Tek taraflı fesih
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5126 E. 2022/9445 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek taraflı fesih↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ iyiniyet kuralları↗ portföy tazminatı↗ delillerin toplanmaması↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ iyiniyet↗ sözleşmeye aykırılık↗ acentelik↗ fesih↗ tbk 99↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/5 maddesinde sözleşmenin fesih şartlarının kararlaştırıldığı, davalının bu fesih şartlarına uyarak sözleşmeyi fesh etmiş olduğu, bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olması nedeni ile davacının davalıdan denkleştirme tazminatı adı altında talep edebileceği bir tazminat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayalı portföy ve maddi tazminatların tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalının sözleşmenin 16/5 maddesi gereğince fesih yetkisi olduğu bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 19.5 maddesinin davalı ... 7 gün önceden firmaya yazılı olarak bildirmek kaydıyla iş bu sözleşmeyi her zaman ve tek taraflı olarak fesh etmek hakkına sahip olduğu, yine 5. maddesinde satış hedefleri ve firmanın faaliyetlerinin değerlendirilmesi başlığı altında “ Vodafone her takvim yılı başında firma için o yıla ait öngördüğü abone satış hedeflerini tayin ve tespit ederek bunları aylık ve/veya 3’er aylık kotalar halinde firmaya yazılı olarak bildirecektir. Firma kendisine bildirilen bu satış hedeflerine ulaşmayı ve bu amaçla her türlü çabayı göstermeyi taahhüt eder.” hükmünü haizdir. Portföy tazminatının talep edilebilmesi için, akdin acentenin kusuruyla feshedilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda davalı, davacının satış performansı tutturamadığını ileri sürerek, sözleşmeyi hem 19.5 madde hem de 5.1 maddesi uyarınca feshetmiştir.Ancak sözleşmede performansın ve satış kotasının ne olduğu belirtilmemiş olup, dosya kapsamında davalıya aylık yada 3’er aylık kotalar halinde bu bildirimin yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen davalının tek taraflı fesih yetkisini kullanarak sözleşmeyi feshetmesi TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş iyiniyet kuralları ile bağdaşmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında delillerin toplanıp, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacının performans eksikliğinin bulunup bulunmadığı, yine sözleşmeye aykırılığının bulunup bulunmadığının tespit edilerek, sözleşme feshinin haklı nedene dayanmadığının saptanması halinde portföy tazminatı isteme koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının maddi bir zararı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, sözleşmenin 6102 sayılı TTK ve 6098 sayılı TBK yürürlüğe girmesinden önce feshedilmiş olmasına rağmen uygulama yeri bulmayan TTK 120. ve devamı maddeleri ile TBK uygulanması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira eski 6762 sayılı TTK da portföy tazminatı düzenlenmemiş olmakla birlikte Yargıtay uygulaması ile kabul edilmesi nedeniyle uygulamaya dayalı karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10067 E. 2015/13571 K.
Ortak:portföy tazminatı · sözleşmenin feshi · acentelik · fesih
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/5 maddesinde sözleşmenin «fesih» şartlarının kararlaştırıldığı, davalının bu fesih şartlarına uyarak «sözleşmeyi fesh» etmiş olduğu, bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan «bilirkişi incelemesinde» de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olması nedeni ile davacının davalıdan denkleştirme tazminatı adı …
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında «delillerin toplanıp», konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacının performans eksikliğinin bulunup bulunmadığı, yine «sözleşmeye aykırılığının» bulunup bulunmadığının tespit edilerek, «sözleşme feshinin» haklı nedene dayanmadığının saptanması halinde «portföy tazminatı» isteme koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının maddi bir zararı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, «bayilik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı portföy ve «maddi tazminatların» tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalının sözleşmenin 16/5 maddesi gereğince «fesih» yetkisi olduğu bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan «bilirkişi incelemesinde» de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de …
Benzer bu kararda… i akdin davalı tarafından feshedildiği, davacının feshin haksız olduğunu iddia ettiği, davalının da davacının portföyünü başkasına para ile devrettiğini, bu nedenle «portföy tazminatı» talep edemeyeceğini savunarak, dava dışı 3. kişi tarafından gönderilen e-mail'i sunduğu, davalının bu savunmasını «yazılı delille ispat» edemediği, taraf tanıklarının dinlenilmesi talebinin de reddedildiği, sözleşmenin belirsiz süreli olduğu ve 23/1 maddesi uyarınca taraflardan her birinin 1 ay önceden haber vererek akdi her zaman feshedebileceği, davalının sözleşmeyi 23/c maddesi uyarınca feshettiğini savunduğu, 23/c maddesi uyarınca üretim hedefine uyulmamışsa davalının her zaman «teminatsız» «fesih» hakkına sahip olduğu, davalının «ihtarda» yetersiz üretim nedeniyle akdi feshettiğini bildirdiği, «acentenin» kusurunun «haklı fesih» nedeni olabileceği ancak, üretim yetersizliğinin acentenin «kusuru» olarak kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının feshi akdin 23/1 maddesi uyarınca yapmadığı, bu itibarla davacının, davalıdan portföy tazminatı ile «komisyon alacağı» talep edebileceği, davalının «masraf» kesintisini de haklı fesih gerekçesi ile yaptığından bu bedelin de davalıdan tahsili gerektiği, davacı vekilinin 17/3/2014 tarihli dilekçesinde 1/a bendindeki tari …
Ancak, her ne kadar mahkemece hükme esas alınan sigorta prodüktörü bilirkişinin yetersiz üretim gerekçesinin sözleşmenin «fesih» nedeni olamayacağı görüşüne istinaden, üretim yetersizliğinin «acentenin» «kusuru» olarak kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının feshi, akdin 23/1 maddesi uyarınca yapmadığı, bu itibarla feshin haksız olduğu kabul edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ''Sözleşmenin süresi ve feshi'' başlıklı 23/1-c maddesindeki “şirket tarafından uygun görülen üretim hedeflerine uymaması” ibaresinden ne anlaşılması gerektiği, davacı «sigorta acentesinin» faaliyet gösterdiği yerleşim merkezinde eşdeğer sigorta acentelerinin hedeflenen performansı belirlenip, davacı tarafça bu hedeflerin tutturulup tutturulmadığı, davalının «sözleşmeyi feshinin» haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde …
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı», «portföy tazminatı» ve «masraf» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı fesih · sigorta acenteliği · komisyon alacağı · yazılı delille ispat · acentelik sözleşmesi · hakkaniyet · komisyon · ihtar
Benzer bu kararda… i akdin davalı tarafından feshedildiği, davacının feshin haksız olduğunu iddia ettiği, davalının da davacının portföyünü başkasına para ile devrettiğini, bu nedenle «portföy tazminatı» talep edemeyeceğini savunarak, dava dışı 3. kişi tarafından gönderilen e-mail'i sunduğu, davalının bu savunmasını «yazılı delille ispat» edemediği, taraf tanıklarının dinlenilmesi talebinin de reddedildiği, sözleşmenin belirsiz süreli olduğu ve 23/1 maddesi uyarınca taraflardan her birinin 1 ay önceden haber vererek akdi her zaman feshedebileceği, davalının sözleşmeyi 23/c maddesi uyarınca feshettiğini savunduğu, 23/c maddesi uyarınca üretim hedefine uyulmamışsa davalının her zaman «teminatsız» «fesih» hakkına sahip olduğu, davalının «ihtarda» yetersiz üretim nedeniyle akdi feshettiğini bildirdiği, «acentenin» kusurunun «haklı fesih» nedeni olabileceği ancak, üretim yetersizliğinin acentenin «kusuru» olarak kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının feshi akdin 23/1 maddesi uyarınca yapmadığı, bu itibarla davacının, davalıdan portföy tazminatı ile «komisyon alacağı» talep edebileceği, davalının «masraf» kesintisini de haklı fesih gerekçesi ile yaptığından bu bedelin de davalıdan tahsili gerektiği, davacı vekilinin 17/3/2014 tarihli dilekçesinde 1/a bendindeki tari …
1- Dava, taraflar arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayalı «komisyon alacağı», «portföy tazminatı» ve «masraf» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece hükme esas alınan sigorta prodüktörü bilirkişinin yetersiz üretim gerekçesinin sözleşmenin «fesih» nedeni olamayacağı görüşüne istinaden, üretim yetersizliğinin «acentenin» «kusuru» olarak kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olmadığı, davalının feshi, akdin 23/1 maddesi uyarınca yapmadığı, bu itibarla feshin haksız olduğu kabul edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ''Sözleşmenin süresi ve feshi'' başlıklı 23/1-c maddesindeki “şirket tarafından uygun görülen üretim hedeflerine uymaması” ibaresinden ne anlaşılması gerektiği, davacı «sigorta acentesinin» faaliyet gösterdiği yerleşim merkezinde eşdeğer sigorta acentelerinin hedeflenen performansı belirlenip, davacı tarafça bu hedeflerin tutturulup tutturulmadığı, davalının «sözleşmeyi feshinin» haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9665 E. 2012/16732 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · fesih
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/5 maddesinde sözleşmenin «fesih» şartlarının kararlaştırıldığı, davalının bu fesih şartlarına uyarak «sözleşmeyi fesh» etmiş olduğu, bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan «bilirkişi incelemesinde» de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olması nedeni ile davacının davalıdan denkleştirme tazminatı adı …
Dava, «bayilik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı portföy ve «maddi tazminatların» tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalının sözleşmenin 16/5 maddesi gereğince «fesih» yetkisi olduğu bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan «bilirkişi incelemesinde» de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de …
… dosya kapsamında davalıya aylık yada 3’er aylık kotalar halinde bu bildirimin yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen davalının «tek taraflı fesih» «yetkisini» kullanarak sözleşmeyi feshetmesi TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi «fesih» yetkisi tanınmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü «fesih» nedeni olarak kabul edildiğinden «ihtara» rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · ihtar · feragat · havale · kusur · zamanaşımı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
1- Davacı vekili, 20.05.2011 «havale» tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ederek gerekçeli dilekçelerini bilahare vereceklerini bildirmişse de, 30.06.2011 havale tarihli dilekçesi ile bu kez yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini istediğinden, bu ikinci dilekçenin temyiz talebinden «feragat» olarak değerlendirilmesi ve davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «franchise sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki belgelerden de davalının fesihten önce bu nedene dayalı olarak davacıya «ihtar» çektiği, 3 değerlendirme dönemi boyunca davalı performansının ortalamanın altında kaldığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4956 E. 2013/6843 K.
Ortak:portföy tazminatı · sözleşmenin feshi · acentelik · fesih
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/5 maddesinde sözleşmenin «fesih» şartlarının kararlaştırıldığı, davalının bu fesih şartlarına uyarak «sözleşmeyi fesh» etmiş olduğu, bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan «bilirkişi incelemesinde» de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olması nedeni ile davacının davalıdan denkleştirme tazminatı adı …
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında «delillerin toplanıp», konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacının performans eksikliğinin bulunup bulunmadığı, yine «sözleşmeye aykırılığının» bulunup bulunmadığının tespit edilerek, «sözleşme feshinin» haklı nedene dayanmadığının saptanması halinde «portföy tazminatı» isteme koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının maddi bir zararı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava, «bayilik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı portföy ve «maddi tazminatların» tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalının sözleşmenin 16/5 maddesi gereğince «fesih» yetkisi olduğu bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan «bilirkişi incelemesinde» de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «acentelik sözleşmesinin» taraflardan herhangi birisi tarafından «fesih» edilmesi durumunda acentenin bütün haklarından «feragat» ettiği anlamına gelen 11.1. ve 11... maddelerinin, acentenin ekonomik özgürlüğünü tek taraflı «kısıtlayıcı» nitelikte olduğundan, anılan hükümlerin B.K.'nın .... maddesinin «emredici» hükmüne aykırılığı nedeniyle «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, acentenin şartları oluşmuşsa «portföy tazminatı» talep edebileceği, davacının «son» beş yıla ait «komisyon» toplamı 415.602,...
Acente bu «fesih» neticesi bir hak ve tazminat isteyemez, portföy konusunda bir hak, «komisyon», tazminat, «kar kaybı» gibi taleplerde bulunamaz.” Davalı ... şirketi vekili de müvekkilinin bu maddeye dayanarak sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, zira davacı «acentenin sözleşmeye» ve mevzuata aykırı davrandığını, acentelik hizmeti ile bağdaşmayacak işlerle iştigal ettiğini, müvekkilinin ve kendisinin itibarını zedeleyecek işlemlerde bulunduğunu, bir müşterisinin kredi kartından başka bir müşterisinin «prim» borcunu tahsil ettiğini, sigortalılarından tahsil ettiği primleri müvekkiline intikal ettirmediğini, yüksek miktarda «cari hesap» borcunun bulunduğunu, bu nedenle davacının «portföy tazminatı» isteyemeyeceğini savunmuş, mahkemece davalının bu savunması incelenmemiştir.
Sigortacılık Kanunu’nun .../16. bendinde ise «acentenin» «portföy tazminatı» talep hakkı düzenlendikten sonra «son» cümlesinde, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla «sözleşmenin feshine» neden olması halinde tazminat hakkının düşeceği açıkça belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · kar kaybı · acentelik sözleşmesi · emredici hüküm · temerrüt tarihi · cari hesap · kısıtlılık · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «acentelik sözleşmesinin» taraflardan herhangi birisi tarafından «fesih» edilmesi durumunda acentenin bütün haklarından «feragat» ettiği anlamına gelen 11.1. ve 11... maddelerinin, acentenin ekonomik özgürlüğünü tek taraflı «kısıtlayıcı» nitelikte olduğundan, anılan hükümlerin B.K.'nın .... maddesinin «emredici» hükmüne aykırılığı nedeniyle «geçersiz» kabul edilmesi gerektiği, acentenin şartları oluşmuşsa «portföy tazminatı» talep edebileceği, davacının «son» beş yıla ait «komisyon» toplamı 415.602,...
Acente bu «fesih» neticesi bir hak ve tazminat isteyemez, portföy konusunda bir hak, «komisyon», tazminat, «kar kaybı» gibi taleplerde bulunamaz.” Davalı ... şirketi vekili de müvekkilinin bu maddeye dayanarak sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, zira davacı «acentenin sözleşmeye» ve mevzuata aykırı davrandığını, acentelik hizmeti ile bağdaşmayacak işlerle iştigal ettiğini, müvekkilinin ve kendisinin itibarını zedeleyecek işlemlerde bulunduğunu, bir müşterisinin kredi kartından başka bir müşterisinin «prim» borcunu tahsil ettiğini, sigortalılarından tahsil ettiği primleri müvekkiline intikal ettirmediğini, yüksek miktarda «cari hesap» borcunun bulunduğunu, bu nedenle davacının «portföy tazminatı» isteyemeyeceğini savunmuş, mahkemece davalının bu savunması incelenmemiştir.
Taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» 11... maddesine göre “acentenin mevzuata, talimatlara, sözleşmeye uymaması, verimsiz çalışması, sigortacının veya kendisinin itibarına zarar vermesi halinde, «sigortacı sözleşmeyi» derhal feshedebilir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Kotaya ulaşılamayacağının anlaşılması üzerine fesih ve katılım bedelinin kıstelyevm iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4881 E. 2022/8918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda… haksız olarak feshedildiği, ayrıca davacının kendi üzerine düşen yükümlülüğü de yerine getirmediği, bu nedenle katılım bedelinin iadesinin istenemeyeceği, incelenen «defter» kayıtlarına göre davalının 16.330,69-TL «cari hesap» borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatı» ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
… kotanın henüz %12'si oranında ürün siparişi verdiği, sözleşme, davalıya ait iki iş yeri için yapılmış olup, iş yeri sayısının artacağı, yeni işyeri açılacağı hususu «fesih» tarihinden önce gündeme getirilmediği, sözleşmenin geriye kalan 22 aylık döneminde ise kotanın % 88 oranında daha ürün siparişi vermesi gerekmekte olup, sözleşmenin kalan süresi ve henüz sipariş edilmeyen ürün miktarı ve ürünün stoklanamayacağı dikkate alındığında davacının, davalının sözleşme süresinin sonunda kotadaki miktara ulaşılamayacağını değerlendirmesinin haklı olduğu, davacı tarafından davalıya ödenen yatırım bedeli 118.000.-TL'nin sipariş kotasının gerçekleştiği %12 oranına göre, 103.840.-TL kısmının davacıya iadesinin gerektiği, davacının talebinin 103.486.-TL olduğu, sipariş edilen ürünlerden dolayı davacının ayrıca 16.330,69 TL alacağının bulunduğu, davacının alacağının likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın tümüyle kabulüne ve davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi kar …
İcra Müdürlüğü'nün 2017/3275 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 120.040,73 TL yönünden iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, %20 oranında hesaplanan 24.008,15 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5126 E. , 2022/9445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.02.2019 tarih ve 2014/782 E. - 2019/79 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.04.2021 tarih ve 2019/1512 E. - 2021/529 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01.11.2006 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davacının davalı adına üçüncü kişi ve firmalara yeni hat açma, hat taşıma vs. işlemleri yaptığını ve bunun karşılığında da davalıdan çeşitli adlar altında prim ödemesi aldığını, sorunsuz bir şekilde çalışmakta iken davalı tarafından davacının satış hedeflerini uzun süredir yakalayamadığı gerekçesiyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin çalışılan süre boyunca kurumsal satış kanalları arasında çalışma koşulları ve performans bakımından örnek bir bayi olduğunu ve bugüne kadar davalıya 60.000'e yakın abonelik kazandırdığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,000 TL portföy (denkleştirme) tazminatı ve sözleşmenin haksız feshinden dolayı müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini için şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile denkleştirme tazminatı talebini 53.053,02 TL’ye, maddi tazminat talebini 50.778,52 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında 01.11.2006 tarihli Kobi Satış Kanalı Sözleşmesi'nin imzalandığını, davacıya gönderilen ihtarnameler ile davacının satış hedeflerini uzun süredir yakalayamamış olması sebebi ile ilgili sözleşmenin 19.5 maddesi gereğince sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 16/5 maddesinde sözleşmenin fesih şartlarının kararlaştırıldığı, davalının bu fesih şartlarına uyarak sözleşmeyi fesh etmiş olduğu, bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olması nedeni ile davacının davalıdan denkleştirme tazminatı adı altında talep edebileceği bir tazminat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayalı portföy ve maddi tazminatların tahsiline ilişkin olup, mahkemece davalının sözleşmenin 16/5 maddesi gereğince fesih yetkisi olduğu bu şartlar itibarıyla davacının sözleşmenin feshinden dolayı herhangi bir tazminat talep edemeyeceği yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının sözleşmede kararlaştırılan performans değerleri altında kaldığının da tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 19.5 maddesinin davalı ... 7 gün önceden firmaya yazılı olarak bildirmek kaydıyla iş bu sözleşmeyi her zaman ve tek taraflı olarak fesh etmek hakkına sahip olduğu, yine 5. maddesinde satış hedefleri ve firmanın faaliyetlerinin değerlendirilmesi başlığı altında “ Vodafone her takvim yılı başında firma için o yıla ait öngördüğü abone satış hedeflerini tayin ve tespit ederek bunları aylık ve/veya 3’er aylık kotalar halinde firmaya yazılı olarak bildirecektir. Firma kendisine bildirilen bu satış hedeflerine ulaşmayı ve bu amaçla her türlü çabayı göstermeyi taahhüt eder.” hükmünü haizdir. Portföy tazminatının talep edilebilmesi için, akdin acentenin kusuruyla feshedilmemiş olması gerekmektedir.
Somut olayda davalı, davacının satış performansı tutturamadığını ileri sürerek, sözleşmeyi hem 19.5 madde hem de 5.1 maddesi uyarınca feshetmiştir.Ancak sözleşmede performansın ve satış kotasının ne olduğu belirtilmemiş olup, dosya kapsamında davalıya aylık yada 3’er aylık kotalar halinde bu bildirimin yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamasına rağmen davalının tek taraflı fesih yetkisini kullanarak sözleşmeyi feshetmesi TMK'nın 2. maddesinde düzenlenmiş iyiniyet kuralları ile bağdaşmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında delillerin toplanıp, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacının performans eksikliğinin bulunup bulunmadığı, yine sözleşmeye aykırılığının bulunup bulunmadığının tespit edilerek, sözleşme feshinin haklı nedene dayanmadığının saptanması halinde portföy tazminatı isteme koşullarının oluşup oluşmadığı ve davacının maddi bir zararı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, sözleşmenin 6102 sayılı TTK ve 6098 sayılı TBK yürürlüğe girmesinden önce feshedilmiş olmasına rağmen uygulama yeri bulmayan TTK 120. ve devamı maddeleri ile TBK uygulanması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira eski 6762 sayılı TTK da portföy tazminatı düzenlenmemiş olmakla birlikte Yargıtay uygulaması ile kabul edilmesi nedeniyle uygulamaya dayalı karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868762900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz