İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3331 E. 2022/8049 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
3095 sayılı kanun↗ istinaf incelemesi↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile dava dışı İstanbul İl Özel İdaresi arasında, İstanbul İl Özel İdaresinin " AFAD VE RADYO İSTANBUL AJANSI" reklamlarının haber revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda anlaşmaya varıldığı, İstanbul İl Özel İdaresi ile davalı arasında gerçekleşen 03.09.2013 tarihli yazışmada ücretin yayıncının kurumdaki reklam fiyat tarifesi üzerinden gerçekleşeceğinin belirtildiği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, fatura bedellerinin ödenmediği, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda hesap edilen faiz miktarı göz önüne alındığında, faiz talebinin de yerinde olduğu, alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/8020 Esas icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... ile İstanbul İl Özel İdaresi arasında reklam yayımlanması ve bedeline ilişkin yazışmalar ve süre gelen şekilde sözleşme ilişkisinin bulunması ve bu kapsamda davacıya ait dergide yayımlanan reklamlar nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerinden davalı kurumun sorumlu olacağı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili icra inkar tazminatına yönelik istinaf istemi yönünden karar verilmediğinden HMK’nın 305/A maddesi gereğince ek karar verilmesine ilişkin talebin, Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2021 tarihli ek karar ile istinaf incelemesi sonuçlandığından davacının ileri sürdüğü hususun ancak temyiz incelemesi konusu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacının alacağı resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu hali ile likit olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4232 E. 2024/1981 K.
Ortak:istinaf incelemesi · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi · temerrüt · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü’nün 2014/8020 Esas icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda «avans faiz» oranı uygulanmasına, alacak likit bulunmadığından «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili «icra inkar tazminatına» yönelik istinaf istemi yönünden karar verilmediğinden HMK’nın 305/A maddesi gereğince ek karar verilmesine ilişkin talebin, Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2021 tarihli ek karar ile «istinaf incelemesi» sonuçlandığından davacının ileri sürdüğü hususun ancak temyiz incelemesi konusu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
… .2013 tarihli yazışmada ücretin yayıncının kurumdaki reklam fiyat tarifesi üzerinden gerçekleşeceğinin belirtildiği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, «fatura» bedellerinin ödenmediği, «temerrüt» tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda hesap edilen faiz miktarı göz önüne alındığında, faiz talebinin de yerinde olduğu, alacağın likit bulunmadığı g …
Benzer bu kararda… ası ve bedeline ilişkin yazışmalar ve süre gelen şekilde sözleşme ilişkisinin bulunması ve bu kapsamda davacıya ait dergide yayımlanan reklamlar nedeniyle ödenmeyen «fatura» bedellerinden davalı kurumun sorumlu olacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili, «icra inkar tazminatına» yönelik istinaf istemi yönünden karar verilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi gereğince ek karar verilmesine ilişkin talebin, Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2021 tarihli ek karar ile «istinaf incelemesi» sonuçlandığından davacının ileri sürdüğü hususun ancak temyiz incelemesi konusu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2014/8020 E. icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda «avans faiz» oranı uygulanmasına, alacak likit bulunmadığından «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2014/8020 E. icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda «avans faiz» oranı uygulanmasına, asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 14.160,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşılaştırmalı reklam · likit alacak · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · icra takibine itiraz · kazanılmış hak · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… aleyhine Haber Revizyon Dergisinin Kasım 2013 sayısında yayımlanan AFAD ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için düzenlenen 06.11.2013 tarihli 23.600,00 TL tutarlı «fatura» ile 06.11.2013 tarihli 47.200,00 TL tutarlı faturanın tahsili için icra takibi başlattığını, söz konusu haksız «icra takibine itiraz» edildiğini, bunun üzerine davacı tarafın işbu davayı açtığını, İlk Derece Mahkemesi de başından beri yanlış kurguladığı davacı ile müvekkil Kurum arasındaki kanundan doğan ilişkinin bir sözleşme olduğunda ısrar ederek hukuka aykırı şekilde, davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili kurumun dava ve takip bakımından «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından «usulden reddi» gerektiğini, dava bakımından pasif husumet ehliyetine sahip olan dava dışı İl Özel İdaresi olduğunu, takip ve dava konusu faturaların mesnedi olan reklamların sahibi ve bedelini ödeme yükümlüsünün İl Özel İdaresi ve onun kanuni halefleri olduğunu, müvekkil Kurumun, bu tür reklamların sahibi olan kamu kurum veya kuruluşunun isteği doğrultusunda ilgili gazete veya dergiye verilmesine aracılık etmekten öte bir hak ve yetkiye sahip olmadığını, reklam sözleşmesinin bir tarafının İl Özel İdaresi, diğer tarafı ise davacı olduğunu, bu sözleşmeye istinaden İl Özel İdaresinin müvekkili Kuruma bir iş emri ile reklamların yayınlanmasını ve daha sonraki bir tarihte gönderdiği iş emri iptali yazısıyla da reklamların yayımlanmaması ve hiçbir ödemenin yapılmamasını istediğini, hiçbir idare ve makam ile müvekkil Kurum arasında resmi «ilan» yayınlanması ve paralarının ilgilisine ödenmesi gibi bir sürekli veya münferit ilişki doğuran herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkil Kurumun davaya cevap ve cevaba cevap dilekçesinde yer alan, dava konusu ilanın ödeme sorumluluğunun İl Özel İdaresinde olduğuna dair iddialarımız hiçbir şekilde bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin bunun yerine; sanki müvekkil Kurumun böyle bir iddiası varmış gibi, uzun uzun dava konusu reklamın kamu spotu olamayacağı, ücretsiz yayınlanamayacağı, ilan bedelinin müvekkil Kurumca ödenmesi gerektiği, bu savunmaların «geçersiz» olduğuna dair değerlendirmelerde bulunulduğunu, ilanların yayınlanıp yayınlanmadığının tespiti yahut ücretlerinin ödenmesi ile Kontrol Kurullarının ve 67 sayılı Ge …
… nde; müvekkilinin Haber Revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergi çıkardığını, dergide haber, röportaj ve makalelerin yanı sıra yapılan anlaşmalar gereği ücreti «karşılığında reklam» ve ilanların yer aldığını, müvekkilinin ‘‘AFAD’’ ve ‘‘Radyo İstanbul Ajansı’’reklamlarının dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda İstanbul İl Özel İdaresi ile anlaşmaya varıldığını, İl Özel İdaresi’nin reklam ve «ilan» faturalarının Basın İlan Kurumu adına düzenlendiğini, bedelinin Basın İlan Kurumu tarafından ödendiğini, İl Özel İdaresi’nin, Basın İlan Kurumu’na Afad ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için ilanların 6 ay boyunca yayımlanması ve Basın İlan Kurumu reklam tarifesi üzerinden ücretinin müvekkiline ödenmesi talimatı verdiğini, Ekim 2013 sayısında yayımlanan ilan bedellerinin tahsil edildiğini, ancak Kasım 2013 sayısında yayımlanan reklam bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… yanın esasa dair tüm temyiz itirazlarının reddedildiği, davacı yönünden ise; alacak resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu haliyle «likit alacak» olduğundan davacı yararına «icra inkar tazminatına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2288 E. 2010/4014 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin devri · ihtarname
Benzer bu kararda… rici sebeplere, şirket hisse devir bedelinin 08.11.2005 tarihli sözleşmede nakit olarak kararlaştırılıp bedelin peşin ödendiği belirtilmiş ise de 14.11.2005 tarihli «sözleşmede devrin», bilöbedel yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve tarafların devir esnasında yaptıkları yazışmalar ile karşılıklı olarak gönderdikleri «ihtarnameler» kapsamına göre davacının bedeli ödediğinin mevcut delillerle ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ih …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3331 E. , 2022/8049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.12.2017 tarih ve 2017/363 E. - 2017/826 K. sayılı kararın davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.12.2020-01.02.2021 tarihli ve 2018/1533 E. - 2020/1779 K. sayılı asıl ve ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl dava yönünden davalı vekili ek karar yönünden ise davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Haber Revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergi çıkardığını, dergide haber, röportaj ve makalelerin yanı sıra yapılan anlaşmalar gereği ücreti karşılığında reklam ve ilanların yer aldığını, müvekkilinin ‘‘AFAD’’ ve ‘‘Radyo İstanbul Ajansı’’reklamlarının dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda İstanbul İl Özel İdaresi ile anlaşmaya varıldığını, İl Özel İdaresi’nin reklam ve ilan faturalarının Basın İlan Kurumu adına düzenlendiğini, bedelinin Basın İlan Kurumu tarafından ödendiğini, İl Özel İdaresi’nin, Basın İlan Kurumu’na Afad ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için ilanların 6 ay boyunca yayımlanması ve Basın İlan Kurumu reklam tarifesi üzerinden ücretinin müvekkiline ödenmesi talimatı verdiğini, Ekim 2013 sayısında yayımlanan ilan bedellerinin tahsil edildiğini, ancak Kasım 2013 sayısında yayımlanan reklam bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibine geçildiğini itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İstanbul İl Özel İdaresi’nin iş emirleri ile Radyo İstanbul Ajansı ve Afad reklamlarının davacının imtiyaz sahibi olduğu Haber Revizyon dergisinde 2013 Ekim ayından itibaren 6 ay boyunca yayımlanmasının talep edildiğini,anılan iş emirleri gereğince Kasım/2013 ayına kadar ilanların sorunsuz şekilde yayımlandığını ancak daha sonra İl Özel İdaresi’nin iş emirlerini iptal ettiğini, müvekkilinin iş emri iptalleri gereğince davacıya yapılan ödemeleri durdurduğunu, dava konusu faturaların mesnedi olan reklamların sahibinin ve bedelini ödeme yükümlüsünün İstanbul İl Özel İdaresi olduğunu,müvekkil kuruma gelen iş emri iptali gereğince kurumun ödeme yapma borcunun ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı ile dava dışı İstanbul İl Özel İdaresi arasında, İstanbul İl Özel İdaresinin " AFAD VE RADYO İSTANBUL AJANSI" reklamlarının haber revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda anlaşmaya varıldığı, İstanbul İl Özel İdaresi ile davalı arasında gerçekleşen 03.09.2013 tarihli yazışmada ücretin yayıncının kurumdaki reklam fiyat tarifesi üzerinden gerçekleşeceğinin belirtildiği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, fatura bedellerinin ödenmediği, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda hesap edilen faiz miktarı göz önüne alındığında, faiz talebinin de yerinde olduğu, alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13.
İcra Müdürlüğü’nün 2014/8020 Esas icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... ile İstanbul İl Özel İdaresi arasında reklam yayımlanması ve bedeline ilişkin yazışmalar ve süre gelen şekilde sözleşme ilişkisinin bulunması ve bu kapsamda davacıya ait dergide yayımlanan reklamlar nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerinden davalı kurumun sorumlu olacağı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili icra inkar tazminatına yönelik istinaf istemi yönünden karar verilmediğinden HMK’nın 305/A maddesi gereğince ek karar verilmesine ilişkin talebin, Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2021 tarihli ek karar ile istinaf incelemesi sonuçlandığından davacının ileri sürdüğü hususun ancak temyiz incelemesi konusu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacının alacağı resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu hali ile likit olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.725,47 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/859928100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz