Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6701 E. 2022/7982 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenkis↗ ticari defter kayıtları↗ sözleşmeye aykırılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ ticari defter↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğu bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada tespit edildiği, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesi, "Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir." hükmünü gereği taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile özellikle dava tarihi olan 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle sözleşmeye ayrılıktan kaynaklı olarak 37.144,36-USD cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacağı ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 37.144,36-USD cezai şart alacağı ile tonaj ihlalinden kaynaklanan 5.000,00-USD ve kâr kaybından kaynaklanan 45.589,00-USD'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtildiği üzere dava tarihi itibariyle davalı şirketin bilançoları incelenerek, bu tarih itibariyle cezai şart miktarının davalı şirketin mahvına sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar değerlendirilmeksizin, 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle %10 tenkise gidilerek belirlenen miktarın davalı şirketin mahvına sebebiyet vermeyeceğinin değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, kapatılan İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2012 tarih ve 2011/269 Esas, 2012/105 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ret edildiği halde davacı yararına dosyanın bozulmuş olmasına göre davacının kazanılmış haklarına riayet edilmeksizin 37.144,36 USD cezai şarta hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2008 E. 2023/4725 K.
Ortak:tenkis · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz kararda… ı öncesinde yapılan yargılamada tespit edildiği, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesi, "Hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir." hükmünü gereği taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları ile özellikle dava tarihi olan 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle sözleşmeye ayrılıktan kaynaklı olarak 37.144,36-USD «cezai şartın» davalının mahvına sebep olmayacağı ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan 37.144,36-USD cezai şart alacağı ile tonaj ihlalinden kaynaklanan 5.000,00-USD ve kâr kaybından kaynaklanan 45.589,00-USD'nin davalılardan tahsiline ka …
… a ilamına uyularak alınan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtildiği üzere dava tarihi itibariyle davalı şirketin bilançoları incelenerek, bu tarih itibariyle «cezai şart» miktarının davalı şirketin mahvına sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar değerlendirilmeksizin, 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle %10 «tenkise» gidilerek belirlenen miktarın davalı şirketin mahvına sebebiyet vermeyeceğinin değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2012 tarih ve 2011/269 Esas, 2012/105 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ret edildiği halde davacı yararına dosyanın bozulmuş olmasına göre davacının kazanılmış haklarına riayet edilmeksizin 37.144,36 USD «cezai şarta» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda3.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmelerin, bu sözleşmelerde öngörülen «cezai şarta» ilişkin hükümlerin, dosyada alınan raporların ve özellikle 04.12.2019 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden 09.02.2011 tarihinde açılan davada, 50.000,00 USD «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan cezai şart alacağının davalı taraf bakımından fahiş olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesine» dayalı «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» alacağı istemine ilişkindir.
Davacının kazanılmış haklarına riayet edilmeksizin 37.144,36 USD üzerinden «cezai şarta» hükmedilmesi de doğru görülmemiş olup hükmün sadece bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce yazılı gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin bu yönden karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen bozma kararının kaldırılarak Mahkeme kararının açıklanan değişik gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesine» dayalı «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» alacağı istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6073 E. 2015/12131 K.
Ortak:tenkis · sözleşmeye aykırılık · cezai şart
İncelediğiniz kararda… ı öncesinde yapılan yargılamada tespit edildiği, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesi, "Hakim, fahiş gördüğü cezaları «tenkis» ile mükelleftir." hükmünü gereği taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri, davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtları ile özellikle dava tarihi olan 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle sözleşmeye ayrılıktan kaynaklı olarak 37.144,36-USD «cezai şartın» davalının mahvına sebep olmayacağı ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan 37.144,36-USD cezai şart alacağı ile tonaj ihlalinden kaynaklanan 5.000,00-USD ve kâr kaybından kaynaklanan 45.589,00-USD'nin davalılardan tahsiline ka …
… a ilamına uyularak alınan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtildiği üzere dava tarihi itibariyle davalı şirketin bilançoları incelenerek, bu tarih itibariyle «cezai şart» miktarının davalı şirketin mahvına sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar değerlendirilmeksizin, 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle %10 «tenkise» gidilerek belirlenen miktarın davalı şirketin mahvına sebebiyet vermeyeceğinin değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2012 tarih ve 2011/269 Esas, 2012/105 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ret edildiği halde davacı yararına dosyanın bozulmuş olmasına göre davacının kazanılmış haklarına riayet edilmeksizin 37.144,36 USD «cezai şarta» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2-Dava, taraflar arasındaki 18.04.2003 tarihli «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkin olup mahkemece, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak piyasaya ürün sunulduğu, bu nedenle davacının cezai şarta hak kazandığı ancak kararlaştırılan cezai şartın davalının iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır olduğu ve indirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3-Öte yandan, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi uyarınca sözleşmenin tarafları «cezai şartın» miktarını tayinde serbest iseler de hakim fahiş gördüğü cezaları «tenkisle» mükelleftir.
Sadece «cezai şart», miktar itibariyle «tacirin» ekonomik mahvına sebebiyet verecekse tacir bu nedenle cezai şartın ahlak ve adaba aykırılığından bahisle «tenkisini» isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şartın tenkisi · tacir sıfatı · zamanaşımı defi · depo kararı · eser sözleşmesi · ıslah · tacir · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki sözleşmenin konusu, davalı üreticinin PUMA markalı ürünleri üretmesi olup bu haliyle sözleşme, «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunduğundan somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nun 126/4. maddesi uyarınca dava, 5 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu gibi esasen bozmadan sonra «ıslah» yapılması da mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kolluk tarafından yapılan arama sonucunda, dava dışı şirkete ait «depoda» toplam 41.609 adet ... markalı tişörtün ele geçirildiği, bu ürünlerin davalıya ait olduğunun soruşturma dosyasındaki beyanlardan anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından üretilen toplam 17.500 adet ... markalı ürünün üretim fazlası olarak davalının elinde kaldığının tespit edildiği, bu miktar düşüldüğünde toplam 24.109 adet ürünün davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak satışa sunulduğu, anılan sözleşmede adet başı 30 Euro «cezai şart» öngörüldüğünden davacının 723.270 Euro cezai şarta hak kazandığı, her ne kadar 6762 sayılı TTK'nın 24. maddesi uyarınca 818 sayılı BK'nun 161/«son» maddesi «tacirler» hakkında uygulanamaz ise de kararlaştırılan cezanın, tacir olan borçlunun iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde cezai şartın indiri …
Bu itibarla mahkemece, davalının «zamanaşımı definin» kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca «tacir sıfatını» haiz bir borçlu Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesinde yazılı olan cezanın fahiş olduğu iddiasıyla cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6701 E. , 2022/7982 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/05/2021 tarih ve 2019/206 E. - 2021/401 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart ve kâr mahrumiyeti taleplerine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin davalı tarafça haksız olarak feshedilmiş olduğu bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada tespit edildiği, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/3. maddesi, "Hakim, fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir." hükmünü gereği taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile özellikle dava tarihi olan 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle sözleşmeye ayrılıktan kaynaklı olarak 37.144,36-USD cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacağı ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 37.144,36-USD cezai şart alacağı ile tonaj ihlalinden kaynaklanan 5.000,00-USD ve kâr kaybından kaynaklanan 45.589,00-USD'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporunda, bozma ilamında belirtildiği üzere dava tarihi itibariyle davalı şirketin bilançoları incelenerek, bu tarih itibariyle cezai şart miktarının davalı şirketin mahvına sebebiyet verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar değerlendirilmeksizin, 2011 yılı bilançoları dikkate alınmak suretiyle %10 tenkise gidilerek belirlenen miktarın davalı şirketin mahvına sebebiyet vermeyeceğinin değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, kapatılan İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2012 tarih ve 2011/269 Esas, 2012/105 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak bozma ilamının (1) numaralı bendinde davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ret edildiği halde davacı yararına dosyanın bozulmuş olmasına göre davacının kazanılmış haklarına riayet edilmeksizin 37.144,36 USD cezai şarta hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 09/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/858703600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz