Çatma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/655 E. 2022/7199 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çatma↗ gemi acenteliği↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ izafeten dava↗ donatan↗ kusur sorumluluğu↗ haksız fiil sorumluluğu↗ işlemden kaldırma↗ acente↗ haksız eylem↗ davanın açılmamış sayılması↗ münhasırlık↗ acentelik↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ haksız fiil↗ kusur↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çatma fiilinin iki ya da daha fazla geminin birbirleriyle çarpışmasına verilen isim olduğu, bir haksız fiil niteliği taşıdığı, kusur sorumluluğu esasına dayandığı, davanın haksız eylem sonucu uğranılan zararın tazmini için haksız eyleme yol açan geminin donatanına ve kaptanına izafetle acenteye karşı açıldığı, davanın acenteye yöneltilebilmesi için dava konusu uyuşmazlığın bir sözleşmeden doğması, söz konusu sözleşmenin acente tarafından akdedilmesi veya sözleşmenin kuruluşunda acentenin aracı olması gerektiği, haksız fiil sorumluluğunun ise akit dışı bir sorumluluk olması sebebiyle donatana veya kaptana izafeten bu sorumluluğa dayalı olarak acenteye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... Vapur Acentesi ve Nakliyat A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı vekilinin 21.12.2015 tarihli celsede “Dava açtığımız diğer davalılara karşı davaya devam etmiyoruz, sadece OTS Gemi Acentalığı Taşımacılık Şirketi'ne karşı geminin acentası olmasından dolayı davaya devam ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle davanın münhasıran OTS Gemi Acenteliği Taş. Tic. Ltd. Şti. yönünden sürdürülmesini talep etmesiyle acente bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekilinin 21.12.2015 tarihli celsede “Dava açtığımız diğer davalılara karşı davaya devam etmiyoruz, sadece OTS Gemi Acentalığı Taşımacılık Şirketi'ne karşı geminin acentası olmasından dolayı davaya devam ediyoruz” şeklindeki beyanı, davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren bir irade beyanı niteliğinde olup bundan sonra mahkemece davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, müteakiben usulüne uygun yenileme talebinde bulunulmaması üzerine de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken mümeyyiz davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2903 E. 2023/5417 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · izafeten dava · donatan · kusur sorumluluğu · haksız fiil sorumluluğu · işlemden kaldırma · acente · haksız eylem · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çatma fiilinin iki ya da daha fazla geminin birbirleriyle çarpışmasına verilen isim olduğu, bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı, «kusur sorumluluğu» esasına dayandığı, davanın «haksız eylem» sonucu uğranılan zararın tazmini için haksız eyleme yol açan geminin «donatanına» ve kaptanına «izafetle» «acenteye» karşı açıldığı, davanın acenteye yöneltilebilmesi için dava konusu uyuşmazlığın bir sözleşmeden doğması, söz konusu sözleşmenin «acente» tarafından akdedilmesi veya sözleşmenin kuruluşunda acentenin aracı olması gerektiği, «haksız fiil sorumluluğunun» ise akit dışı bir sorumluluk olması sebebiyle donatana veya kaptana izafeten bu sorumluluğa dayalı olarak acenteye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasını» gerektiren bir irade beyanı niteliğinde olup bundan sonra mahkemece davalı ...
A.Ş. yönünden «dosyanın işlemden kaldırılmasına», müteakiben usulüne uygun «yenileme» talebinde bulunulmaması üzerine de «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken mümeyyiz davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3287 E. 2013/19589 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımının kesilmesi · itirazın iptali davası · vekalet ücreti takdiri · iş bölümü · fesih · iptal davası · alacak davası · ıslah
Benzer bu kararda126/4. maddesi gereği «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, acentalık sözleşmesinin, davacı tarafından 20/03/2002 tarihinde feshedildiği, talep edilen alacağın «fesih» öncesi ilişkiye dayanmakta olduğu, «itirazın iptali davası» ve icra takibi ile «zamanaşımının kesilmeyeceği», zira bu işlemlerin 60.000,00 TL'lik «bölüme» ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
… llerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, davada «ıslah» edilmiş şekli ile davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen tutarın «vekalet ücreti takdirinde» nazara alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Mahkemece, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, B.K.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15175 E. 2014/17639 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çatma fiilinin iki ya da daha fazla geminin birbirleriyle çarpışmasına verilen isim olduğu, bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı, «kusur sorumluluğu» esasına dayandığı, davanın «haksız eylem» sonucu uğranılan zararın tazmini için haksız eyleme yol açan geminin «donatanına» ve kaptanına «izafetle» «acenteye» karşı açıldığı, davanın acenteye yöneltilebilmesi için dava konusu uyuşmazlığın bir sözleşmeden doğması, söz konusu sözleşmenin «acente» tarafından akdedilmesi veya sözleşmenin kuruluşunda acentenin aracı olması gerektiği, «haksız fiil sorumluluğunun» ise akit dışı bir sorumluluk olması sebebiyle donatana veya kaptana izafeten bu sorumluluğa dayalı olarak acenteye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Şti. yönünden sürdürülmesini talep etmesiyle «acente» bakımından «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde gemi «donatanına» «izafeten» «acente» davalı olarak gösterilmiş, buna karşın mahkemenin de kabulünde olduğu üzere «acentenin» davaya konu edilen sözleşmeye ne şekilde «dahil» olduğuna yönelik delil sunulmamış, asıl dava davacısı da birleşen davaya ilişkin olarak bir savunma yapmamış, «husumeti» benimsediğine dair açıklamalarda bulunmamıştır.
Şirketi tarafından «borca itiraz» olunmadığı, «ihtiyati haciz» kararının «infazı» ile geminin seferden menedilmesi üzerine takipten haberdar olan ve «donatanı» «temsil yetkisi» bulunan kaptan tarafından 09/07/2010 tarihinde borca itiraz olunduğu ve aynı gün esas dava olan «menfi tespit» davasını açtığı, borç tehditi alında olan esas dava davacısının açılacak bir itirazın iptali davasını beklemeden «menfi tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, borca itirazın donatanı temsilen kaptan tarafından yapıldığı açık iken ve 09/07/2010 tarihinde açılan menfi tespit davasından sonra 03/04/2011 tarihinde açılan itirazın iptali davasında itiraz eden donatanı temsilen kaptan olduğu halde doğrudan icra takibine bağlı olan itirazın iptali davasını donatana «izafeten» «acenteye» karşı açan birleşen dava davacısının «husumet» yönelttiği acentenin işe aracılık ettiğine dair hiçbir delil sunmaması, itiraz edenin açıkça donatanı temsilen kaptan olmasına rağmen donatanı temsilen acenteye karşı açması, her ne kadar «izafeten husumet» yöneltilen davada hakkında karar verilecek olan asil ise de itirazın iptali davasının takibe bağlı dava olması karşısında husumet yöneltilen acentenin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, birleşen dava yönünden esas dava davacısının davalı donatanı temsilen birleşen davayı takip ettiklerine dair herhangi bir beyanlarının bulunmaması ve …
Elektrik A.Ş'nin takip alacaklısı sıfatıyla takip borçlusu «donatana» «izafeten» «acentesi» ...Denizcilik Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten husumet · temsilde hata · temsil yetkisi · borca itiraz · ödeme emri · acentelik sözleşmesi · pasif husumet ehliyeti · menfi tespit davası
Benzer bu karardaŞirketi tarafından «borca itiraz» olunmadığı, «ihtiyati haciz» kararının «infazı» ile geminin seferden menedilmesi üzerine takipten haberdar olan ve «donatanı» «temsil yetkisi» bulunan kaptan tarafından 09/07/2010 tarihinde borca itiraz olunduğu ve aynı gün esas dava olan «menfi tespit» davasını açtığı, borç tehditi alında olan esas dava davacısının açılacak bir itirazın iptali davasını beklemeden «menfi tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, borca itirazın donatanı temsilen kaptan tarafından yapıldığı açık iken ve 09/07/2010 tarihinde açılan menfi tespit davasından sonra 03/04/2011 tarihinde açılan itirazın iptali davasında itiraz eden donatanı temsilen kaptan olduğu halde doğrudan icra takibine bağlı olan itirazın iptali davasını donatana «izafeten» «acenteye» karşı açan birleşen dava davacısının «husumet» yönelttiği acentenin işe aracılık ettiğine dair hiçbir delil sunmaması, itiraz edenin açıkça donatanı temsilen kaptan olmasına rağmen donatanı temsilen acenteye karşı açması, her ne kadar «izafeten husumet» yöneltilen davada hakkında karar verilecek olan asil ise de itirazın iptali davasının takibe bağlı dava olması karşısında husumet yöneltilen acentenin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, birleşen dava yönünden esas dava davacısının davalı donatanı temsilen birleşen davayı takip ettiklerine dair herhangi bir beyanlarının bulunmaması ve …
Şti. hakkında takip yaptığı, «ödeme emri» tarafına tebliğ olunan E...
Ancak eldeki davada, birleşen dava davacısı, esas olarak davalı sıfatı ile «donatanı» taraf göstermiş olup, bu kapsamda «acentenin sözleşmeye» dahlinin bulunmaması olgusunun başlı başına davanın «husumetten» reddine gerekçe oluşturması mümkün değildir.
Bu gibi durumlarda mahkemece, «temsilde hata» kurumundan hareketle davacı tarafa süre verilerek, bizatihi «donatanın» davalı olarak gösterilmesinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/655 E. , 2022/7199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2020 tarih ve 2020/89 E. - 2020/114 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, katılma yoluyla davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar Pamıs Gemisi Donatanı/İşleteni izafeten OTS Gemi Acenteliği Taş. ve Pamıs Gemisi Kaptanına izafeten OTS Gemisi Acenteliği vekili Av. Filiz Kuru ile davalılar Mete Argun Acentesi ve Nak. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kaptanı olduğu “APACHE” isimi geminin İtalya- Rusya seferi sırasında Marmara Denizinde seyrettiği esnada “PARMİS“ gemisinin kusurlu çatmasına maruz kalıp hasar gördüğünü, yetişen gemi niteliğindeki Parmis’in %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 660.000 USD’nin zarar tarihinden itibaren işleyecek TCMB’nin yabancı paralara uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, Parmis gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiştir.
-/-
Davalılar Parmis Gemisi Donatanı/İşleteni/İşletme Müteahhidi adına Gemi Kaptanına izafeten ... Vapur Acentesi ile Parmis Gemisi Donatanı Kaptanına İzafeten ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekili, TTK’nın 119. maddesi uyarınca ancak aracılık ettiği ticari sözleşmeler sebebiyle asile izafeten acenteye dava açılabileceğini, haksız fiil niteliğindeki çatma hadisesine ilişkin davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, geminin donatanı olan ... Inc’nin ve gemi kaptanı ...’nin adreslerini verdiklerini, dava dilekçesinin bunlara gönderilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı OTS Gemi Acenteliği Taş. Tic. Ltd. Şti. vekili, dava dilekçesinde müvekkiline husumet yöneltilmediğini, davacının adının gösterilmediğini, TTK’nın 119. maddesi gözetildiğinde haksız fiilden kaynaklandığı beyan edilen davada acentenin müvekkili temsil yetkisinin bulunmadığını, temsil edebilmesi için uyuşmazlığın acentenin aracılık ettiği ya da müvekkili namına sözleşme aktettiği bir işten kaynaklanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Çatma fiilinin iki ya da daha fazla geminin birbirleriyle çarpışmasına verilen isim olduğu, bir haksız fiil niteliği taşıdığı, kusur sorumluluğu esasına dayandığı, davanın haksız eylem sonucu uğranılan zararın tazmini için haksız eyleme yol açan geminin donatanına ve kaptanına izafetle acenteye karşı açıldığı, davanın acenteye yöneltilebilmesi için dava konusu uyuşmazlığın bir sözleşmeden doğması, söz konusu sözleşmenin acente tarafından akdedilmesi veya sözleşmenin kuruluşunda acentenin aracı olması gerektiği, haksız fiil sorumluluğunun ise akit dışı bir sorumluluk olması sebebiyle donatana veya kaptana izafeten bu sorumluluğa dayalı olarak acenteye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... Vapur Acentesi ve Nakliyat A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı vekilinin 21.12.2015 tarihli celsede “Dava açtığımız diğer davalılara karşı davaya devam etmiyoruz, sadece OTS Gemi Acentalığı Taşımacılık Şirketi'ne karşı geminin acentası olmasından dolayı davaya devam ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle davanın münhasıran OTS Gemi Acenteliği Taş. Tic. Ltd. Şti. yönünden sürdürülmesini talep etmesiyle acente bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekilinin 21.12.2015 tarihli celsede “Dava açtığımız diğer davalılara karşı davaya devam etmiyoruz, sadece OTS Gemi Acentalığı Taşımacılık Şirketi'ne karşı geminin acentası olmasından dolayı davaya devam ediyoruz” şeklindeki beyanı, davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren bir irade beyanı niteliğinde olup bundan sonra mahkemece davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, müteakiben usulüne uygun yenileme talebinde bulunulmaması üzerine de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken mümeyyiz davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı ...
Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının bu yönden kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... Vapur Acentesi ve Nak. A.Ş.'ye iadesine, 19.10.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, denizde çatma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1217. maddesi "çatma gemilerden birinin gemi adamlarının kusurundan ileri gelmişse, zararı o geminin donatanı tazmine mecburdur" hükmünü taşımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dava, donatana husumet yöneltilmek suretiyle izafeten acenteye karşı açılmıştır.
Davanın dayanağı haksız fiil hükümleri olup, 6762 sayılı Yasa'nın 119. maddesi gereğince acente, ancak donatan ile arasındaki akdi ilişkilerde donatanı temsil yetkisini haiz olup eldeki dava yönünden acentenin donatanı temsil selahiyeti bulunmamaktadır.
Dava, davalı donatana izafeten acente hasım gösterilerek açılmış olup "izafeten" kelimesinden de anlaşıldığı üzere asıl hasım donatanın kendisidir.
Bu durumda asıl hasım donatana tebligat yapılarak davaya devam edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/871503600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz