Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3969 E. 2022/9280 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ ticari itibar↗ tbk 99↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada; davacı ve davalı şirketin aynı işkolunda çalıştığı, şirket logolarının, adres ve telefon numaralarının aynı olduğu, davalı şirketin davalı şahıslar tarafından kurulduğu, müşteriler nezdinde davacıyla karışıklık yaratacak şekilde yazışmalar yapıldığı, davacının bazı müşterileriyle ticari ilişki kurulduğu, tarafların defter ve dayanağı belgelerde yapılan inceleme sonucunda davacının kayıtlardan tespit edilebilen zararının 90.379,08 TL olduğu, bu miktarın davacı şirketin 2014-2015 yılları için yoksun kaldığı kazanç miktarı olduğu, davalılar ... ve ...'ın TTK m. 55/1.c veTTK m. 55/1.a.4 bendini ihlal etmek suretiyle haksız rekabette bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 90.379,08 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalıların dava dilekçesinde ifade edilen eylemleri ile haksız rekabet yarattığını iddia etmiş ve bu nedenle yoksun kaldığı kârın tespiti ile tazminat isteminde bulunmuştur. Davanın açıldığı tarih 02.02.2015 olup, davacının iddia ve taleplerinin dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yoksun kalınan kâra dair hesaplamaların 2015 yılının tamamını kapsadığı ve dava tarihini de aşar şekilde yapıldığı anlaşıldığından, verilen hüküm doğru olmamış, davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafın manevi tazminat istemi, mahkemece, yasal koşulları oluşmadığından reddedilmiş ise de; 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinde düzenlenen manevi zarar, kişinin kişisel çıkarlarında uğradığı bir eksilmedir. Tüzel kişilerin de kazandığı saygınlık ve ticari itibarı onun kişisel değerleri içinde yer alır. Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat gerçek kişiler için kabul edilebilir olduğu gibi ticari itibarının sarsılması halinde tüzel kişiler için dahi uygun görülebilir. Somut olaya göre, davalıların haksız rekabet yaratan eylemleri ile davacının piyasadaki tanınmışlığından yararlandığı, davalı şirket logosu, adresi, telefon numaralarının dahi davacı ile aynı olduğu ve davalı şirketin davacı şirketin devamı yada bir uzantısı gibi yansıtıldığı, davacının müşterilerinin davalı şirkete aktarıldığı, böylelikle davacının ticari hayattaki varlığı, saygınlığı, itibarının zedelendiğinin kabulü ile davacı yararına makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11768 E. 2013/10900 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda55/1.a.4 bendini ihlal etmek suretiyle «haksız rekabette» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 90.379,08 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… talep etme hakkı bulunduğu, davacıların, davalının hatalı bildirimi sonucunda maddi kayıplarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda55/1.a.4 bendini ihlal etmek suretiyle «haksız rekabette» bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 90.379,08 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...Ş.'nin sigorta kayıtları bulunmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin ve davalı ... şirketleri hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3969 E. , 2022/9280 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24.12.2020 tarih ve 2017/324 E. - 2020/724 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalılar vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İzmir'de faaliyet gösteren müvekkili şirkette davalı ... işveren vekili olarak atandığını, bu davalının ...'ı işe aldığını, önemli bir müşterinin işinde gerekli özeni göstermedikleri için müşteriyi kaybettiklerini ve ...'ı işten çıkardıklarını, ancak sonradan tespit ettikleri üzere davalıların müvekkil şirketin adresinde aynı logo altında davalı şirketi kurdukları ve müvekkil şirket ile arasında organik bağ varmış gibi gösterilerek müşterilerinin çalındığını, iş tekliflerinin bu şekilde alındığını ve haksız kazanç elde ettiklerini, haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile menine, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin ortakları tarafından müvekkili ...'a birlikte çalışmak için teklif götürdüğünü, bağımsız çalışan müvekkili ile ilgili haksız ithamlarda bulunduğunu, kendi adına şirket kurma istemini davacıya ilettiğini, bilgisi dahilinde müvekkili şirketin kurulduğunu, iddiaların yersiz olduğunu, müvekkillerinin haksız rekabette bulunmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada; davacı ve davalı şirketin aynı işkolunda çalıştığı, şirket logolarının, adres ve telefon numaralarının aynı olduğu, davalı şirketin davalı şahıslar tarafından kurulduğu, müşteriler nezdinde davacıyla karışıklık yaratacak şekilde yazışmalar yapıldığı, davacının bazı müşterileriyle ticari ilişki kurulduğu, tarafların defter ve dayanağı belgelerde yapılan inceleme sonucunda davacının kayıtlardan tespit edilebilen zararının 90.379,08 TL olduğu, bu miktarın davacı şirketin 2014-2015 yılları için yoksun kaldığı kazanç miktarı olduğu, davalılar ... ve ...'ın TTK m. 55/1.c veTTK m. 55/1.a.4 bendini ihlal etmek suretiyle haksız rekabette bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 90.379,08 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalıların dava dilekçesinde ifade edilen eylemleri ile haksız rekabet yarattığını iddia etmiş ve bu nedenle yoksun kaldığı kârın tespiti ile tazminat isteminde bulunmuştur. Davanın açıldığı tarih 02.02.2015 olup, davacının iddia ve taleplerinin dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yoksun kalınan kâra dair hesaplamaların 2015 yılının tamamını kapsadığı ve dava tarihini de aşar şekilde yapıldığı anlaşıldığından, verilen hüküm doğru olmamış, davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafın manevi tazminat istemi, mahkemece, yasal koşulları oluşmadığından reddedilmiş ise de; 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinde düzenlenen manevi zarar, kişinin kişisel çıkarlarında uğradığı bir eksilmedir. Tüzel kişilerin de kazandığı saygınlık ve ticari itibarı onun kişisel değerleri içinde yer alır. Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat gerçek kişiler için kabul edilebilir olduğu gibi ticari itibarının sarsılması halinde tüzel kişiler için dahi uygun görülebilir. Somut olaya göre, davalıların haksız rekabet yaratan eylemleri ile davacının piyasadaki tanınmışlığından yararlandığı, davalı şirket logosu, adresi, telefon numaralarının dahi davacı ile aynı olduğu ve davalı şirketin davacı şirketin devamı yada bir uzantısı gibi yansıtıldığı, davacının müşterilerinin davalı şirkete aktarıldığı, böylelikle davacının ticari hayattaki varlığı, saygınlığı, itibarının zedelendiğinin kabulü ile davacı yararına makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/867961300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz