Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/101 E. 2022/7803 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlunun temerrüdü↗ zararın ispatı↗ munzam zarar↗ i̇i̇k 194↗ ön inceleme aşaması↗ malvarlığına ilişkin dava↗ olumsuz oy↗ tmsf↗ tbk 99↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının munzam zarara uğradığı, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 227.471,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı ING Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını temerrüt faizi ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan munzam zarara uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda ... (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. ... (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça ... (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen ... (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında ... (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan ... zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Davacı, dava dilekçesi ile bankaya yatırdığı parayı mahkeme kararı ve icra dosyası vasıtasıyla geç tahsil etmesi nedeniyle paranın enflasyon karşısında eridiğini ileri sürmüş olup, somut bir maddi zarara uğradığını ileri sürmemiş ve parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edememiştir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2256 E. 2024/4683 K.
Ortak:zararın ispatı · munzam zarar · olumsuz oy
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... («munzam) zararın ispatına» ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir.
Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik «olumsuzluklardan» olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen ... («munzam) zarar» talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında ... (munzam) zararın k …
Mahkemece, davacının «munzam zarara» uğradığı, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 227.471,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davacının «munzam zararını ispat» etmesi gerektiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «munzam zararın» dayanağının Türkiye'nin ekonomik koşullarındaki «olumsuzluklar» nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zarara neden olduğu yönünde olup davacının kendi durumuna özgü açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair iddiada bulunmadığı, bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunmadığı, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olguların davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı, asıl alacağını «işlemiş faizi» ile birlikte davalıdan tahsil eden davacının munzam zararının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar ve …
Taraflar arasındaki «munzam zarar» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · ticari faiz · sebepsiz zenginleşme · işlemiş faiz · avans faizi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1052 E., 2015/367 K. sayılı dosyası ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Banka ve «feri müdahillerce» temyizi üzerine Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini, yapılan icra takibi neticesinde 27.05.2016 tarihinde davalı bankadan 2.262.383,85 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin 1999-2016 yılları arasında Türkiye'de yüksek enflasyon, fahiş döviz artışı, yüksek oranlı mevduat faizleri nedeniyle «avans faizinin» çok üzerinde zararının doğduğunu, müvekkilinin «munzam zararının» karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava sürecinde hesaplanacak değere göre arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 T …
… debildiğini, 1999-2016 yılları arasında Tükiye'de yaşanan yüksek enflasyon, bankalarca vadeli mevduata uygulanan yüksek faiz, döviz kurlarındaki olağandışı artışın, «ticari faizin» kat kat üzerine çıktığını, müvekkilinin zararının kısmen giderildiği, ana parayı 17 yıl uhdesinde tutan davalı bankanın çeşitli enstrümanlarla mevduatı değerlendirdiğini ve «sebepsiz zenginleştiğini», Yargıtay içtihatları ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca müvekkilinin munzar zarar davasının kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ile «feri müdahil» TMSF vekili Av. ...., feri müdahil OYAK vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «munzam zararın» dayanağının Türkiye'nin ekonomik koşullarındaki «olumsuzluklar» nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zarara neden olduğu yönünde olup davacının kendi durumuna özgü açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair iddiada bulunmadığı, bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunmadığı, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olguların davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı, asıl alacağını «işlemiş faizi» ile birlikte davalıdan tahsil eden davacının munzam zararının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3805 E. 2024/1779 K.
Ortak:munzam zarar · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… rak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını «temerrüt faizi» ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan «munzam zarara» uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.
Bu bağlamda ... («munzam) zarar» alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, «borçlunun temerrütte» bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre «malvarlığında» azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. ... (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından …
Davacı, dava dilekçesi ile bankaya yatırdığı parayı mahkeme kararı ve icra dosyası vasıtasıyla geç tahsil etmesi nedeniyle paranın enflasyon karşısında eridiğini ileri sürmüş olup, somut bir maddi zarara uğradığını ileri sürmemiş ve parasını geç tahsil ettiği için «temerrüt faizini» aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edememiştir.
Benzer bu karardaBayrampaşa Şubesi'ne 22.11.1999 tarihinde yatırdığını, paranın banka «görevlileri» tarafından offshore hesabına aktarıldığını ancak geri alınamadığını, bu sebeple kanuni halef olan İNG Bank A.Ş.'ye karşı açılan alacak davasının lehe sonuçlandığını, paranın satın alma gücünün eridiğini ve bu hali ile müvekkilinin «munzam zarar» ile karşılaştığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan hükmen tahsiline karar verilmesini, hüküm altına alınan alacağa, icra dosyasında alacağın tahsil edildiği tarih olan 01.04.2015'ten itibaren «temerrüt faizi» işletilmesine karar verilmesine talep etmiştir.
Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki «munzam zarar» alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava sonucu alacak tutarı 43.600,00 TL'nin yatırılma tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verildiği, bu karar ile faizi ile birlikte toplamda 295.072,50 TL olarak (cezaevi harcı ve «damga vergisi» kesintilerden sonra) tahsil ettiği, bu davada faizi aşan zarar ve zarar miktarı diğer bir anlatımla «munzam zararın» ne şekilde oluştuğunu somut olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:damga vergisi · hak arama özgürlüğü · yoksun kalınan kâr · alacağın temliki · derdestlik · temlik · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «bilirkişi incelemesi» dahi yaptırılmadan karar verildiğini, yargı kararları uyarınca, enflasyonist bir ortamda «munzam zararın» somut olarak ispatlanmasının müvekkilinin «hak arama özgürlüğünün» ve mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini, bu dava ile müvekkilinin “paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma” sebebiyle oluşan fiili zarar ve “para üzerindeki tasarruf «yetkisinin» «kaybına»” dayalı oluşan «yoksun kalınan» kara bağlı munzam zararın tahsilinin talep edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline «alacağını temlik» eden ...'ün 43.600,00 TL'yi Egebank A.Ş.
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan dava sonucu alacak tutarı 43.600,00 TL'nin yatırılma tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verildiği, bu karar ile faizi ile birlikte toplamda 295.072,50 TL olarak (cezaevi harcı ve «damga vergisi» kesintilerden sonra) tahsil ettiği, bu davada faizi aşan zarar ve zarar miktarı diğer bir anlatımla «munzam zararın» ne şekilde oluştuğunu somut olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile uzun zaman aradan sonra açılan off-shore alacağından kaynaklı «derdest» davalarda «zamanaşımı» nedeniyle «asıl alacakların» dahi tahsil imkânının ortadan kalkmış olmasına göre mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bo …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2172 E. 2025/2190 K.
Ortak:munzam zarar · olumsuz oy
İncelediğiniz karardaBu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik «olumsuzluklardan» olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen ... («munzam) zarar» talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında ... (munzam) zararın k …
Mahkemece, davacının «munzam zarara» uğradığı, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 227.471,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını «temerrüt faizi» ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan «munzam zarara» uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.
Benzer bu karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından talep edilen aşkın («munzam) zararın» dayanağı olarak ileri sürülen iddianın, geç ödeme nedeniyle kendisince, bizzat ve somut olarak uğranılan zarar iddiasından «ziyade» ekonomik koşullardaki «olumsuzluklar» nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın aşkın (munzam) zararı oluşturduğu yönünde olduğu, başka bir anlatımla davacılar tarafından ülkemizdeki …
… dan 13.03.2009 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkillerinin alacaklarına zamanında kavuşmamaları nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 17.000.000 TL «munzam zararlarının» 18.03.1999 tarihinden itibaren en yüksek «avans faizi» ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «munzam zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · direnme kararı · ziya · kazanılmış hak · içtihadı birleştirme kararı · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Mahkemece her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına atıf yapılarak davacıların «munzam zararlarının», somut olgulara dayalı olarak ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulu kararları «içtihadı birleştirme» kararı niteliğinde olmadığından sadece «direnme» kararına konu uyuşmazlık bakımından bağlayıcı nitelik arzeder.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmakla davacılar yararına bozma ilamında yapılan tespitler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması noktasında «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
… dan 13.03.2009 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkillerinin alacaklarına zamanında kavuşmamaları nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 17.000.000 TL «munzam zararlarının» 18.03.1999 tarihinden itibaren en yüksek «avans faizi» ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, müvekkili bankanın kararın kesinleşmesi ile ödeme yaptığını, davacıların davaya konu zarara kendi kusurları ile sebebiyet verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1319 E. 2024/4680 K.
Ortak:zararın ispatı · munzam zarar · olumsuz oy · temerrüt
İncelediğiniz kararda… rak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını «temerrüt faizi» ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan «munzam zarara» uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... («munzam) zararın ispatına» ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir.
Bu bağlamda ... («munzam) zarar» alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, «borçlunun temerrütte» bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre «malvarlığında» azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. ... (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan «olumsuzluklar» gibi genel ve soyut hususlardan «ziyade» geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı «zararını ispat» etmesi gerektiği, davacı tarafından bu şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine …
Taraflar arasındaki «munzam zarar» alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… üvekkilinin 12.10.1999 ile 01.12.1999 tarihleri arasında davalı bankanın devraldığı dava dışı Ege Bank A.Ş' ye 446.502,57 TL yatırdığını, bu paranın ilgili bankanın «görevlileri» tarafından off shore hesaplarına aktarıldığını, müvekkilinin hakkını aramak için kanun yollarına başvurduğunu ve neticesinde 2.353.280,76 TL faiz hesaplandığını, fakat bu miktarın yeterli olmadığını ve «munzam zararı» karşılamadığını, enflasyon farkı nedeniyle müvekkilinin büyük bir zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · yoksun kalınan kâr · delillerin toplanmaması · ziya · hak düşürücü süre · kâr kaybı · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «eksik inceleme» ile karar verildiğini, bilirkişi raporunda «munzam zararın» tespit edildiğini, buna rağmen davacının zararının olmadığı yönündeki mahkeme kararının müvekkilinin hakkını ihlal ettiğini ve hukuka aykırı olduğunu, yüksek yargı kararları uyarınca enflasyonist bir ortamda munzam zararın somut olarak ispatlanması talebinin müvekkilinin «hak arama özgürlüğünün» ve mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini, iş bu dava ile müvekkilinin paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma” sebebiyle oluşan fiili zararının ve para üzerindeki tasarruf «yetkisinin» «kaybına» dayalı oluşan «yoksun kalınan» kara bağlı munzam zararın tahsilinin talep edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekilleri cevap dilekçelerinde; «husumet», «zamanaşımı», «hak düşürücü süre» ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemişlerdir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2017 tarih ve 2016/426 E., 2017/645 K. sayılı dosyasında «görevsizlik» kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2017 tarih ve 2017/811 E., 2017/896 K. sayılı kararında ret kararı verilmesi üzerine dosya «görevli» ve yetkili mahkemeye gönderilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan «olumsuzluklar» gibi genel ve soyut hususlardan «ziyade» geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı «zararını ispat» etmesi gerektiği, davacı tarafından bu şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine …
-
Munzam zarar | Munzam zararın tazmini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6374 E. 2024/1047 K.
Ortak:munzam zarar
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının «munzam zarara» uğradığı, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 227.471,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını «temerrüt faizi» ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan «munzam zarara» uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... («munzam) zararın ispatına» ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi hükmüne dayalı «munzam zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5372 E. 2021/5538 K.
Ortak:munzam zarar · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… rak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını «temerrüt faizi» ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan «munzam zarara» uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır.
Bu bağlamda ... («munzam) zarar» alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, «borçlunun temerrütte» bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre «malvarlığında» azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. ... (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından …
Davacı, dava dilekçesi ile bankaya yatırdığı parayı mahkeme kararı ve icra dosyası vasıtasıyla geç tahsil etmesi nedeniyle paranın enflasyon karşısında eridiğini ileri sürmüş olup, somut bir maddi zarara uğradığını ileri sürmemiş ve parasını geç tahsil ettiği için «temerrüt faizini» aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edememiştir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, Dairemizin bozma ilamına uyularak «zamanaşımına» uğramayan «son» on yıl için «munzam zarar» hesabı yapılmış ise de davacının bu on yıl için aldığı «temerrüt faizinin» hesaplanan munzam zarardan mahsubu gerekirken, davacının bu süreden daha uzun süre için almış olduğu temerrüt faizinin tamamının zarardan düşülmesi doğru olmamış, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının talebinin «munzam zararın» tahsiline yönelik olduğu, davaya on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasının gerektiği, asıl davanın açılmasının munzam zarar istemine yönelik zaman aşımı süresini kesmediği, davacının dava ve «ıslah» tarihinden önceki on yıla ilişkin zararını talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her yıl itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon oranının eşya f …
2- Dava, «munzam zarar» istemine ilişkin olup mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek “davacının talep edebileceği 58,92 TL tutarında munzam zarar alacağı kalmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda3- Ayrıca, Dairemizin bozma ilamına uyularak «zamanaşımına» uğramayan «son» on yıl için «munzam zarar» hesabı yapılmış ise de davacının bu on yıl için aldığı «temerrüt faizinin» hesaplanan munzam zarardan mahsubu gerekirken, davacının bu süreden daha uzun süre için almış olduğu temerrüt faizinin tamamının zarardan düşülmesi doğru olmamış, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının talebinin «munzam zararın» tahsiline yönelik olduğu, davaya on yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasının gerektiği, asıl davanın açılmasının munzam zarar istemine yönelik zaman aşımı süresini kesmediği, davacının dava ve «ıslah» tarihinden önceki on yıla ilişkin zararını talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her yıl itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon oranının eşya f …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/101 E. , 2022/7803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Tüketici Mahkemesi’nce verilen 29.03.2018 tarih ve 2017/37 - 2018/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Egebank A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, müvekkilinin yatırdığı paranın mahkeme kararı ile iade alındığını, enflasyon nedeniyle müvekkilinin parasının değerini kaybettiğini, müvekkilinin munzam zararı olduğunu ileri sürerek ıslah dilekçesi ile toplam 324.959,75 TL munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. ve fer’i müdahiller vekilleri, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının munzam zarara uğradığı, bu zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 227.471,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı ING Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off-Shore hesabına gönderildiği, gönderilen paranın mahkeme kararı ile davacı tarafından geri alındığı, dava ve icra takibi sonucu geçen süreçte davacı parasını temerrüt faizi ile tahsil etmişse de davacının tahsil ettiği paranın enflasyon karşısında eridiği, bu itibarla davacının temerrüt faizini aşan munzam zarara uğradığı iddiasına dayalı alacak davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda ... (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. ... (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça ...
(munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen ... (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında ... (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez.
Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan ... zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz.
Davacı, dava dilekçesi ile bankaya yatırdığı parayı mahkeme kararı ve icra dosyası vasıtasıyla geç tahsil etmesi nedeniyle paranın enflasyon karşısında eridiğini ileri sürmüş olup, somut bir maddi zarara uğradığını ileri sürmemiş ve parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edememiştir. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
07.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/858499000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz