Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7919 E. 2022/8643 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ olumsuz oy↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı eyleminin 2007 yılında başlayıp 2014 Mayıs ayında sona eren tek bir eylem olarak kabulünün gerektiği, zira davacının, dava konusu fotoğrafları muhtelif tarihlerde ve muhtelif yayın organlarında kullanılması ve yayınlanması için davalıya verdiği, davalının bu eserleri ancak davacı eser sahibinin adını belirterek ve ondan izin alarak umuma arz etmesi gerekirken bu izni almaksızın yayım ve yayın konusu yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin bir bütün olarak değerlendirilerek, eser sayısı, yayım ve yayımlanma şekil, miktar ve boyutu, eylemin sona erdiği tarih esas alınarak, 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki manevi tazminat istemine yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, eserden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesince manevi tazminat taleplerinden ayrı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece manevi tazminat istemleri değerlendirilerek buna ilişkin istem yönünden karar verilmiş ancak maddi tazminat istemi yönünden değerlendirme yapılmamış ve bu istem hakkında olumlu ve olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde; ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ denilmektedir. Bu durumda mahkemece, davacının maddi tazminatın istemi açısından da bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1991 E. 2021/2238 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… alınarak, 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… elektronik ortamlarda kamuya sunmasının manevi haklara tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, 46.950,00.-TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı
Benzer bu karardaAncak, davaya konu fotoğrafların yayımlanma amacıyla davalıya verildiği gözetilerek fotoğrafların nitelik ve değerleri de nazara alınarak her bir eser için hesap yapılmaksızın makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken Mahkemece, eylemli «direnme» sonucu Dairemizce bozulan önceki hükümdeki hesaplama yönetimi benimsenmek suretiyle aynı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5277 E. 2017/7443 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · bedelsizlik · hakkaniyet · eş rızası · zamanaşımı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, «zamanaşımı» süresinin henüz dolmadığı, davalının fiziki ve elektronik ortamda kullandığı fotoğraflardan 197'sini isim belirtmeden kullandığı, davacının fotoğrafları kullanıma hazır hale getirerek, davalı kurum «görevlilerine» verdiği, görevlilerin davacıdan habersiz bunları elde etme imkanı olmadığı, uzun yıllar devam eden sözlü anlaşmanın, eserin kullanımının sadece yazılı sözleşme ile olabileceğine yönelik şekil kuralına aykırılığını, sonradan ileri sürülmesinin «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu, açık bir vazgeçme olmadığı sürece hukuka uygun bir kullanım gerçekleştirenlerin de eser sahibinin adına mutat biçimde yer vermelerinin zorunlu olduğu, davacının «bedelsiz» kullanıma «rıza» göstermesinin temel nedeninin de zaten bu fotoğrafları çeken kişi olarak tanınmak ve kendisine daha çok fotoğraf çektirmek isteyen kişinin gelmesi olduğu, davacı eser sahibinin FSEK'in 15. maddesinde yazılı adın gösterilmesi hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ihlal olunan manevi hak karşılığı, her bir kullanım bakımından 2007 yılı için 150; 2008 yılı için 200; 2009 yılı için 250; 2010 yılı için 300; 2011 yılı için 350; 2012 yılı için 400; 2013 yılı için 450 ve 2014 yılı için 500 TL manevi tazminat miktarı belirlenmesinin «hakkaniyete» uygun düşeceği, toplam 46.950 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacı tarafın «rızası» ile davalı tarafa verdiği fotoğrafların her birinin yayın tarihi ve yayınlandığı ortam esas alınarak manevi tazminata karar verilmiş ise de, davalı tarafın davanın «zamanaşımı» yönünden reddi gerektiği yönündeki savunmasında da belirtildiği üzere, eylemin 2007 yılında başlayıp 2014 Mayıs ayında sona eren tek bir eylem olarak kabulünün ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2442 E. 2023/4615 K.
Ortak:olumsuz oy · maddi tazminat · yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece manevi tazminat istemleri değerlendirilerek buna ilişkin istem yönünden karar verilmiş ancak «maddi tazminat» istemi yönünden değerlendirme yapılmamış ve bu istem hakkında olumlu ve «olumsuz» herhangi bir karar verilmemiştir.
… alınarak, 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesince manevi tazminat taleplerinden ayrı olarak 1.000,00 TL «maddi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardaDava «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
… olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, «infazda» şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15934 E. 2013/22706 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kusur
Benzer bu kararda… TL olup, bankanın sunduğu muhtelif güvenlik tedbirlerinin kullanımını zorunluluk olmaması nedeniyle tercih etmeyen davacının, olayda % 25 kusurlu olduğu, davacının «kusur oranı» nazara alındığında davalının sorumlu olması gereken miktarın 11.625,00 TL olarak bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekiller …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7919 E. , 2022/8643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09.06.2021 tarih ve 2021/119 E. - 2021/204 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış bir fotoğraf sanatçısı olduğunu, beş ay süre ile çalışarak güzel sanat eseri niteliğinde ve içeriğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bulunduğu fotoğrafları vücuda getirdiğini, davalının müvekkilinin izni olmaksızın, adını da göstermeksizin anılan fotoğrafları kullandığını, bazı kullanımlarda müvekkili adına yer verdiğini, buna karşın büyük bir kısmında ise eser sahibi olarak müvekkilinin adını göstermediğini, müvekkilinin eserde adın belirtilmesi manevi hakkı ile eserin çoğaltılması ve umuma iletimine izin verme biçimindeki mali haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, 197 adet fotoğrafın izinsiz kullanılması nedeniyle toplam 147.750,00 TL manevi tazminatın ve müvekkiline ait isimsiz 197 adet ile isimli kullanılan 13 adet olmak üzere toplam 210 fotoğraf için FSEK'in 68.
maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının isteminin zamanaşımına uğradığını, talebin reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya ait fotoğrafları izinsiz kullanmadığını, fotoğrafların Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin izni ve imkan sağlamasıyla davacı tarafından çekildiğini, cd-dvd formatında bizzat davacı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınlarında kullanılması isteğiyle müvekkili kurum çalışanlarına teslim edildiğini, herhangi bir ücret de istenmediğini, 2007 yılından bu yana ses çıkarmayıp şimdi dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı eyleminin 2007 yılında başlayıp 2014 Mayıs ayında sona eren tek bir eylem olarak kabulünün gerektiği, zira davacının, dava konusu fotoğrafları muhtelif tarihlerde ve muhtelif yayın organlarında kullanılması ve yayınlanması için davalıya verdiği, davalının bu eserleri ancak davacı eser sahibinin adını belirterek ve ondan izin alarak umuma arz etmesi gerekirken bu izni almaksızın yayım ve yayın konusu yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin bir bütün olarak değerlendirilerek, eser sayısı, yayım ve yayımlanma şekil, miktar ve boyutu, eylemin sona erdiği tarih esas alınarak, 20.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki manevi tazminat istemine yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, eserden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesince manevi tazminat taleplerinden ayrı olarak 1.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece manevi tazminat istemleri değerlendirilerek buna ilişkin istem yönünden karar verilmiş ancak maddi tazminat istemi yönünden değerlendirme yapılmamış ve bu istem hakkında olumlu ve olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde; ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ denilmektedir. Bu durumda mahkemece, davacının maddi tazminatın istemi açısından da bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1. Dava, telif hakkına tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. Davacı vekili, müvekkilinin çektiği davalı TBMM’ye ait bina ve yerleşkenin fotoğrafları TBMM’nin izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla esere yönelik tecavüzün tespit, men ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuş, yerel Mahkemenin 19.08.2014 tarihli ilk kararında sadece esere yönelik adın korunması hakkı yönünden manevi haklara tecavüz bulunduğunun tespitine ve manevi tazminata hüküm olunmuş, eserden doğan kullanımların davacının izni ve iradesi ile olması gibi uzun gerekçelerle maddi tazminat istemleri de dahil FAZLAYA İLİŞKİN TALEPLERİN REDDİNE karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ilk kararı sadece davalı TBMM Başkanlığı vekili tarafından manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden temyiz edilmiş, karar davalı lehine bozulmuş, bu karar hakkında davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş Dairemizce istemin reddine karar verilmiştir.
4. İlk bozma ilamına Mahkemece uyulmuş ve bu defa 19.02.2020 tarihli kararla davacı lehine 46.950 TL manevi tazminata hüküm olunmuş, bu karar yine davalı TBMM Başkanlığı tarafından temyiz edilmiş ve yine Dairemizce davalı lehine ikinci defa bozulmuştur.
5. Mahkemece ikinci defa bozma ilamına uyulmuş ve davacı lehine 20.000 TL manevi tazminata hüküm olunmuştur.
6. Maddi tazminat talebi ilk kararla mahkemece açıkça ve gerekçeli olarak reddolunmuş olup, bu karar aleyhine temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle davanın reddi kararı kesinleşmiş ve bu konuda usulü müktesep hak oluşmuştur. Davanın reddi kararı icra edilecek bir karar olmayıp tekrardan yeniden hüküm kurulmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Ayrıca ilk kararda maddi tazminat isteminin reddi yönünden 2.600 TL maktu vekalet ücretine hüküm olunmuş, maddi tazminat ret kararı bu haliyle kesinleşmiş olup davalı vekilinin bu kararı icra etmesinin önünde de bir engel bulunmamaktadır.
Anılan nedenlere, sadece ilk kararın kesinleşen maddi tazminat ret kararı yönünden infaz edilebileceğine değinilmesi yeterli olduğu halde, ayrıca dava ve usul ekonomisi de gözetildiğinde son kararda maddi tazminat istemi hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının yeniden bozulmasına dair Daire çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/865119300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz