Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1944 E. 2022/6985 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş sırrı↗ saklama sözleşmesi↗ yediemin↗ hizmet bedeli↗ müterafik kusur↗ keşif↗ muacceliyet↗ mahsup↗ tbk 99↗ komisyon↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ kusur↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla beraber davalının el koyduğu araçları uzun yıllardır davacıya muhafaza için tevdi ettiğinin tartışma konusu olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin vedia akdi mahiyetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra muaccel hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacmi artmakta ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci kararlarına göre muhafaza altına alınan araçların otopark ücretleri işlem sırasında araç sahibi tarafından ödendiği, araç icra satışı ile satılmış ise satış bedeli üzerinden otopark ücreti öncelikle tahsil edildiği, 2918 sayılı Kanuna muhalefetten dolayı trafikten men edilen ve muhafaza altına alınan araçların otopark ücretleri; Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 122. maddesine göre araç sahiplerinin araçlarını otoparktan çıkarırken çekme ve otopark ücretlerini ödemeleri gerektiği, 2918 sayılı Yasanın Ek-14. maddesi kapsamında olan araçlar için ise; 296 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtildiği üzere aracın trafikten men edildiği tarihten altı ay sonra satış işlemlerinin başlayacağı ve kısa sürede tamamlanacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda davalı idareden çekme ve otopark ücretlerinin istenemeyeceği, keza Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nün cevabi yazısından sonra çok sayıda aracın otoparktan çıkışının da yapıldığı belli olduğundan, davacı işletici tarafından çıkışına izin verilen araçlarla ilgili çekme ve muhafaza ücretinin de tahsil edilmiş olacağının gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 04/03/2008 tarih ve 2008/12 karar sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının yedieminli otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen saklama sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı komisyon tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan masrafların satış bedelinden mahsup edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının hizmet bedelini en son çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak keşif tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının müterafık kusuru ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında ıslaha rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın
kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava araç muhafaza ve otopark işletmeciliği yapan davacının davalı idare tarafından otoparka bırakılan araçlarının ödenmeyen muhafaza ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunda tespit edilen değer üzerinden, olayda uygulanması gerekmeyen TBK’nın 52. maddesi uyarınca kusur indirimi yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4097 E. 2024/1800 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · yediemin · hizmet bedeli · müterafik kusur · keşif · muacceliyet · mahsup · komisyon · Alacak
İncelediğiniz kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… iyetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra «muaccel» hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacmi artmakta ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci k …
Benzer bu kararda… 6.09.2020 tarihli ve 2018/636 E., 2020/1609 K. sayılı kararıyla; Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu, davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğu, aynı «komisyonun» kararı ile yedi eminli otopark ücretlerinin belirlenmiş olduğu, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesine göre trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazinece satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceğinin düzenlendiği, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verildiği ve 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ancak davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.00 TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, bu durumda sonuç olarak dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750,00 TL olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenlemeler nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacının «ıslahı» bulunmadı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL alacak telep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500,00 TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… yetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı, idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra «muaccel» hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacminin arttığı ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın «zamanaşımına» uğradığını, «husumetin» davalı idareye yöneltilemeyeceğini, davacının varsa otopark ücretini araç sahiplerinden talep etmesi gerektiğini, çekici ücretlerinin idare tarafından ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının «teslim» alınmayan araçların satımını isteme ve bu satış üzerinden otopark ve yedi eminlik ücretini tahsil etme hakkı mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiş …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2100 E. 2022/4370 K.
Ortak:yediemin · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların uzun süre bu otoparkta muhafaza edilmesi, satış işlemlerinin çoğu araçta yapılmaması, bu haliyle davacının alacağının birikmesine neden olması nedeniyle alacağına ulaşamadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının alacağının sözleşme kurulmuş olması nedeniyle ödenmesi gerektiği, dava konusu araçların değerlerinin tespit edildiği, Milli Emlak Genel Tebliği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 14. maddeye eklenen düzenlemeye uygun olarak satış bedelinin %25'inin geçemeyeceği yöntemi benimsenerek hesaplama yapıldığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 219.980.- TL olduğu %25'inin 54.995.- TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihi olan 27/08/2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/752 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, 47.495,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaKararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın TBK 146 md. düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3416 E. 2024/1275 K.
Ortak:yediemin · müterafik kusur · komisyon · ıslah · yasal faiz · kusur · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunda tespit edilen değer üzerinden, olayda uygulanması gerekmeyen TBK’nın 52. maddesi uyarınca «kusur» indirimi yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ulunmasına rağmen hareketsiz kalarak zararın artmasına sebebiyet verdiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» takdiren % 50 oranında indirim yapılmasının uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.139.035,00 TL otopark ve çekici ücretinin 7.500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 1.131.535,00 TL'sine «ıslah» tarihi olan 19.02.2018 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… 0/7501 E. ve 2022/937 K. sayılı kararıyla Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığının 06.07.2006 tarih, 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının otoparkının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesine karar verildiği, aynı sayılı kararda ayrıca muhafaza altına alınacak araçların türüne göre de günlük muhafaza ücretinin belirlendiği, bakanlıkların ... başına bir «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı, devletin kamu tüzel kişiliğinin bir organı olduğu, anılan tarihte Milli ...
… aliye Bakanlığına bağlı bir müdürlük olduğu ve ayrıca Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 06.07.2006 tarih 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesi hususu birlikte değerlendirildiğinde «husumetin» devlet «tüzel kişiliğine» «izafeten» («temsilen») Maliye Hazinesine yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı belirtilerek mahkemece işin esasına girilerek olumlu-«olumsuz» bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · izafeten dava · olumsuz oy · tüzel kişilik · dahili dava · temsil · husumet
Benzer bu kararda… aliye Bakanlığına bağlı bir müdürlük olduğu ve ayrıca Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 06.07.2006 tarih 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesi hususu birlikte değerlendirildiğinde «husumetin» devlet «tüzel kişiliğine» «izafeten» («temsilen») Maliye Hazinesine yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı belirtilerek mahkemece işin esasına girilerek olumlu-«olumsuz» bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Müdürlüğü'nün konusuna «dahil» olduğunu, bu nedenle de ... ve Şehircilik Bakanlığı'na yöneltilmesi gerektiğini, İçişleri Bakanlığı ile ilgisinin bulunmadığını, «izafeten» açılsa bile davanın İçişleri Bakanlığı'na yöneltildiğini, kararın fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Müdürlüğü'nün bağlı olduğu T.C. ... ve Şehircilik Bakanlığı'nın görev ve sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… 0/7501 E. ve 2022/937 K. sayılı kararıyla Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığının 06.07.2006 tarih, 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının otoparkının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesine karar verildiği, aynı sayılı kararda ayrıca muhafaza altına alınacak araçların türüne göre de günlük muhafaza ücretinin belirlendiği, bakanlıkların ... başına bir «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı, devletin kamu tüzel kişiliğinin bir organı olduğu, anılan tarihte Milli ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/932 E. 2023/7463 K.
Ortak:yediemin · mahsup · yasal faiz · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre «yediemin ücretinin» baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren i …
… rihli kararın gerekçesinde, dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava yönünden 7.500,00 TL'lik «yedieminlik ücretinin», birleşen dava yönünden 28.842,75 TL'lik yedieminlik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların .. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin ücreti · infaz · dahili dava · zamanaşımı
Benzer bu kararda… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre «yediemin ücretinin» baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren i …
… rihli kararın gerekçesinde, dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava yönünden 7.500,00 TL'lik «yedieminlik ücretinin», birleşen dava yönünden 28.842,75 TL'lik yedieminlik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın TBK 146 md. düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» ... olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3748 E. 2022/6398 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaÇevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın görev ve sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7501 E. 2022/937 K.
Ortak:yediemin · komisyon · Alacak
İncelediğiniz kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, dava dosyası içindeki belgelerden Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığının 06/07/2006 tarih, 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının otoparkının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesine karar verildiği, aynı sayılı kararda ayrıca muhafaza altına alınacak araçların türüne göre de günlük muhafaza ücretinin belirlendiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde bakanlıkların tekbaşına bir «tüzel kişiliğinin» bulunmayıp Devletin kamu tüzel kişiliğinin bir organı olduğu, anılan tarihte Milli Emlak Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığına bağlı bir müdürlük olduğu ve ayrıca Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 06/07/2006 tarih 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesi hususu birlikte değerlendirildiğinde «husumetin» devlet tüzel kişiliğine «izafeten» («temsilen») Maliye Hazinesine yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · izafeten dava · olumsuz oy · tüzel kişilik · temsil · husumet
Benzer bu karardaYukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde bakanlıkların tekbaşına bir «tüzel kişiliğinin» bulunmayıp Devletin kamu tüzel kişiliğinin bir organı olduğu, anılan tarihte Milli Emlak Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığına bağlı bir müdürlük olduğu ve ayrıca Balıkesir Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 06/07/2006 tarih 2006/77 sayılı kararı uyarınca davacının «yediemin» otoparkı olarak hizmet vermesi hususu birlikte değerlendirildiğinde «husumetin» devlet tüzel kişiliğine «izafeten» («temsilen») Maliye Hazinesine yöneltilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek olumlu-«olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın görev ve sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, davacıya ait otoparkta muhafaza edilen araçların ödenmeyen ücretleri ile çekici ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece otopark ve çekici ücretlerinin ödenmesi konusu, Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-14 maddesi kapsamında Milli Emlak Müdürlüğünün bağlı olduğu Çevre Şehircilik Bakanlığının görev ve sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1944 E. , 2022/6985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.11.2016 tarih ve 2011/325 E. - 2016/569 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.09.2020 tarih ve 2018/636 E. - 2020/1609 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin her çeşit vasıtanın kurtarılması, çekilmesi, muhafazası ve otopark işletmeciliği alanında faaliyet gösteren tacir olduğunu, davalının ise muhtelif tarihlerden bugüne kadar çeşitli sayıda vasıtayı çektirerek muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim edildiğini; ancak davalı tarafından herhangi bir ücret ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla beher vasıtanın otoparka çekilmesi için çekici ücreti, beher vasıtanın muhafaza ücreti olmak üzere toplam 7.500.- TL muhafaza ücretinin tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev ve zamanaşımı defi ile idarenin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla beraber davalının el koyduğu araçları uzun yıllardır davacıya muhafaza için tevdi ettiğinin tartışma konusu olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin vedia akdi mahiyetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra muaccel hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacmi artmakta ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci kararlarına göre muhafaza altına alınan araçların otopark ücretleri işlem sırasında araç sahibi tarafından ödendiği, araç icra satışı ile satılmış ise satış bedeli üzerinden otopark ücreti öncelikle tahsil edildiği, 2918 sayılı Kanuna muhalefetten dolayı trafikten men edilen ve muhafaza altına alınan araçların otopark ücretleri;
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 122. maddesine göre araç sahiplerinin araçlarını otoparktan çıkarırken çekme ve otopark ücretlerini ödemeleri gerektiği, 2918 sayılı Yasanın Ek-14. maddesi kapsamında olan araçlar için ise; 296 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtildiği üzere aracın trafikten men edildiği tarihten altı ay sonra satış işlemlerinin başlayacağı ve kısa sürede tamamlanacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda davalı idareden çekme ve otopark ücretlerinin istenemeyeceği, keza Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nün cevabi yazısından sonra çok sayıda aracın otoparktan çıkışının da yapıldığı belli olduğundan, davacı işletici tarafından çıkışına izin verilen araçlarla ilgili çekme ve muhafaza ücretinin de tahsil edilmiş olacağının gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 04/03/2008 tarih ve 2008/12 karar sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının yedieminli otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen saklama sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı komisyon tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14.
maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan masrafların satış bedelinden mahsup edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2.
maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının hizmet bedelini en son çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak keşif tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının müterafık kusuru ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14.
maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında ıslaha rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın
kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava araç muhafaza ve otopark işletmeciliği yapan davacının davalı idare tarafından otoparka bırakılan araçlarının ödenmeyen muhafaza ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunda tespit edilen değer üzerinden, olayda uygulanması gerekmeyen TBK’nın 52. maddesi uyarınca kusur indirimi yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 13.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/880704200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz