Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5830 E. 2023/557 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ve faiz başlangıcı↗ eksik araştırma↗ faiz başlangıç tarihi↗ teminat kapsamı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ temerrüt faizi↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aşırı yağış nedeniyle davacının imalatları ile şantiye tesis ve ekipmanlarının zarar gördüğü, meydana gelen zarardan şantiye tesis ve ekipmanları ile bu ekipmanların enkaz masraflarının sözleşme teminat kapsamı dışında olduğu, teminat kapsamında olan zararın miktarının bilirkişi raporu ile 68.286.86 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 68.286.86 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca karar verildiğini, sigorta ve inşaat bilirkişisinden oluşan heyetten rapor alınması gerekirken ayrı ayrı rapor alındığını, sigortacı bilirkişilerin inşaat all risk sigortası alanında uzmanlığının bulunmadığını, bu alanda uzman bilirkişiden rapor alınmasına yönelik talebin yerine getirilmediğini, poliçe kapsamında enkaz kaldırma klozu bulunmasına karşın bu kloz uyarınca hesaplama yapılmadığını, hasar bedelinin eksik hesaplandığını, poliçe konusu yapının tarihi bir vasfı bulunduğu hususunun rapor tanzimi sırasında dikkate alınmadığını, faiz başlangıç tarihinin bildirim tarihi yerine dava tarihi olarak belirlenmesinin de isabetsiz olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 16.07.2018 tarihinde davalı şirkete başvurulduğu sabit olduğundan bu tarih sonrası 30 iş günü geçmekle davalı temerrüde düşmüş olacağından temerrüt faizinin başlangıç tarihinin 27.08.2018 tarihi yerine dava tarihi olarak belirlenmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki poliçe uyarınca teminatın kapsamı ve zararın miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2273 E. 2010/6180 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 7 adet makine ve ekipmanın davacıya «teslimine» dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6532 E. 2024/3637 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat · istinaf yoluna başvurulabilirlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «eksik araştırma» ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca karar verildiğini, sigorta ve inşaat bilirkişisinden oluşan heyetten rapor alınması gerekirken ayrı ayrı rapor alındığını, sigortacı bilirkişilerin inşaat all risk sigortası alanında uzmanlığının bulunmadığını, bu alanda uzman bilirkişiden rapor alınmasına yönelik talebin yerine getirilmediğini, poliçe kapsamında enkaz kaldırma klozu bulunmasına karşın bu kloz uyarınca hesaplama yapılmadığını, «hasar» bedelinin eksik hesaplandığını, poliçe konusu yapının tarihi bir vasfı bulunduğu hususunun rapor tanzimi sırasında dikkate alınmadığını, «faiz başlangıç tarihinin» bildirim tarihi yerine dava tarihi olarak belirlenmesinin de isabetsiz olduğunu belirterek «istinaf yoluna başvurmuştur».
… ağış nedeniyle davacının imalatları ile şantiye tesis ve ekipmanlarının zarar gördüğü, meydana gelen zarardan şantiye tesis ve ekipmanları ile bu ekipmanların enkaz «masraflarının» sözleşme «teminat kapsamı» dışında olduğu, teminat kapsamında olan zararın miktarının bilirkişi raporu ile 68.286.86 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 68.286.86 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki poliçe uyarınca «teminatın kapsamı» ve zararın miktarına ilişkindir.
Benzer bu kararda… dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk «sigortasıyla teminat» altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle «hasar» meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa «ihbar» edildiğini, davalı «sigortacının poliçede» yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik «bölümler» halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın «muafiyet» sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının «iyiniyet kurallarına» ve «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… 2017/1307 K. sayılı kararıyla; davacı şirketin ihale ile aldığı Tire bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sahti Kaplama Yapılması işinin davalı ... şirketince poliçe ile «teminat» altına alındığı, yol inşaatı sırasında aşırı yağış nedeniyle meydana gelen «hasar» davacı tarafça sigortalıya ödendiğinden dava açma hakkının mevcut olduğu, imalatın hasarlanmasından kaynaklanan zarar miktarının 332.285,49 TL olduğu, İnşaat Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesinde teminat dışında kalan kıymet ve hallerin A.3 maddesinde ek sözleşme ile teminata «dahil» edilebilecek hallerin ayrıca düzenlendiği, davacı kendisine başka bir poliçenin gönderildiğini iddia etmiş ise de, davacıya gönderilen poliçe ile taraflarca imzalanan poliçenin aynı poliçe olduğu, 20.571,86 TL’nin istenebilecek olarak miktar belirlendiği, «muafiyet» bedeli altında kaldığından davacının talep edebileceği bir zarar miktarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… i zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük «itiraz süresi» içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin «geçersizliğinin» «genel işlem şartlarına» aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede «özel şart» olarak Munıch Re Klozları ile «tenzili muafiyet» hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve «sigortacının poliçede» belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin «taahhüt» edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik «bölüm» için «teminat» verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada ha …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgilendirme yükümlülüğü · tenzili muafiyet · itiraz süresi · genel işlem şartı · özel dava şartı · iyiniyet kuralı · sigorta tazminatı · sigorta teminatı
Benzer bu kararda… i zorunlu olduğundan ve poliçe düzenlenerek ihale dosyasına sunulduğundan, davacının poliçeden haberdar olmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, 14 günlük «itiraz süresi» içerisinde poliçeye itiraz edilmediğinden, artık poliçenin «geçersizliğinin» «genel işlem şartlarına» aykırılığının ileri sürülemeyeceği, poliçe genel şartlarına uygun olarak, davaya konu poliçede «özel şart» olarak Munıch Re Klozları ile «tenzili muafiyet» hükmünün eklendiği, bu klozun sigortacının işin kısımlar halinde yapılması durumunda, en fazla bir kısmın hangi ölçülerde yapılabileceğini limitleyen özel şart klozu olduğu ve «sigortacının poliçede» belirtilen limiti aşan boyutlarda bir çalışmadan kaynaklanan hasarları ödeyemeyeceğinin «taahhüt» edildiği, davaya konu poliçede, inşa edilecek 300 metrelik «bölüm» için «teminat» verildiği, poliçedeki Mr 106 Klozu ve poliçenin Sel Seylap/Her Türlü Su Hasarı Muafiyeti hükmüne göre, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve hesaplamada ha …
… dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ihalesini kazandığı Tire Bölgesindeki Plentmiks Temel ve Sathı Kaplama Yapılması işinin, davalı tarafından düzenlenen all risk «sigortasıyla teminat» altına alındığını, 16.10.2013 tarihinde yol yapımı alanında yaşanan aşırı yağışlar sebebiyle «hasar» meydana geldiğini, müvekkili tarafından hasarın davalı tarafa «ihbar» edildiğini, davalı «sigortacının poliçede» yer alan MR106 klozu gereği azami uzunluğun 3x100 metrelik «bölümler» halinde yapılması gerektiği, 3x100 metrelik parçalar şeklinde hesaplama yapıldığında da yapımı ve enkaz kaldırma bedelinin 17.611,25 TL olduğu ve bu tutarın «muafiyet» sınırının altında kaldığını belirttiğini, davalının «iyiniyet kurallarına» ve «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırı davrandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 20.10.2022 tarih, 2021/1438 E., 2022/7226 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı kabul edilerek dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkeme …
… ilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi uyarınca «sigorta ettirenin», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebileceği, «sigorta sözleşmesinden doğan» hakların sigortalıya ait olduğu, sigortalının, aksine sözleşme yoksa, «sigorta tazminatının» ödenmesini sigortacıdan isteyerek, onu dava edebileceği, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, dosyada mübrez «sigorta poliçesinde», davacının sigorta ettiren, dava dışı "İzbeton-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve AEÜ ve DTSKTVS A.Ş."nin sigortalı olarak gösterildiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, yol yapım inşaatında meydana gelen «hasarın» davacı ... ettiren tarafından giderildiği, bu nedenle zarar görenin artık davacı olduğu ve dava açma hakkının bulunduğu şeklindeki görüş benimsenmek suretiyle işin esasına girilerek hüküm tesis edilmiş ise de yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olup, dava konusu poliçede de aksine bir hüküm bulunmadığı, davacı ... ettirenin aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5830 E. , 2023/557 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan tarihi köprülerin restorasyon işlerinin müvekkili üzerinde kaldığını, bu işlere esas olmak üzere müvekkili ile davalı ... arasında inşaat all risk sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkilince restorasyon faaliyetleri sürdürüldüğü sırada 15.07.2018 tarihinde yaşanan sel nedeniyle yapılan imalatların zarar gördüğünü, meydana gelen zararın poliçe kapsamında tazmini için davalı ... şirketine başvurulduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda müvekkiline hasar bedelinin çok altında bir tazminat ödenmesinin teklif edildiğini, müvekkilince bu teklifin kabul edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL'nin davalıya bildirim tarihi olan 16.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince yapılan ekspertiz çalışmaları uyarınca 68.278,00 TL hasar bedeli tespit edildiğini, davacının hasar bedelini kabul etmemesi nedeniyle ödeme yapılamadığını, eksper raporuyla tespit edilen miktarın poliçe kapsamına uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aşırı yağış nedeniyle davacının imalatları ile şantiye tesis ve ekipmanlarının zarar gördüğü, meydana gelen zarardan şantiye tesis ve ekipmanları ile bu ekipmanların enkaz masraflarının sözleşme teminat kapsamı dışında olduğu, teminat kapsamında olan zararın miktarının bilirkişi raporu ile 68.286.86 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 68.286.86 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca karar verildiğini, sigorta ve inşaat bilirkişisinden oluşan heyetten rapor alınması gerekirken ayrı ayrı rapor alındığını, sigortacı bilirkişilerin inşaat all risk sigortası alanında uzmanlığının bulunmadığını, bu alanda uzman bilirkişiden rapor alınmasına yönelik talebin yerine getirilmediğini, poliçe kapsamında enkaz kaldırma klozu bulunmasına karşın bu kloz uyarınca hesaplama yapılmadığını, hasar bedelinin eksik hesaplandığını, poliçe konusu yapının tarihi bir vasfı bulunduğu hususunun rapor tanzimi sırasında dikkate alınmadığını, faiz başlangıç tarihinin bildirim tarihi yerine dava tarihi olarak belirlenmesinin de isabetsiz olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 16.07.2018 tarihinde davalı şirkete başvurulduğu sabit olduğundan bu tarih sonrası 30 iş günü geçmekle davalı temerrüde düşmüş olacağından temerrüt faizinin başlangıç tarihinin 27.08.2018 tarihi yerine dava tarihi olarak belirlenmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki poliçe uyarınca teminatın kapsamı ve zararın miktarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892808000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz