Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3420 E. 2022/8989 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr sözleşmesi↗ ilamlı icra takibi↗ ilamlı icra↗ sdr↗ faiz başlangıç tarihi↗ cmr konvansiyonu↗ özel dava şartı↗ infazda tereddüt↗ sorumluluk sigortası↗ cmr↗ hakkın kötüye kullanılması↗ ibra↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ infaz↗ tenfiz↗ taşıyıcı↗ temerrüt faizi↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında düzenlenen CMR Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşıma Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava masrafları ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin teminat kapsamına girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda son taşıyıcı olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının tenfiz kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve ibra edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının, Paris İstinaf Mahkemesi kararının tanınması ve tenfizine ilişkin olarak açılan davanın kesinleşmesini müteakiben başlatılan ilamlı icra takibi üzerine hak sahibine 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve ibra edildiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre, mahkemece yapılması gereken iş, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamının (2) ve (3) numaralı bendinde gösterildiği şekilde, 78.310,33 SDR’nin tahsil tarihi olan 31.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek olmalıdır. Ancak mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, tahsil tarihi hatalı bir şekilde Fransız Mahkemesindeki davanın açıldığı 05.11.1996 tarihi olarak kabul edilmiş, hüküm fıkrasında ise, infazda tereddüt oluşmasına sebebiyet verebilecek şekilde tahsil tarihi açıkça belirtilmeden hüküm tesis edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, belirtilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bu nedenlerle bozulması gerekse de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün gerekçe ve hüküm itibariyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1962 E. 2021/1083 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · riziko · tenfiz · teminat
İncelediğiniz kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacının, Paris İstinaf Mahkemesi kararının tanınması ve «tenfizine» ilişkin olarak açılan davanın kesinleşmesini müteakiben başlatılan «ilamlı icra takibi» üzerine hak sahibine 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce 07.0.2013 tarihli ve 2012/8655 E. - 2013/9215 K. sayılı bozma ilamına karşı kararda direnilmesine karar verilerek ve «direnme» kararına konu olan kararın gerekçesi genişletilerek, zarar görenin davacı aleyhine açtığı davada verilen Paris İstinaf Mahkemesi’nin kararının «tenfizine» ilişkin kararın 26.11.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu alacağın tenfiz alacaklısına bu tarihten sonra ödendiği, tenfize esas alacağın MÖHUK m.58 uyarınca bu tarihten sonra Türk mahkemelerinde «kesin delil» ve kesin hüküm olarak istenebilir hale geleceği, «sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alınan davalının hukuki himaye edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı tazminat istemine konu alacağın BK m.132/6.maddesi (TBK m.153/6) yabancı mahkeme kararının tenfizine kadar «zamanaşımının» işlemeye başlamayacağı, davalı yanın «zamanaşımı def»'inde de yabancı sigorta şirketine ödeme tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı olacağının beyan edildiği, dolayısıyla işbu davanın TTK m.1268. maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımı süresinden önce açılmış olduğu, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» teminat dışında olduğuna dair iddiasının TMK'nın 2.maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33 SDR'nin dava tarihi olan 05.11.1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
Sözleşmenin anılan maddesi gereğince davalı ... davacının sorumlu tutulduğu bu tutarı ve faizini poliçe ile «teminat» altına aldığından davacıya CMR 27.1 ve BK 83. maddesi gereğince ödemekle yükümlüdür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para alacağı · harca esas değer · para alacağı · kesin delil · direnme kararı · sigorta sözleşmesi · tazminat davası · zamanaşımı def'i
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce 07.0.2013 tarihli ve 2012/8655 E. - 2013/9215 K. sayılı bozma ilamına karşı kararda direnilmesine karar verilerek ve «direnme» kararına konu olan kararın gerekçesi genişletilerek, zarar görenin davacı aleyhine açtığı davada verilen Paris İstinaf Mahkemesi’nin kararının «tenfizine» ilişkin kararın 26.11.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu alacağın tenfiz alacaklısına bu tarihten sonra ödendiği, tenfize esas alacağın MÖHUK m.58 uyarınca bu tarihten sonra Türk mahkemelerinde «kesin delil» ve kesin hüküm olarak istenebilir hale geleceği, «sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alınan davalının hukuki himaye edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı tazminat istemine konu alacağın BK m.132/6.maddesi (TBK m.153/6) yabancı mahkeme kararının tenfizine kadar «zamanaşımının» işlemeye başlamayacağı, davalı yanın «zamanaşımı def»'inde de yabancı sigorta şirketine ödeme tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı olacağının beyan edildiği, dolayısıyla işbu davanın TTK m.1268. maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımı süresinden önce açılmış olduğu, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» teminat dışında olduğuna dair iddiasının TMK'nın 2.maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33 SDR'nin dava tarihi olan 05.11.1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
3-Davalının temyiz itirazına gelince; dava dilekçesinde «yabancı para alacağına» tahsil tarihinden itibaren yıllık %5 faiz istendiği halde mahkemece talep aşılarak Paris Mahkemesinde açılan davanın tarihi esas alınarak faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması geremiştir.
Eldeki «rücu» davasının dayanağını oluşturan ve taraflar arasında imzalanmış bulunup 01.01.1996 tarihinde yürürlüğe giren CMR Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Genel koşullarının 4.1. maddesi gereğince Paris Mahkemesinde davacı aleyhine açılan «tazminat davası» davalı ... şirketince tayin edilen avukat tarafından «temsil» edilmiş, nihayetinde davacı yukarıda açıklanan miktarda tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.
O halde; dava dilekçesindeki talep açık olduğu ve anılan talebin devamında (-ödeme tarihindeki YTL tutarının 135.400 YTL olduğu-) şeklindeki açıklamanın «harca esas değeri» göstermek amacını taşıdığı gözetilerek mahkemece yabancı para cinsinden talebe uygun karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde TL olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14488 E. 2013/20821 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · riziko · teminat · Alacak
İncelediğiniz kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · zamanaşımı
Benzer bu kararda2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/302 E. 2014/8150 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıların» taşıdıkları emtianın bir kısmına zarar verdikleri, CMR’nin 23-24-25 maddeleri ve CMR’ye ait «protokol» 2. maddesi gereği sözleşme ile belirlenen sorumluluk üst sınırının üzerinde olmamak «kaydı» ile zarardan sorumlu oldukları, davacının CMR 23-25 maddeleri ve CMR protokol 2. maddesi gereğince hasarlı 100 kg mal için toplam talep edebileceği tazminat miktar …
Anılan sözleşmenin 23/7 maddesine göre «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesinde uygulanacak SDR kuru, karar tarihindeki kur olması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · protokol · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıların» taşıdıkları emtianın bir kısmına zarar verdikleri, CMR’nin 23-24-25 maddeleri ve CMR’ye ait «protokol» 2. maddesi gereği sözleşme ile belirlenen sorumluluk üst sınırının üzerinde olmamak «kaydı» ile zarardan sorumlu oldukları, davacının CMR 23-25 maddeleri ve CMR protokol 2. maddesi gereğince hasarlı 100 kg mal için toplam talep edebileceği tazminat miktar …
Anılan sözleşmenin 23/7 maddesine göre «taşıyıcının sorumluluğunun» belirlenmesinde uygulanacak SDR kuru, karar tarihindeki kur olması gerekmektedir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8655 E. 2013/9215 K.
Ortak:özel dava şartı · sorumluluk sigortası · hakkın kötüye kullanılması · teminat kapsamı · riziko · taşıyıcı · teminat · Alacak
İncelediğiniz kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… asını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, olayın 27.02.1996 tarihinde meydana geldiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nce davacının «hırsızlık» sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna karar verildiğini, bu nedenle «poliçe özel şartlarının» 5.2, 8.1 ve 10. maddeleri uyarınca «hasarın» poliçe «teminat kapsamı» dışında kaldığını, talebin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 18.01.2011 tarih, 2009/ …
2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, ...
… deki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinin ... «taşıyıcı sorumluluk sigortacısı» olduğunu, müvekkili tarafından Türkiye-... taşıması üstlenilen konfeksiyon emtiasının bulunduğu iki adet TIR ve dorsenin... yakınlarında silahlı kişilerce gasp edi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sorumluluk sigortası · poliçe özel şartı · taşıyıcının sorumluluğu · zamanaşımı defi · hırsızlık · şirket zararı · sigorta sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu kararda… deki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinin ... «taşıyıcı sorumluluk sigortacısı» olduğunu, müvekkili tarafından Türkiye-... taşıması üstlenilen konfeksiyon emtiasının bulunduğu iki adet TIR ve dorsenin... yakınlarında silahlı kişilerce gasp edi …
Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca «taşıyıcının sorumluluğunda» bulunmadığı gerekçesiyle reddedilip kesinleştiğini, ... 'da mukim bir «şirketin zararını» ödeyen ...
… asını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, olayın 27.02.1996 tarihinde meydana geldiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nce davacının «hırsızlık» sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna karar verildiğini, bu nedenle «poliçe özel şartlarının» 5.2, 8.1 ve 10. maddeleri uyarınca «hasarın» poliçe «teminat kapsamı» dışında kaldığını, talebin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 18.01.2011 tarih, 2009/ …
Ticaret Mahkemesi'nde bir başka davanın daha açıldığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın müvekkili adına davalı tarafından takip edildiğini, ancak davalının savunma zaafiyeti göstermesi nedeniyle olayın basit bir «hırsızlık» olduğu ve müvekkilinin sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığını, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2283 E. 2011/282 K.
Ortak:sorumluluk sigortası · riziko · taşıyıcı · dosya masrafı · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden Paris Ticaret Mahkemesi'nin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının sürücüsünün denetimli bir park alanında durmaması nedeniyle CMR Konvansiyonu’nun 17/2. maddesinden yararlanamayacağına dair 10.06.1998 tarihli kararı aleyhine davacı tarafından «istinaf yoluna başvurulduğu», Paris İstinaf Mahkemesi'nin 31.01.2001 tarihli kararı ile de davacının (78.310,33) SDR ödemesine mahkum edildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığı anl …
Yine taraflar arasında düzenlenen CMR nakliyeci «sorumluluk sigorta poliçesinde», davacı sigortalıdan haksız tazminat talebinde bulunulduğu taktirde bu talebin sigortacı tarafından reddedileceği ve sigortalı aleyhine dava açılması halinde sigortalının, sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vereceği, dava «masrafları» ve «vekalet ücretinin» de sigortacıya ait olacağı kararlaştırılmıştır.
CMR Konvansiyonu ve TTK sisteminde, «taşıyıcı sorumluluk sigortalarında», sigortalı tarafından sigortacıdan talepte bulunulabilmesi için tazminatın ödenmesinin gerekli olup olmadığı konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sorumluluk sigortası · kesin mehil · erken açılan dava · ihbar yükümlülüğü · ek mehil · taşıyıcının sorumluluğu · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, verilen «kesin mehile» rağmen davacı vekilince, müvekkilinin kendisinden talepte bulunan yurt dışı sigorta şirketi olan Royal Sun alliance Şirketi'ne ödeme yaptıklarına dair bir belgenin sunulamadığı gibi müvekkiline tazminat ödenmesi yönünde bir talepte bulunulmadığının ve aralarındaki «sigorta sözleşmesi» nedeniyle bu tazminatın davalı şirketçe ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, davacının Paris İstinaf Mahkemesi'nce aleyhine hükmedilen tazminatı ödemeden kendi sigorta şirketi olan davalıdan bu bedelin tahsilini talep etmesinde «hukuki yararının» ve dava açma koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
CMR Konvansiyonu ve TTK sisteminde, «taşıyıcı sorumluluk sigortalarında», sigortalı tarafından sigortacıdan talepte bulunulabilmesi için tazminatın ödenmesinin gerekli olup olmadığı konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ancak «rizikonun» «ihbar yükümlülüğü» ile ilgili TTK'nun 1292. maddesinden yararlanılarak rizikonun gerçekleşme anının tespiti mümkündür.
Anılan maddeye göre üçüncü şahsın sigortalıya karşı dava açması halinde sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardıma zorunlu tutan «sorumluluk sigortalarında» sigortalının «tebligat» üzerine davayı öğrendiği tarihin, «sigorta ettirenin» «üçüncü kişiye» vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini öngören sorumluluk sigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya davanın sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin «riziko» tarihi olarak kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3420 E. , 2022/8989 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.12.2021 tarih ve 2021/455 E. - 2021/944 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin CMR taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkili tarafından Türkiye-Fransa taşıması üstlenilen konfeksiyon emtiasının bulunduğu iki adet TIR ve dorsenin Milano yakınlarında silahlı kişilerce gasp edildiğini, emtia sahibi başka şirketlerce müvekkili aleyhine Türkiye'de açılan davaların, gasp olayının CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle reddedilip kesinleştiğini, Fransa'da mukim bir şirketin zararını ödeyen Royal Sun Alliance Şirketi tarafından Paris Ticaret Mahkemesi'nde bir başka davanın daha açıldığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın müvekkili adına davalı tarafından takip edildiğini, ancak davalının savunma zaafiyeti göstermesi nedeniyle olayın basit bir hırsızlık olduğu ve müvekkilinin sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nde de sonucun değişmediği, davalının bu kararın temyizi yoluna dahi başvurmadığı ve müvekkilinin Royal Sun Alliance sigorta şirketine faiziyle birlikte 78.310,33 TDS ödemesine karar verilip kesinleştiğini, bu ödemenin davalı tarafından yapılması taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihindeki fiili Türk Lirası karşılığının tahsil tarihinden itibaren %5 TDS faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında düzenlenen CMR Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşıma Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava masrafları ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin teminat kapsamına girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda son taşıyıcı olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ...
şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının tenfiz kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve ibra edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının, Paris İstinaf Mahkemesi kararının tanınması ve tenfizine ilişkin olarak açılan davanın kesinleşmesini müteakiben başlatılan ilamlı icra takibi üzerine hak sahibine 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve ibra edildiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre, mahkemece yapılması gereken iş, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamının (2) ve (3) numaralı bendinde gösterildiği şekilde, 78.310,33 SDR’nin tahsil tarihi olan 31.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek olmalıdır. Ancak mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, tahsil tarihi hatalı bir şekilde Fransız Mahkemesindeki davanın açıldığı 05.11.1996 tarihi olarak kabul edilmiş, hüküm fıkrasında ise, infazda tereddüt oluşmasına sebebiyet verebilecek şekilde tahsil tarihi açıkça belirtilmeden hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, belirtilen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bu nedenlerle bozulması gerekse de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün gerekçe ve hüküm itibariyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan, “..tahsil.. “ ve “..tarihinden..” kelimelerinin arasına “ tarihi olan 31.01.2013...”cümleciğinin yazılması ve belirtilen bentte yer alan diğer kısımların aynen muhafaza edilmesi suretiyle ve gerekçesi itibariyle düzeltilerek ONANMASINA, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Yerel Mahkemece, hükmüne uyulan Dairenin 10.02.2021 gün ve 2020/1962 esas, 2021/1083 karar sayılı bozma ilamının 2. bendinde maddi hataya dayalı olarak bir taraftan "..... Yabancı para cinsinden talebe uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde TL olarak hüküm kurulmasının doğru olmadığına" işaret edilirken diğer taraftan ".... Mahkemece yapılacak iş Paris mahkemesi kararında gösterildiği gibi yabancı paranın tahsil tarihindeki TL karşılığının ödenmesine karar verilmesi" gereğine değinilmesi suretiyle Daire kararında çelişki oluşmuştur.
Değinilen bu celişkinin taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğurması mümkün değildir.
Dosya içeriğinden, Paris İstinaf Mahkemesinin kesinleşmiş kararına istinaden davacının 78.310.33 SDR:05.11.1996 tarihinden itibaren ilgilisine faizi ile 31.01.2013 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır.
Eldeki dava 21.12.2006 tarihinde açılmış olup, davada kesinleşen hususlar ve usuli muktesep haklar dikkate alınarak davacının ödeme yaptığı 31.01.2013 tarihi itibariyle, ödediği toplam yabancı paranın TL karşılığına hükmedilmesi gerekmektedir.
Yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının 05.11.1996 tarihinden 31.01.2013 tarihine kadar ödediği faiz miktarının gözardı edilmesi suretiyle kararın Düzeltilerek Onanması doğru değildir.
Açıklanan nedenle sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/881793400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz