6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3428 E. 2022/7729 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi hesabının kat edilmesi hesabın kat edilmesi depo talebi teminat mektubunun nakde çevrilmesi kamu düzenine aykırılık bsmv teminat mektubu depo kararı muacceliyet kamu düzeni temerrüt faizi ihtar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ihtarname asıl alacak çek ilk derece kararının kaldırılması karar verilmesine yer olmadığına temerrüt teminat hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının alacaklı olduğu nakit miktarın teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalıların takibe itirazının 200.172,99 TL asıl alacak üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %22,10 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, nakde dönüşen toplam 331.798,00 TL teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili ile alacağın 310.000,00 TL'lik kısmına 26.03.2018 tarihinden, 21.798 TL'lik kısmına 29/11/2018 tarihinden itibaren %22,10 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasını teminen takibin devamına, meri 289.000,00 TL ve 62.000,00 TL'lik teminat mektupları bedellerinin davacı banka hesabında açılacak faizsiz hesapta deposunu teminen takibin devamına, depo talebine konu 100.000,00 TL bedelli teminat mektubu ve bir adet çek yaprağı davacı bankaya iade edildiğinden konusu kalmayan bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2991 E. 2023/6726 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3428 E.  ,  2022/7729 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.03.2019 tarih ve 2018/108 E. - 2019/208 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.11.2020 tarih ve 2019/958 E. - 2020/1117 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalılar hakkında başlatılan takibin geçersiz olduğunu, takibe konu gayri nakdi alacağın çek ve teminat mektuplarından oluştuğunu, çek bedellerinin muaccel olmadığını, teminat mektuplarının ise mektuba konu iş tamamlandığında iade edileceğini, davalı kefiller ... ve Etken ... Ltd. Şti.'nin sözleşmedeki kefalet beyanının usule aykırı alındığını, geçerli bir kefalet bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının alacaklı olduğu nakit miktarın teminat mektubunun nakde çevrilmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davalıların takibe itirazının 200.172,99 TL asıl alacak üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren %22,10 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, nakde dönüşen toplam 331.798,00 TL teminat mektubu bedelinin davalılardan tahsili ile alacağın 310.000,00 TL'lik kısmına 26.03.2018 tarihinden, 21.798 TL'lik kısmına 29/11/2018 tarihinden itibaren %22,10 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasını teminen takibin devamına, meri 289.000,00 TL ve 62.000,00 TL'lik teminat mektupları bedellerinin davacı banka hesabında açılacak faizsiz hesapta deposunu teminen takibin devamına, depo talebine konu 100.000,00 TL bedelli teminat mektubu ve bir adet çek yaprağı davacı bankaya iade edildiğinden konusu kalmayan bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesince ihtarname ile davalılara atıfet tanındığı ve muaccel bir borcun bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabülüyle davanın reddine karar verilmiş ise de hesabın kat edilmesiyle alacak muaccel olup takibe geçilmesi için hesabın kat edilmesi yeterlidir. İhtar ve ihtarın tebliği temerrüt faizinin hesabında dikkate alınması gereken bir husustur. Bu nedenle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmamaktayım (Yargıtay HGK.

24. 05.2017 gün 2017/19-815 E, 2017/1007 K (Kapatılan) 19. HD 13.02.2014 tarih 2013/18783 E., 2017/2861 K., 14.11.2016 E.

14. 11.2016 tarih 2016/10944 E, 2016/14754 K.).

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868139700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.