Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3955 E. 2021/5123 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik↗ tbk 99↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait imza örneklerinin celp edildiği, alınan örneklerle dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiği, düzenlenen raporda davaya dayanak yapılan senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından alınan raporda, 31.10.2006 tanzim tarihli senetle ilgili hiç bir inceleme yapılmamış ancak diğer senetlerdeki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Hazırlık soruşturması ve Ağır Ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda ise senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan raporla, ceza dosyasında alınan raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece yapılacak iş Osmaniye 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/157 esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin beklenilmesine, şayet Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kesinleşmiş ise çelişkinin giderilmesi için TBK'nın 74. maddesi kapsamında değerlendirilmesine, kesinleşmemiş ise çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1968 E. 2019/3618 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi senet · zamanaşımı def'i · def'i · bono · zamanaşımı · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, icra takibinin yapıldığı 2007 yılı itibariyle «zamanaşımının» kesildiği ve kesilme tarihinden itibaren yeni bir süre işlemeye başladığı gerekçesiyle davacılar vekilinin «zamanaşımı def»’inin reddine; davaya konu «bononun» zamanaşımına uğramış olsa da alacağın ispatına yönelik belge niteliğinin devam ettiği ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre genel alacak davaları yönünden zamanaşım …
Davacı taraf temel ilişkiyi ispatlayan herhangi bir delil ileri sürememiş, sadece «adi senet» niteliğinde kabul edilen senet «ibraz» etmiş ancak senet niteliğindeki belgeye muris... tarafından atıldığı iddia edilen imzanın davalılarca inkar edilmesi üzerine Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, imzanın davalıların murisine ait olup olmadığı hususunda «kesin» bir kanaat edinilememiş, senet üzerindeki imzanın kuvvetle muhtemel muris...’a ait olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece ispata yarar başkaca delil sunulmadan, imzasının dahi davalılar murisine ait olduğu «kesin» olarak tespit edilemeyen bir senede dayalı olarak davacının alacağını ispatladığına dair yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8097 E. 2022/9015 K.
Ortak:sahtecilik · menfi tespit · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca «sahtecilik» iddiasına dayalı olarak açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
… eşmemiş ise çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden «eksik incelemeye» dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, icra takibine konu «kredi sözleşmesindeki» «kefile» atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı «menfi tespit» talebidir.
Ancak, davacı tarafın «şikayeti» üzerine dava konusu «kredi sözleşmesiyle» ilgili olarak, dava dışı kredi asıl borçlusu ve davalı kooperatifin yetkilileri ile çalışanları hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır.
53.) uyarınca ceza mahkemesince saptanan maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece, ceza davası kararınnın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · şikayet · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; «imza incelemesine» esas olmak üzere davacının imza örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, raporda inceleme konusu «kredi sözleşmesindeki» imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin belirtildiği, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilemediği gerekçesi …
Dava, icra takibine konu «kredi sözleşmesindeki» «kefile» atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı «menfi tespit» talebidir.
Ancak, davacı tarafın «şikayeti» üzerine dava konusu «kredi sözleşmesiyle» ilgili olarak, dava dışı kredi asıl borçlusu ve davalı kooperatifin yetkilileri ile çalışanları hakkında «sahtecilik» suçlamasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Ceza davasında alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda dava konusu «kredi sözleşmesindeki» imzanın kuvvetle muhtemel ...’ın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4282 E. 2024/357 K.
Ortak:menfi tespit
İncelediğiniz karardaDava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca «sahtecilik» iddiasına dayalı olarak açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:grafolog bilirkişi · eksik araştırma · takibin kesinleşmesi · imza inkarı · ihtisas mahkemesi · yazılı delil · ba formu · kötüniyet tazminatı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından takip borçlusu- davacı aleyhine «keşidecisi» davacı, «lehtarı» ... ... olan 139.200,00 TL bedelli «bono» nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı ve «takibin kesinleştiği», «imza inkarı» bulunduğundan imzanın borçlunun ... ürünü olup olmadığının kanıtlama yükümlülüğünün davalıda bulunduğu, Mahkemece borçlunun imza ve paraf örneklerinin alındığı, çok sayıda kurumdan bononun düzenleme tarihinden önceki imza ve yazı örnekleri getirtilerek bonodaki keşideci imzasının davacının ... ürünü olup olmadığı hususunun araştırıldığı, Adli Tıp Kurumu Fizik «ihtisas» dairesinin raporunda söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının ... ürünü olduğunun bildirildiği, davacının itirazı sonucu bu defa «grafoloji bilirkişileriden» oluşan heyetten rapor alındığı, bu raporda davacı imzaları ile bonodaki imza arasında farklar bulunduğu, senet aslında davacıya atfen atılan borçlu imzasının davacının ... ürünü olmadığı, bu imzanın davacının hakiki (kısa «form» imzalarına) benzetilerek yapılandırıldığının belirtildiği, iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle bu kez ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «eksik araştırma» ile hüküm kurulduğunu, Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu dışında oluşturulan bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor arasında açık çelişki mevcut iken çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu'nca ilgili «ihtisas» dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenerek giderilmesi gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin gerekçesiz şekild …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Kriminal Laboratuvarından rapor alındığı, raporda, bonodaki imzanın davacının ... ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, dava konusu «bono» altındaki imzanın paraf tabir edilen kısa imza tarzında olup hernekadar ATK raporunda borçlu imzası ile benzerlik gösterdiği ve kuvvetle muhtemel borçlunun ... ürünü olduğu bildirilmiş ise de alınan diğer iki bilirkişi raporunda imzaların davacının ... ürünü olmadığı çok ciddi farklılıklar gösterdiği, borçlunun imzasına benzetilerek yapılandırıldığının anlaşıldığı, bu suretle bono altındaki imzanın davacının ... ürünü olmadığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının icra takip dosyasında takibe konu edilen bono ve bonoya ilişkin takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip alacaklısının «kötüniyeti» ispatlanmadığından «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3955 E. , 2021/5123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.04.2019 tarih ve 2017/474-2019/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı kurum ... Kooperatif Birliği üyelerinden olduğunu, davaya konu senetlerin nasıl düzenlendiğinin bilinmediğini, bu senetler hakkında sahtelik iddiası ile Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davacının davalı kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kadirli Kooperatifinden kredi kullandığını, davacının ortak ürün bedelini aldığını, davacının söz konusu borcunu ödediğine dair yazılı belge ibraz etmediğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait imza örneklerinin celp edildiği, alınan örneklerle dosyanın adli tıp kurumuna gönderildiği, düzenlenen raporda davaya dayanak yapılan senetteki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından alınan raporda, 31.10.2006 tanzim tarihli senetle ilgili hiç bir inceleme yapılmamış ancak diğer senetlerdeki imzanın kuvvetle muhtemel davacıya ait olduğu belirtilmiştir. Hazırlık soruşturması ve Ağır Ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda ise senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece alınan raporla, ceza dosyasında alınan raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece yapılacak iş Osmaniye 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/157 esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin beklenilmesine, şayet Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kesinleşmiş ise çelişkinin giderilmesi için TBK'nın 74.
maddesi kapsamında değerlendirilmesine, kesinleşmemiş ise çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681416100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz