Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/932 E. 2023/7463 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yediemin ücreti↗ yediemin↗ infaz↗ mahsup↗ tbk 99↗ yasal faiz↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 05.11.2020 tarih, 2015/361 E. ve 2020/614 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç yediemin otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların ... süre bu otoparkta muhafaza edilmesi, satış işlemlerinin çoğu araçta yapılmaması, bu haliyle davacının alacağının birikmesine neden olması nedeniyle alacağına ulaşamadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının alacağının sözleşme kurulmuş olması nedeniyle ödenmesi gerektiği, dava konusu araçların değerlerinin tespit edildiği, Milli ... Genel Tebliği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 14 üncü maddesine eklenen düzenlemeye uygun olarak satış bedelinin %25'inin geçemeyeceği yöntemi benimsenerek hesaplama yapıldığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 219.980,00 TL olduğu %25'inin 54.995,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara dava yönünden davanın kabulüne, 47.495,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 02.06.2022 tarih, 2021/2100 E. ve 2022/4370 K. sayılı kararıyla; "... 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın TBK 146 md. düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava araç muhafaza ve otopark işletmeciliği yapan davacının davalı idare tarafından otoparka bırakılan araçlarının ödenmeyen muhafaza ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Asıl dava 27.08.2010 tarihinde kısmi dava olarak açılmış olup her dava açıldığı tarihteki şartlara tabi bulunmaktadır. Davacının muhafaza ücreti alacağının araçların 27.08.2010 dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden tahsiline karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda belirtilen 29.09.2017 inceleme tarihinde belirlenen değer üzerinden karar verilmesi doğru olmamış asıl ve birleşen davaya ilişkin kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre yediemin ücretinin baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına mahsup edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına dahil edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulünün doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda araç muhafaza bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi.
2. 296 sayılı Milli ... Genel Tebliği'nin ek 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı ... olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 298 ... maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır.
2.Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 16.11.2022 tarihli kararın gerekçesinde, dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına mahsup edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına dahil edildiği belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava yönünden 7.500,00 TL'lik yedieminlik ücretinin, birleşen dava yönünden 28.842,75 TL'lik yedieminlik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dava sonucunda gerekçenin ve uyulan bozma ilamının aksine toplamda 36.342,75 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2100 E. 2022/4370 K.
Ortak:yediemin · yasal faiz · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz kararda… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre «yediemin ücretinin» baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren i …
… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların .. …
… TL olduğu %25'inin 54.995,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara dava yönünden davanın kabulüne, 47.495,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihinden itibaren …
Benzer bu kararda… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların uzun süre bu otoparkta muhafaza edilmesi, satış işlemlerinin çoğu araçta yapılmaması, bu haliyle davacının alacağının birikmesine neden olması nedeniyle alacağına ulaşamadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının alacağının sözleşme kurulmuş olması nedeniyle ödenmesi gerektiği, dava konusu araçların değerlerinin tespit edildiği, Milli Emlak Genel Tebliği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 14. maddeye eklenen düzenlemeye uygun olarak satış bedelinin %25'inin geçemeyeceği yöntemi benimsenerek hesaplama yapıldığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 219.980.- TL olduğu %25'inin 54.995.- TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihi olan 27/08/2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/752 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, 47.495,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın TBK 146 md. düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4097 E. 2024/1800 K.
Ortak:yediemin · mahsup · yasal faiz · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı 10 yıllık · Alacak
İncelediğiniz kararda… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre «yediemin ücretinin» baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren i …
… rihli kararın gerekçesinde, dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava yönünden 7.500,00 TL'lik «yedieminlik ücretinin», birleşen dava yönünden 28.842,75 TL'lik yedieminlik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların .. …
Benzer bu kararda… 6.09.2020 tarihli ve 2018/636 E., 2020/1609 K. sayılı kararıyla; Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu, davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğu, aynı «komisyonun» kararı ile yedi eminli otopark ücretlerinin belirlenmiş olduğu, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesine göre trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazinece satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceğinin düzenlendiği, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verildiği ve 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ancak davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.00 TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, bu durumda sonuç olarak dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750,00 TL olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenlemeler nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacının «ıslahı» bulunmadı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL alacak telep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500,00 TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın «zamanaşımına» uğradığını, «husumetin» davalı idareye yöneltilemeyeceğini, davacının varsa otopark ücretini araç sahiplerinden talep etmesi gerektiğini, çekici ücretlerinin idare tarafından ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının «teslim» alınmayan araçların satımını isteme ve bu satış üzerinden otopark ve yedi eminlik ücretini tahsil etme hakkı mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiş …
… L davacının otopark ücreti alacağı olduğu, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL nin tahsilini istediği ancak herhangi bir «ıslah» talebi bulunmadığından taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · hizmet bedeli · müterafik kusur · keşif · muacceliyet · kazanılmış hak · komisyon · ıslah
Benzer bu kararda… 6.09.2020 tarihli ve 2018/636 E., 2020/1609 K. sayılı kararıyla; Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu, davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğu, aynı «komisyonun» kararı ile yedi eminli otopark ücretlerinin belirlenmiş olduğu, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesine göre trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazinece satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceğinin düzenlendiği, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verildiği ve 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ancak davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.00 TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, bu durumda sonuç olarak dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750,00 TL olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenlemeler nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacının «ıslahı» bulunmadı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL alacak telep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500,00 TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… yetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı, idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra «muaccel» hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacminin arttığı ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci …
… L davacının otopark ücreti alacağı olduğu, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL nin tahsilini istediği ancak herhangi bir «ıslah» talebi bulunmadığından taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1944 E. 2022/6985 K.
Ortak:yediemin · mahsup · yasal faiz · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre «yediemin ücretinin» baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren i …
… rihli kararın gerekçesinde, dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına «mahsup» edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına «dahil» edildiği belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava yönünden 7.500,00 TL'lik «yedieminlik ücretinin», birleşen dava yönünden 28.842,75 TL'lik yedieminlik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların .. …
Benzer bu kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · hizmet bedeli · müterafik kusur · keşif · muacceliyet · komisyon · ıslah · dosya masrafı
Benzer bu kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… iyetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra «muaccel» hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacmi artmakta ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/932 E. , 2023/7463 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/564 Esas, 2022/781 Karar
BİRLEŞEN ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/752 E. SAYILISI DOSYASI
HÜKÜM
Asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulü ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin otopark işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, davalının 108'i otomobil, 356'sı motosiklet olmak üzere çeşitli vasıf ve sayıda vasıtayı muhtelif tarihlerde çektirerek muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin araçların muhafazası için çeşitli giderler yaptığını, ancak davalı tarafından ücretin henüz ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ve her vasıtanın otoparka çekilmesi için çekici ücreti ve muhafaza ücreti olmak üzere 7.500,00 TL'nin davalıdan her bir vasıta için tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep etmiş; birleşen davada ise asıl davada müvekkilinin toplam alacağının 54.995,00 TL tespit edildiğini ilk davada 7.500,00 TL talep edildiğini, bakiye 47.495,00 TL’nin tahsili için iş bu davanın ikame edildiğini ileri sürerek 47.495,00 TL bakiye alacağının vasıtaların tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 05.11.2020 tarih, 2015/361 E. ve 2020/614 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç yediemin otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların ... süre bu otoparkta muhafaza edilmesi, satış işlemlerinin çoğu araçta yapılmaması, bu haliyle davacının alacağının birikmesine neden olması nedeniyle alacağına ulaşamadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının alacağının sözleşme kurulmuş olması nedeniyle ödenmesi gerektiği, dava konusu araçların değerlerinin tespit edildiği, Milli ...
Genel Tebliği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 14 üncü maddesine eklenen düzenlemeye uygun olarak satış bedelinin %25'inin geçemeyeceği yöntemi benimsenerek hesaplama yapıldığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 219.980,00 TL olduğu %25'inin 54.995,00 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara dava yönünden davanın kabulüne, 47.495,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 02.06.2022 tarih, 2021/2100 E. ve 2022/4370 K. sayılı kararıyla; "...
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın TBK 146 md. düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava araç muhafaza ve otopark işletmeciliği yapan davacının davalı idare tarafından otoparka bırakılan araçlarının ödenmeyen muhafaza ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Asıl dava 27.08.2010 tarihinde kısmi dava olarak açılmış olup her dava açıldığı tarihteki şartlara tabi bulunmaktadır. Davacının muhafaza ücreti alacağının araçların 27.08.2010 dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden tahsiline karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporunda belirtilen 29.09.2017 inceleme tarihinde belirlenen değer üzerinden karar verilmesi doğru olmamış asıl ve birleşen davaya ilişkin kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava tarihinde araçların değerlerine göre yediemin ücretinin baz alındığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına mahsup edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına dahil edildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 28.842,75 TL yedieminlik ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulünün doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda araç muhafaza bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi.
2. 296 sayılı Milli ... Genel Tebliği'nin ek 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı ... olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi hâlde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 298 ...
maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır.
2.Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 16.11.2022 tarihli kararın gerekçesinde, dava konusu araçların değerinin 129.371,00 TL olduğu, %25'inin 32.342,75 TL olduğu, 32.342,75 TL'den 7.500,00 TL'nin asıl dava dosyasına mahsup edildiği, kalan tutarın birleşen dava dosyasına dahil edildiği belirtilmiş, ancak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında asıl dava yönünden 7.500,00 TL'lik yedieminlik ücretinin, birleşen dava yönünden 28.842,75 TL'lik yedieminlik ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dava sonucunda gerekçenin ve uyulan bozma ilamının aksine toplamda 36.342,75 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990151600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz