İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5208 E. 2023/464 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu komisyonu↗ komisyon alacağı↗ genel zamanaşımı↗ gecikme faizi↗ hesap kat↗ zamanaşımı defi↗ bsmv↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ icra takibine itiraz↗ genel kredi sözleşmesi↗ tmsf↗ komisyon↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dahili dava↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, hesabın kat edildiği 11.07.2001 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin başladığı, 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5020 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda fon alacakları için 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 26.12.2003 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar için Borçlar Kanununda yer alan genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre dolmadığından, zamanaşımı süresi 20 yıla uzayacağından davalıların yerinde görülmeyen zamanaşımı definin reddine, TMSF'den gelen yazı cevabında hesap kat tarihi olan 11.07.2001'den sonra işlemiş olan komisyon alacakları ve ferilerinin protokol kapsamında bulunmadığının belirtildiği, bankanın işbu davanın dayanağı icra takibinde 2002 yılı ve sonrasında mektupların bankaya iade edildiği tarihe kadar işlemiş komisyon alacağı ve ferilerinden kaynaklanan alacağın talep edildiği, mahkemece benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı icra dosyasına itirazlarının, nakit TL alacağı yönünden 58.455,18 TL asıl, 267.786,50 TL işlemiş temerrüt faizi, 14.113,53 TL faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 340.355,21 TL için, nakit USD alacağı yönünden 263.048,71 USD asıl, 307.841,18 USD işlemiş faiz, 28.544,49 USD faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 599.434,38 USD için iptaline, 58.455,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranındaki gider vergisi, 263.048,71 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 5.000,00 TL meri teminat mektubu bedelinin davacı bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca depo edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TL alacak incelemesi yönünden, talepleri gibi karar verilmesini, (USD) ve (EUR) alacak incelemesi yönünden, takipte 70061 no.lu EUR (DEM) tutarlı Hermes kredisinin sehven USD alacağı olarak talep edildiğini, 70059 no.lu Hermes kredi alacaklarına yönelik yapılan hesaplamada 03.07.2001 tarihli döneme ait anapara+gecikme faizi+Banka Sigorta Muamele Vergisinin (BSMV) dahil edilmediğini, yine 70059 ve 70060 no.lu Hermes kredilerine ait komisyon ana paralarına tahakkuk eden faizlerin eksik hesaplandığını, bilirkişinin USD takip bakiyesi ile bankanın USD takip bakiyesi arasında 11.784,98 USD fark olduğunu, bu farkın belirtilen hususlardan kaynaklandığını, bilirkişinin Euro takip bakiyesi ile bankanın Euro takip bakiyesi arasında 1.173,99 USD fark olduğunu, bu farkın valörden kaynaklandığını, yerel mahkemenin sadece USD alacağı yönünden karar ihdas ettiğini, sehven EURO alacağının USD alacağı olarak takibe geçildiğinin dava sırasında anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı alacaklı, USD cinsinden takip başlattığından, EURO yönünden karar verilmesi talebinin yerinde olmadığı, davacı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın faiz oranının kabul edilip, bu faizin BSMV’sinin kabul edilmeyerek daha düşük hesaplanan BSMV’nin tabloya eklenmesindeki mantığın anlaşılamadığını belirtmiş ise de takipteki alacak miktarı ile bağlı olunduğundan, faizin kabul edilip talep edilen alacak miktarını aşması nedeniyle daha düşük hesaplanan BSMV'nin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, takip talebindeki faiz oranını aşmayacak şekilde hüküm kurulduğundan İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektuplarının komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3428 E. 2022/7729 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · temerrüt faizi · temerrüt · teminat · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı icra dosyasına itirazlarının, nakit TL alacağı yönünden 58.455,18 TL asıl, 267.786,50 TL işlemiş «temerrüt faizi», 14.113,53 TL faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 340.355,21 TL için, nakit USD alacağı yönünden 263.048,71 USD asıl, 307.841,18 USD «işlemiş faiz», 28.544,49 USD faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 599.434,38 USD için iptaline, 58.455,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranındaki gider vergisi, 263.048,71 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine % 20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, 5.000,00 TL meri «teminat mektubu» bedelinin davacı bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca «depo» edilmesine karar verilmiştir.
… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullandırılan «teminat mektubu komisyonlarından» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olduğu, hesabın kat edildiği 11.07.2001 tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresinin başladığı, 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5020 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda fon alacakları için 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 26.12.2003 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar için Borçlar Kanununda yer alan «genel zamanaşımı» süresi olan 10 yıllık süre dolmadığından, zamanaşımı süresi 20 yıla uzayacağından davalıların yerinde görülmeyen «zamanaşımı definin» reddine, TMSF'den gelen yazı cevabında «hesap kat» tarihi olan 11.07.2001'den sonra işlemiş olan komisyon alacakları ve ferilerinin «protokol» kapsamında bulunmadığının belirtildiği, bankanın işbu davanın dayanağı icra takibinde 2002 yılı ve sonrasında mektupların bankaya iade edildiği tarihe kadar işlemiş «komisyon alacağı» ve ferilerinden kaynaklanan alacağın talep edildiği, mahkemece benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 13.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullandırılan «teminat» mektuplarının «komisyonlarından» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri «teminat mektubunun» deposunu teminen yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının alacaklı olduğu nakit miktarın «teminat mektubunun nakde çevrilmesinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davalıların takibe itirazının 200.172,99 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %22,10 «temerrüt faizi» ve faize %5 BSMV uygulanmasına, nakde dönüşen toplam 331.798,00 TL teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili ile alacağın 310.000,00 TL'lik kısmına 26.03.2018 tarihinden, 21.798 TL'lik kısmına 29/11/2018 tarihinden itibaren %22,10 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasını teminen takibin devamına, meri 289.000,00 TL ve 62.000,00 TL'lik teminat mektupları bedellerinin davacı banka hesabında açılacak faizsiz hesapta deposunu teminen takibin devamına, «depo talebine» konu 100.000,00 TL bedelli teminat mektubu ve bir adet «çek» yaprağı davacı bankaya iade edildiğinden konusu kalmayan bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi hesabının kat edilmesi · hesabın kat edilmesi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · kamu düzenine aykırılık · muacceliyet · kamu düzeni · ihtar
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından «kredi hesabının kat edilmesiyle» birlikte davalılara bir «ihtar» yapılmasa bile, borcun «muaccel» hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği «ihtarnameyle» borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının alacaklı olduğu nakit miktarın «teminat mektubunun nakde çevrilmesinden» kaynaklandığı gerekçesiyle davalıların takibe itirazının 200.172,99 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %22,10 «temerrüt faizi» ve faize %5 BSMV uygulanmasına, nakde dönüşen toplam 331.798,00 TL teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili ile alacağın 310.000,00 TL'lik kısmına 26.03.2018 tarihinden, 21.798 TL'lik kısmına 29/11/2018 tarihinden itibaren %22,10 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasını teminen takibin devamına, meri 289.000,00 TL ve 62.000,00 TL'lik teminat mektupları bedellerinin davacı banka hesabında açılacak faizsiz hesapta deposunu teminen takibin devamına, «depo talebine» konu 100.000,00 TL bedelli teminat mektubu ve bir adet «çek» yaprağı davacı bankaya iade edildiğinden konusu kalmayan bu talepler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı icra dosyasına itirazlarının, nakit TL alacağı yönünden 58.455,18 TL asıl, 267.786,50 TL işlemiş «temerrüt faizi», 14.113,53 TL faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 340.355,21 TL için, nakit USD alacağı yönünden 263.048,71 USD asıl, 307.841,18 USD «işlemiş faiz», 28.544,49 USD faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 599.434,38 USD için iptaline, 58.455,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranındaki gider vergisi, 263.048,71 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine % 20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, 5.000,00 TL meri «teminat mektubu» bedelinin davacı bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca «depo» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15753 E. 2015/1090 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz kararda… DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullandırılan «teminat mektubu komisyonlarından» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olduğu, hesabın kat edildiği 11.07.2001 tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresinin başladığı, 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5020 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda fon alacakları için 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 26.12.2003 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar için Borçlar Kanununda yer alan «genel zamanaşımı» süresi olan 10 yıllık süre dolmadığından, zamanaşımı süresi 20 yıla uzayacağından davalıların yerinde görülmeyen «zamanaşımı definin» reddine, TMSF'den gelen yazı cevabında «hesap kat» tarihi olan 11.07.2001'den sonra işlemiş olan komisyon alacakları ve ferilerinin «protokol» kapsamında bulunmadığının belirtildiği, bankanın işbu davanın dayanağı icra takibinde 2002 yılı ve sonrasında mektupların bankaya iade edildiği tarihe kadar işlemiş «komisyon alacağı» ve ferilerinden kaynaklanan alacağın talep edildiği, mahkemece benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 13.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» kapsamında kullandırılan «teminat» mektuplarının «komisyonlarından» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri «teminat mektubunun» deposunu teminen yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
İcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı icra dosyasına itirazlarının, nakit TL alacağı yönünden 58.455,18 TL asıl, 267.786,50 TL işlemiş «temerrüt faizi», 14.113,53 TL faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 340.355,21 TL için, nakit USD alacağı yönünden 263.048,71 USD asıl, 307.841,18 USD «işlemiş faiz», 28.544,49 USD faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 599.434,38 USD için iptaline, 58.455,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranındaki gider vergisi, 263.048,71 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine % 20 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, 5.000,00 TL meri «teminat mektubu» bedelinin davacı bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca «depo» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak taraflar arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesine» göre davacı banka tarafından davalı lehine 10 adet «teminat mektubu» verilmiş; daha sonra kredi sözleşmesi kat edilmiştir.
Bu durumda, kat edilen «genel kredi sözleşmesine» göre mer'i banka «teminat» mektuplarının «depo» edilmesi her zaman istenebileceğinden davanın kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin paraya çevrilmesi · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» iadesi için keşide edilen «ihtarnamenin» davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin «depo» edilmesi talep edilerek «ipoteğin paraya çevrilmesi» istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5332 E. 2011/6453 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5208 E. , 2023/464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kararıyla EGS Bank A.Ş.'nin tüm aktif ve pasifleriyle eski unvanı Bayındırbank A.Ş. olan müvekkili banka bünyesinde devren birleştirildiğini, yasal halefiyet hakları nedeniyle EGS Bank A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde ...ye kredi kullandırıldığını, diğer davalının bu sözleşmelerde müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle Beyoğlu 13. Noterliğinin 11.07.2001 tarihli ihtarnamesiyle hesabın kat edilerek, davalılar hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının 11.07.2001 tarihinde hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini beyan ettiğini, icra takibinin ise 2014 yılında açıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı şirketler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğinden tüm borç ve alacakların TMSF yönetimi tarafından ödendiğini, davacının alacağını ispatla yükümlü olduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, temerrüt oluşmadığından temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, hesabın kat edildiği 11.07.2001 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin başladığı, 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5020 sayılı Kanun ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nda fon alacakları için 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 26.12.2003 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar için Borçlar Kanununda yer alan genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre dolmadığından, zamanaşımı süresi 20 yıla uzayacağından davalıların yerinde görülmeyen zamanaşımı definin reddine, TMSF'den gelen yazı cevabında hesap kat tarihi olan 11.07.2001'den sonra işlemiş olan komisyon alacakları ve ferilerinin protokol kapsamında bulunmadığının belirtildiği, bankanın işbu davanın dayanağı icra takibinde 2002 yılı ve sonrasında mektupların bankaya iade edildiği tarihe kadar işlemiş komisyon alacağı ve ferilerinden kaynaklanan alacağın talep edildiği, mahkemece benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 13.
İcra Müdürlüğünün 2014/4182 E. sayılı icra dosyasına itirazlarının, nakit TL alacağı yönünden 58.455,18 TL asıl, 267.786,50 TL işlemiş temerrüt faizi, 14.113,53 TL faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 340.355,21 TL için, nakit USD alacağı yönünden 263.048,71 USD asıl, 307.841,18 USD işlemiş faiz, 28.544,49 USD faizin % 5'i oranındaki gider vergisi olmak üzere toplam 599.434,38 USD için iptaline, 58.455,18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranındaki gider vergisi, 263.048,71 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 10 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 5.000,00 TL meri teminat mektubu bedelinin davacı bankanın merkez şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta davalılarca depo edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TL alacak incelemesi yönünden, talepleri gibi karar verilmesini, (USD) ve (EUR) alacak incelemesi yönünden, takipte 70061 no.lu EUR (DEM) tutarlı Hermes kredisinin sehven USD alacağı olarak talep edildiğini, 70059 no.lu Hermes kredi alacaklarına yönelik yapılan hesaplamada 03.07.2001 tarihli döneme ait anapara+gecikme faizi+Banka Sigorta Muamele Vergisinin (BSMV) dahil edilmediğini, yine 70059 ve 70060 no.lu Hermes kredilerine ait komisyon ana paralarına tahakkuk eden faizlerin eksik hesaplandığını, bilirkişinin USD takip bakiyesi ile bankanın USD takip bakiyesi arasında 11.784,98 USD fark olduğunu, bu farkın belirtilen hususlardan kaynaklandığını, bilirkişinin Euro takip bakiyesi ile bankanın Euro takip bakiyesi arasında 1.173,99 USD fark olduğunu, bu farkın valörden kaynaklandığını, yerel mahkemenin sadece USD alacağı yönünden karar ihdas ettiğini, sehven EURO alacağının USD alacağı olarak takibe geçildiğinin dava sırasında anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı alacaklı, USD cinsinden takip başlattığından, EURO yönünden karar verilmesi talebinin yerinde olmadığı, davacı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın faiz oranının kabul edilip, bu faizin BSMV’sinin kabul edilmeyerek daha düşük hesaplanan BSMV’nin tabloya eklenmesindeki mantığın anlaşılamadığını belirtmiş ise de takipteki alacak miktarı ile bağlı olunduğundan, faizin kabul edilip talep edilen alacak miktarını aşması nedeniyle daha düşük hesaplanan BSMV'nin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, takip talebindeki faiz oranını aşmayacak şekilde hüküm kurulduğundan İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan teminat mektuplarının komisyonlarından kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve meri teminat mektubunun deposunu teminen yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884729000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz