Ayıplı Malın İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7409 E. 2022/8292 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız misli ile değiştirme↗ misli ile değiştirme↗ hmk 331/1↗ davanın konusuz kalması↗ bedel iadesi↗ yargılama giderleri↗ yargılama gideri↗ fatura↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı tarafından dava açılırken dava konusu aracın misli ile değişmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde ödemiş olduğu bedelin iadesi talep edilmiş ise de, yargılama sırasında davalı tarafından dava konusu aracın motorunun yenisi ile değiştirildiği, davacı asilin de bu değişim işlemine onay verdiği ve bu kapsamda davalı tarafından motor değişimi ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacının seçimlik hakkını satılanın ücretsiz onarılması olarak kullandığı, motor değişimi yapılmak suretiyle de davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalıların neden olduğu, eldeki davada yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, kabul görmezse satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Yargılama aşamasında araçta motor değişimi yapıldığından mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda mahkemece motor değişimine dair fatura değerlendirilmeden dava değeri üzerinden davalılardan yargılama giderinin tahsiline karar verilmesi hatalı olup, HMK m.331/1 hükmü dikkate alınarak faturaya konu motor değişimi ile ilgili tüm iş bedeli üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Satılan mal hükümsüzlüğü | Değişim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5081 E. 2023/7251 K.
Ortak:bedel iadesi · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı tarafından dava açılırken dava konusu aracın misli ile değişmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde ödemiş olduğu «bedelin iadesi» talep edilmiş ise de, yargılama sırasında davalı tarafından dava konusu aracın motorunun yenisi ile değiştirildiği, davacı asilin de bu değişim işlemine onay verdiği ve bu kapsamda davalı tarafından motor değişimi ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacının seçimlik hakkını satılanın ücretsiz onarılması olarak kullandığı, motor değişimi yapılmak suretiyle de davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalıların neden olduğu, eldeki davada «yargılama giderlerinden» davalıların sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, kabul görmezse satış «bedelinin iadesi» talebine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece motor değişimine dair «fatura» değerlendirilmeden dava değeri üzerinden davalılardan «yargılama giderinin» tahsiline karar verilmesi hatalı olup, HMK m.331/1 hükmü dikkate alınarak faturaya konu motor değişimi ile ilgili tüm iş bedeli üzerinden yargılama gideri ve «vekalet ücreti» belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp ihbar süresi · ücretsiz onarım · ayıba karşı tekeffül · bedel indirimi · ihbar süresi · garanti süresi · seçimlik haklar · garanti kapsamı
Benzer bu kararda… 2021 tarihli bilirkişi raporunda araç üzerinde keşfen inceleme yapılarak araçtaki motor arızasının yapılan kilometreden kaynaklı olmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı «gizli ayıp» olduğu, 16.02.2018 tarihinde yapılan motor değişimine rağmen araçta arızanın devam ettiği, motor arıza ışığının hâlen yanmakta olduğu ve dava konusu arızanın kusursuz emsallerine göre sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri «olumsuz» etkiler nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan söz konusu teknik tespitler doğrultusunda satıcının «ayıba karşı tekeffül» hükümleri kapsamında sorumlu olduğu, bu bağlamda davacının dava konusu aracın kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları azalttığının tespiti ile alıcının «seçimlik haklardan» satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme hakkını kullanabileceği, her ne kadar davalı tarafından davacının motor değişimini kabul etmesi nedeniyle artık aracın misli ile değiştirilmesini talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, araçtaki arızaların motor değişimine rağmen devam etmesi nedeniyle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyaya sunulan servis kayıtlarından dava konusu araçtaki arızaların kronik hâle geldiği, motor değişimine rağmen arızaların tekrarladığı ve arıza ışığının yanmaya devam ettiği, davacı tarafından davalıya misli ile değişim talebi yönünde «ihtarname» gönderilmesi sırasında aracın arızaların giderilmesi amacı ile serviste olduğu, bu nedenle «ayıp ihbarının süresi» olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu Land Rover marka discovery sport 2016 model ... ... ...
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davanın satın alma işleminden iki yıl geçtikten sonra açıldığını, bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunmadığını, dava konusu aracın yetkili servise girmiş olmasının aracın mutlaka ayıplı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi müşterinin iş emrine geçirilmesini istediği şikâyetlerin de her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kaldı ki dava konusu aracın davacının da bilgisi dahilinde orijinal ve üretici standartlarında onarıldığını, her ne kadar gerekçeli kararda hukuka aykırı bilirkişi raporu esas alınarak arızanın devam ettiği kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu araç motor değişimi ile bilirkişilerce ilk inceleme tarihi arasında yaklaşık 60.000 km kullanılmış olup işbu hususun dahi aracın kullanımına engel bir durum olmadığını ispatlamakta olduğunu, aracın arıza lambasının yandığından bahisle arızanın onarılamadığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da işbu tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde işbu «şikayetten» bahsedilmediğini, ayrıca bilirkişiler tarafından da arıza lambasının yanma «sebebi» şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamış olup afaki tespitlerle arızanın devam ettiği yönünde tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, «garanti süresi» içerisinde olan bir aracın servise «teslim» edilmesinin «ücretsiz onarım» hakkının kullanılacağı anlamına geldiğini, davacının da aracını servise teslim ederken ücretsiz onarım dışında diğer «seçimlik haklara» başvurmak istediği yönünde bir beyan ve talepte bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafından servise getirilen aracın «garanti kapsamında» ücretsiz onarıldığını, dolayısıyla diğer seçimlik hakkını kullanma talebinde bulunamayacağını, arızanın şüpheye yer vermeyecek şekilde tam olarak sebebinin, ne şekilde onarım sağlanabileceğinin, onarımın herhangi bir «değer kaybına» yol açıp açmayacağının araştırılması ve işbu araştırma sonucu «hakkaniyet» ilkeleri de gözetilerek aşırı orantısızlığa yol açmayacak bir sonuca hükmedilmesi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan onarımın araçta değer kaybı yaratmayacağını, misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağını, dolayısıyla motor değişimine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkının kullanılmasına karar verilmesi hâlinde hem araçtan elde edilen faydaların iadesi hem de araçta meydana gelen «hasarlar» nedeniyle oluşan değer kaybının iadesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
… 32 TL'ye satın aldığını, araç kullanıma başlandıktan sonra belirli aralıklarla motor-turbo ve motor turboya bağlı olarak tüm aksamlarında arıza vermeye başladığını, «garanti süresi» içerisindeyken yolda kalması nedeniyle 15 gün süreyle yetkili serviste kaldığını, aracın «teslim» alınmasından çok kısa bir zaman sonra yine yolda kaldığını, servisin bu kez sürecin daha ... süreceğini, motorun, turbonun ve diğer motor ve turboya bağlı tüm aksamların değişeceğini, bu sebeple motorun daha ... olacağını belirttiğini, ancak tamir edildikten sonra da olumlu bir sonuç alınamadığını, arızanın devam etmekte olduğunu, 29.03.2018 tarihinde ise davalı tarafa çekilen ve Ordu Noterliğinin 3303 sıra numarasına kayıtlı «ihtarname» ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, dava konusu araç lüks, motor gücü yüksek bir araç olduğundan motordaki arızanın sürüş emniyeti açısından çok ciddi sakıncalar doğurmakta olduğunu, bu nitelikteki bir araçta motor arızasının önemli nitelikte «ayıp» olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aracın «gizli ayıp» olduğunu ve giderilemediğini, müvekkilinin araçtan beklediği faydayı da sağlayamadığını iddia ederek ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesine karar verilmesini tale …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın satın alma işleminden yaklaşık 23 ay sonra açıldığını ve bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir «ayıp» saptandığına dair yasal sürede bir bildirimde bulunulmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, arıza olarak bildirilen hususun kullanım hatasından kaynaklanmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, davacının servise gelerek belirttiği «şikayetler» üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme, bakım ve onarımların özenle yapıldığını, dava konusu araçta müdahale edilip de giderilememiş teknik bir arızanın varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı onarım hakkını kullanmış olup gerçekleştirilen onarım üzerine aracını sorunsuz olarak «teslim» ... davacının akabinde aracın ayıplı olduğu iddiasıyla araç değişimini talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davanın kabulü hâlinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybını» iade etmesi gerektiğini, ayrıca «bedel iadesi» yerine «bedel indirimine» karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6302 E. 2024/614 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece motor değişimine dair «fatura» değerlendirilmeden dava değeri üzerinden davalılardan «yargılama giderinin» tahsiline karar verilmesi hatalı olup, HMK m.331/1 hükmü dikkate alınarak faturaya konu motor değişimi ile ilgili tüm iş bedeli üzerinden yargılama gideri ve «vekalet ücreti» belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ücretsiz onarım · taleple bağlılık kuralı · bedel indirimi · garanti süresi · seçimlik haklar · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · değer kaybı
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «seçimlik hakların» «terditli» olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında hangi hakkını kullanmak istediğini net bir şekilde belirtmesi gerektiğini, dava konusu araçta ücretsiz motor değişiminin yapıldığını, dava konusu aracın 62.010 km.'de 18.07.2017 tarihinde serviste «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» işlemi gördüğünü, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, dava tarihinden önce arızaların giderildiğini, dava konusu aracın yetkili serviste motorunun diğer parçalardan daha ... bir parça olan yine orijinal motorla değiştirilmiş olmasının araçta «değer kaybı» oluşturmayacağını, davacının dava konusu aracı yaklaşık 2 yıldır sorunsuz olarak kullandığını, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, dava konusu araçta tüm sistemlerin tam olarak sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçasının olmadığını, davacının aracı satın aldığı günden bu yana yaklaşık 2 yıl içerisinde 65.000 km'ye varan aktif kullanımının araçtan beklediği tüm faydaları elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, dolayısıyla araçta bir arıza tespit edilse bile sorunsuz olarak kullanılan bir aracın üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla «ayıp» oranında «bedel indirimine» neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «taleple bağlılık kuralının» ihlal edildiğini, «değer kaybı» talebi 15.000,00 TL olmasına karşın 25.000,00 TL’ye hükmedildiğini, davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra değer kaybı iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, dosya kapsamında alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» bulunduğunu, aracın ayıplı olarak 62.010 km katetmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını iste …
Ticaret Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının tamamen hukuka aykırı olduğunu, kanunda sunulan «seçimlik haklardan» «ücretsiz onarım» talebinin davalı tarafından yerine getirildiğini, böylece seçimlik hakların kullanılarak tüketildiğini, davacının aracın ayıpsız misli ile değişimini talep etmesinin hukuken himaye göremeyeceğini, davacının aracının orijinal parçalarla tamir edilmiş olmasının «değer kaybını» önler nitelikte olduğunu, bununla birlikte davacının değer kaybına ilişkin iddiasının ispata muhtaç olduğunu, dava konusu araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği …
Ticaret Türk A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «ücretsiz onarım» hakkını kullandığını, bu hak kullanıldıktan sonra «değer kaybı» iddiası ile ilgili ayrıca «bedel indirimi» talebinde bulunulamayacağını, araç üzerinde değer kaybı bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5654 E. 2022/7675 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı tarafından dava açılırken dava konusu aracın misli ile değişmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde ödemiş olduğu «bedelin iadesi» talep edilmiş ise de, yargılama sırasında davalı tarafından dava konusu aracın motorunun yenisi ile değiştirildiği, davacı asilin de bu değişim işlemine onay verdiği ve bu kapsamda davalı tarafından motor değişimi ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacının seçimlik hakkını satılanın ücretsiz onarılması olarak kullandığı, motor değişimi yapılmak suretiyle de davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalıların neden olduğu, eldeki davada «yargılama giderlerinden» davalıların sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1.fıkrasında; «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda mahkemece motor değişimine dair «fatura» değerlendirilmeden dava değeri üzerinden davalılardan «yargılama giderinin» tahsiline karar verilmesi hatalı olup, HMK m.331/1 hükmü dikkate alınarak faturaya konu motor değişimi ile ilgili tüm iş bedeli üzerinden yargılama gideri ve «vekalet ücreti» belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HMK’nın 331/1 maddesi nazara alınarak, konusuz kalan talep bakımından «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilip, yukarıda anılan HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre «tefrik» edilen ... dosyasında hükmolunan «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» yönünden «tahsilde tekerrür» etmemek üzere yargılama giderleri ve «vekalet ücreti takdir» edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu …
6100 sayılı HMK’nın 331/1 maddesine göre, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» karar vereceği hükmünü haiz olup, buna göre davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın ha …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · rücuen tahsil · tahsilde tekerrür · vekalet ücreti takdiri
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HMK’nın 331/1 maddesi nazara alınarak, konusuz kalan talep bakımından «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilip, yukarıda anılan HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre «tefrik» edilen ... dosyasında hükmolunan «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» yönünden «tahsilde tekerrür» etmemek üzere yargılama giderleri ve «vekalet ücreti takdir» edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu …
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, hakkındaki dava «tefrik» edilen ...'un davacı kuruma borcunu ödemiş olduğunu beyan ettiğinden açılan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, haksız olarak alınan ölüm aylıklarının «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7409 E. , 2022/8292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.04.2021 tarih ve 2020/38 E. - 2021/339 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı aracın sürekli arıza yaptığını, satıcı firmadan yenisi ile değişiminin talep edilmesine rağmen müvekkiline olumlu bir yanıt verilmediğini, davalıların üretici firma ve yetkili bayi olmaları nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; dava konusu aracın misli ile değişmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ödemiş olduğu bedelin (avans faizi) ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili, davacının tüm talep ve iddialarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin bu araçla ilgili hiçbir ayıba karşı garanti mesuliyetinin olmadığını, dava konusu aracın 2 senelik garanti süresinin sona erdiğini, davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediğini, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli ayıp söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. vekili, zamanaşımı def’i ile birlikte, kullanıcı hatasından kaynaklanan arızadan sorumlu olmadıklarını, dava konusu araçta beklenilen faydayı azaltan imalattan kaynaklanan bir arıza yada ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı tarafından dava açılırken dava konusu aracın misli ile değişmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde ödemiş olduğu bedelin iadesi talep edilmiş ise de, yargılama sırasında davalı tarafından dava konusu aracın motorunun yenisi ile değiştirildiği, davacı asilin de bu değişim işlemine onay verdiği ve bu kapsamda davalı tarafından motor değişimi ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacının seçimlik hakkını satılanın ücretsiz onarılması olarak kullandığı, motor değişimi yapılmak suretiyle de davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalıların neden olduğu, eldeki davada yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, kabul görmezse satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Yargılama aşamasında araçta motor değişimi yapıldığından mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda mahkemece motor değişimine dair fatura değerlendirilmeden dava değeri üzerinden davalılardan yargılama giderinin tahsiline karar verilmesi hatalı olup, HMK m.331/1 hükmü dikkate alınarak faturaya konu motor değişimi ile ilgili tüm iş bedeli üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868130100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz