Pay sahipliğinin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4426 E. 2023/659 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliğinin tespiti↗ hisse devrinin iptali↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ uzamış ceza zamanaşımı↗ pay defteri kaydı↗ yönetici sorumluluğu↗ hazirun cetveli↗ pay devri↗ zamanaşımı defi↗ pay sahipliği↗ ceza zamanaşımı↗ ihtisas mahkemesi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ olağanüstü genel kurul↗ pasif husumet yokluğu↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının, davalı şirketin 25.05.2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde 14.400,00 TL'lik 24 adet payın sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin 11.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde davacının pay sahibi olarak yer almadığı, yerine hazirun cetvelinin 6 ncı sırasında 14.400,00 TL'lik 24 adet pay ile Yılmaz Kasırga'nın kayıtlı olduğu, davalıdan, davacı ile Yılmaz Kasırga arasında imzalanan devir belgesinin aslının istendiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.09.2019 tarihli raporla devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, hisse devrinin kabulüne ilişkin 06.07.2006 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olduğu, pay defterine yapılan kaydın da yolsuz bir kayıt olduğu, davalı tarafça 11.07.2006 tarihli toplantıdan ve hazirun cetvellerinden davacının haberdar olduğu, hisse devrini davadan önce öğrendiği kanıtlanamadığından, davalıların zamanaşımı definin reddine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhinde açtığı bu sorumluluk davasında, özel hüküm niteliği taşıyan mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin son fıkrasında (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 560 ıncı maddesi) yazılı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, herhangi bir pay devrine dayanmaksızın davacının paylarının Yılmaz Kasırga'ya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının 06.07.2006 tarihinde alındığı, işbu dava ise sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı tarihinden sonra 25.05.2016 tarihinde açıldığından davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ..., ... ve ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 06.07.2006 tarihinde yapılan pay devrinden sonra geçen beş yıllık sürede işbu dava açılmadığından payın tespit ve tesciline ilişkin davanın zamanaşımına uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin, davacının hisse devrini işbu davadan önce öğrenemediğini, davalı tarafın bu öğrenmeyi ispat edemediğini kabul ettiği, oysaki diğer davalılar ve şirket vekili tarafından davacının 19.06.2006 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile olağan genel kurul toplantısına çağrıldığına ilişkin belgeleri mahkemeye sunduklarını, davacı kendisine yapılan tebligattan sonra hisselerini Yılmaz Kasırga’ya devrettiğinden 11.07.2006 tarihli kongreye gelmediği, aksinin kabulü halinde, yani hisselerin yolsuz devredildiği kabul edilse bile 19.06.2006 tarihli çağrıyı alan davacının bu tarihten sonra dahi hissedar olup olmadığını öğrenmesinin imkan dahilinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat Ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.07.2006 tarihli genel kurul hazirun cetveli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmemiş olsa bile davacının diğer genel kurul toplantılarından ve Yılmaz Kasırga'dan haberdar olabilecek durumda olduğunu, daha sonraki yıllarda Ticaret Sicil Gazetesi'nde ortakların isim isim belirtildiğini, davalı yönetim kurulu üyesi ... hakkında açılan tazminat davasının husumetten reddi gerekirken zamanaşımı yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın özünde hisse iptal ve tescil davası olduğunu, tazminat talebinin buna bağlı bir talep olduğunu, davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine yöneltilemeyeceğini, 2006 dönemi ve sonrasında davacı ile Yılmaz Kasırga arasında banka hesapları veya başka bir yoldan bir kazandırmanın olup olmadığının araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının hisse devir sözleşmesindeki imzasının sahte olup, 12 adet hissenin devrine ilişkin yazılı devir belgesi bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkette 24 pay sahibi olduğunun tespiti yönünde kurulan hüküm isabetli bulunmakla birlikte, davalı şirket vekilinin müvekkili şirket yönünden de davanın husumetten ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında reddi gerekeceği yönündeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı tarafça, yöneticilerin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın yönetici davalılar ile şirketten tazmininin talep edildiği, yöneticilerin sorumluluğu kapsamında açılan bu dava ve istem yönünden davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulü ile davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına, davalılar ..., ... ve ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının uzun yıllar pay devrine ses çıkarmayarak on yıl sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmasına rağmen davacının pay sahipliğinin tespiti talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirketteki hisse devrinin iptali ile pay miktarının tespiti, pay defterine işlenmesi, şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın davalı yöneticiler ve davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 184 üncü maddesi, 818 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz eden davalı aleyhine bir hüküm fıkrası oluşturulmamış olması sebebiyle kararı istinaf etmemiş olan davalı ...'in temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10501 E. 2015/10577 K.
Ortak:hazirun cetveli · pasif husumet yokluğu · pay defteri · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının «hisse devir sözleşmesindeki» imzasının sahte olup, 12 adet hissenin devrine ilişkin yazılı devir belgesi bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkette 24 pay sahibi olduğunun tespiti yönünde kurulan hüküm isabetli bulunmakla birlikte, davalı şirket vekilinin müvekkili şirket yönünden de davanın «husumetten» ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında reddi gerekeceği yönündeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı tarafça, «yöneticilerin sorumluluğu» nedeniyle uğranılan zararın yönetici davalılar ile şirketten tazmininin talep edildiği, yöneticilerin sorumluluğu kapsamında açılan bu dava ve istem yönünden davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, «zamanaşımından» reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve «pay defterine kaydı» talebine ilişkin davanın kabulü ile davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına, davalılar ..., ... ve ...'e karşı açılan «maddi tazminat» davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının, davalı şirketin 25.05.2006 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısının «hazirun cetvelinde» 14.400,00 TL'lik 24 adet payın sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin 11.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde davacının pay sahibi olarak yer almadığı, yerine hazirun cetvelinin 6 ncı sırasında 14.400,00 TL'lik 24 adet pay ile Yılmaz Kasırga'nın kayıtlı olduğu, davalıdan, davacı ile Yılmaz Kasırga arasında imzalanan devir belgesinin aslının istendiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.09.2019 tarihli raporla devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, «hisse devrinin» kabulüne ilişkin 06.07.2006 tarihli «yönetim kurulu» kararının batıl olduğu, «pay defterine» yapılan «kaydın» da yolsuz bir kayıt olduğu, davalı tarafça 11.07.2006 tarihli toplantıdan ve hazirun cetvellerinden davacının haberdar olduğu, hisse devrini davadan önce öğrendiği kanıtlanamadığından, davalıların «zamanaşımı definin» reddine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhinde açtığı bu sorumluluk davasında, özel hüküm niteliği «taşıyan» mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin «son» fıkrasında (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 560 ıncı maddesi) yazılı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, herhangi bir «pay devrine» dayanmaksızın davacının paylarının Yılmaz Kasırga'ya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının 06.07.2006 tarihinde alındığı, işbu dava ise sekiz yıllık «uzamış ceza zamanaşımı» tarihinden sonra 25.05.2016 tarihinde açıldığından davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ..., ... ve ...'e karşı açılan «maddi tazminat» davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin «pay defterine kaydına» karar verilmiştir.
2.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat Ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.07.2006 tarihli genel kurul «hazirun cetveli» Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmemiş olsa bile davacının diğer genel kurul toplantılarından ve Yılmaz Kasırga'dan haberdar olabilecek durumda olduğunu, daha sonraki yıllarda Ticaret Sicil Gazetesi'nde ortakların isim isim belirtildiğini, davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkında açılan tazminat davasının «husumetten» reddi gerekirken «zamanaşımı» yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın özünde hisse iptal ve tescil davası olduğunu, tazminat talebinin buna bağlı bir talep olduğunu, davanın şi …
Benzer bu karardaU.. hakkındaki davanın ise «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14/04/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak «temsil» olunan hisselerin gerçeği yansıttığı, «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler ve B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · karine · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak «temsil» olunan hisselerin gerçeği yansıttığı, «pay defterindeki kayıtlar» lehine olan kişi bakımından «karine» niteliği taşıması nedeniyle yapılan incelemede pay defteri ile «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirketler ve B..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2448 E. 2019/6726 K.
Ortak:hazirun cetveli · olağanüstü genel kurul
İncelediğiniz kararda… ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının, davalı şirketin 25.05.2006 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısının «hazirun cetvelinde» 14.400,00 TL'lik 24 adet payın sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin 11.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde davacının pay sahibi olarak yer almadığı, yerine hazirun cetvelinin 6 ncı sırasında 14.400,00 TL'lik 24 adet pay ile Yılmaz Kasırga'nın kayıtlı olduğu, davalıdan, davacı ile Yılmaz Kasırga arasında imzalanan devir belgesinin aslının istendiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.09.2019 tarihli raporla devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, «hisse devrinin» kabulüne ilişkin 06.07.2006 tarihli «yönetim kurulu» kararının batıl olduğu, «pay defterine» yapılan «kaydın» da yolsuz bir kayıt olduğu, davalı tarafça 11.07.2006 tarihli toplantıdan ve hazirun cetvellerinden davacının haberdar olduğu, hisse devrini davadan önce öğrendiği kanıtlanamadığından, davalıların «zamanaşımı definin» reddine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhinde açtığı bu sorumluluk davasında, özel hüküm niteliği «taşıyan» mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin «son» fıkrasında (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 560 ıncı maddesi) yazılı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, herhangi bir «pay devrine» dayanmaksızın davacının paylarının Yılmaz Kasırga'ya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının 06.07.2006 tarihinde alındığı, işbu dava ise sekiz yıllık «uzamış ceza zamanaşımı» tarihinden sonra 25.05.2016 tarihinde açıldığından davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ..., ... ve ...'e karşı açılan «maddi tazminat» davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin «pay defterine kaydına» karar verilmiştir.
… naf dilekçesinde özetle; 06.07.2006 tarihinde yapılan pay devrinden sonra geçen beş yıllık sürede işbu dava açılmadığından payın tespit ve tesciline ilişkin davanın «zamanaşımına» uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin, davacının «hisse devrini» işbu davadan önce öğrenemediğini, davalı tarafın bu öğrenmeyi ispat edemediğini kabul ettiği, oysaki diğer davalılar ve şirket vekili tarafından davacının 19.06.2006 tarihinde iadeli «taahhütlü» mektup ile «olağan genel kurul» toplantısına çağrıldığına ilişkin belgeleri mahkemeye sunduklarını, davacı kendisine yapılan «tebligattan» sonra hisselerini Yılmaz Kasırga’ya devrettiğinden 11.07.2006 tarihli kongreye gelmediği, aksinin kabulü halinde, yani hisselerin yolsuz devredildiği kabul edilse …
2.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat Ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.07.2006 tarihli genel kurul «hazirun cetveli» Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmemiş olsa bile davacının diğer genel kurul toplantılarından ve Yılmaz Kasırga'dan haberdar olabilecek durumda olduğunu, daha sonraki yıllarda Ticaret Sicil Gazetesi'nde ortakların isim isim belirtildiğini, davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkında açılan tazminat davasının «husumetten» reddi gerekirken «zamanaşımı» yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın özünde hisse iptal ve tescil davası olduğunu, tazminat talebinin buna bağlı bir talep olduğunu, davanın şi …
Benzer bu karardaAncak dosyaya «ibraz» edilen 1997, 1998, 1999 yıllarına ait 2000 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin «hazirun cetvelinde» ...'nın %20 oranında 2000 paya sahip olduğu görülmekte iken, 11.12.2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına ait hazirun cetvelinde davalı ...'nın %0,50 oranında 5 paya sahip olduğu, 08.06.2005 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde davalı ...'nın %18 oranında 180 paya sahip olduğu, 05.06.2008 tarihli genel kurul toplantısına dair hazirun cetvelinde ise davalı ...'nın hiç «payının» bulunmadığı görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · anonim şirket · kâr payı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket» hisselerinin davacı adına tescili ve «genel kurul kararlarının yokluğunun» tespiti istemine ilişkin olup mahkemece davacının %10 hissesinin davalılardan ...'ya aktarıldığı kabul edilerek ...'ya ait %10 oranındaki 1000 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ancak dosyaya «ibraz» edilen 1997, 1998, 1999 yıllarına ait 2000 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin «hazirun cetvelinde» ...'nın %20 oranında 2000 paya sahip olduğu görülmekte iken, 11.12.2002 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına ait hazirun cetvelinde davalı ...'nın %0,50 oranında 5 paya sahip olduğu, 08.06.2005 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinde davalı ...'nın %18 oranında 180 paya sahip olduğu, 05.06.2008 tarihli genel kurul toplantısına dair hazirun cetvelinde ise davalı ...'nın hiç «payının» bulunmadığı görülmektedir.
… ası halinde dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'un 186. (6100 sayılı HMK'nın 125.) maddesi uyarınca, işlem yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 12.02.2018 tari …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3306 E. 2015/12608 K.
Ortak:hazirun cetveli · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının, davalı şirketin 25.05.2006 tarihinde yapılan «olağanüstü genel kurul» toplantısının «hazirun cetvelinde» 14.400,00 TL'lik 24 adet payın sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin 11.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde davacının pay sahibi olarak yer almadığı, yerine hazirun cetvelinin 6 ncı sırasında 14.400,00 TL'lik 24 adet pay ile Yılmaz Kasırga'nın kayıtlı olduğu, davalıdan, davacı ile Yılmaz Kasırga arasında imzalanan devir belgesinin aslının istendiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.09.2019 tarihli raporla devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, «hisse devrinin» kabulüne ilişkin 06.07.2006 tarihli «yönetim kurulu» kararının batıl olduğu, «pay defterine» yapılan «kaydın» da yolsuz bir kayıt olduğu, davalı tarafça 11.07.2006 tarihli toplantıdan ve hazirun cetvellerinden davacının haberdar olduğu, hisse devrini davadan önce öğrendiği kanıtlanamadığından, davalıların «zamanaşımı definin» reddine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhinde açtığı bu sorumluluk davasında, özel hüküm niteliği «taşıyan» mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin «son» fıkrasında (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 560 ıncı maddesi) yazılı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, herhangi bir «pay devrine» dayanmaksızın davacının paylarının Yılmaz Kasırga'ya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının 06.07.2006 tarihinde alındığı, işbu dava ise sekiz yıllık «uzamış ceza zamanaşımı» tarihinden sonra 25.05.2016 tarihinde açıldığından davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ..., ... ve ...'e karşı açılan «maddi tazminat» davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin «pay defterine kaydına» karar verilmiştir.
2.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat Ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.07.2006 tarihli genel kurul «hazirun cetveli» Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilmemiş olsa bile davacının diğer genel kurul toplantılarından ve Yılmaz Kasırga'dan haberdar olabilecek durumda olduğunu, daha sonraki yıllarda Ticaret Sicil Gazetesi'nde ortakların isim isim belirtildiğini, davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkında açılan tazminat davasının «husumetten» reddi gerekirken «zamanaşımı» yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın özünde hisse iptal ve tescil davası olduğunu, tazminat talebinin buna bağlı bir talep olduğunu, davanın şi …
Benzer bu karardaM.'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, «gizli ortaklığın» kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı «hazirun cetveli» ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, «nama yazılı pay» senedinin devrinin «ciro» ve «teslim» ile gerçekleşeceği, dava dışı G.K.A.Ş hisselerini satın alan C.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · nama yazılı pay · satış vaadi sözleşmesi · ciro · teslim
Benzer bu karardaM.'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, «gizli ortaklığın» kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı «hazirun cetveli» ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, «nama yazılı pay» senedinin devrinin «ciro» ve «teslim» ile gerçekleşeceği, dava dışı G.K.A.Ş hisselerini satın alan C.
M.'ın bu şirket hissedarı olduğunu gösteren hiçbir kanıt sunulmadığı, 25.10.2004 tarihli devir sözleşmesinin ancak «satış vaadi sözleşmesi» niteliğinde olduğu, bu nedenlerle C.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4426 E. , 2023/659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirket hisse devrinin iptali, pay miktarının tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulüne, tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulüne, davalılar ..., ... ve ... yönünden tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. yönünden tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 120.000,00 TL nominal sermayesi bulunan davalı şirkette 14.400,00 TL paya sahip %12 oranında hissedar olduğunu, 11.07.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde müvekkilinin hisselerinin davalılardan ..., ..., ... ve ...'nın miras bırakanı olduğu anlaşılan Yılmaz Kasırga adına gösterildiğini, 03.02.2016 tarihli olağan genel kurulda da söz konusu hisselerin adı geçen şahıslar adına kayıtlı olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin sahip olduğu hisseleri herhangi bir şahsa devretmediğini, müvekkilinin hazirun cetvelinde hissedar olarak görüldüğü 25.05.2006 tarihli genel kurulda şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalılar ..., ...
ve ...'in hile ve desiselerle müvekkilinin hissesini kayden yok ettiğini, kendilerine ne gibi menfaatler temin ettikleri hususlarında bilgilerinin olmadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak tüm zararı tazmin ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın davalı şirket ve yönetim kurulu üyelerinden tazmini ile davalılardan ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı bulunan payların iptaline, müvekkilinin davalı şirketteki payının tespiti ve şirket pay defterine işlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davacının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayandığını, iddia edilen olayların 2006 yılında geçtiğini, o dönemde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6762 sayılı Kanun) mesul olan kişilere karşı tazminat istemek için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin 2011 yılı itibarıyla dolduğunu, davacının payının gasp edildiği, silindiği ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun yapılmadığı iddiaları ile haksız fiil hükümlerine dayandığını, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda (818 sayılı Kanun) öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini, davacının devri/ihtilaf konusu olayı bilebilecek durumda olduğunu, genel kurulun usulüne uygun toplanmadığı, davetiye gönderilmediği veya toplantıya katılmaya yetkili olmayan kişilerin katıldığı yönündeki iddialarının iptal sebebi oluşturduğunu, iptal davası için öngörülen hak düşürücü sürenin geçirildiğini, hisse devrine ilişkin ihtilaflarda şirket adına işlem yapan kişilere husumet yöneltilemeyeceğini, şirkete ve devralan/pay sahibi görünen şahıslara husumet yöneltilmesinin yeterli olduğunu, diğer davalı yönetim kurulu üyelerinin kendilerine veya başkalarına haksız kazanç sağlamak amacıyla yaptıkları herhangi bir işlem bulunmadığını, ihtilaf konusu işlemlerin yapıldığı dönemde anonim şirketlerin senede bağlanmamış esas sermaye paylarının devrinin herhangi bir şekle tabi olmadığını, Yılmaz Kasırga eliyle bizzat davacının yazılı-paraflı beyanının sunulması üzerine yönetim kurulu kararı ile hisse devrinin kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde, davacının şirket yönetim kurulu üyelerine karşı dava açabilmesi için öncelikle şirkette hissedar olması gerektiğini, davacının davayı açtığı anda şirkette paydaş olmadığını, 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi gereğince mesul olan kimselere karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının, davalı şirketin 25.05.2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde 14.400,00 TL'lik 24 adet payın sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin 11.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde davacının pay sahibi olarak yer almadığı, yerine hazirun cetvelinin 6 ncı sırasında 14.400,00 TL'lik 24 adet pay ile Yılmaz Kasırga'nın kayıtlı olduğu, davalıdan, davacı ile Yılmaz Kasırga arasında imzalanan devir belgesinin aslının istendiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.09.2019 tarihli raporla devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, hisse devrinin kabulüne ilişkin 06.07.2006 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olduğu, pay defterine yapılan kaydın da yolsuz bir kayıt olduğu, davalı tarafça 11.07.2006 tarihli toplantıdan ve hazirun cetvellerinden davacının haberdar olduğu, hisse devrini davadan önce öğrendiği kanıtlanamadığından, davalıların zamanaşımı definin reddine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhinde açtığı bu sorumluluk davasında, özel hüküm niteliği taşıyan mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin son fıkrasında (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 560 ıncı maddesi) yazılı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, herhangi bir pay devrine dayanmaksızın davacının paylarının Yılmaz Kasırga'ya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının 06.07.2006 tarihinde alındığı, işbu dava ise sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı tarihinden sonra 25.05.2016 tarihinde açıldığından davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ..., ...
ve ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
06. 07.2006 tarihinde yapılan pay devrinden sonra geçen beş yıllık sürede işbu dava açılmadığından payın tespit ve tesciline ilişkin davanın zamanaşımına uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin, davacının hisse devrini işbu davadan önce öğrenemediğini, davalı tarafın bu öğrenmeyi ispat edemediğini kabul ettiği, oysaki diğer davalılar ve şirket vekili tarafından davacının 19.06.2006 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile olağan genel kurul toplantısına çağrıldığına ilişkin belgeleri mahkemeye sunduklarını, davacı kendisine yapılan tebligattan sonra hisselerini Yılmaz Kasırga’ya devrettiğinden 11.07.2006 tarihli kongreye gelmediği, aksinin kabulü halinde, yani hisselerin yolsuz devredildiği kabul edilse bile 19.06.2006 tarihli çağrıyı alan davacının bu tarihten sonra dahi hissedar olup olmadığını öğrenmesinin imkan dahilinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat Ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
11. 07.2006 tarihli genel kurul hazirun cetveli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmemiş olsa bile davacının diğer genel kurul toplantılarından ve Yılmaz Kasırga'dan haberdar olabilecek durumda olduğunu, daha sonraki yıllarda Ticaret Sicil Gazetesi'nde ortakların isim isim belirtildiğini, davalı yönetim kurulu üyesi ... hakkında açılan tazminat davasının husumetten reddi gerekirken zamanaşımı yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın özünde hisse iptal ve tescil davası olduğunu, tazminat talebinin buna bağlı bir talep olduğunu, davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine yöneltilemeyeceğini, 2006 dönemi ve sonrasında davacı ile Yılmaz Kasırga arasında banka hesapları veya başka bir yoldan bir kazandırmanın olup olmadığının araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının hisse devir sözleşmesindeki imzasının sahte olup, 12 adet hissenin devrine ilişkin yazılı devir belgesi bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkette 24 pay sahibi olduğunun tespiti yönünde kurulan hüküm isabetli bulunmakla birlikte, davalı şirket vekilinin müvekkili şirket yönünden de davanın husumetten ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında reddi gerekeceği yönündeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı tarafça, yöneticilerin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın yönetici davalılar ile şirketten tazmininin talep edildiği, yöneticilerin sorumluluğu kapsamında açılan bu dava ve istem yönünden davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ...
ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulü ile davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına, davalılar ..., ... ve ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının uzun yıllar pay devrine ses çıkarmayarak on yıl sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmasına rağmen davacının pay sahipliğinin tespiti talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirketteki hisse devrinin iptali ile pay miktarının tespiti, pay defterine işlenmesi, şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın davalı yöneticiler ve davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 184 üncü maddesi, 818 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz eden davalı aleyhine bir hüküm fıkrası oluşturulmamış olması sebebiyle kararı istinaf etmemiş olan davalı ...'in temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in temyiz talebinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/883012000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz