Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4252 E. 2022/8322 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret dilekçesi↗ istinaf kanun yolu↗ nispi karar harcı↗ kesin mehil↗ ihtarat↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ hmk 150↗ ek mehil↗ işlemden kaldırma↗ uyap↗ kanun yolu↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ harç↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece mazeretlerinin kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli ara kararı ile; davacılar vekilinin yenileme süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca harç yatırmadığından 8.538,75 TL nispi harcın yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta kesin mehil verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu ihtaratın davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta,
27.12.2019 tarihli oturumda, duruşma 27.03.2020 tarihine ertelenmiş, mahkemece dosya duruşma gününden önce 16.03.2020 tarihinde re'sen ele alınarak Corona Virüs tedbirleri kapsamında 22.05.2020 tarihine re'sen talik edilmiş, keza aynı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü mazeret dilekçesi ile "...pandemi süreci sebebi ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına, 16.10.2020 tarihli kararı ile de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere 27.12.2019 tarihinden itibaren 19.06.2020 tarihine kadar Corona Virüs tedbirleri kapsamında İlk Derece Mahkemesince duruşmalar yapılmamış, tüm duruşmalar mahkemece re'sen talik edilmiş, keza 19.06.2020 tarihli duruşma günü de mahkemece re'sen tayin edilmiştir. 19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle mazeret bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2817 E. 2022/3907 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… ı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü «mazeret dilekçesi» ile "...pandemi süreci «sebebi» ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına», 16.10.2020 tarihli kararı ile de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle «mazeret» bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
… yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece «mazeretlerinin» kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli «ara» kararı ile; davacılar vekilinin «yenileme» süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca «harç» yatırmadığından 8.538,75 TL «nispi harcın» yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta «kesin mehil» verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu «ihtaratın» davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık «kesin süre» içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya içeriğinden 13.09.2018 tarihli oturumda taraf vekillerinin «mazeretlerinin» kabulüne, duruşma gün ve saatini UYAP'tan öğrenmelerine karar verilerek duruşmanın 18.10.2018 gününe talik edildiği, 18.10.2018 günlü oturumda da taraf vekillerinin gelmedikleri, davalı vekilinin mazeretinin kabulüne, davalı vekilinin davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi halinde 18.10.2018 tarihi itibariyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına», duruşmanın 24.01.2019 gününe ertelenmesine karar verildiği, 24.01.2019 günlü oturumda taraf vekillerinin geldikleri, davalı vekilinin 18.10.2018 tarihi itibariyle davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği, Mahkemece 24.01.2019 tarihli oturumda, geçmişe yönelik olarak 18.10.2018 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece, dosyanın 18/10/2018 tarihli celsede «işlemden kaldırıldığı» ve HMK'nın 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere 24.01.2019 günlü oturumda yerel mahkemece, geçmişe yönelik olarak 18.10.2018 tarihi itibariyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve aynı celsede «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş olup bu hal HMK 150 maddesi hükmünün açıkça ihlali niteliğinde bulunduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5891 E. 2013/4926 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz kararda… ı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü «mazeret dilekçesi» ile "...pandemi süreci «sebebi» ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına», 16.10.2020 tarihli kararı ile de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle «mazeret» bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
… yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece «mazeretlerinin» kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli «ara» kararı ile; davacılar vekilinin «yenileme» süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca «harç» yatırmadığından 8.538,75 TL «nispi harcın» yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta «kesin mehil» verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu «ihtaratın» davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık «kesin süre» içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafça takip edilmeyen davanın «işlemden kaldırılmasına» ve «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşma «mazeret» gösterilerek, duruşmanın bir başka güne ertelenmesi istenmiş, mahkemece davacı vekilinin talebinin reddi ile ve «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Buna karşın davacı vekili tarafından verilen dilekçe içeriği ile «mazeretin» yasal şekilde belgelendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacı vekilinin bir başka mahkemede «derdest» olan davaya ilişkin olarak duruşmalara katılması hali geçerli bir «mazeret» olarak kabul edilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4197 E. 2014/10881 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… ı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü «mazeret dilekçesi» ile "...pandemi süreci «sebebi» ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına», 16.10.2020 tarihli kararı ile de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle «mazeret» bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
… yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece «mazeretlerinin» kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli «ara» kararı ile; davacılar vekilinin «yenileme» süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca «harç» yatırmadığından 8.538,75 TL «nispi harcın» yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta «kesin mehil» verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu «ihtaratın» davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık «kesin süre» içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava dosyasının müracaata kaldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde taraflarca «yenilenmediği» gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, 20/06/2012 tarihli duruşmadan sonra davacı tarafın yokluğunda yapılan ve davalı vekilinin «mazereti» nedeniyle ertelenen 15/01/2013, 16/04/2013 ve 10/09/2013 tarihli duruşmaların davacı tarafa bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece 10/09/2013 tarihli duruşmaya davacı tarafın gelmemesi nedeniyle verilen «işlemden kaldırma» kararı sonucu üç ay içerisinde «yenilenmeyen» dava için verilen «açılmamış sayılma» kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… ı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü «mazeret dilekçesi» ile "...pandemi süreci «sebebi» ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına», 16.10.2020 tarihli kararı ile de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle «mazeret» bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
… yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece «mazeretlerinin» kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli «ara» kararı ile; davacılar vekilinin «yenileme» süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca «harç» yatırmadığından 8.538,75 TL «nispi harcın» yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta «kesin mehil» verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu «ihtaratın» davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık «kesin süre» içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5225 E. 2019/6277 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… ı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü «mazeret dilekçesi» ile "...pandemi süreci «sebebi» ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına», 16.10.2020 tarihli kararı ile de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle «mazeret» bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
… yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece «mazeretlerinin» kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli «ara» kararı ile; davacılar vekilinin «yenileme» süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca «harç» yatırmadığından 8.538,75 TL «nispi harcın» yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta «kesin mehil» verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu «ihtaratın» davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık «kesin süre» içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, 09/06/2016 tarihli yeni duruşma günü davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, belirtilen tarihte davacı vekilinin duruşmaya katılmadığından bahisle «dosyanın işlemden kaldırılması» ve neticede yazılı şekilde «davanın açılmamış sayılması» yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bendi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14839 E. 2013/20825 K.
Ortak:mazeret · ara karar
İncelediğiniz kararda… yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile; 19.06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece «mazeretlerinin» kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli «ara» kararı ile; davacılar vekilinin «yenileme» süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca «harç» yatırmadığından 8.538,75 TL «nispi harcın» yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta «kesin mehil» verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu «ihtaratın» davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık «kesin süre» içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… ı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü «mazeret dilekçesi» ile "...pandemi süreci «sebebi» ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile «dosyanın işlemden kaldırılmasına», 16.10.2020 tarihli kararı ile de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
19.06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle «mazeret» bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… , davacı tarafa 16/01/2012 tarihinde tebliğ edilen ilk karar ile gider avansının tamamlanması konusunda iki hafta süre verildiği, buna karşın davacı tarafça geçerli «mazeret» bildirmeksizin yasal süre içerisinde «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine» dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu kararda… , davacı tarafa 16/01/2012 tarihinde tebliğ edilen ilk karar ile gider avansının tamamlanması konusunda iki hafta süre verildiği, buna karşın davacı tarafça geçerli «mazeret» bildirmeksizin yasal süre içerisinde «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» ve «usulden reddine» dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4252 E. , 2022/8322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.10.2020 tarih ve 2019/81 E- 2020/632 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.01.2021 tarih ve 2020/2662 E- 2021/18 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine kambiyo senedine dayalı takip başlattığını, senetteki imzanın müvekkili ...’e ait olmadığını ileri sürerek takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacılar vekilinin 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile;
19. 06.2020 tarihli duruşmada hazır bulunmadıklarını ve mahkemece mazeretlerinin kabul edilmemesi nedeniyle dava dosyasının müracaata kaldığını belirterek dosyanın yeniden işleme konularak duruşma günü verilmesini talep ettiği, 22.09.2020 tarihli ara kararı ile; davacılar vekilinin yenileme süresinde HMK 150/4 maddesi uyarınca harç yatırmadığından 8.538,75 TL nispi harcın yatırılması için davacılar vekiline 2 hafta kesin mehil verildiği, kesin mehil içinde harç yatırılmadığı takdirde yenilemenin yapılmamış sayılarak davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin belirtilip, işbu ihtaratın davacı vekiline 28.09.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak 2 haftalık kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5.
maddesi gereğince 13.10.2020 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta,
27.12.2019 tarihli oturumda, duruşma 27.03.2020 tarihine ertelenmiş, mahkemece dosya duruşma gününden önce 16.03.2020 tarihinde re'sen ele alınarak Corona Virüs tedbirleri kapsamında 22.05.2020 tarihine re'sen talik edilmiş, keza aynı şekilde 22.05.2020 tarihinden de önce 06.05.2020 tarihinde dosya mahkemece yine re'sen ele alınarak 19.06.2020 tarihine ertelenmiş, davacı vekili 18.06.2020 günlü mazeret dilekçesi ile "...pandemi süreci sebebi ile üç aylık sürede duruşmaların kendi iradesi dışında günlere verildiği, aynı gün birden farklı şehirde duruşmaları (Yenice-Çanakkale-Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/458) olması sebebi ile mazeretinin kabulüne, eksik hususların giderilmesine duruşmanın talikine ve UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmesini" istemiş, İlk Derece Mahkemesince 19.06.2020 tarihli oturumda "davacı vekilinin mazeretinin reddi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına, 16.10.2020 tarihli kararı ile de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere 27.12.2019 tarihinden itibaren 19.06.2020 tarihine kadar Corona Virüs tedbirleri kapsamında İlk Derece Mahkemesince duruşmalar yapılmamış, tüm duruşmalar mahkemece re'sen talik edilmiş, keza 19.06.2020 tarihli duruşma günü de mahkemece re'sen tayin edilmiştir.
19. 06.2020 tarihli duruşma için davacı vekili Yenice Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşması nedeniyle mazeret bildirmiş olup, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilinin mazeretinin haklı ve yerinde olduğunun kabulü ile duruşmanın başka bir güne ertelenmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince dosya içeriği ile bağdaşmayan gerekçe ile davacı vekilinin mazeretinin reddine, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve buna bağlı olarak da HMK 150 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 24.11.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili bir önceki celse olan 27.12.2019 tarihli celsede de mazeret dilekçesi vermiş, mahkemece mazeretin kabulü ile duruşma günü gelecek celsede sözlü yargılama yapılacağı ihtaratı ile kendisine tebliğ edilmiştir.
19. 06.2020 tarihli celse için de mazeret dilekçesi gönderen davacı taraf yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacı yanın bir önceki celse de mazeret beyan ettiği, bu celsenin sözlü yargılama safası olduğunun kendisine ihtar edilmesine rağmen duruşmaya gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı taraf 18.09.2020 tarihli dilekçesi ile yenileme talebinde bulunmuş verilen kesin süre içerisinde yenileme harcı yatırılmayınca mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
1- "Duruşma gününün UYAP sisteminden veya kalemden öğrenilmesine" şeklinde bir usul hükmünün olmadığına dair Yargıtay HGK ve Özel Dairelerinin onlarca kararı vardır. Bu durumda davacı tarafın 19.06.2020 tarihli dilekçesinde duruşma gününün UYAP sisteminden öğrenilmesine karar verilmesi şeklindeki talebi usule uygun değildir.
2- Ayrıca davacı vekili mazeret talebinin kabul edilmediğini süresinde öğrenmiş, yenileme talebinde bulunmuş ancak yenileme harcı yatırmamıştır. İki avukatla takip edilen bir davada her iki avukatın da bir ay içinde işlemden kaldırılma kararından haberdar olmadıklarını ileri sürmeleri hayatın olağan akışına aykırıdır. (Mahkeme İzmir Mahkemesidir ve davacı vekilinin ikameti de İzmir'dir.) Zaten bu yönde haklı bir gerekçede dosyaya sunulmamıştır. UYAP dahil iletişim kanallarının tekniğin son aşamasına geldiği günümüzde aslolan, vekilin sadakat borcu kapsamında mazeret talebinin mahkemece kabul edilmeme ihtimaline de göz önünde bulunduracağı ve süreci takip edeceği ve dosyadaki son işlemden süresinde haberdar olacağıdır.
3- Mazeret talebinin kabul edilip edilmemesini Kanun hakimin takdirine bırakmıştır. Takdir yetkisinin açıkça hakkaniyete aykırı şekilde kullanıldığı hususu dosyadan anlaşılamamaktadır. Bu durumda hakimin takdir yetkisine müdahale niteliğinde bozma kararı vermenin de hukuka uygun olmadığı kanaatindeyim.
4- Her hak gibi kanun yollarına başvuru hakkı da kötüye kullanılamaz. Davacı taraf süresinde yenileme talebinde bulunarak mazeretin mahkemece kabul edilmemesi kararının doğru olduğu iradesini göstermiş, ancak nisbi harç miktarına ilişkin kesin süre ihtarına uymaması üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak davacı harcı değil geriye dönük mazeretin hukuka uygun olup olmadığı hususunu temyize konu etmiştir. Hem yenileme talebinde bulunup hem gerekli harcı yatırmamak, akabinde de mazeretin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi çelişkili davranış yasağına da girer. Böyle bir durumu ise hukuk düzeni korumaz.
5-Açıklanan nedenlerle BAM kararının onanmasına hükmedilmesi gerekirken bozularak kaldırılması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/881776100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz