Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8097 E. 2022/9015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza incelemesi↗ sahtecilik↗ şikayet↗ tbk 99↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; imza incelemesine esas olmak üzere davacının imza örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, raporda inceleme konusu kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin belirtildiği, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mut İcra Müdürlüğü'nün 2011/1025 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konu kredi sözleşmesindeki kefile atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit talebidir. Mahkemece sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi raporunda bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın şikayeti üzerine dava konusu kredi sözleşmesiyle ilgili olarak, dava dışı kredi asıl borçlusu ve davalı kooperatifin yetkilileri ile çalışanları hakkında sahtecilik suçlamasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Ceza davasında alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın kuvvetle muhtemel ...’ın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilmiştir. Ceza davası henüz kesinleşmemiştir. 6102 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818. BK md. 53.) uyarınca ceza mahkemesince saptanan maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece, ceza davası kararınnın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/975 E. 2022/2959 K.
Ortak:menfi tespit
İncelediğiniz karardaDava, icra takibine konu «kredi sözleşmesindeki» «kefile» atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı «menfi tespit» talebidir.
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedine» özgü takibin dayanağı olan «bonoda» kendisine atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı, borçlu tarafından açılmış «menfi tespit» ve «istirdat» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · kambiyo senedi · denetime elverişlilik · kötü niyet tazminatı · bono · istirdat · kötü niyet · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporlarının tamamında «kesin» kanaat bildirilmediği, imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, kesin kanaat bildirmeyen raporların imzanın davacıya ait olduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «kambiyo senedine» özgü takibin dayanağı olan «bonoda» kendisine atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı, borçlu tarafından açılmış «menfi tespit» ve «istirdat» davasıdır.
Mahkemece yapılan araştırma sonucunda alınan raporların «denetime elverişli» olması, birbirini doğrulaması sebebiyle senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmasına rağmen davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3955 E. 2021/5123 K.
Ortak:sahtecilik · menfi tespit · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, icra takibine konu «kredi sözleşmesindeki» «kefile» atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı «menfi tespit» talebidir.
Ancak, davacı tarafın «şikayeti» üzerine dava konusu «kredi sözleşmesiyle» ilgili olarak, dava dışı kredi asıl borçlusu ve davalı kooperatifin yetkilileri ile çalışanları hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır.
53.) uyarınca ceza mahkemesince saptanan maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece, ceza davası kararınnın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca «sahtecilik» iddiasına dayalı olarak açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
… eşmemiş ise çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden «eksik incelemeye» dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8097 E. , 2022/9015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03.10.2019 tarih ve 2016/431 E. - 2019/779 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi başlattığını, ancak kredi sözleşmesinin kefil kısmındaki müvekkiline atfen atılan imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; imza incelemesine esas olmak üzere davacının imza örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, raporda inceleme konusu kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin belirtildiği, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mut İcra Müdürlüğü'nün 2011/1025 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konu kredi sözleşmesindeki kefile atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit talebidir. Mahkemece sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi raporunda bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın şikayeti üzerine dava konusu kredi sözleşmesiyle ilgili olarak, dava dışı kredi asıl borçlusu ve davalı kooperatifin yetkilileri ile çalışanları hakkında sahtecilik suçlamasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Ceza davasında alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın kuvvetle muhtemel ...’ın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
Ceza davası henüz kesinleşmemiştir. 6102 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818. BK md.
53. ) uyarınca ceza mahkemesince saptanan maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece, ceza davası kararınnın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/865931200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz