Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5901 E. 2023/712 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ satım sözleşmesi↗ ifa↗ ticari defter↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin termin programına ilişkin esaslar başlıklı 7 nci maddesinde, satıcının üç aylık dönemler (Ocak-Şubat-Mart, Nisan-Mayıs-Haziran, Temmuz-Ağustos-Eylül, Ekim-Kasım-Aralık) halinde BOTAŞ'a LNG kapasite rezervasyonunu yaptırmak zorunda olduğu, müşterilerden dönem başlangıçlarından önce üç aylık dönemsel termin programını isteyeceği, bu sebepten dolayı müşterinin, işbu sözleşme gereği alacağı LNG'ye ait dönemsel termin programını sözleşme süresince her dönemden önce satıcıya vereceği, dönemsel termin programının satıcıya müşteri tarafından bildirilmemesi durumunda bir önceki döneminin termin programı yeni girilecek döneme ait termin programı olarak esas alınacağı, satıcının mücbir sebepler haricinde müşterinin üretimini aksatmayacak şekilde söz konusu ürünlerin teslimatına özen göstereceği, satıcının, müşterinin LNG talebini mücbir sebeplert dışında aksatması durumunda müşterinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkını karşılayacağının anlaşıldığı, davalının savunmasının aksine, LNG yüklü gemilerin Boğaz'dan geçişinde herhangi bir engel olmadığı tespit edilmiş ise de davacının mezkur tarihi kapsayan üç aylık termin programını davalıya bildirmediği, bu nedenle davalı tarafından önceki üç aylık termin programının teslim edilecek LNG miktarı olarak esas alınması gerektiği, davacının kendi ticari defterleri ve sunulan faturalara göre mezkur tarihlerin dahil olduğu üç aylık süre içerisinde davalının davacıya bir önceki üç aylık dönemden fazla miktarda LNG teslimatı yaptığının tespit edildiği, anılan tarihlerde de 48.560,00 kg LNG teslim edildiği, taraflar arasında belirli bir süre ile ya da her gün teslim edilecek LNG miktarı konusunda bir anlaşma olmadığı, davalının üzerine düşen edimi uygun bir şekilde ifa ettiği, davacının talebinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının mücbir sebep iddiasının asılsız olduğunun ortaya çıktığını, davacının müvekkiline sevkiyat yapmaması için termin programının bildirilmemiş olmasının tek başına haklı bir neden olmadığını, bunun ileri sürülmesinin, kötü niyetli olduğunu, termin programının bildirilmemiş olmasının dava konusu döneme kadar davalı şirket tarafından hiç ileri sürülmediğini, davalı şirket tarafından Ekim-Kasım-Aralık döneminden önceki üç aylık dönemde kullanılan LNG miktarından fazlasının müvekkili şirkete sevk edildiğini, bunun da davalı şirketin termin programını veya önceki üç aylık dönemdeki kullanımı bağlayıcı kabul etmediğini gösterdiğini, termin dönemi bildirilmemesi halinde önceki üç aylık dönemin dikkate alınmasının doğru olmadığını, gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilin üretimlerinin dönemlik olduğunu, bu nedenle bir önceki sene LNG kullanımı dikkate alınarak düzenleme yapılması gerektiğini, sevkiyat yapılmayacağı konusunda davalı şirket tarafından herhangi bir bildirim de yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir önlem alamadığını, sevkiyat yapılmaması sebebiyle fuel oil satın almak zorunda kaldığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince/davalı vekilince/taraf vekillerince temyiz dilekçesinde/dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4021 E. 2015/11624 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:acente · acentelik · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaDeniz Acentesi hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına», «acente» kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden 1.320 TL «vekalet ücreti» ile «acentenin» yaptığı 48 TL «yargılama giderlerinin» davacıdan alınıp acenteye verilmesine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17348 E. 2012/20414 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · yetkisizlik itirazı · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaOysa, davalıların icra dairesinin «yetkisine» bir itirazları bulunmadığı halde mahkemenin, «icra dairesinin yetkisine itiraz» varmış gibi icra dairesinin yetkisini inceleyerek takibin mesmu bir takip olmadığı sonucuna vararak davayı değerlendirmesi doğru olmadığı gibi, itirazın iptali davasının «kesin» olarak icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılmasını gerektiren bir yasal düzenleme bulunmadığı da gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar v …
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından «yetkisizlik» sebebiyle gönderilmiş ise de Terme İcra Müdürlüğü'nde yapılan geçerli bir takip bulunmadığı, bu kapsamda Samsun İcra Müdürlüğü tarafından yapılan takibe ilişkin olarak Terme Asliye Hukuk Mahkemesi'nde itirazın iptali veya itirazın reddine ilişkin karar vermenin mümkün olmadığı, daha önce Samsun 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen «yetkisizlik» kararı kesinleştiğinden karşı yetkisizlik kararı da verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3919 E. 2015/12534 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… satıcıya müşteri tarafından bildirilmemesi durumunda bir önceki döneminin termin programı yeni girilecek döneme ait termin programı olarak esas alınacağı, satıcının «mücbir sebepler» haricinde müşterinin üretimini aksatmayacak şekilde söz konusu ürünlerin «teslimatına» özen göstereceği, satıcının, müşterinin LNG talebini mücbir sebeplert dışında aksatması durumunda müşterinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkını karşılayacağının anlaşıldığı, davalının savunmasının aksine, LNG yüklü gemilerin Boğaz'dan geçişinde herhangi bir engel olmadığı tespit edilmiş ise de davacının mezkur tarihi kapsayan üç aylık termin programını davalıya bildirmediği, bu nedenle davalı tarafından önceki üç aylık termin programının teslim edilecek LNG miktarı olarak esas alınması gerektiği, davacının kendi «ticari defterleri» ve sunulan faturalara göre mezkur tarihlerin «dahil» olduğu üç aylık süre içerisinde davalının davacıya bir önceki üç aylık dönemden fazla miktarda LNG teslimatı yaptığının tespit edildiği, anılan tarihlerde de 48.560,00 kg LNG teslim edildiği, taraflar arasında belirli bir süre ile ya da her gün teslim edilecek LNG miktarı konusunda bir anlaşma olmadığı, davalının üzerine düşen edimi uygun bir şekilde «ifa» ettiği, davacının talebinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · donatan · acente · sulh · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M..
A.. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Gemisinin Donatanına «izafeten» M..
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3921 E. 2015/11623 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda… satıcıya müşteri tarafından bildirilmemesi durumunda bir önceki döneminin termin programı yeni girilecek döneme ait termin programı olarak esas alınacağı, satıcının «mücbir sebepler» haricinde müşterinin üretimini aksatmayacak şekilde söz konusu ürünlerin «teslimatına» özen göstereceği, satıcının, müşterinin LNG talebini mücbir sebeplert dışında aksatması durumunda müşterinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkını karşılayacağının anlaşıldığı, davalının savunmasının aksine, LNG yüklü gemilerin Boğaz'dan geçişinde herhangi bir engel olmadığı tespit edilmiş ise de davacının mezkur tarihi kapsayan üç aylık termin programını davalıya bildirmediği, bu nedenle davalı tarafından önceki üç aylık termin programının teslim edilecek LNG miktarı olarak esas alınması gerektiği, davacının kendi «ticari defterleri» ve sunulan faturalara göre mezkur tarihlerin «dahil» olduğu üç aylık süre içerisinde davalının davacıya bir önceki üç aylık dönemden fazla miktarda LNG teslimatı yaptığının tespit edildiği, anılan tarihlerde de 48.560,00 kg LNG teslim edildiği, taraflar arasında belirli bir süre ile ya da her gün teslim edilecek LNG miktarı konusunda bir anlaşma olmadığı, davalının üzerine düşen edimi uygun bir şekilde «ifa» ettiği, davacının talebinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, ayrıca «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre donatana izafeten M..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, ayrıca «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre donatana izafeten M..
A.. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve «donatana» «izafeten» «acentesi» M..
A.. lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bayraklı LNG River Niger Gemisi Donatanı'na «izafeten» M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4388 E. 2021/5961 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahrifat · kefalet limiti · nispi vekalet ücreti · borçlu olunmadığının tespiti · vekalet ücreti takdiri · kötüniyet tazminatı · maktu vekalet ücreti · istinaf incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/65 Esas, 2018/2 Karar sayılı ilamıyla 07.03.2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» tahribat yapılmasından dolayı asıl borçlu ... yönünden banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, mahkeme kararının «istinaf incelemesinden» geçerek kesinleştiği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 12.11.2013 tarihli raporda 07.03.2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde «tahrifat» yapıldığının bildirildiği, Terme İcra Müdürlüğü'nün 2009/597 Esas sayılı takip dosyasınında, alacaklı vekili tarafından sunulan 11.12.2009 tarihli dilekçe ile takip tarihi itibariyle borçluların «kefil» ve sorumlu oldukları miktarın 19.110,82 TL olduğunun bildirildiği gerekçesiyle asıl dosya ve birleşen dosya yönünden davacıların Terme İcra Müdürlüğü'nün 2009/597 esas sayılı dosyasında yapılan takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, dosya kapsamından davalı tarafın kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davacıların «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemece sözleşmede yer alan «kefalet limitinin» «tahrif» edilmesi nedeni ile davacıların kefaletinin geçerliliğinin kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından davacıların dava dışı asıl borçlunun kredi borcuna 20.000.- TL kefalet limiti ile «kefil» olmayı kabul ettikleri ve sözleşmeyi de bu limit üzerinden özgür iradeleri ile imzaladıkları, sonradan sözleşmenin tahrif edilerek kredi limitinin yükseltilmesinin kefaleti tümden «geçersiz» kılmayacağı, davacıların tahrifattan önceki limit ile sorumluluklarının devam edeceği, davacılar vekilinin icra takibinin yürütüldüğü Terme İcra Müdürlüğü’nün 2009/597 Esas sayılı takip dosyasına sunduğu 11.12.2009 tarihli dilekçesi ile davacıların sorumlu oldukları miktarın takip tarihi itibari ile 19.110,82 olduğu, bu miktara takip tarihinden itibaren %72 «temerrüt faizi» uygulanmasını istediklerini bildirdiği, talep edilen temerrüt faizinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu ve «asıl alacak» miktarının da kefalet limitinden düşük olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
Asıl ve birleşen davada davacılar, banka «kredi sözleşmesindeki» «kefalet limitinin» «tahrifatla» yükseltildiğini bu sebeple kredi sözleşmesinden ve icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarını ileri sürmüş olup, ilk derece mahkemesince davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de, davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacıların 19.110,82 TL «asıl alacak» ile bu alacağa 28.04.2009 takip tarihinden itibaren hesaplanacak % 72 «temerrüt» faiziyle birlikte sorumlu bulunduğu, aşan kısım yönünden borçlu bulunmadığının tespitine, asıl ve birleşen davada davayı vekil ile takip eden davacılar lehine ayrı ayrı 2.725,00 TL «vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacılara verilmesine, birleşen davada davalının takipteki talebini düşürmüş olmasına rağmen borcun tamamına yönelik dava açmış olduğundan redd …
Bu durumda, asıl ve birleşen davada davayı vekil ile takip eden davacılar lehine haklı olunan miktar üzerinden ayrı ayrı «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının asıl ve birleşen dosyada davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5901 E. , 2023/712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında LNG alım satım sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkiline kesintisiz olarak LNG temin etmekle yükümlü olduğunu, 22.10.2011 ve 01.11.2011 tarihleri arasında davalı tarafından akde aykırı bir şekilde müvekkili şirkete LNG teslimatı yapılmadığını, sözleşme uyarınca davalının LNG teminini aksatması halinde müvekkilinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkının davalı tarafından karşılanması gerektiğini, bu sebeple üretimin aksamaması için teslimat yapılmayan günlere ilişkin olarak dava dışı Evci Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nden fuel oil temin edildiğini, davalının akde aykırı davranışı ile teslimat yapmaması sebebiyle müvekkilinin fuel oil temin etmesi sonucunda 223.766,01 TL maliyet farkı oluştuğunu, bu bedelin davalıya gönderilen 27.12.2011 tarihli ve 055436 keşide numaralı ihtarname ile talep edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşme gereğince, davalının müvekkilinin üretimini aksatmayacak şekilde LNG teslimatına özen göstermekle yükümlü olduğunu, anılan dönemde başka şirketlere LNG teslimleri olduğunun haricen öğrenildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 223.766,01 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 7 nci maddesine göre davacının 3 aylık dönemler halinde termin programını müvekkiline iletmesi gerekirken, söz konusu dönem için termin programını müvekkiline bildirmediğini, hava koşulları nedeniyle LNG yüklü gemilerin Boğazdan geçişlerine izin verilmediğini, bu nedenle LNG temininin yapılamadığını, bu dönemde oluşan talep yığılması ve artışı nedeniyle kısıtlı mal verilmesinin kaçınılmaz olduğunu, böyle bir durumda da önceliğin dönemsel termin programını bildiren müşterilere verildiğini, davacıya da aynı nedenle dönemsel termin programını bildirmediğinden kısıtlı mal verilmek zorunda kalındığını belirterek davanın reddine istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin termin programına ilişkin esaslar başlıklı 7 nci maddesinde, satıcının üç aylık dönemler (Ocak-Şubat-Mart, Nisan-Mayıs-Haziran, Temmuz-Ağustos-Eylül, Ekim-Kasım-Aralık) halinde BOTAŞ'a LNG kapasite rezervasyonunu yaptırmak zorunda olduğu, müşterilerden dönem başlangıçlarından önce üç aylık dönemsel termin programını isteyeceği, bu sebepten dolayı müşterinin, işbu sözleşme gereği alacağı LNG'ye ait dönemsel termin programını sözleşme süresince her dönemden önce satıcıya vereceği, dönemsel termin programının satıcıya müşteri tarafından bildirilmemesi durumunda bir önceki döneminin termin programı yeni girilecek döneme ait termin programı olarak esas alınacağı, satıcının mücbir sebepler haricinde müşterinin üretimini aksatmayacak şekilde söz konusu ürünlerin teslimatına özen göstereceği, satıcının, müşterinin LNG talebini mücbir sebeplert dışında aksatması durumunda müşterinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkını karşılayacağının anlaşıldığı, davalının savunmasının aksine, LNG yüklü gemilerin Boğaz'dan geçişinde herhangi bir engel olmadığı tespit edilmiş ise de davacının mezkur tarihi kapsayan üç aylık termin programını davalıya bildirmediği, bu nedenle davalı tarafından önceki üç aylık termin programının teslim edilecek LNG miktarı olarak esas alınması gerektiği, davacının kendi ticari defterleri ve sunulan faturalara göre mezkur tarihlerin dahil olduğu üç aylık süre içerisinde davalının davacıya bir önceki üç aylık dönemden fazla miktarda LNG teslimatı yaptığının tespit edildiği, anılan tarihlerde de 48.560,00 kg LNG teslim edildiği, taraflar arasında belirli bir süre ile ya da her gün teslim edilecek LNG miktarı konusunda bir anlaşma olmadığı, davalının üzerine düşen edimi uygun bir şekilde ifa ettiği, davacının talebinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının mücbir sebep iddiasının asılsız olduğunun ortaya çıktığını, davacının müvekkiline sevkiyat yapmaması için termin programının bildirilmemiş olmasının tek başına haklı bir neden olmadığını, bunun ileri sürülmesinin, kötü niyetli olduğunu, termin programının bildirilmemiş olmasının dava konusu döneme kadar davalı şirket tarafından hiç ileri sürülmediğini, davalı şirket tarafından Ekim-Kasım-Aralık döneminden önceki üç aylık dönemde kullanılan LNG miktarından fazlasının müvekkili şirkete sevk edildiğini, bunun da davalı şirketin termin programını veya önceki üç aylık dönemdeki kullanımı bağlayıcı kabul etmediğini gösterdiğini, termin dönemi bildirilmemesi halinde önceki üç aylık dönemin dikkate alınmasının doğru olmadığını, gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilin üretimlerinin dönemlik olduğunu, bu nedenle bir önceki sene LNG kullanımı dikkate alınarak düzenleme yapılması gerektiğini, sevkiyat yapılmayacağı konusunda davalı şirket tarafından herhangi bir bildirim de yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir önlem alamadığını, sevkiyat yapılmaması sebebiyle fuel oil satın almak zorunda kaldığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince/davalı vekilince/taraf vekillerince temyiz dilekçesinde/dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884638800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz