişilerin kasıtlı olarak davacı tarafından yanıltıldığını, davacının makineyi 4 yıla yakın kullanarak maddi yarar sağladığını, bu yarar «mahsup» edilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Şti.'ye süresinde ve usulüne uygun «ayıp ihbarı» yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı Güner Kalıp Makine San. ve Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6807 E. , 2023/6090 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı Münever Güneri'nin 2012, 2013 ve 2014 yılında çektiği kredilere kefil olduğunu bu kredilerin ödenip kapatıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2016/325 E., 2018/313 K. sayılı kararıyla; davalı banka ile dava dışı Münevver Güneri arasında 03.11.2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 02.11.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli tüketici kredi sözleşmesi'ne bağlı 7854193 kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, usulüne uygun ve gerekçeli bulunan bilirkişi raporunda açıklanan miktar üzerinden yapılan kesintilerin istirdatı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/3009 E., 2019/1133 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 08.04.2021 tarih, 2020/3046 E. ve 2021/3462 K. sayılı kararıyla davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı Münevver Güneri arasında 03.11.2011 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, 02.11.2012 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, 13.11.2013 tarihinde Tüketici Kredi Sözleşmesi ve 14.11.2014 tarihinde Tüketici Kredi Sözleşmesi olmak üzere 4 adet sözleşme imzalandığı, bunlardan 02.11.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde davacının imzasının bulunduğu ve bu kredi hesabının 01.11.2012 tarihinde kapatıldığı, davaya ve takibe konu alacağın ise 14.11.2014 tarihli Tüketici Kredi Sözleşmesi'ne bağlı 7854193 kredi hesap numarası ile kullandırılan krediye ilişkin olup davacının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının takibe ve davaya konu borçtan sorumlu olmadığı, yapılan kesintilerin istirdatına karar verilmesi gerektiği, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, icra dosyası kapsamında müvekkili bankanın müşterisi olan Münever Güneri'nin çekmiş olduğu kredilerde kefil olarak yer alması sebebi ile müvekkili bankaya borcu bulunduğunu, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981965300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz