6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4232 E. 2024/1981 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılaştırmalı reklam likit alacak pasif husumet ehliyeti 3095 sayılı kanun ihbar olunan husumet ehliyeti icra takibine itiraz istinaf incelemesi kazanılmış hak pasif husumet taraf ehliyeti usulden reddi ihbar geçersizlik fatura iflas icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilan yükleten (shipper) avans faizi temerrüt istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · İİK — İİK 67 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Haber Revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergi çıkardığını, dergide haber, röportaj ve makalelerin yanı sıra yapılan anlaşmalar gereği ücreti karşılığında reklam ve ilanların yer aldığını, müvekkilinin ‘‘AFAD’’ ve ‘‘Radyo İstanbul Ajansı’’reklamlarının dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda İstanbul İl Özel İdaresi ile anlaşmaya varıldığını, İl Özel İdaresi’nin reklam ve ilan faturalarının Basın İlan Kurumu adına düzenlendiğini, bedelinin Basın İlan Kurumu tarafından ödendiğini, İl Özel İdaresi’nin, Basın İlan Kurumu’na Afad ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için ilanların 6 ay boyunca yayımlanması ve Basın İlan Kurumu reklam tarifesi üzerinden ücretinin müvekkiline ödenmesi talimatı verdiğini, Ekim 2013 sayısında yayımlanan ilan bedellerinin tahsil edildiğini, ancak Kasım 2013 sayısında yayımlanan reklam bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul İl Özel İdaresi’nin iş emirleri ile Radyo İstanbul Ajansı ve Afad reklamlarının davacının imtiyaz sahibi olduğu Haber Revizyon dergisinde 2013 Ekim ayından itibaren 6 ay boyunca yayımlanmasının talep edildiğini, anılan iş emirleri gereğince Kasım/2013 ayına kadar ilanların sorunsuz şekilde yayımlandığını ancak daha sonra İl Özel İdaresi’nin iş emirlerini iptal ettiğini, müvekkilinin iş emri iptalleri gereğince davacıya yapılan ödemeleri durdurduğunu, dava konusu faturaların mesnedi olan reklamların sahibinin ve bedelini ödeme yükümlüsünün İstanbul İl Özel İdaresi olduğunu, müvekkil kuruma gelen iş emri iptali gereğince kurumun ödeme yapma borcunun ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2017 tarih, 2017/363 E. ve 2017/826 K. sayılı kararıyla; davacı ile dava dışı İstanbul İl Özel İdaresi arasında, İstanbul İl Özel İdaresinin "AFAD VE RADYO İSTANBUL AJANSI" reklamlarının haber revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda anlaşmaya varıldığı, İstanbul İl Özel İdaresi ile davalı arasında gerçekleşen 03.09.2013 tarihli yazışmada ücretin yayıncının kurumdaki reklam fiyat tarifesi üzerinden gerçekleşeceğinin belirtildiği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, fatura bedellerinin ödenmediği, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda hesap edilen faiz miktarı göz önüne alındığında, faiz talebinin de yerinde olduğu, alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2014/8020 E. icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2020 tarih, 2018/1533 E. ve 2020/1779 K. sayılı kararıyla; davalı ... ile İstanbul İl Özel İdaresi arasında reklam yayımlanması ve bedeline ilişkin yazışmalar ve süre gelen şekilde sözleşme ilişkisinin bulunması ve bu kapsamda davacıya ait dergide yayımlanan reklamlar nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerinden davalı kurumun sorumlu olacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili, icra inkar tazminatına yönelik istinaf istemi yönünden karar verilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi gereğince ek karar verilmesine ilişkin talebin, Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2021 tarihli ek karar ile istinaf incelemesi sonuçlandığından davacının ileri sürdüğü hususun ancak temyiz incelemesi konusu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve 01.02.201 tarihli ek kararına karşıda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 10.11.2022 tarih, 2021/3331 E. ve 2022/8049 K. sayılı kararıyla '..1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacının alacağı resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu hali ile likit olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmemesi doğru olmadığı...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı dikkate alınarak araştırılacak başka bir husus olmadığı, kararı her iki tarafı vekillinin temyiz ettiği, davalı yanın esasa dair tüm temyiz itirazlarının reddedildiği, davacı yönünden ise; alacak resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu haliyle likit alacak olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2014/8020 E. icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 14.160,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İl Özel İdaresinin, müvekkili Kuruma gönderdiği 08.11.2013 tarihli yazısı ile anılan reklamların yayımlanmasına ilişkin iş emirlerini iptal ettiğini ve bundan sonra ilgili dergiye herhangi bir ödeme yapılmamasını istediğini, dava dışı İstanbul İl Özel İdaresi ile müvekkil Kurum arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkil Kurumun, İl Özel İdaresinin anılan iş emri iptallerine istinaden iptal yazısının tebliğ edildiği tarih itibarıyla davacıya yapılan ödemeleri durdurduğunu, davacının ilanların iptal edildiğini bilmesine rağmen müvekkil Kurum aleyhine Haber Revizyon Dergisinin Kasım 2013 sayısında yayımlanan AFAD ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için düzenlenen 06.11.2013 tarihli 23.600,00 TL tutarlı fatura ile 06.11.2013 tarihli 47.200,00 TL tutarlı faturanın tahsili için icra takibi başlattığını, söz konusu haksız icra takibine itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı tarafın işbu davayı açtığını, İlk Derece Mahkemesi de başından beri yanlış kurguladığı davacı ile müvekkil Kurum arasındaki kanundan doğan ilişkinin bir sözleşme olduğunda ısrar ederek hukuka aykırı şekilde, davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili kurumun dava ve takip bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, dava bakımından pasif husumet ehliyetine sahip olan dava dışı İl Özel İdaresi olduğunu, takip ve dava konusu faturaların mesnedi olan reklamların sahibi ve bedelini ödeme yükümlüsünün İl Özel İdaresi ve onun kanuni halefleri olduğunu, müvekkil Kurumun, bu tür reklamların sahibi olan kamu kurum veya kuruluşunun isteği doğrultusunda ilgili gazete veya dergiye verilmesine aracılık etmekten öte bir hak ve yetkiye sahip olmadığını, reklam sözleşmesinin bir tarafının İl Özel İdaresi, diğer tarafı ise davacı olduğunu, bu sözleşmeye istinaden İl Özel İdaresinin müvekkili Kuruma bir iş emri ile reklamların yayınlanmasını ve daha sonraki bir tarihte gönderdiği iş emri iptali yazısıyla da reklamların yayımlanmaması ve hiçbir ödemenin yapılmamasını istediğini, hiçbir idare ve makam ile müvekkil Kurum arasında resmi ilan yayınlanması ve paralarının ilgilisine ödenmesi gibi bir sürekli veya münferit ilişki doğuran herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkil Kurumun davaya cevap ve cevaba cevap dilekçesinde yer alan, dava konusu ilanın ödeme sorumluluğunun İl Özel İdaresinde olduğuna dair iddialarımız hiçbir şekilde bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin bunun yerine; sanki müvekkil Kurumun böyle bir iddiası varmış gibi, uzun uzun dava konusu reklamın kamu spotu olamayacağı, ücretsiz yayınlanamayacağı, ilan bedelinin müvekkil Kurumca ödenmesi gerektiği, bu savunmaların geçersiz olduğuna dair değerlendirmelerde bulunulduğunu, ilanların yayınlanıp yayınlanmadığının tespiti yahut ücretlerinin ödenmesi ile Kontrol Kurullarının ve 67 sayılı Genel Kurul Kararının hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili Kurumun temel görevinin resmi ilan ve reklamlara aracılık etmek olduğunu, yani ilan sahibi değil, ilana aracılık eden olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkil Kurumun görevinin ilan ve reklama aracılık etmek olduğu hususu gözden kaçırıldığını, müvekkil Kurum resmi reklamların aracısı konumunda olup, reklam bedelinin mevkutelere ödenmesinde reklam sahibi idarelerin iş emirleriyle bağlı olduğu gibi, kural olarak da bu bedelleri peşin olarak reklam sahibi idarelerden almakla yükümlü olduğunu, ancak iş emirlerine bağlı olmak kaydıyla reklam bedellerini peşin ödeyemeyen idarelerin, mevkutelere borçları müvekkil Kurum tarafından peşinen ödenmekte ve daha sonra reklam sahibi idarelere fatura edilebildiğini, müvekkili Kurumun iş emri iptal edilen ilanların bedelinden hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının, faturadan kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3331 E. 2022/8049 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17415 E. 2013/16871 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14267 E. 2011/7107 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4232 E.  ,  2024/1981 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2023/75 Esas, 2023/180 Karar

vekili Avukat ...

vekili Avukat ...

İHBAR OLUNANLAR 1-...

vekili Avukat ...

2-T.C. İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon

Başkanlığı vekili Avukat ...

3-T.C. Maliye Bakanlığı İstanbul Defterdarlığı İstanbul

Muhakemat Müdürlüğü (Kapatılan İl Özel İdaresine Halef.)

vekili Avukat ...

4-...

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın kabülü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Haber Revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergi çıkardığını, dergide haber, röportaj ve makalelerin yanı sıra yapılan anlaşmalar gereği ücreti karşılığında reklam ve ilanların yer aldığını, müvekkilinin ‘‘AFAD’’ ve ‘‘Radyo İstanbul Ajansı’’reklamlarının dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda İstanbul İl Özel İdaresi ile anlaşmaya varıldığını, İl Özel İdaresi’nin reklam ve ilan faturalarının Basın İlan Kurumu adına düzenlendiğini, bedelinin Basın İlan Kurumu tarafından ödendiğini, İl Özel İdaresi’nin, Basın İlan Kurumu’na Afad ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için ilanların 6 ay boyunca yayımlanması ve Basın İlan Kurumu reklam tarifesi üzerinden ücretinin müvekkiline ödenmesi talimatı verdiğini, Ekim 2013 sayısında yayımlanan ilan bedellerinin tahsil edildiğini, ancak Kasım 2013 sayısında yayımlanan reklam bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul İl Özel İdaresi’nin iş emirleri ile Radyo İstanbul Ajansı ve Afad reklamlarının davacının imtiyaz sahibi olduğu Haber Revizyon dergisinde 2013 Ekim ayından itibaren 6 ay boyunca yayımlanmasının talep edildiğini, anılan iş emirleri gereğince Kasım/2013 ayına kadar ilanların sorunsuz şekilde yayımlandığını ancak daha sonra İl Özel İdaresi’nin iş emirlerini iptal ettiğini, müvekkilinin iş emri iptalleri gereğince davacıya yapılan ödemeleri durdurduğunu, dava konusu faturaların mesnedi olan reklamların sahibinin ve bedelini ödeme yükümlüsünün İstanbul İl Özel İdaresi olduğunu, müvekkil kuruma gelen iş emri iptali gereğince kurumun ödeme yapma borcunun ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2017 tarih, 2017/363 E. ve 2017/826 K. sayılı kararıyla; davacı ile dava dışı İstanbul İl Özel İdaresi arasında, İstanbul İl Özel İdaresinin "AFAD VE RADYO İSTANBUL AJANSI" reklamlarının haber revizyon adında aylık olarak yayımlanan dergide Ekim 2013 ayından başlamak üzere 6 ay boyunca yayımlanması konusunda anlaşmaya varıldığı, İstanbul İl Özel İdaresi ile davalı arasında gerçekleşen 03.09.2013 tarihli yazışmada ücretin yayıncının kurumdaki reklam fiyat tarifesi üzerinden gerçekleşeceğinin belirtildiği, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, fatura bedellerinin ödenmediği, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda hesap edilen faiz miktarı göz önüne alındığında, faiz talebinin de yerinde olduğu, alacağın likit bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13.

İcra Müdürlüğünün 2014/8020 E. icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2020 tarih, 2018/1533 E. ve 2020/1779 K. sayılı kararıyla; davalı ... ile İstanbul İl Özel İdaresi arasında reklam yayımlanması ve bedeline ilişkin yazışmalar ve süre gelen şekilde sözleşme ilişkisinin bulunması ve bu kapsamda davacıya ait dergide yayımlanan reklamlar nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerinden davalı kurumun sorumlu olacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili, icra inkar tazminatına yönelik istinaf istemi yönünden karar verilmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi gereğince ek karar verilmesine ilişkin talebin, Bölge Adliye Mahkemesince 01.02.2021 tarihli ek karar ile istinaf incelemesi sonuçlandığından davacının ileri sürdüğü hususun ancak temyiz incelemesi konusu olabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve 01.02.201 tarihli ek kararına karşıda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 10.11.2022 tarih, 2021/3331 E. ve 2022/8049 K. sayılı kararıyla '..1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacının alacağı resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu hali ile likit olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmemesi doğru olmadığı...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı dikkate alınarak araştırılacak başka bir husus olmadığı, kararı her iki tarafı vekillinin temyiz ettiği, davalı yanın esasa dair tüm temyiz itirazlarının reddedildiği, davacı yönünden ise; alacak resmi tarifeye göre hesaplanıp düzenlenen faturaya dayalı olduğundan bu haliyle likit alacak olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2014/8020 E. icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 14.160,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İl Özel İdaresinin, müvekkili Kuruma gönderdiği 08.11.2013 tarihli yazısı ile anılan reklamların yayımlanmasına ilişkin iş emirlerini iptal ettiğini ve bundan sonra ilgili dergiye herhangi bir ödeme yapılmamasını istediğini, dava dışı İstanbul İl Özel İdaresi ile müvekkil Kurum arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkil Kurumun, İl Özel İdaresinin anılan iş emri iptallerine istinaden iptal yazısının tebliğ edildiği tarih itibarıyla davacıya yapılan ödemeleri durdurduğunu, davacının ilanların iptal edildiğini bilmesine rağmen müvekkil Kurum aleyhine Haber Revizyon Dergisinin Kasım 2013 sayısında yayımlanan AFAD ve Radyo İstanbul Ajansı reklamları için düzenlenen 06.11.2013 tarihli 23.600,00 TL tutarlı fatura ile 06.11.2013 tarihli 47.200,00 TL tutarlı faturanın tahsili için icra takibi başlattığını, söz konusu haksız icra takibine itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı tarafın işbu davayı açtığını, İlk Derece Mahkemesi de başından beri yanlış kurguladığı davacı ile müvekkil Kurum arasındaki kanundan doğan ilişkinin bir sözleşme olduğunda ısrar ederek hukuka aykırı şekilde, davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili kurumun dava ve takip bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, dava bakımından pasif husumet ehliyetine sahip olan dava dışı İl Özel İdaresi olduğunu, takip ve dava konusu faturaların mesnedi olan reklamların sahibi ve bedelini ödeme yükümlüsünün İl Özel İdaresi ve onun kanuni halefleri olduğunu, müvekkil Kurumun, bu tür reklamların sahibi olan kamu kurum veya kuruluşunun isteği doğrultusunda ilgili gazete veya dergiye verilmesine aracılık etmekten öte bir hak ve yetkiye sahip olmadığını, reklam sözleşmesinin bir tarafının İl Özel İdaresi, diğer tarafı ise davacı olduğunu, bu sözleşmeye istinaden İl Özel İdaresinin müvekkili Kuruma bir iş emri ile reklamların yayınlanmasını ve daha sonraki bir tarihte gönderdiği iş emri iptali yazısıyla da reklamların yayımlanmaması ve hiçbir ödemenin yapılmamasını istediğini, hiçbir idare ve makam ile müvekkil Kurum arasında resmi ilan yayınlanması ve paralarının ilgilisine ödenmesi gibi bir sürekli veya münferit ilişki doğuran herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkil Kurumun davaya cevap ve cevaba cevap dilekçesinde yer alan, dava konusu ilanın ödeme sorumluluğunun İl Özel İdaresinde olduğuna dair iddialarımız hiçbir şekilde bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin bunun yerine;

sanki müvekkil Kurumun böyle bir iddiası varmış gibi, uzun uzun dava konusu reklamın kamu spotu olamayacağı, ücretsiz yayınlanamayacağı, ilan bedelinin müvekkil Kurumca ödenmesi gerektiği, bu savunmaların geçersiz olduğuna dair değerlendirmelerde bulunulduğunu, ilanların yayınlanıp yayınlanmadığının tespiti yahut ücretlerinin ödenmesi ile Kontrol Kurullarının ve 67 sayılı Genel Kurul Kararının hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili Kurumun temel görevinin resmi ilan ve reklamlara aracılık etmek olduğunu, yani ilan sahibi değil, ilana aracılık eden olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkil Kurumun görevinin ilan ve reklama aracılık etmek olduğu hususu gözden kaçırıldığını, müvekkil Kurum resmi reklamların aracısı konumunda olup, reklam bedelinin mevkutelere ödenmesinde reklam sahibi idarelerin iş emirleriyle bağlı olduğu gibi, kural olarak da bu bedelleri peşin olarak reklam sahibi idarelerden almakla yükümlü olduğunu, ancak iş emirlerine bağlı olmak kaydıyla reklam bedellerini peşin ödeyemeyen idarelerin, mevkutelere borçları müvekkil Kurum tarafından peşinen ödenmekte ve daha sonra reklam sahibi idarelere fatura edilebildiğini, müvekkili Kurumun iş emri iptal edilen ilanların bedelinden hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının, faturadan kaynaklı alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051105800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.