Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9665 E. 2012/16732 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı fesih↗ franchise sözleşmesi↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ fesih↗ ihtar↗ feragat↗ havale↗ kusur↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte fesih ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, sözleşmenin feshine neden olacak davacı kusuru kanıtlanamadığından sadece teminat iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup sözleşmeden doğan alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, 20.05.2011 havale tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ederek gerekçeli dilekçelerini bilahare vereceklerini bildirmişse de, 30.06.2011 havale tarihli dilekçesi ile bu kez yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini istediğinden, bu ikinci dilekçenin temyiz talebinden feragat olarak değerlendirilmesi ve davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, franchise sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı taraf, davada diğer savunmalarının yanı sıra davacının gerekli performansı göstermediğini ve sözleşmenin bu nedene dayalı olarak da feshedildiğini belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmıştır. Dosya içerisindeki belgelerden de davalının fesihten önce bu nedene dayalı olarak davacıya ihtar çektiği, 3 değerlendirme dönemi boyunca davalı performansının ortalamanın altında kaldığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü fesih nedeni olarak kabul edildiğinden ihtara rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır. Bu itibarla, mahkemece davalıdan davacının performans düşüklüğünün ne şekilde gerçekleştiği hususunda açıklama istenip gerektiğinde diğer bayilerle kıyaslama yapılarak davalının bu savunmasını yeterince değerlendirmek gerekirken yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3079 E. 2019/4329 K.
Ortak:fesih · kusur · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi «fesih» yetkisi tanınmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü «fesih» nedeni olarak kabul edildiğinden «ihtara» rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarının» 5.2.2’e maddesine göre sigortalı iş sözleşmesinin iş veren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi halinde «rizikonun» «teminat» dışında olacağı, davalı tarafça davacının iş akdinin dava dışı işverenince performans düşüklüğü nedenine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiğinin ileri sürüldüğü, ancak iş verenin davacının akdini feshederken herhangi bir kasıt, «kusur» veya performans düşüklüğü sebebinden bahsedilmediği, davalı tarafın teminatın poliçe kapsamı dışında olduğuna dair her hangi bir delil «ibraz» etmediği, bu durumda dosya kapsamına göre «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçeye göre 8.188,14 TL tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 8.188,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının da imzasının olduğu 14.03.2014 tarihli “«fesih» bildirimi” başlıklı belgeye göre iş akdinin performans düşüklüğünden kaynaklı olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18 maddeleri uyarınca geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği, taraflar arasında düzenlenen Gelir Koruma Sigorta Poliçesi «özel şartlarının» 5.3.2. e maddesi gereğince bu halin «sigorta teminatı» dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · özel dava şartı · sigorta teminatı · riziko · yasal faiz · hasar · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarının» 5.2.2’e maddesine göre sigortalı iş sözleşmesinin iş veren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenle feshedilmesi halinde «rizikonun» «teminat» dışında olacağı, davalı tarafça davacının iş akdinin dava dışı işverenince performans düşüklüğü nedenine bağlı olarak haklı nedenle feshedildiğinin ileri sürüldüğü, ancak iş verenin davacının akdini feshederken herhangi bir kasıt, «kusur» veya performans düşüklüğü sebebinden bahsedilmediği, davalı tarafın teminatın poliçe kapsamı dışında olduğuna dair her hangi bir delil «ibraz» etmediği, bu durumda dosya kapsamına göre «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçeye göre 8.188,14 TL tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 8.188,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği, taraflar arasında düzenlenen Gelir Koruma Sigorta Poliçesi «özel şartlarının» 5.3.2. e maddesi gereğince bu halin «sigorta teminatı» dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir
Ancak, gelir koruması sigortası «özel şartlarının» 5.3.2.e maddesine göre iş akdinin geçerli nedenle feshi halinin sigorta kapsamının dışında olduğu belirtilmiştir.
-
Gelir Koruma Sigortası tazminatı | Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14459 E. 2018/5362 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın Gelir Koruma Sigorta Poliçesi’nden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, davalının iş sözleşmesinin 09.05.2014 tarihinde işverence performans düşüklüğü nedeniyle sona erdirilmiş ise de iş akdinin feshinin de performans düşüklüğüne dayanmış bulunduğuna dair hiçbir tespit veya delil bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin «sigorta poliçesi» «teminatında» olduğu, poliçeye göre tazminatın 9.000.00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.000,00 TL'nin 09/06/2014 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak işsizlik «teminat» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · alacak davası · usulden reddi · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın Gelir Koruma Sigorta Poliçesi’nden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, davalının iş sözleşmesinin 09.05.2014 tarihinde işverence performans düşüklüğü nedeniyle sona erdirilmiş ise de iş akdinin feshinin de performans düşüklüğüne dayanmış bulunduğuna dair hiçbir tespit veya delil bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin «sigorta poliçesi» «teminatında» olduğu, poliçeye göre tazminatın 9.000.00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.000,00 TL'nin 09/06/2014 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» ...'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davalı …
… akkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, .../1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
-
Gelir Koruma Sigortası tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12565 E. 2018/4252 K.
Ortak:fesih · ihtar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü «fesih» nedeni olarak kabul edildiğinden «ihtara» rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi «fesih» yetkisi tanınmıştır.
Benzer bu kararda… tarihinde iş akdinin işverence feshi nedeniyle iş yerinden ayrıldığı, davacının iş yerinden ayrılışının SGK’ ya işveren tarafından belirsiz süreli iş sözleşmesinin «haklı sebep» bildirilmeden feshi olarak bildirildiği, davacının işten ayrıldığı gün Türkiye İş Kurumu’na iş arayan olarak «kaydını» yaptırdığı, davacının iş akdinin feshine ilişkin olarak dava dışı işverenin ''davacının performans düşüklüğü nedeniyle'' iş akdinin «fesih» edildiğini bildirdiği, davacının imzasını «taşıyan» '«ibraname»' başlığını taşıyan belgede davacının işverenin talebi neticesinde iş akdinin fesih edildiğinin belirttiği, davacı işçinin performans düşüklüğü gösterdiğine ilişkin olarak dosya kapsamına bir delil «ibraz» edilemediği, işverence, performans düşüklüğü bulunduğu yönünde davacı işçiye «ihtarda» bulunulduğuna yönelik bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça istek dışı işsizlik hakkında TTK’nın 1423. maddesi gereğince sigortalı davacıya yazılı açıklamanın yapılmadığı, «teminatın» poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile poliçe üst sınırı olan 18.000,00 TL’nin 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak işsizlik «teminat» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · haklı sebep · ibraname · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · taşıyan
Benzer bu kararda… tarihinde iş akdinin işverence feshi nedeniyle iş yerinden ayrıldığı, davacının iş yerinden ayrılışının SGK’ ya işveren tarafından belirsiz süreli iş sözleşmesinin «haklı sebep» bildirilmeden feshi olarak bildirildiği, davacının işten ayrıldığı gün Türkiye İş Kurumu’na iş arayan olarak «kaydını» yaptırdığı, davacının iş akdinin feshine ilişkin olarak dava dışı işverenin ''davacının performans düşüklüğü nedeniyle'' iş akdinin «fesih» edildiğini bildirdiği, davacının imzasını «taşıyan» '«ibraname»' başlığını taşıyan belgede davacının işverenin talebi neticesinde iş akdinin fesih edildiğinin belirttiği, davacı işçinin performans düşüklüğü gösterdiğine ilişkin olarak dosya kapsamına bir delil «ibraz» edilemediği, işverence, performans düşüklüğü bulunduğu yönünde davacı işçiye «ihtarda» bulunulduğuna yönelik bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça istek dışı işsizlik hakkında TTK’nın 1423. maddesi gereğince sigortalı davacıya yazılı açıklamanın yapılmadığı, «teminatın» poliçe kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile poliçe üst sınırı olan 18.000,00 TL’nin 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4328 E. 2023/3230 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · fesih · ihtar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte «fesih» ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, «sözleşmenin feshine» neden olacak davacı «kusuru» kanıtlanamadığından sadece «teminat» iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup «sözleşmeden doğan» alacakların 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer talepleri …
Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü «fesih» nedeni olarak kabul edildiğinden «ihtara» rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi «fesih» yetkisi tanınmıştır.
Benzer bu kararda… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararı ile davacının iş akdinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğine ilişkin «ihtar» sunulmuşsa da bu duruma ilişkin kayıtların davalı şirket veya dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sunulamadığı, davacı ile birlikte aynı iş yerinde çalışan davacı tanıkları ... ve ...'ün duruşmadaki beyanlarında davacının performansının yüksek olduğu, kendilerinin de aynı sebeple iş akitlerinin feshedildiği ancak performans düşüklüklerinin olmadığı yönünde beyanda bulundukları, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararlarda dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde görev yapan başka işçilerin davalarında performans düşüklüğüne ilişkin iş akdinin feshi yeterli delil olmadığından geçerli sebep sayılmadığı, davacı tanık beyanları uyarınca davacının performans düşüklüğünün olmadığına kanaat getirildiği, bedelin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.584,00 TL'nin 04.08.2014 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… a geçerli nedenle feshedilmediğinin ispat edilemediği ve buna ilişkin dosyada mübrez delillerin değerlendirilmediği, mahkemece davacının talebinin poliçe kapsamında «teminat» altına alınıp alınmadığının tespiti bakımından öncelikle iş akdinin kendi isteği dışındaki sebeplerden mi yoksa İş Kanunu hükümleri çerçevesinde geçerli bir nedenl …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları değil «tanık beyanlarının» esas alındığını, geçerli nedenle «fesih» yapıldığını, bu nedenle anılan olayın poliçe kapsamı dışında kaldığını, tanık beyanlarına göre yüksek risk grubunda olduklarının davacı tarafça sözleşme tarihinde biliniyor olduğunu, «ispat yükünün» davacıda olduğunu, «bildirim yükümlülüğünün» ihlalinin «riziko» ile bağlantılı olduğunu, «dürüstlük kuralının» ihlal edildiğini, tazminat ödeme yükümlülüğü öngörülen süre içerisinde davacının başka bir işe girip girmediğinin araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · tanık beyanı · teminat kapsamı · riziko · dürüstlük kuralı · ispat yükü · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları değil «tanık beyanlarının» esas alındığını, geçerli nedenle «fesih» yapıldığını, bu nedenle anılan olayın poliçe kapsamı dışında kaldığını, tanık beyanlarına göre yüksek risk grubunda olduklarının davacı tarafça sözleşme tarihinde biliniyor olduğunu, «ispat yükünün» davacıda olduğunu, «bildirim yükümlülüğünün» ihlalinin «riziko» ile bağlantılı olduğunu, «dürüstlük kuralının» ihlal edildiğini, tazminat ödeme yükümlülüğü öngörülen süre içerisinde davacının başka bir işe girip girmediğinin araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını …
… ozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen kararı ile davacının iş akdinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğine ilişkin «ihtar» sunulmuşsa da bu duruma ilişkin kayıtların davalı şirket veya dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sunulamadığı, davacı ile birlikte aynı iş yerinde çalışan davacı tanıkları ... ve ...'ün duruşmadaki beyanlarında davacının performansının yüksek olduğu, kendilerinin de aynı sebeple iş akitlerinin feshedildiği ancak performans düşüklüklerinin olmadığı yönünde beyanda bulundukları, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararlarda dava dışı Vodafone Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. bünyesinde görev yapan başka işçilerin davalarında performans düşüklüğüne ilişkin iş akdinin feshi yeterli delil olmadığından geçerli sebep sayılmadığı, davacı tanık beyanları uyarınca davacının performans düşüklüğünün olmadığına kanaat getirildiği, bedelin «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.584,00 TL'nin 04.08.2014 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 08.03.2017 tarih, 2016/364 E. ve 2017/183 K. sayılı kararı ile davacının kendi isteği dışında işine «son» verildiği, taraflar arasında yapılan sözleşmede davacının şahsi durumunun kapsam dışında kalacağı hususunda bir bilginin bulunmadığı ve davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.584,00 TL'nin «rizikonun» gerçekleşmesinden itibaren otuz günlük bekleme süresinin bitimi olan 04.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9665 E. , 2012/16732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2010 tarih ve 2010/186-2010/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalının taahhüt ettiği kira ve operasyonlardan ödemesi gereken prim ve alacakları ödememesi ve taraflar arasında ihtilaf yaşanması üzerine bayilik ilişkisine son veren davalının 25.000 USD bedelli teminat mektubunu kötü niyetli olarak paraya çevirdiğini, tahsil ettiği 38.490 TL'nin 4.668,79 TL'lık kısmını ise iade ettiğini ileri sürerek, iade edilmeyen teminat mektubu bedeli 33.821,21 TL, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen kira destek taahhüdü nedeniyle 1.000 TL, operasyonlardan doğan prim ve alacaklar nedeniyle 1.000 TL olmak üzere toplam 35.821,21 TL'nın teminat mektubunun paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iki ayrı tarihte fesih ihbarında bulunduğu, ilk fesih tarihinden sonra ikinci fesih tarihine kadar sözleşme ilişkisi devam ettiğinden ilk fesihin hükümsüz hale geldiği, ikinci fesihe gerekçe gösterilen performans yetersizliği ve çalışma saatlerine uyulmadığına ilişkin delil bulunmadığı, sözleşmenin feshine neden olacak davacı kusuru kanıtlanamadığından sadece teminat iadesine ilişkin talebin kabulünün gerektiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi mevcut olup sözleşmeden doğan alacakların 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, 33.821,21 TL'nın teminatın paraya çevrildiği 26.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, 20.05.2011 havale tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ederek gerekçeli dilekçelerini bilahare vereceklerini bildirmişse de, 30.06.2011 havale tarihli dilekçesi ile bu kez yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini istediğinden, bu ikinci dilekçenin temyiz talebinden feragat olarak değerlendirilmesi ve davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, franchise sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı taraf, davada diğer savunmalarının yanı sıra davacının gerekli performansı göstermediğini ve sözleşmenin bu nedene dayalı olarak da feshedildiğini belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 35/7. maddesinde performansın yetersiz bulunduğu hallerde davalıya sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmıştır. Dosya içerisindeki belgelerden de davalının fesihten önce bu nedene dayalı olarak davacıya ihtar çektiği, 3 değerlendirme dönemi boyunca davalı performansının ortalamanın altında kaldığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede performans düşüklüğü fesih nedeni olarak kabul edildiğinden ihtara rağmen bu hususun düzeltilmemesi davalı yönünden haklı bir fesih nedeni oluşturacaktır.
Bu itibarla, mahkemece davalıdan davacının performans düşüklüğünün ne şekilde gerçekleştiği hususunda açıklama istenip gerektiğinde diğer bayilerle kıyaslama yapılarak davalının bu savunmasını yeterince değerlendirmek gerekirken yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 481,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064244300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz