Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2448 E. 2022/6990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ yargılama gideri↗ çek↗ harç↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, dava konusu çek ile ilgili banka şubesine müzekkere yazılmış olup, gelen cevaba göre çekin bankaya ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında müvekkiline teslim edilen bir çek olmadığını ve bu yönde bir belge dahi bulunmadığını beyan etmesi karşısında davacının bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığı ancak davalı taraf bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. 2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin değiştirilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Temel ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3049 E. 2021/4425 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, dava konusu «çek» ile ilgili banka şubesine müzekkere yazılmış olup, gelen cevaba göre çekin bankaya «ibraz» edilmediğinin anlaşıldığı, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında müvekkiline «teslim» edilen bir çek olmadığını ve bu yönde bir belge dahi bulunmadığını beyan etmesi karşısında davacının bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığı ancak davalı taraf bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne, «harç» ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Benzer bu karardaDava, takibe konu «çek» «bedelsiz» olması nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · temel ilişki · gerekçenin düzeltilmesi · kanun yolu · bedelsizlik · istinaf incelemesi · sebepsiz zenginleşme · menfi tespit
Benzer bu karardaİşbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi taraflar arasında «temel ilişki» bulunmadığı, davalının «sebepsiz zenginleşme» iddiasına da dayanmadığı ve davalının temel ilişki kabul edilse dahi alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Dava, takibe konu «çek» «bedelsiz» olması nedeniyle «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Başka bir anlatımla «istinaf incelemesini» yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının «gerekçesini düzeltmiştir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11499 E. 2016/6648 K.
Ortak:çek · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, dava konusu «çek» ile ilgili banka şubesine müzekkere yazılmış olup, gelen cevaba göre çekin bankaya «ibraz» edilmediğinin anlaşıldığı, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında müvekkiline «teslim» edilen bir çek olmadığını ve bu yönde bir belge dahi bulunmadığını beyan etmesi karşısında davacının bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığı ancak davalı taraf bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne, «harç» ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Benzer bu karardaAncak, «çek» hesabının bulunduğu bankaya yazılan müzekkerelere verilen 3 ayrı cevapta, öncelikle 2 çek dışındaki diğer çeklerin aktif olduğu, bilahare tüm çeklerin aktif olduğu, hiç bir çekin ödenmediği belirtilmiş, «son» yazıda ise çeklerin banka şubesine «teslim» tarihleri belirtilmişse de bu çeklerin «ibraz» için teslim edilip edilmediği yönünde bir açıklamaya yer verilmemiş, mahkemece bu cevabi yazılar arasındaki çelişki bankadan sorularak durum açıklığa kavuşturulmam …
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu çeklerin banka şubesine «teslim» edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bankaya yazılan müzekkereye verilen cevaba göre çeklerin banka şubesine «teslim» edildiği, çeklerin kaybolmadığı, çeklerin «keşide tarihlerinin» belirtildiği gibi 2005 veya 2011 yılına ait olmadıklarının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · keşide tarihi · çek iptali · zayi · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu çeklerin banka şubesine «teslim» edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, bankaya yazılan müzekkereye verilen cevaba göre çeklerin banka şubesine «teslim» edildiği, çeklerin kaybolmadığı, çeklerin «keşide tarihlerinin» belirtildiği gibi 2005 veya 2011 yılına ait olmadıklarının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «çek» hesabının bulunduğu bankaya yazılan müzekkerelere verilen 3 ayrı cevapta, öncelikle 2 çek dışındaki diğer çeklerin aktif olduğu, bilahare tüm çeklerin aktif olduğu, hiç bir çekin ödenmediği belirtilmiş, «son» yazıda ise çeklerin banka şubesine «teslim» tarihleri belirtilmişse de bu çeklerin «ibraz» için teslim edilip edilmediği yönünde bir açıklamaya yer verilmemiş, mahkemece bu cevabi yazılar arasındaki çelişki bankadan sorularak durum açıklığa kavuşturulmam …
Bu durumda mahkemece, bankanın cevabi yazıları arasındaki çelişkinin giderilmesi, çeklerin ödeme için bankaya «ibraz» edilmemiş olması halinde Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan «ilanlar» üzerine mahkemeye bir başvuru yapılmadığı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2448 E. , 2022/6990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.12.2016 tarih ve 2014/1167 E. - 2016/1022 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2019/862 E. - 2020/1493 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davaya konu Bank Asya ... şubesine ait 3.460.000 TL. bedelli, 14/12/2013 keşide tarihli çekin müvekkil şirketin yetkili temsilcileri tarafından görevlerini suistimal ederek Türk Ticaret Kanunun hükümleriyle yönetim kurulu üyelerinin tanımlanan yetki ve görevlerine aykırı olarak ve hiçbir ticari alışverişe dayanmadan keşide edilerek davalıya teslim edildiğini, lehtar davalı ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari alışveriş olmadığı gibi davalı ile müvekkili şirket arasında dava konusu çekin düzenlenmesine sebep olabilecek hukuki bir ilişkide mevcut olmadığını, belirterek, dava konusu çekle ilgili davalı ...'e borçlarının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkilinde olmadığını, müvekkilinin davacı şirketten bir alacağı veya bir borcu bulunmadığını, davacı şirketin iç bünyesindeki çekişmelerin müvekkilini ilgilendirmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, dava konusu çek ile ilgili banka şubesine müzekkere yazılmış olup, gelen cevaba göre çekin bankaya ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, davalı vekilinin duruşmadaki beyanında müvekkiline teslim edilen bir çek olmadığını ve bu yönde bir belge dahi bulunmadığını beyan etmesi karşısında davacının bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığı ancak davalı taraf bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davanın kabulüne, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.
2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin değiştirilmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.10.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun bulunmasına, çoğunluk görüşünün aksine Bölge Adliye Mahkemesince HMK 353/1-b-2 maddesinin uygulanmasını gerektirecek şekilde İlk Derece Mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilmemiş olmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesinde davacının istinaf sebeblerini karşılamış bulunmasına göre davacının temyiz itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875664700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz