Bono/senet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6349 E. 2023/814 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bono/senet↗ vasiyetname↗ isticvap↗ takibin kesinleşmesi↗ imza inkarı↗ imzaya itiraz↗ infazda tereddüt↗ borca itiraz↗ sahtelik↗ kambiyo senedi↗ mirasçılık↗ infaz↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ keşideci↗ bono↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının senetteki imzanın murise ait olmadığını ileri sürdüğü, takip konusu senette imzası bulunan ...’ın 01.07.2016 tarihinde vefat ettiği, takibin mirasçı olarak davacı borçluya yöneltildiği, davacı borçlu tarafından senetteki borçlu murisin imzasına itiraz edildiği, imzasına itiraz edilen ...’ın vefatı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 211 inci maddesi gereğince isticvaba gerek olmadığı, 03.03.1993 tarihli sürücü belgesi müracaat formundaki, sürücü sınavı test cevap kağıdındaki, Gülşehir Tapu Müdürlüğünün 12.09.2014 tarih ve 2211 yevmiye no.lu resmi senedindeki 1 nci sayfadaki, aynı tarihli tapu başvuru belgesindeki, Nevşehir 2. Noterliğinin 18.05.2009 tarih ve 4446 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin ... imzaları ile takip konusu senetteki ... imzasının aynı olduğu, takip konusu senetteki imzanın borçlu muris ...’a ait olduğu, bu nedenle davacının imzaya itirazının yerinde olmadığı, davacının senet bedelinin yazıyla gösterilen bedel olduğunu iddia ettiği, icra takip dayanağı bonoda senet bedelinin, rakam kısmında "250.000", yazı kısmında ise "iki yüz elli" TL olarak belirtildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 778 inci maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 676 ncı maddesinin birinci bendine göre senet bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterileceği ve iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı, kötü niyet tazminatı yönünden alacaklının ayrıca ve açıkça kötüniyetli olduğunun davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiği, davacı alacaklı tarafından bu ispatın yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2016/4530 takip sayılı dosyasında 250,00 TL'yi aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin 250,00 TL ( İki Yüz Elli Türk Lirası) yönünden devamına, davacı yanın tazminat ve para cezası talebi ile davalının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekilince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının icra takibi devam ederken süresi içinde borca itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, bu nedenle takibi ve bonoyu kabullendiğini, bononun 250,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borcun 250.000,00 TL olduğunu, bono tanzim edilirken davacının rakamla 250.000,00 TL olduğunu görerek ve bilerek imzaladığını, mahkemece eksik inceleme ile ön incelemede karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükünün, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmek suretiyle imzanın keşideci eli ürünü olduğu gerekçesi ile sahtelik iddiasının kabul edilmediği; ancak mahkemece dayanak gösterilen 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin hatalı değerlendirildiği, hakim tarafından yazı ve imzayı inkar eden tarafın öncelikle isticvap edileceğinin belirtildiği, eldeki uyuşmazlıkta ise keşidecinin vefat ettiği, davacı mirasçı tarafından menfi tespit isteminde bulunulduğundan müteveffanın davaya konu edilen bono tarihinden önceki yakın tarihli imzaları ile sonraki tarihli imza örnekleri toplanarak bilirkişi incelemesi neticesinde bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği, bununla birlikte istinaf edenin sıfatı (davalı) dikkate alındığında davacının sahtelik iddiasının reddedilmiş olmasının davalı yanın lehine olduğu, bu nedenlerle davalının sahtelik hususundaki istinaf itirazının reddi gerektiği, somut uyuşmazlığa konu bono bedelinin rakamla "250.000" TL olarak, yazı ile "iki yüz elli" TL olarak gösterildiği, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulama yeri bulunan 676 ncı maddesi uyarınca yazı ile yazılmış olan bedele itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; ancak mahkeme hükmünde bono bedelinin 250,00 TL'yi aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hükmü kurulmuş olmakla infazda tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı borçlunun Kırşehir İcra Dairesinin 2016/4530 E. sayılı dosyasında 250.000,00 TL asıl alacağın 249.750,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, takibin asıl alacak miktarının 249.750,00 TL'lik kısmının iptaline, davacı yanın fazlaya dair istemi ile tazminat ve para cezasına ilişkin istemlerinin, davalının ise tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; imzanın müteveffa ...’a ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini, tanığının dinlenmediğini, bononun 250,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin 250,00 TL borca tenezzül etmeyecek bir iş adamı olduğunu, senedin yazılı kısmında sehven "bin" kelimesinin yazılmasının unutulduğunu, borcun 250.000,00 TL olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava konusu bonodaki bono bedelinin rakamla yazılan tutar ile yazıyla yazılan tutar arasında farklılık bulunması halinde hangisine itibar edileceği hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208 inci ve 211 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 676 ncı ve 778 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5868 E. 2024/7612 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet · asıl alacak
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 18.05.2009 tarih ve 4446 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki «vasiyetnamenin» ... imzaları ile takip konusu senetteki ... imzasının aynı olduğu, takip konusu senetteki imzanın borçlu muris ...’a ait olduğu, bu nedenle davacının «imzaya itirazının» yerinde olmadığı, davacının senet bedelinin yazıyla gösterilen bedel olduğunu iddia ettiği, icra takip dayanağı «bonoda senet» bedelinin, rakam kısmında "250.000", yazı kısmında ise "iki yüz elli" TL olarak belirtildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 778 inci maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 676 ncı maddesinin birinci bendine göre senet bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterileceği ve iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı, «kötü niyet tazminatı» yönünden alacaklının ayrıca ve açıkça «kötüniyetli» olduğunun davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiği, davacı alacaklı tarafından bu ispatın yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen red …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedindeki imzanın «keşideciye» ait olduğu yönündeki «ispat yükünün», senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmek suretiyle imzanın keşideci eli ürünü olduğu gerekçesi ile «sahtelik» iddiasının kabul edilmediği; ancak mahkemece dayanak gösterilen 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin hatalı değerlendirildiği, hakim tarafından yazı ve «imzayı inkar» eden tarafın öncelikle «isticvap» edileceğinin belirtildiği, eldeki uyuşmazlıkta ise keşidecinin vefat ettiği, davacı «mirasçı» tarafından «menfi tespit» isteminde bulunulduğundan müteveffanın davaya konu edilen «bono» tarihinden önceki yakın tarihli imzaları ile sonraki tarihli imza örnekleri toplanarak «bilirkişi incelemesi» neticesinde bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği, bununla birlikte istinaf edenin sıfatı (davalı) dikkate alındığında davacının sahtelik iddiasının reddedilmiş olmasının davalı yanın lehine olduğu, bu nedenlerle davalının sahtelik hususundaki istinaf itirazının reddi gerektiği, somut uyuşmazlığa konu bono bedelinin rakamla "250.000" TL olarak, yazı ile "iki yüz elli" TL olarak gösterildiği, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulama yeri bulunan 676 ncı maddesi uyarınca yazı ile yazılmış olan bedele itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; ancak mahkeme hükmünde bono bedelinin 250,00 TL'yi aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hükmü kurulmuş olmakla «infazda tereddüt» uyandıracak biçimde hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı borçlunun Kırşehir İcra Dairesinin 2016/4530 E. sayılı dosyasında 250.000,00 TL asıl alacağın 249.750,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, takibin «asıl alacak» miktarının 249.750,00 TL'lik kısmının iptaline, davacı yanın fazlaya dair istemi ile tazminat ve para cezasına ilişkin istemlerinin, davalının ise tazminat istemin …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının icra takibi devam ederken süresi içinde «borca itiraz» etmediğini, «takibin kesinleştiğini», bu nedenle takibi ve bonoyu kabullendiğini, «bononun» 250,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borcun 250.000,00 TL olduğunu, bono tanzim edilirken davacının rakamla 250.000,00 TL olduğunu görerek ve bilerek imzaladığını, mahkemece «eksik inceleme» ile ön incelemede karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini …
Benzer bu kararda… valı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayana …
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
… senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını «ipotek» ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya «masrafı» ve «vekalet ücreti» verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka «ipoteğinin kaldırılması» hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · ipoteğin kaldırılması · yemin deliline dayanma · tahrifat · yemin delili · şikayet · yemin · ipotek
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı «bononun» rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle «senette tahrifat» yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının «şikayeti» dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
… senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını «ipotek» ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya «masrafı» ve «vekalet ücreti» verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka «ipoteğinin kaldırılması» hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte k …
Senette herhangi bir «tahrifat» bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın, takip dayanağı 880,00 TL bedelli «bono» sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden kabulü gerekirken davacı hakkındaki «şikayet» üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinden hareketle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E. 2023/6712 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet · menfi tespit
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 18.05.2009 tarih ve 4446 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki «vasiyetnamenin» ... imzaları ile takip konusu senetteki ... imzasının aynı olduğu, takip konusu senetteki imzanın borçlu muris ...’a ait olduğu, bu nedenle davacının «imzaya itirazının» yerinde olmadığı, davacının senet bedelinin yazıyla gösterilen bedel olduğunu iddia ettiği, icra takip dayanağı «bonoda senet» bedelinin, rakam kısmında "250.000", yazı kısmında ise "iki yüz elli" TL olarak belirtildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 778 inci maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 676 ncı maddesinin birinci bendine göre senet bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterileceği ve iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı, «kötü niyet tazminatı» yönünden alacaklının ayrıca ve açıkça «kötüniyetli» olduğunun davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiği, davacı alacaklı tarafından bu ispatın yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen red …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedindeki imzanın «keşideciye» ait olduğu yönündeki «ispat yükünün», senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmek suretiyle imzanın keşideci eli ürünü olduğu gerekçesi ile «sahtelik» iddiasının kabul edilmediği; ancak mahkemece dayanak gösterilen 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin hatalı değerlendirildiği, hakim tarafından yazı ve «imzayı inkar» eden tarafın öncelikle «isticvap» edileceğinin belirtildiği, eldeki uyuşmazlıkta ise keşidecinin vefat ettiği, davacı «mirasçı» tarafından «menfi tespit» isteminde bulunulduğundan müteveffanın davaya konu edilen «bono» tarihinden önceki yakın tarihli imzaları ile sonraki tarihli imza örnekleri toplanarak «bilirkişi incelemesi» neticesinde bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği, bununla birlikte istinaf edenin sıfatı (davalı) dikkate alındığında davacının sahtelik iddiasının reddedilmiş olmasının davalı yanın lehine olduğu, bu nedenlerle davalının sahtelik hususundaki istinaf itirazının reddi gerektiği, somut uyuşmazlığa konu bono bedelinin rakamla "250.000" TL olarak, yazı ile "iki yüz elli" TL olarak gösterildiği, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulama yeri bulunan 676 ncı maddesi uyarınca yazı ile yazılmış olan bedele itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; ancak mahkeme hükmünde bono bedelinin 250,00 TL'yi aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hükmü kurulmuş olmakla «infazda tereddüt» uyandıracak biçimde hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı borçlunun Kırşehir İcra Dairesinin 2016/4530 E. sayılı dosyasında 250.000,00 TL asıl alacağın 249.750,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, takibin «asıl alacak» miktarının 249.750,00 TL'lik kısmının iptaline, davacı yanın fazlaya dair istemi ile tazminat ve para cezasına ilişkin istemlerinin, davalının ise tazminat istemin …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının icra takibi devam ederken süresi içinde «borca itiraz» etmediğini, «takibin kesinleştiğini», bu nedenle takibi ve bonoyu kabullendiğini, «bononun» 250,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borcun 250.000,00 TL olduğunu, bono tanzim edilirken davacının rakamla 250.000,00 TL olduğunu görerek ve bilerek imzaladığını, mahkemece «eksik inceleme» ile ön incelemede karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca "1" rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan «tahrifatın» yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · tahrifat · haciz
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… afından yazıldığını, kalemin mürekkebinin azalmış olması ve yazıların silik çıkması sebebiyle yine bu kişinin isteğiyle rakamların üzerinden bir kez daha geçtiğini, «senette tahrifat» yapmadığını ve senedin tarafların iradesine uygun olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek müvekkilinin «senette tahrifat» yapmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, «bono» bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterildiği ancak bunlar arasında fark bulunduğu takdirde yazıyla gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini, davaya konu sen …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca "1" rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan «tahrifatın» yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6349 E. , 2023/814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki, menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının alacaklı gözüktüğü Kırşehir İcra Dairesinin 2016/4530 E. sayılı icra dosyasında, takibe dayanak gösterilen bononun sahte imza ile düzenlendiğini belirterek takibin iptaline, müvekkilinin böyle bir borcun olmadığının tespitine, mahkemece aksi yönde kanaat oluşması halinde ise takibe dayanak bononun 250,00 TL(ikiyüzelli) olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının senetteki imzanın murise ait olmadığını ileri sürdüğü, takip konusu senette imzası bulunan ...’ın 01.07.2016 tarihinde vefat ettiği, takibin mirasçı olarak davacı borçluya yöneltildiği, davacı borçlu tarafından senetteki borçlu murisin imzasına itiraz edildiği, imzasına itiraz edilen ...’ın vefatı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 211 inci maddesi gereğince isticvaba gerek olmadığı, 03.03.1993 tarihli sürücü belgesi müracaat formundaki, sürücü sınavı test cevap kağıdındaki, Gülşehir Tapu Müdürlüğünün 12.09.2014 tarih ve 2211 yevmiye no.lu resmi senedindeki 1 nci sayfadaki, aynı tarihli tapu başvuru belgesindeki, Nevşehir 2.
Noterliğinin 18.05.2009 tarih ve 4446 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin ... imzaları ile takip konusu senetteki ... imzasının aynı olduğu, takip konusu senetteki imzanın borçlu muris ...’a ait olduğu, bu nedenle davacının imzaya itirazının yerinde olmadığı, davacının senet bedelinin yazıyla gösterilen bedel olduğunu iddia ettiği, icra takip dayanağı bonoda senet bedelinin, rakam kısmında "250.000", yazı kısmında ise "iki yüz elli" TL olarak belirtildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 778 inci maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 676 ncı maddesinin birinci bendine göre senet bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterileceği ve iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı, kötü niyet tazminatı yönünden alacaklının ayrıca ve açıkça kötüniyetli olduğunun davacı borçlu tarafından ispatlanması gerektiği, davacı alacaklı tarafından bu ispatın yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2016/4530 takip sayılı dosyasında 250,00 TL'yi aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin 250,00 TL ( İki Yüz Elli Türk Lirası) yönünden devamına, davacı yanın tazminat ve para cezası talebi ile davalının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekilince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının icra takibi devam ederken süresi içinde borca itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, bu nedenle takibi ve bonoyu kabullendiğini, bononun 250,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borcun 250.000,00 TL olduğunu, bono tanzim edilirken davacının rakamla 250.000,00 TL olduğunu görerek ve bilerek imzaladığını, mahkemece eksik inceleme ile ön incelemede karar verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükünün, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düştüğü, mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmek suretiyle imzanın keşideci eli ürünü olduğu gerekçesi ile sahtelik iddiasının kabul edilmediği; ancak mahkemece dayanak gösterilen 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin hatalı değerlendirildiği, hakim tarafından yazı ve imzayı inkar eden tarafın öncelikle isticvap edileceğinin belirtildiği, eldeki uyuşmazlıkta ise keşidecinin vefat ettiği, davacı mirasçı tarafından menfi tespit isteminde bulunulduğundan müteveffanın davaya konu edilen bono tarihinden önceki yakın tarihli imzaları ile sonraki tarihli imza örnekleri toplanarak bilirkişi incelemesi neticesinde bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği, bununla birlikte istinaf edenin sıfatı (davalı) dikkate alındığında davacının sahtelik iddiasının reddedilmiş olmasının davalı yanın lehine olduğu, bu nedenlerle davalının sahtelik hususundaki istinaf itirazının reddi gerektiği, somut uyuşmazlığa konu bono bedelinin rakamla "250.000" TL olarak, yazı ile "iki yüz elli" TL olarak gösterildiği, mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulama yeri bulunan 676 ncı maddesi uyarınca yazı ile yazılmış olan bedele itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı;
ancak mahkeme hükmünde bono bedelinin 250,00 TL'yi aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hükmü kurulmuş olmakla infazda tereddüt uyandıracak biçimde hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı borçlunun Kırşehir İcra Dairesinin 2016/4530 E. sayılı dosyasında 250.000,00 TL asıl alacağın 249.750,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, takibin asıl alacak miktarının 249.750,00 TL'lik kısmının iptaline, davacı yanın fazlaya dair istemi ile tazminat ve para cezasına ilişkin istemlerinin, davalının ise tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; imzanın müteveffa ...’a ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini, tanığının dinlenmediğini, bononun 250,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin 250,00 TL borca tenezzül etmeyecek bir iş adamı olduğunu, senedin yazılı kısmında sehven "bin" kelimesinin yazılmasının unutulduğunu, borcun 250.000,00 TL olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı takipten ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, dava konusu bonodaki bono bedelinin rakamla yazılan tutar ile yazıyla yazılan tutar arasında farklılık bulunması halinde hangisine itibar edileceği hususları uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208 inci ve 211 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 676 ncı ve 778 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884720900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz