YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/68 E. 2024/3642 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/242 E., 2020/245 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “cell” ve “...” ibareli marka tescilleri bulunduğunu, davalıya ait “hyacell” ibareli marka başvurusunun yayınına itiraz ettiklerini, itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ihtilaflı marka başvurusunun aynı/benzer sınıf emtiada yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmışlık kazanması sebebi ile iş bu başvurunun kötüniyet taşıdığını ileri sürerek YİDK'nın 26/04/2019 tarih ve 2019/M-3694 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına yapılan 2018/76509 sayılı ve "hyacell" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “cell” ibaresinin “hücre” anlamına geldiğini, yaygın kullanımı olduğundan ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı şirketin ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini ancak müvekkilinin bu sektörde faaliyetlerinin bulunmadığını, davalı şirketin başvurusunu ... kanalı ile yapması sebebi ile, başvurularına gelen itirazdan haberdar olmadıklarını bu sebeple de (davacıdan) kullanım ispatı talep edemediğini, işbu dava sebebi ile açılan huzurdaki hükümsüzlük davasında da esas alınan 2005/52505 ve 2010/04227 sayılı markaların kullanım ispatını talep ettiklerini, bu markaların başvuru ve dava konusu markaları ile benzemediğini, emtia listelerinin aynı olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın beyaz zemin üzerine siyah ve büyük harfler ile “hyacell” harflerinden oluşmuş, herhangi bir şekli unsur içermeyen kelime marka olduğu, markada tamamlayıcı ibareler olmadığından bir bütün olarak ana unsurdan oluştuğu, davacı markalarının “...” ve “cell” beyaz zemin üzerine siyah font ve büyük harfler ile oluşturulmuş, figüratif unsur içermeyen kelime markaları olduğu, dava konusu markanın, “hyacell” ibaresini ana unsur olarak içerip, tüketici kesiminde bir bütün olarak aynı şekilde, görsel, işitsel ve kavramsal olarak algılanacağı, davacı markalarında ise ana unsurların “cell” ve “cell tox” olup, karşılaştırmada bir bütün olarak inceleme kuralı gereğince, aralarında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, dava dosyası kapsamında, davacının “hyacell” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olma yönünde iddiasını kanıtlamaya yönelik belge bulunmadığı, davacının “cell” markasının Türkiye’de tanımış marka statüsünde olduğuna dair delil olmadığı, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanımlarına ilişkin belgelerin dava dosyası kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik söz konusu olup, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir ayırt ediciliği bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de kötüniyetini ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5684 E. 2023/276 K.
Ortak:kötü niyet · ayırt edicilik · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “cell” ibaresinin “hücre” anlamına geldiğini, yaygın kullanımı olduğundan «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğunu, davalı şirketin ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini ancak müvekkilinin bu sektörde faaliyetlerinin bulunmadığını, davalı şirketin başvurusunu ... kanalı ile yapması «sebebi» ile, başvurularına gelen itirazdan haberdar olmadıklarını bu sebeple de (davacıdan) kullanım ispatı talep edemediğini, işbu dava sebebi ile açılan huzurdaki hüküms …
… lma yönünde iddiasını kanıtlamaya yönelik belge bulunmadığı, davacının “cell” markasının Türkiye’de tanımış marka statüsünde olduğuna dair delil olmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanımlarına ilişkin belgelerin dava dosyası kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile …
… mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir «ayırt ediciliği» bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de «kötüniyetini» ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… arı ile aynı/ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarında esas unsurun "CELL" ibaresi olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "tri" ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alt veya yan markası olarak algılanacağını, müvekkili şirketin markasının tanınmış olduğununu bilerek CELL ibaresini kullanmak istemesinin de davalının «kötü niyetini» ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… 769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… 769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» «iltibas» oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… arı ile aynı/ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarında esas unsurun "CELL" ibaresi olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "tri" ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığını, «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alt veya yan markası olarak algılanacağını, müvekkili şirketin markasının tanınmış olduğununu bilerek CELL ibaresini kullanmak istemesinin de davalının «kötü niyetini» ortaya koyduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının CELL ibareli markaları ile başvuru konusu "TRI-CELL+şekil unsurlu marka arasında «iltibas» tehlikesi yaratacak bir benzerliğin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4458 E. 2022/8631 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet
İncelediğiniz kararda… aları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ihtilaflı marka başvurusunun aynı/benzer sınıf emtiada yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmışlık kazanması «sebebi» ile iş bu başvurunun «kötüniyet» taşıdığını ileri sürerek YİDK'nın 26/04/2019 tarih ve 2019/M-3694 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına yapılan 2018/76509 sayılı ve "hyacell" ibareli mar …
… lma yönünde iddiasını kanıtlamaya yönelik belge bulunmadığı, davacının “cell” markasının Türkiye’de tanımış marka statüsünde olduğuna dair delil olmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanımlarına ilişkin belgelerin dava dosyası kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile …
… mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir «ayırt ediciliği» bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de «kötüniyetini» ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… nın ise, "cell", "cell-tox" ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, «kötüniyete» ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… lendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvurusuna konu "pelicell" ibaresi ile davacının "cell", "cell-tox" ibareli markaları arasında, bütünsel olarak yapılan değerlendirmede, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de «dahil» iltibas oluşacak düzeyde benzerlik olmadığı, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının da isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
… nın ise, "cell", "cell-tox" ibarelerinden oluştuğu, anılan markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal ilişkilendirilme ihtimali «dahil» olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, kaldı ki, YİDK kararında da isabetli olarak değerlendirildiği üzere, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen, birbirinden farklı markalar olarak algılanabilecek türden markalar olduğu, tiraza konu başvurunun tescilinin 6769 sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığı, «kötüniyete» ilişkin de dosyaya herhangi bir delil kazandırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/68 E. , 2024/3642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1665 Esas, 2022/1335 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/242 E., 2020/245 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “cell” ve “...” ibareli marka tescilleri bulunduğunu, davalıya ait “hyacell” ibareli marka başvurusunun yayınına itiraz ettiklerini, itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, ihtilaflı marka başvurusunun aynı/benzer sınıf emtiada yapıldığını, müvekkilinin markasının tanınmışlık kazanması sebebi ile iş bu başvurunun kötüniyet taşıdığını ileri sürerek YİDK'nın 26/04/2019 tarih ve 2019/M-3694 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına yapılan 2018/76509 sayılı ve "hyacell" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “cell” ibaresinin “hücre” anlamına geldiğini, yaygın kullanımı olduğundan ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı şirketin ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini ancak müvekkilinin bu sektörde faaliyetlerinin bulunmadığını, davalı şirketin başvurusunu ... kanalı ile yapması sebebi ile, başvurularına gelen itirazdan haberdar olmadıklarını bu sebeple de (davacıdan) kullanım ispatı talep edemediğini, işbu dava sebebi ile açılan huzurdaki hükümsüzlük davasında da esas alınan 2005/52505 ve 2010/04227 sayılı markaların kullanım ispatını talep ettiklerini, bu markaların başvuru ve dava konusu markaları ile benzemediğini, emtia listelerinin aynı olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın beyaz zemin üzerine siyah ve büyük harfler ile “hyacell” harflerinden oluşmuş, herhangi bir şekli unsur içermeyen kelime marka olduğu, markada tamamlayıcı ibareler olmadığından bir bütün olarak ana unsurdan oluştuğu, davacı markalarının “...” ve “cell” beyaz zemin üzerine siyah font ve büyük harfler ile oluşturulmuş, figüratif unsur içermeyen kelime markaları olduğu, dava konusu markanın, “hyacell” ibaresini ana unsur olarak içerip, tüketici kesiminde bir bütün olarak aynı şekilde, görsel, işitsel ve kavramsal olarak algılanacağı, davacı markalarında ise ana unsurların “cell” ve “cell tox” olup, karşılaştırmada bir bütün olarak inceleme kuralı gereğince, aralarında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, dava dosyası kapsamında, davacının “hyacell” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olma yönünde iddiasını kanıtlamaya yönelik belge bulunmadığı, davacının “cell” markasının Türkiye’de tanımış marka statüsünde olduğuna dair delil olmadığı, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın markalarını Türkiye’de ciddi biçimde kullanımlarına ilişkin belgelerin dava dosyası kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik söz konusu olup, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “hya” ibaresinin tescili talep edilen markada hiçbir ayırt ediciliği bulunmadığını, dolayısı ile hya ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırma vasfına sahip olmadığını, “hyacell” ibareli başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve devamı maddeleri gereği reddi gerektiğini, davalının on binlerce seçenek arasından, müvekkiline ait olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği cell ibaresini kullanmak istemesinin de kötüniyetini ortaya koyan diğer bir durum olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132103600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz