İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5462 E. 2022/6896 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefil↗ genel kredi sözleşmesi↗ temlik↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 26/04/2007 tarihli ve 16.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine, müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla davalı tarafından imza atıldığı, söz konusu bu kredi borcunun 28/04/2008 tarihinde ödendiği, devamında dava dışı ...'in dava dışı banka nezdinde kullanmış olduğu 10/06/2009 tarihli ve 26.000,00 TL tutarındaki kredinin ödemesini gerçekleştirmemiş olması sebebiyle dava dışı banka tarafından, davalı aleyhinde söz konusu icra takibinin başlatıldığı, anılan bu icra takibine esas kredi sözleşmesi uyarınca kefil sıfatıyla davalının sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden ve asıl alacağa işleyecek %72 temerrüt faizi ile birlikte aynen devamına ve asıl alacağın %20'si oranında (4.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davalı banka tarafından davacı aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece taraflar arasındaki ticari sözleşmenin 53. maddesi ve bankanın 31.08.2009 tarihinde yayınladığı Genel Mektup dikkate alınarak temerrüt faizi oranı akti faiz oranının %100 fazlası %72 olarak belirlenmiş ve buna göre hüküm tesis edilmiştir. Ancak Mahkemece Dairemiz emsal uygulamalarına göre; temlik eden bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranının belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarının hesaplanarak, Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği gözetilerek düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Pay tespiti | Pay defterine kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15497 E. 2015/3853 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · pay devri · davadan feragat · feragat · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı «yönetim kurulu kararının iptali» için açmış olduğu «davadan feragat» ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile «pay devrini» kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine dair verilen karar davacı-karşı dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/845 E. 2019/6682 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı
Benzer bu kararda… in kabulü ile 100.000 Euro'nun, davacı ...'in talebinin kısmen kabulü ile 99.950 Euro'nun 02/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıllık Euro «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek orandaki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davacı ...'in talebinin kabulü ile 200.000 Euro'nun, davacı ... …
Blanga'nın talebinin kısmen kabulü ile 99.990.-Euro'nun birleşen dava tarihi olan 09/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıllık Euro «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek orandaki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15379 E. 2014/3557 K.
Ortak:İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · havale
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren yasal süresi içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesine rağmen, davacı vekilinin 18/03/2013 «havale» tarihli, dosyanın yeniden ele alınarak kaldığı yerden devamına ve yeni duruşma günü verilerek tarafına tebliğine karar verilmesi talebinde bulunduğu «yenileme dilekçesinin» dosya içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın, «işlemden kaldırıldığı» (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca 05/07/2013 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu suretle, mahkemece adı geçen 18/03/2013 «havale» tarihli «yenileme dilekçesi» değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5462 E. , 2022/6896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.06.2021 tarih ve 2020/171 E. - 2021/252 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan kredi sözleşmesini davalının kefil sıfatıyla imzaladığını, kredinin ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini ve alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının 26.04.2007 tarihli sözleşmeye kefil olduğunu, bu sözleşmeyle kullandırılan kredinin ödendiğini, 31.08.2012 tarihli ihtar ile kefaletten vazgeçtiklerinin bankaya bildirildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 26/04/2007 tarihli ve 16.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine, müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla davalı tarafından imza atıldığı, söz konusu bu kredi borcunun 28/04/2008 tarihinde ödendiği, devamında dava dışı ...'in dava dışı banka nezdinde kullanmış olduğu 10/06/2009 tarihli ve 26.000,00 TL tutarındaki kredinin ödemesini gerçekleştirmemiş olması sebebiyle dava dışı banka tarafından, davalı aleyhinde söz konusu icra takibinin başlatıldığı, anılan bu icra takibine esas kredi sözleşmesi uyarınca kefil sıfatıyla davalının sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden ve asıl alacağa işleyecek %72 temerrüt faizi ile birlikte aynen devamına ve asıl alacağın %20'si oranında (4.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davalı banka tarafından davacı aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece taraflar arasındaki ticari sözleşmenin 53. maddesi ve bankanın 31.08.2009 tarihinde yayınladığı Genel Mektup dikkate alınarak temerrüt faizi oranı akti faiz oranının %100 fazlası %72 olarak belirlenmiş ve buna göre hüküm tesis edilmiştir. Ancak Mahkemece Dairemiz emsal uygulamalarına göre; temlik eden bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranının belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı ve miktarının hesaplanarak, Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranı bu orandan yüksek ise aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranının hesaplamada dikkate alınması gerektiği gözetilerek düzenlenecek bilirkişi raporu ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/865515800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz