Marka Tescil İptal Davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4458 E. 2022/8631 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ kötüniyet↗ dahili dava↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davalının başvuru markası "pelicell" ibaresinden oluşmaktayken, davacı yanın itiraz markalarının ise, "cell", "cell-tox" ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, kötüniyete ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın nispi nedenle reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacının itiraza mesnet markaları, 2005/52505 tescil numaralı ve 03,05,16. sınıflarında kayıtlı "CELL" ibareli ve 2010/04227 tescil numaralı ve 05. sınıfında kayıtlı "CELL-TOX" ibareli markalar olmakla birlikte, davalının başvurusu ise 2017/77893 başvuru numaralı ve 03 ve 35. sınıfında "PELİCELL+şekil" ibareli markadan oluşmaktadır. Davalı markası "Pelisel" davacı markaları ise "sel" ve "sell toxs" şeklinde okunuşa sahip olup, davalı başvurusuna konu markanın, davacının seri markaları arasına sızma niteliğinde olduğu ve aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından davacı markalarına karıştırılmaya yol açacak şekilde benzer olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5684 E. 2023/276 K.
Ortak:kötü niyet · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… lendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
… nın ise, "cell", "cell-tox" ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, «kötüniyete» ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… arı ile aynı/ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarında esas unsurun "CELL" ibaresi olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "tri" ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alt veya yan markası olarak algılanacağını, müvekkili şirketin markasının tanınmış olduğununu bilerek CELL ibaresini kullanmak istemesinin de davalının «kötü niyetini» ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının CELL ibareli markaları ile başvuru konusu "TRI-CELL+şekil unsurlu marka arasında «iltibas» tehlikesi yaratacak bir benzerliğin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… arı ile aynı/ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarında esas unsurun "CELL" ibaresi olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "tri" ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alt veya yan markası olarak algılanacağını, müvekkili şirketin markasının tanınmış olduğununu bilerek CELL ibaresini kullanmak istemesinin de davalının «kötü niyetini» ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/68 E. 2024/3642 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet
İncelediğiniz kararda… nın ise, "cell", "cell-tox" ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, «kötüniyete» ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… aları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ihtilaflı marka başvurusunun aynı/benzer sınıf emtiada yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmışlık kazanması «sebebi» ile iş bu başvurunun «kötüniyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK'nın 26/04/2019 tarih ve 2019/M-3694 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına yapılan 2018/76509 sayılı ve "hyacell" ibareli mar …
… lma yönünde iddiasını kanıtlamaya yönelik belge bulunmadığı, davacının “cell” markasının Türkiye’de tanımış marka statüsünde olduğuna dair delil olmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanımlarına ilişkin belgelerin dava dosyası kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile …
… mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir «ayırt ediciliği» bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de «kötüniyetini» ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · dava sebebi
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “cell” ibaresinin “hücre” anlamına geldiğini, yaygın kullanımı olduğundan «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, davalı şirketin ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini ancak müvekkilinin bu sektörde faaliyetlerinin bulunmadığını, davalı şirketin başvurusunu ... kanalı ile yapması «sebebi» ile, başvurularına gelen itirazdan haberdar olmadıklarını bu sebeple de (davacıdan) kullanım ispatı talep edemediğini, işbu dava sebebi ile açılan huzurdaki hüküms …
… aları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ihtilaflı marka başvurusunun aynı/benzer sınıf emtiada yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmışlık kazanması «sebebi» ile iş bu başvurunun «kötüniyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK'nın 26/04/2019 tarih ve 2019/M-3694 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına yapılan 2018/76509 sayılı ve "hyacell" ibareli mar …
… mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir «ayırt ediciliği» bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de «kötüniyetini» ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5263 E. 2020/3129 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… lendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, işaretler arasında benzerlik olmadığından aynı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2017-M-2620 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira başvuru ile redde mesnet markalarda ortak olarak yer alan "CELL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça zayıf olduğu ve bu ibarenin markalarda ortak olarak kullanılmasının iltibasa doğurmayacağı, öte yandan dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK'nın 7. maddes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira başvuru ile redde mesnet markalarda ortak olarak yer alan "CELL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça zayıf olduğu ve bu ibarenin markalarda ortak olarak kullanılmasının iltibasa doğurmayacağı, öte yandan dava konusu başvurunun, 556 sayılı KHK'nın 7. maddes …
Dava konusu ''LAZCELL'' ibareli başvuru markasındaki CELL ibaresinin ilgili sektörde markasal olarak çok fazla kullanıldığından tüketici kitlesi bakımından «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu anlaşılmakla birlikte, Dairemizin emsal kararlarındaki tespit ve açıklamalar dikkate alındığında işaretler 8/1-b kapsamında benzer ve davalı markasının ayırt ediciliği kuvvetli ve tanımlanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4458 E. , 2022/8631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.03.2019 tarih ve 2018/433 E- 2019/136 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.02.2021 tarih ve 2019/1002 E- 2021/123 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2005/52505 tescil numaralı 3,5 ve 16. sınıflarda tescilli "CELL" ve 2010/04227 tescil numaralı 5. sınıfta tescilli "CELL-TOX" ibareli markaların sahibi olduğunu, ancak davalı gerçek kişi tarafından 29.08.2017 tarihinde 2017/77893 başvuru numaralı "PELİCELL" ibareli markanın 3 ve 35. Mal ve hizmet sınıflarında adına tescil başvurusunda bulunulduğunu, markanın Resmi Marka Bülteninde yayınlanmasına karar verildiğini, davacı tarafından yayına yapılan itirazın MDB tarafından reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da 24.09.2018 tarihli ve 2018-M-8080 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, halbuki redde mesnet markaların esaslı unsurlarının "Cell" ibaresi olduğunu, markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından karşılaştırılığında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, "Peli" ibaresinin markayı farklılaştırmadığını, sınıfların da aynı ve benzer olduğunu, başvurunun kötüniyetli yapıldığını belirterek 24.09.2018 tarihli ve 2018-M-8080 sayılı YİDK kararının iptali ile 2017/77893 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, SMK'nın 6/1 maddesi gereğince kurum kararının yerinde olduğunu, başvuru konusu marka ve itiraza mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, iltibas tehlikesi yaratacak kadar benzer olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince, davalının başvuru markası "pelicell" ibaresinden oluşmaktayken, davacı yanın itiraz markalarının ise, "cell", "cell-tox" ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, kötüniyete ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1.
maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın nispi nedenle reddine dair YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacının itiraza mesnet markaları, 2005/52505 tescil numaralı ve 03,05,16. sınıflarında kayıtlı "CELL" ibareli ve 2010/04227 tescil numaralı ve 05. sınıfında kayıtlı "CELL-TOX" ibareli markalar olmakla birlikte, davalının başvurusu ise 2017/77893 başvuru numaralı ve 03 ve 35. sınıfında "PELİCELL+şekil" ibareli markadan oluşmaktadır. Davalı markası "Pelisel" davacı markaları ise "sel" ve "sell toxs" şeklinde okunuşa sahip olup, davalı başvurusuna konu markanın, davacının seri markaları arasına sızma niteliğinde olduğu ve aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından davacı markalarına karıştırılmaya yol açacak şekilde benzer olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/874480400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz