Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14488 E. 2013/20821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr↗ zamanaşımı defi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ riziko↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 18.01.2011 tarih, 2009/2283 E. 2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının rizikonun teminat dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile karar verildiği, 78.310,33-SDR'nin 05/11/1996 itibariyle TL değerinin 113.322,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 113.322,88 TL'nin 05/11/1996 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8655 E. 2013/9215 K.
Ortak:zamanaşımı defi · hakkın kötüye kullanılması · riziko · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz kararda2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
Benzer bu kararda2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, ...
… asını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, olayın 27.02.1996 tarihinde meydana geldiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nce davacının «hırsızlık» sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna karar verildiğini, bu nedenle «poliçe özel şartlarının» 5.2, 8.1 ve 10. maddeleri uyarınca «hasarın» poliçe «teminat kapsamı» dışında kaldığını, talebin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 18.01.2011 tarih, 2009/ …
1-Dava, ... «sorumluluk sigortası» kapsamında sigortalı bulunan davacının, hukuki himaye «teminatı» veren «sigorta sözleşmesinde» taraf olan sigortacı aleyhine, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan hukuki himaye edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sorumluluk sigortası · poliçe özel şartı · özel dava şartı · taşıyıcının sorumluluğu · hırsızlık · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · şirket zararı
Benzer bu kararda… asını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, olayın 27.02.1996 tarihinde meydana geldiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nce davacının «hırsızlık» sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna karar verildiğini, bu nedenle «poliçe özel şartlarının» 5.2, 8.1 ve 10. maddeleri uyarınca «hasarın» poliçe «teminat kapsamı» dışında kaldığını, talebin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 18.01.2011 tarih, 2009/ …
… deki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinin ... «taşıyıcı sorumluluk sigortacısı» olduğunu, müvekkili tarafından Türkiye-... taşıması üstlenilen konfeksiyon emtiasının bulunduğu iki adet TIR ve dorsenin... yakınlarında silahlı kişilerce gasp edi …
Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca «taşıyıcının sorumluluğunda» bulunmadığı gerekçesiyle reddedilip kesinleştiğini, ... 'da mukim bir «şirketin zararını» ödeyen ...
Ticaret Mahkemesi'nde bir başka davanın daha açıldığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın müvekkili adına davalı tarafından takip edildiğini, ancak davalının savunma zaafiyeti göstermesi nedeniyle olayın basit bir «hırsızlık» olduğu ve müvekkilinin sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığını, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1962 E. 2021/1083 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · riziko · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce 07.0.2013 tarihli ve 2012/8655 E. - 2013/9215 K. sayılı bozma ilamına karşı kararda direnilmesine karar verilerek ve «direnme» kararına konu olan kararın gerekçesi genişletilerek, zarar görenin davacı aleyhine açtığı davada verilen Paris İstinaf Mahkemesi’nin kararının «tenfizine» ilişkin kararın 26.11.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu alacağın tenfiz alacaklısına bu tarihten sonra ödendiği, tenfize esas alacağın MÖHUK m.58 uyarınca bu tarihten sonra Türk mahkemelerinde «kesin delil» ve kesin hüküm olarak istenebilir hale geleceği, «sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alınan davalının hukuki himaye edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı tazminat istemine konu alacağın BK m.132/6.maddesi (TBK m.153/6) yabancı mahkeme kararının tenfizine kadar «zamanaşımının» işlemeye başlamayacağı, davalı yanın «zamanaşımı def»'inde de yabancı sigorta şirketine ödeme tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı olacağının beyan edildiği, dolayısıyla işbu davanın TTK m.1268. maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımı süresinden önce açılmış olduğu, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» teminat dışında olduğuna dair iddiasının TMK'nın 2.maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33 SDR'nin dava tarihi olan 05.11.1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
Sözleşmenin anılan maddesi gereğince davalı ... davacının sorumlu tutulduğu bu tutarı ve faizini poliçe ile «teminat» altına aldığından davacıya CMR 27.1 ve BK 83. maddesi gereğince ödemekle yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para alacağı · harca esas değer · para alacağı · kesin delil · direnme kararı · sigorta sözleşmesi · tazminat davası · zamanaşımı def'i
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce 07.0.2013 tarihli ve 2012/8655 E. - 2013/9215 K. sayılı bozma ilamına karşı kararda direnilmesine karar verilerek ve «direnme» kararına konu olan kararın gerekçesi genişletilerek, zarar görenin davacı aleyhine açtığı davada verilen Paris İstinaf Mahkemesi’nin kararının «tenfizine» ilişkin kararın 26.11.2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu alacağın tenfiz alacaklısına bu tarihten sonra ödendiği, tenfize esas alacağın MÖHUK m.58 uyarınca bu tarihten sonra Türk mahkemelerinde «kesin delil» ve kesin hüküm olarak istenebilir hale geleceği, «sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alınan davalının hukuki himaye edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı tazminat istemine konu alacağın BK m.132/6.maddesi (TBK m.153/6) yabancı mahkeme kararının tenfizine kadar «zamanaşımının» işlemeye başlamayacağı, davalı yanın «zamanaşımı def»'inde de yabancı sigorta şirketine ödeme tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı olacağının beyan edildiği, dolayısıyla işbu davanın TTK m.1268. maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımı süresinden önce açılmış olduğu, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» teminat dışında olduğuna dair iddiasının TMK'nın 2.maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33 SDR'nin dava tarihi olan 05.11.1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
3-Davalının temyiz itirazına gelince; dava dilekçesinde «yabancı para alacağına» tahsil tarihinden itibaren yıllık %5 faiz istendiği halde mahkemece talep aşılarak Paris Mahkemesinde açılan davanın tarihi esas alınarak faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması geremiştir.
Eldeki «rücu» davasının dayanağını oluşturan ve taraflar arasında imzalanmış bulunup 01.01.1996 tarihinde yürürlüğe giren CMR Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Genel koşullarının 4.1. maddesi gereğince Paris Mahkemesinde davacı aleyhine açılan «tazminat davası» davalı ... şirketince tayin edilen avukat tarafından «temsil» edilmiş, nihayetinde davacı yukarıda açıklanan miktarda tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.
O halde; dava dilekçesindeki talep açık olduğu ve anılan talebin devamında (-ödeme tarihindeki YTL tutarının 135.400 YTL olduğu-) şeklindeki açıklamanın «harca esas değeri» göstermek amacını taşıdığı gözetilerek mahkemece yabancı para cinsinden talebe uygun karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde TL olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3420 E. 2022/8989 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · riziko · teminat · Alacak
İncelediğiniz kararda2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının «rizikonun» «teminat» dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile ka …
Benzer bu kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilamlı icra takibi · ilamlı icra · faiz başlangıç tarihi · infazda tereddüt · ibra · teminat kapsamı · infaz · tenfiz
Benzer bu kararda… Sigortası Özel Şartlarının 4.01 düzenlemesi uyarınca, "Davalı sigortacı hukuki himayede sigortalının sigortacının göstereceği bir avukata vekaletname vermesi, dava «masrafları» ile avukata ödenecek ücreti vekaletin sigortacıya ait olacağı, mahkemece CMR sözleşmesinin «teminat kapsamına» girmeyen bir olaydan dolayı sigortalının sorumlu olduğuna karar verdiği taktirde kararın kanuni yollardan geçerek kesinleşmesine müteakip tazminatı sigortalının ödeyeceği ve bu nedenle sigortalının sigortacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı" hususunun düzenlediği, Paris İstinaf Mahkemesinin dava konusu olayda «son» «taşıyıcı» olan davacının CMR Konvansiyonu'nun 17/2 maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacı yanın başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesinin 31/01/2001 tarihli kararı ile davacıyı 78.310,33-SDR ödemeye mahkum ettiği, davalı sigortacının bu kararı temyiz etmeyerek kesinleşmesine sebebiyet verdiği, bu hali ile davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının «rizikonun» teminat dışında kaldığına dair iddiasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, davacının talebinde haklı olduğu, bozma ilamında tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının «tenfiz» kararı gereğince 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği, bu ödemeler yapılarken 05.11.1996 tarihinin «faiz başlangıç tarihi» olarak kabul edildiği, bu nedenle davacının bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 78.310,33 SDR'nin tahsil tarihinden itibaren %5 «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacının, Paris İstinaf Mahkemesi kararının tanınması ve «tenfizine» ilişkin olarak açılan davanın kesinleşmesini müteakiben başlatılan «ilamlı icra takibi» üzerine hak sahibine 31.01.2013 tarihinde ödeme yaptığı ve «ibra» edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak mahkemece, hükmün gerekçe kısmında, tahsil tarihi hatalı bir şekilde Fransız Mahkemesindeki davanın açıldığı 05.11.1996 tarihi olarak kabul edilmiş, hüküm fıkrasında ise, «infazda tereddüt» oluşmasına sebebiyet verebilecek şekilde tahsil tarihi açıkça belirtilmeden hüküm tesis edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13264 E. 2012/17645 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalının davaya konu markasını eylemli olarak kullandığını ispatlayan delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1996/177670 nolu markanın «hükümsüzlüğünün tespitine», sicilden terkinine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.04.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14488 E. , 2013/20821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/01/2012 gün ve 2011/332-2012/7 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/05/2013 gün ve 2012/8655-2013/9215 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin CMR taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkili tarafından Türkiye-Fransa taşıması üstlenilen konfeksiyon emtiasının bulunduğu iki adet TIR ve dorsenin Milano yakınlarında silahlı kişilerce gasp edildiğini, emtia sahibi başka şirketlerce müvekkili aleyhine Türkiye'de açılan davaların, gasp olayının CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle reddedilip kesinleştiğini, Fransa'da mukim bir şirketin zararını ödeyen Royal Sun Alliance Şirketi tarafından Paris Ticaret Mahkemesi'nde bir başka davanın daha açıldığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın müvekkili adına davalı tarafından takip edildiğini, ancak davalının savunma zaafiyeti göstermesi nedeniyle olayın basit bir hırsızlık olduğu ve müvekkilinin sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nde de sonucun değişmediği, davalının bu kararın temyizi yoluna dahi başvurmadığı ve müvekkilinin Royal Sun Alliance sigorta şirketine faiziyle birlikte (78.310,33) SDR ödemesine karar verilip kesinleştiğini, bu ödemenin davalı tarafından yapılması taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalı tarafından ödenmesinin hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın 27.02.1996 tarihinde meydana geldiğini ve davanın zaman aşımına uğradığını, Paris İstinaf Mahkemesi'nce davacının hırsızlık sonucu meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna karar verildiğini, bu nedenle poliçe özel şartlarının 5.2, 8.1 ve 10. maddeleri uyarınca hasarın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını, talebin de fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 18.01.2011 tarih, 2009/2283 E. 2011/282 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı ... şirketinin poliçe gereği hukuki himaye sorumluluğunu yerine getirmediği, davalının rizikonun teminat dışında olduğuna dair iddiasının MK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, Paris İstinaf Mahkemesi kararına göre 78.310,33-SDR'nin dava tarihi olan 05/11/1996 tarihinden itibaren davacıdan faizi ile birlikte tahsile karar verildiği, 78.310,33-SDR'nin 05/11/1996 itibariyle TL değerinin 113.322,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 113.322,88 TL'nin 05/11/1996 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045883100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz