6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zilyetliğin devri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7467 E. 2023/1374 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zilyetliğin devri ilmühaber ortaklık sıfatı zilyetlik zayi nedeniyle iptal hisse senedi ara karar zayi mirasçılık pay defteri iptal davası kaldırma ve yeniden hüküm anonim şirket hukuki yarar yargılama gideri karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi dosya masrafı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına ibraz istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 69

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme ara kararı gereği davacı tarafından açılan zayi davası sonucunda İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1143 E., 2020/399 K. sayılı ilamı ile davacıya miras sözleşmesi ile ... 'dan intikal eden B tipi 289 numaralı hisse senedi yerine geçen ilmühaberin zayi nedeni ile iptaline karar verildiği, davacının şirket ortağı olduğu davalının da kabulünde olup bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından davacının şirket kayıtlarında ortak olarak yer aldığının kabul edilmiş olması ve davacının ortaklığını gösterir ilmuhaberin zayi nedeni ile iptaline karar verilmesi nedeni ile davanın kabulüne, davacının şirket ortağı olduğunun tespiti ile davalı tarafından davacı yana ortaklığı gösterir hisse senedi veya yerine geçecek belge verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek davacının senet iptal davası açmak yerine bu davayı açtığını, mahkemece verilen süre doğrultusunda davacı tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davasında senedin iptaline karar verildiğini, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığı veya davacının hukuki yararı olmadığı yönünde bir karar tesisi gerekirken, davanın kabulü yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirket ortağı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ortaklık sıfatının davalı tarafından da kabul edildiği, uyuşmazlığın davacının ilmühaberi zayi etmesinden kaynaklandığı, ilmühaberin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiş olmakla davacının davalı şirketten ortaklığını gösteren ilmühaber almasında bir engel kalmadığı, bu nedenle mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi gereğince dava tarihi itibarıyla haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri gerektiği, davalının, davacının ortaklık sıfatını kabul ettiği dikkate alındığında, davanın açılmasına davalı şirket sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrar ederek davalı tarafın, davacının ortaklığı konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını beyan etmesine rağmen müvekkilinin pay defterine kayıtlandığına ilişkin defter örneğini mahkemeye sunmadığını, müvekkilinin pay defterinde kayıtlı olmadığını, ortaklıktan kaynaklanan haklarını kullanmak için pay defterinde kayıtlı olması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığının tespiti davasının konusuz kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 331 inci, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ıncı ve 69 uncu maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Pay devrinin tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9558 E. 2018/3021 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yargı gideri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2474 E. 2023/6147 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Zilyetliğin devri

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/870 E. 2016/9035 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7467 E.  ,  2023/1374 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Karar verilmesine yer olmadığı

Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı olan dayısı... 'ın 09.03.1993 tarihinde vefat ettiğinde geriye mirasçıları olarak kendisi, kardeşi ... ile... 'ın kaldığını,... a 13. Noterliğinin 24.06.1993 tarihli miras sözleşmesi ile diğer mirasçıların miras haklarını tarafına verdiğini, davalı şirkete tarafına hisse senedi verilmesi için 02.02.2016 tarihinde başvuruda bulunmasına rağmen bugüne kadar talebinin yerine getirilmediğini, davalı şirket miras bırakanın öldüğü tarihten itibaren tarafına sürekli şirket toplantı davetiyeleri göndererek toplantılara davet ettiğini, şirketin hesabına 29.04.1994 tarihinde ortak olarak yatırması istenen meblağı da yatırdığını belirterek davalı şirkette hisse sahibi olduğunun tespiti ile tarafına hisse senedi verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince nama yazılı hisse senedi basılmadığı için ortaklara ilmühaber verildiğini, ortaklarına müvekkilinin tatil tesisinden faydalanmaları yönünde öncelik ... tanındığını, müvekkili kayıtlarında ortak olarak gözüken davacının, müvekkilinin tatil tesisinden yararlanmak için tesisin işletmecisi dava dışı şirkete başvurması üzerine, bu şirket tarafından öncelikli kullanım ... olan kişilerin hisselerini devredip etmediklerinin tespiti için ilmühaber ibraz etmelerini istediğini, davacının işletmeciye verdiği 11.05.2015 tarihli dilekçede ilmühaberi bulamadığını; ancak tesisi kullanmak istediğini beyan ettiğini, mağduriyete sebebiyet vermemek için davacıya tesisin ortak sıfatı ile kullandırıldığını, davacının ortaklığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, müvekkil şirket çalışanlarının, davacı ile yapmış oldukları görüşmelerde hisse senedini zayi etmiş ise açacağı senet iptal davasından alacağı ilam ile kendisine hisse senedinin yerine geçecek bir belge verileceğinin beyan edildiğini ancak davacının senet iptal davası açmak yerine bu davayı açtığını, nama yazılı senetlerin devir beyanı ve zilyetliğin devri ile geçtiğini, bu nedenle hak sahipliğinin tespiti için senet ibrazının talep edildiğini, davacının senet iptal davası açması, alacağı ilamı müvekkili şirkete ibraz etmesi ve gerekli masrafın karşılanması akabinde davacıya hisse senedi ya da hisse senedi yerine geçecek bir belge verileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme ara kararı gereği davacı tarafından açılan zayi davası sonucunda İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1143 E., 2020/399 K. sayılı ilamı ile davacıya miras sözleşmesi ile ... 'dan intikal eden B tipi 289 numaralı hisse senedi yerine geçen ilmühaberin zayi nedeni ile iptaline karar verildiği, davacının şirket ortağı olduğu davalının da kabulünde olup bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından davacının şirket kayıtlarında ortak olarak yer aldığının kabul edilmiş olması ve davacının ortaklığını gösterir ilmuhaberin zayi nedeni ile iptaline karar verilmesi nedeni ile davanın kabulüne, davacının şirket ortağı olduğunun tespiti ile davalı tarafından davacı yana ortaklığı gösterir hisse senedi veya yerine geçecek belge verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek davacının senet iptal davası açmak yerine bu davayı açtığını, mahkemece verilen süre doğrultusunda davacı tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davasında senedin iptaline karar verildiğini, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığı veya davacının hukuki yararı olmadığı yönünde bir karar tesisi gerekirken, davanın kabulü yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirket ortağı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ortaklık sıfatının davalı tarafından da kabul edildiği, uyuşmazlığın davacının ilmühaberi zayi etmesinden kaynaklandığı, ilmühaberin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiş olmakla davacının davalı şirketten ortaklığını gösteren ilmühaber almasında bir engel kalmadığı, bu nedenle mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi gereğince dava tarihi itibarıyla haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri gerektiği, davalının, davacının ortaklık sıfatını kabul ettiği dikkate alındığında, davanın açılmasına davalı şirket sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrar ederek davalı tarafın, davacının ortaklığı konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını beyan etmesine rağmen müvekkilinin pay defterine kayıtlandığına ilişkin defter örneğini mahkemeye sunmadığını, müvekkilinin pay defterinde kayıtlı olmadığını, ortaklıktan kaynaklanan haklarını kullanmak için pay defterinde kayıtlı olması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığının tespiti davasının konusuz kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 331 inci, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ıncı ve 69 uncu maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892681500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.