İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3569 E. 2022/7858 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücerretlik ilkesi↗ adi senet↗ senette tahrifat↗ sebepten mücerretlik↗ kambiyo vasfı↗ kambiyo senedi vasfı↗ delil başlangıcı↗ tahrifat↗ delil değerlendirmesi↗ mücerretlik↗ tahkikat↗ kamu düzenine aykırılık↗ ilamsız icra takibi↗ ticari faiz↗ kambiyo senedi↗ icra takibine itiraz↗ keşideci↗ kamu düzeni↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ temerrüt faizi↗ haciz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 778/2-c maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 676/1 maddesi uyarınca, bonoda rakam ile belirtilen miktar ile yazıyla belirtilen miktar arasında fark bulunması halinde yazı ile belirtilen miktara itibar edileceği ancak bu kuralın her iki bedel üzerinde tahrifat bulunmadığı durumlarda geçerli olduğu, senette tahrifat olduğu takdirde bonoda yazıyla ya da rakamla belirtilen bedellerin yanında keşideciye ait paraf varsa senedin kambiyo vasfını kaybetmediği, rakam veya yazı ile yazılan miktar arasında farklılık varsa yazıya itibar edileceğine dair genel kural uygulanmayacağı ve keşideci tarafından paraflanan(imzalanan) miktarın yeni bir irade beyanı olarak değerlendirileceği, somut uyuşmazlıkta; dava konusu senedin yazı ile yazılan miktar kısmında "yüzotuz" ibaresi yazılı olduğu, rakam ile yazılan kısmında ise "130.000" ibaresi yazılıp yanında davalı keşideciye ait paraf(imza) bulunduğu, dava konusu senet tahrif edilmiş olmakla birlikte kambiyo senedi vasfını kaybetmediği, davalı keşidecinin dava konusu senedin rakamla yazılan miktar kısmını paraflayarak yeni bir irade beyanı ile borçlu olduğu miktarı tevsik ettiği, bu durumda davacının 130.000,00 TL alacağı bulunduğu, dava konusu senedin vadesinin 13/08/2015 olduğu, icra takibinin 30/12/2016 tarihinde başlatıldığı, somut uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğu, yapılan hesaplamaya göre davacının 17.536,64 TL işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunduğu, icra takibine konu senetten kaynaklanan asıl alacak miktarının belirli olduğu, davalı borçlunun borç miktarını tahkik ve tayin etmesinin davacıya müracaat ederek kesin olarak öğrenmesinin ve bilmesinin mümkün olduğu, davalı borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu senet ve ödeme emrinden tespit edebileceği ve bu alacağa bağlı ferilerinin de taraflarca hesaplanabilir olması nedeni ile alacağın likit olduğu ve davalı borçlunun icra takibine itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 130,000,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.536,64 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; takibe konu senedin ödeme gününün 13.08.2015 tarihli, rakamla 130.000,00TL, yazı ile "yüz otuz" yazılı olan düzenleme tarihi 15.07.2015 olan bono olduğu, rakamla yazılı tutarın yanında imzanın bulunduğu, söz konusu paraf/imzanın ... eli ürünü olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalının, takibe itirazında asıl alacağın 130 TL'si ile işlemiş faizin 16 TL'sini kabul ettiği, asıl alacak tutarı olarak 129.870,00 TL’nin kabul edilmesi gerektiği, mahkemece işlemiş faiz tutarı zaten takipten daha az belirlendiğinden aynen alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, Kastamonu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın ksımen iptali ile 129.870,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.406,64 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan 25.974,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1- Dava, adi senet nedeni ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davaya konu senetle ilgili olarak, davacı vekilinin ilk önce Kastamonu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6479 sayılı icra takip dosyası ile 130,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığı, 22.12.2016 tarihli beyanı ile takipten vazgeçmesi nedeniyle takibin sonlandırıldığı, bu defa aynı senede tanzim tarihi ekleyerek Kastamonu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/8380 sayılı dosyasında 130.000,00 TL asıl alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu senet kambiyo vasfını haiz olmadığından sebepten mücerretlik ilkesi bu senet için sözkonusu değildir. Davacının, bu senede delil başlangıcı olarak dayanıp temel ilişkiye dayalı alacağını ispatlaması gerekirken, tek başına senet metnine üstünlük tanınarak yazılı şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı taraf, davaya konu adi senet nedeniyle ilk takipte 130,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatmış olup senet metninde de yazı ile rakam arasında farklılık olduğundan ilk takipteki miktar dikkate alınarak alacağın varlığının kanıtlanması halinde 130,00 TL rakama itibar edilmesi gerekirken 130.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi de doğru olmamış hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E. 2023/6712 K.
Ortak:senette tahrifat · tahrifat · bono · haciz · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 778/2-c maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 676/1 maddesi uyarınca, «bonoda» rakam ile belirtilen miktar ile yazıyla belirtilen miktar arasında fark bulunması halinde yazı ile belirtilen miktara itibar edileceği ancak bu kuralın her iki bedel üzerinde «tahrifat» bulunmadığı durumlarda geçerli olduğu, «senette tahrifat» olduğu takdirde bonoda yazıyla ya da rakamla belirtilen bedellerin yanında «keşideciye» ait paraf varsa senedin «kambiyo vasfını» kaybetmediği, rakam veya yazı ile yazılan miktar arasında farklılık varsa yazıya itibar edileceğine dair genel kural uygulanmayacağı ve keşideci tarafından paraflanan(imzalanan) miktarın yeni bir irade beyanı olarak değerlendirileceği, somut uyuşmazlıkta; dava konusu senedin yazı ile yazılan miktar kısmında "yüzotuz" ibaresi yazılı olduğu, rakam ile yazılan kısmında ise "130.000" ibaresi yazılıp yanında davalı keşideciye ait paraf(imza) bulunduğu, dava konusu senet tahrif edilmiş olmakla birlikte «kambiyo senedi vasfını» kaybetmediği, davalı keşidecinin dava konusu senedin rakamla yazılan miktar kısmını paraflayarak yeni bir irade beyanı ile borçlu olduğu miktarı tevsik ettiği, bu durumda davacının 130.000,00 TL alacağı bulunduğu, dava konusu senedin vadesinin 13/08/2015 olduğu, icra takibinin 30/12/2016 tarihinde başlatıldığı, somut uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğu, yapılan hesaplamaya göre davacının 17.536,64 TL işlemiş «temerrüt faizi» alacağının bulunduğu, icra takibine konu senetten kaynaklanan «asıl alacak» miktarının belirli olduğu, davalı borçlunun borç miktarını «tahkik» ve tayin etmesinin davacıya müracaat ederek «kesin» olarak öğrenmesinin ve bilmesinin mümkün olduğu, davalı borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu senet ve ödeme emrinden tespit edebileceği ve bu alacağa bağlı ferilerinin de taraflarca hesaplanabilir olması nedeni ile alacağın likit olduğu ve davalı borçlunun «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 130,000,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 147.536,64 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda «ticari faiz» yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili, «istinaf yoluna başvurmuştur».
… ge Adliye Mahkemesince; takibe konu senedin ödeme gününün 13.08.2015 tarihli, rakamla 130.000,00TL, yazı ile "yüz otuz" yazılı olan düzenleme tarihi 15.07.2015 olan «bono» olduğu, rakamla yazılı tutarın yanında imzanın bulunduğu, söz konusu paraf/imzanın ... eli ürünü olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalının, takibe itirazında asıl alacağın 130 TL'si ile «işlemiş faizin» 16 TL'sini kabul ettiği, «asıl alacak» tutarı olarak 129.870,00 TL’nin kabul edilmesi gerektiği, mahkemece işlemiş faiz tutarı zaten takipten daha az belirlendiğinden aynen alındığı gerekçesiyle davalı …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek müvekkilinin «senette tahrifat» yapmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, «bono» bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterildiği ancak bunlar arasında fark bulunduğu takdirde yazıyla gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini, davaya konu sen …
… afından yazıldığını, kalemin mürekkebinin azalmış olması ve yazıların silik çıkması sebebiyle yine bu kişinin isteğiyle rakamların üzerinden bir kez daha geçtiğini, «senette tahrifat» yapmadığını ve senedin tarafların iradesine uygun olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca "1" rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan «tahrifatın» yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.
Ortak:tahrifat · kambiyo senedi · bono
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 778/2-c maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 676/1 maddesi uyarınca, «bonoda» rakam ile belirtilen miktar ile yazıyla belirtilen miktar arasında fark bulunması halinde yazı ile belirtilen miktara itibar edileceği ancak bu kuralın her iki bedel üzerinde «tahrifat» bulunmadığı durumlarda geçerli olduğu, «senette tahrifat» olduğu takdirde bonoda yazıyla ya da rakamla belirtilen bedellerin yanında «keşideciye» ait paraf varsa senedin «kambiyo vasfını» kaybetmediği, rakam veya yazı ile yazılan miktar arasında farklılık varsa yazıya itibar edileceğine dair genel kural uygulanmayacağı ve keşideci tarafından paraflanan(imzalanan) miktarın yeni bir irade beyanı olarak değerlendirileceği, somut uyuşmazlıkta; dava konusu senedin yazı ile yazılan miktar kısmında "yüzotuz" ibaresi yazılı olduğu, rakam ile yazılan kısmında ise "130.000" ibaresi yazılıp yanında davalı keşideciye ait paraf(imza) bulunduğu, dava konusu senet tahrif edilmiş olmakla birlikte «kambiyo senedi vasfını» kaybetmediği, davalı keşidecinin dava konusu senedin rakamla yazılan miktar kısmını paraflayarak yeni bir irade beyanı ile borçlu olduğu miktarı tevsik ettiği, bu durumda davacının 130.000,00 TL alacağı bulunduğu, dava konusu senedin vadesinin 13/08/2015 olduğu, icra takibinin 30/12/2016 tarihinde başlatıldığı, somut uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğu, yapılan hesaplamaya göre davacının 17.536,64 TL işlemiş «temerrüt faizi» alacağının bulunduğu, icra takibine konu senetten kaynaklanan «asıl alacak» miktarının belirli olduğu, davalı borçlunun borç miktarını «tahkik» ve tayin etmesinin davacıya müracaat ederek «kesin» olarak öğrenmesinin ve bilmesinin mümkün olduğu, davalı borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu senet ve ödeme emrinden tespit edebileceği ve bu alacağa bağlı ferilerinin de taraflarca hesaplanabilir olması nedeni ile alacağın likit olduğu ve davalı borçlunun «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 130,000,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 147.536,64 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda «ticari faiz» yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ge Adliye Mahkemesince; takibe konu senedin ödeme gününün 13.08.2015 tarihli, rakamla 130.000,00TL, yazı ile "yüz otuz" yazılı olan düzenleme tarihi 15.07.2015 olan «bono» olduğu, rakamla yazılı tutarın yanında imzanın bulunduğu, söz konusu paraf/imzanın ... eli ürünü olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalının, takibe itirazında asıl alacağın 130 TL'si ile «işlemiş faizin» 16 TL'sini kabul ettiği, «asıl alacak» tutarı olarak 129.870,00 TL’nin kabul edilmesi gerektiği, mahkemece işlemiş faiz tutarı zaten takipten daha az belirlendiğinden aynen alındığı gerekçesiyle davalı …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Dava icra takibine konu «kambiyo senedi» bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3788 E. 2021/2850 K.
Ortak:senette tahrifat · tahrifat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 778/2-c maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 676/1 maddesi uyarınca, «bonoda» rakam ile belirtilen miktar ile yazıyla belirtilen miktar arasında fark bulunması halinde yazı ile belirtilen miktara itibar edileceği ancak bu kuralın her iki bedel üzerinde «tahrifat» bulunmadığı durumlarda geçerli olduğu, «senette tahrifat» olduğu takdirde bonoda yazıyla ya da rakamla belirtilen bedellerin yanında «keşideciye» ait paraf varsa senedin «kambiyo vasfını» kaybetmediği, rakam veya yazı ile yazılan miktar arasında farklılık varsa yazıya itibar edileceğine dair genel kural uygulanmayacağı ve keşideci tarafından paraflanan(imzalanan) miktarın yeni bir irade beyanı olarak değerlendirileceği, somut uyuşmazlıkta; dava konusu senedin yazı ile yazılan miktar kısmında "yüzotuz" ibaresi yazılı olduğu, rakam ile yazılan kısmında ise "130.000" ibaresi yazılıp yanında davalı keşideciye ait paraf(imza) bulunduğu, dava konusu senet tahrif edilmiş olmakla birlikte «kambiyo senedi vasfını» kaybetmediği, davalı keşidecinin dava konusu senedin rakamla yazılan miktar kısmını paraflayarak yeni bir irade beyanı ile borçlu olduğu miktarı tevsik ettiği, bu durumda davacının 130.000,00 TL alacağı bulunduğu, dava konusu senedin vadesinin 13/08/2015 olduğu, icra takibinin 30/12/2016 tarihinde başlatıldığı, somut uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğu, yapılan hesaplamaya göre davacının 17.536,64 TL işlemiş «temerrüt faizi» alacağının bulunduğu, icra takibine konu senetten kaynaklanan «asıl alacak» miktarının belirli olduğu, davalı borçlunun borç miktarını «tahkik» ve tayin etmesinin davacıya müracaat ederek «kesin» olarak öğrenmesinin ve bilmesinin mümkün olduğu, davalı borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu senet ve ödeme emrinden tespit edebileceği ve bu alacağa bağlı ferilerinin de taraflarca hesaplanabilir olması nedeni ile alacağın likit olduğu ve davalı borçlunun «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 130,000,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 147.536,64 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda «ticari faiz» yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın ksımen iptali ile 129.870,00 TL «asıl alacak», 17.536,64 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 147.406,64 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda «ticari faiz» yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan 25.974,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… elli dört milyar '' yazılı olduğunun belirlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 748. maddesi uyarınca el yazısı ile yazılan kısma itibar edilebilmesinin rakamla yazılı olan «bölümde» bir «tahrifatın» bulunmaması halinde mümkün olabileceği, eldeki davada senedin rakamla yazılan kısmında tahrifat bulunduğundan, el yazısı ile yazılan kısma itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama sürecinde «cebri icra tehdidi» altında ödenen miktarın «istirdadı» ile «icra inkar tazminatı» ödenmesine karar verilmiştir.
Dava takibe dayanak 01.07.2004 ödeme günlü 54 Milyar TL bedelli senet nedeniyle «imza inkarına» dayalı olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemli açılmış ise de daha sonra davacılar tarafından dava konusu senedin ''4.000.000.000 '' rakamlı kısmının başına '' 5 '' rakamı getirilmek suretiyle ekleme yapıldığı tespit edilince, «ıslah» edilerek «senette tahrifat» iddiasına dayanılmış ve 50.000,00 TL üzerinden talep ıslah edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra tehdidi · cebri icra · imza inkarı · iş bölümü · istirdat · feragat · ıslah
Benzer bu kararda… elli dört milyar '' yazılı olduğunun belirlendiği, 6102 sayılı TTK'nın 748. maddesi uyarınca el yazısı ile yazılan kısma itibar edilebilmesinin rakamla yazılı olan «bölümde» bir «tahrifatın» bulunmaması halinde mümkün olabileceği, eldeki davada senedin rakamla yazılan kısmında tahrifat bulunduğundan, el yazısı ile yazılan kısma itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama sürecinde «cebri icra tehdidi» altında ödenen miktarın «istirdadı» ile «icra inkar tazminatı» ödenmesine karar verilmiştir.
Dava takibe dayanak 01.07.2004 ödeme günlü 54 Milyar TL bedelli senet nedeniyle «imza inkarına» dayalı olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemli açılmış ise de daha sonra davacılar tarafından dava konusu senedin ''4.000.000.000 '' rakamlı kısmının başına '' 5 '' rakamı getirilmek suretiyle ekleme yapıldığı tespit edilince, «ıslah» edilerek «senette tahrifat» iddiasına dayanılmış ve 50.000,00 TL üzerinden talep ıslah edilmiştir.
Davacının dava açıldıktan sonra miktarla ilgili talebini daraltmasının «feragat» niteliğinde olduğu gözetilerek 4.000,00 TL üzerinden feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tam kabul kararı verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3569 E. , 2022/7858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.04.2018 tarih ve 2017/237 E- 2018/186 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2018/1923 E- 2021/238 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında 2015 yılına ait alacak borç ilişkisi doğduğunu, davalının kendi el yazısıyla tanzim ettiği senet miktarının 130.000,00 TL olduğunu, senedin rakamla belirtilen kısmında düzeltme altındaki imzanın da davalıya ait olduğunu, miktarın yazı ile yazılan kısmının da düzeltilmesini istediğinden davalının polis memuru olduğunu belirterek kendisini ikna ettiğini, 130.000,00 TL senet borcunun ödenmemesi üzerine davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini, davalı hakkında daha önce 130,00 TL üzerinden başlatılan takibin sehven yazıldığının farkedilmesi üzerine o takipten feragat edildiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borca kısmi itirazları olduğu halde, davacının kabul edilen 130,00 TL ve bunun faizi yönünden dava açmakta hukuki yararının olmadığını, TTK’nın 778. maddesi atfıyla bonolar hakkında uygulanması gereken 676/1. maddeye göre dava konusu senette yazı ile belirtilen kısmın geçerli sayılması gerektiğini, davacının dava konusu takipten önce açmış olduğu takiple aslına 130,00 TL alacaklı olduğunu ikrar ettiğini, dava konusu edilen miktarın HMK’nın 220. maddesi gereği yazılı delille ispatının gerektiğini, davacının takibinde haksız olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 778/2-c maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 676/1 maddesi uyarınca, bonoda rakam ile belirtilen miktar ile yazıyla belirtilen miktar arasında fark bulunması halinde yazı ile belirtilen miktara itibar edileceği ancak bu kuralın her iki bedel üzerinde tahrifat bulunmadığı durumlarda geçerli olduğu, senette tahrifat olduğu takdirde bonoda yazıyla ya da rakamla belirtilen bedellerin yanında keşideciye ait paraf varsa senedin kambiyo vasfını kaybetmediği, rakam veya yazı ile yazılan miktar arasında farklılık varsa yazıya itibar edileceğine dair genel kural uygulanmayacağı ve keşideci tarafından paraflanan(imzalanan) miktarın yeni bir irade beyanı olarak değerlendirileceği, somut uyuşmazlıkta;
dava konusu senedin yazı ile yazılan miktar kısmında "yüzotuz" ibaresi yazılı olduğu, rakam ile yazılan kısmında ise "130.000" ibaresi yazılıp yanında davalı keşideciye ait paraf(imza) bulunduğu, dava konusu senet tahrif edilmiş olmakla birlikte kambiyo senedi vasfını kaybetmediği, davalı keşidecinin dava konusu senedin rakamla yazılan miktar kısmını paraflayarak yeni bir irade beyanı ile borçlu olduğu miktarı tevsik ettiği, bu durumda davacının 130.000,00 TL alacağı bulunduğu, dava konusu senedin vadesinin 13/08/2015 olduğu, icra takibinin 30/12/2016 tarihinde başlatıldığı, somut uyuşmazlığın ticari mahiyette olduğu, yapılan hesaplamaya göre davacının 17.536,64 TL işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunduğu, icra takibine konu senetten kaynaklanan asıl alacak miktarının belirli olduğu, davalı borçlunun borç miktarını tahkik ve tayin etmesinin davacıya müracaat ederek kesin olarak öğrenmesinin ve bilmesinin mümkün olduğu, davalı borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu senet ve ödeme emrinden tespit edebileceği ve bu alacağa bağlı ferilerinin de taraflarca hesaplanabilir olması nedeni ile alacağın likit olduğu ve davalı borçlunun icra takibine itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 130,000,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.536,64 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; takibe konu senedin ödeme gününün 13.08.2015 tarihli, rakamla 130.000,00TL, yazı ile "yüz otuz" yazılı olan düzenleme tarihi 15.07.2015 olan bono olduğu, rakamla yazılı tutarın yanında imzanın bulunduğu, söz konusu paraf/imzanın ... eli ürünü olduğunun bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verildiği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalının, takibe itirazında asıl alacağın 130 TL'si ile işlemiş faizin 16 TL'sini kabul ettiği, asıl alacak tutarı olarak 129.870,00 TL’nin kabul edilmesi gerektiği, mahkemece işlemiş faiz tutarı zaten takipten daha az belirlendiğinden aynen alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, Kastamonu 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/8380 sayılı takip dosyasına vaki itirazın ksımen iptali ile 129.870,00 TL asıl alacak, 17.536,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 147.406,64 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz yürütülmesine, asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan 25.974,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1- Dava, adi senet nedeni ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davaya konu senetle ilgili olarak, davacı vekilinin ilk önce Kastamonu 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6479 sayılı icra takip dosyası ile 130,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığı, 22.12.2016 tarihli beyanı ile takipten vazgeçmesi nedeniyle takibin sonlandırıldığı, bu defa aynı senede tanzim tarihi ekleyerek Kastamonu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/8380 sayılı dosyasında 130.000,00 TL asıl alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu senet kambiyo vasfını haiz olmadığından sebepten mücerretlik ilkesi bu senet için sözkonusu değildir.
Davacının, bu senede delil başlangıcı olarak dayanıp temel ilişkiye dayalı alacağını ispatlaması gerekirken, tek başına senet metnine üstünlük tanınarak yazılı şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı taraf, davaya konu adi senet nedeniyle ilk takipte 130,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatmış olup senet metninde de yazı ile rakam arasında farklılık olduğundan ilk takipteki miktar dikkate alınarak alacağın varlığının kanıtlanması halinde 130,00 TL rakama itibar edilmesi gerekirken 130.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi de doğru olmamış hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/871575500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz