İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7606 E. 2022/8258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın tebliği↗ tevzi↗ nispi karar harcı↗ ba formu↗ genel kredi sözleşmesi↗ hak düşürücü süre↗ usulden reddi↗ havale↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davasının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir (1) yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin alacaklıya 25/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tevzi formu incelendiğinde ise dava açılış tarihinin 30/10/2014 olduğu, hak düşürücü sürenin mahkemece re'sen her aşamada kontrol edilmesi gerektiği, bu doğrultuda itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir.
Mahkemece her ne kadar, icra dosyasının incelenmesine göre itiraz dilekçesinin alacaklıya 25/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tevzi formu incelenmesine göre ise dava açılış tarihinin 30/10/2014 olduğu, buna göre itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmişse de, dosya kapsamından dava dilekçesinin Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/572 muhabere numarası ile 22.10.2014 tarihinde havale edildiği ve yine 22.10.2014 tarihinde başvurma ve nispi harcın Edirne Mahkemeleri veznesinde tahsil edildiği anlaşıldığından, mahkemece itirazın tebliğinden itibaren İ.İ.K.’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılmış olmasına göre işin esasına hakkında inceleme yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın usulden reddi kararı doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11189 E. 2016/6498 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · dava şartı yokluğu · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaHMK'nın 115/2. maddesinde de dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün olması halinde mahkemece bunun tamamlanması için «kesin süre» verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki beyanları uyarınca gider avansının yatırılıp yatarılmadığı araştırılmadan, yatırılmadığının tespiti halinde ise HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca gider avansının yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmeksizin gider avansının yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 3.3.2015 tarihinde muhabere yoluyla açıldığı, davanın açılması sırasında dava şartı niteliğinde olan gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1896 E. 2021/254 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10799 E. 2018/5160 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4080 E. 2014/10329 K.
Ortak:usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davasının, «itirazın tebliği» tarihinden itibaren bir (1) yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin alacaklıya 25/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, «tevzi» «formu» incelendiğinde ise dava açılış tarihinin 30/10/2014 olduğu, «hak düşürücü sürenin» mahkemece re'sen her aşamada kontrol edilmesi gerektiği, bu doğrultuda itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece her ne kadar, icra dosyasının incelenmesine göre itiraz dilekçesinin alacaklıya 25/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, «tevzi» «formu» incelenmesine göre ise dava açılış tarihinin 30/10/2014 olduğu, buna göre itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın «hak düşürücü süre» noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» karar verilmişse de, dosya kapsamından dava dilekçesinin Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Edirne 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/572 muhabere numarası ile 22.10.2014 tarihinde «havale» edildiği ve yine 22.10.2014 tarihinde başvurma ve «nispi harcın» Edirne Mahkemeleri veznesinde tahsil edildiği anlaşıldığından, mahkemece «itirazın tebliğinden» itibaren İ.İ.K.’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının 1 yıllık «hak düşürücü süresi» içerisinde açılmış olmasına göre işin esasına hakkında inceleme yapılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın «usulden reddi» kararı doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ının dava şartları arasında sayıldığı, aynı Kanun'un 115'inci maddesinde de dava şartlarının her aşamada araştırılacağının ve bu noksanlığın tespiti halinde davanın «usulden reddine» karar verileceğinin düzenlendiği, somut davada ilanların yapılması gerektiği, buna ilişkin gider avansının yatırılmadığı, davanın sürüncemede bırakıldığı, dava şar …
Mahkemece, dava şartlarından olan gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmişse de hükme dayanak yapılan 6100 sayılı HMK'nın 115/2'nci maddesinde; dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkünse tamamlanması için mahkemece «kesin süre» verileceği, eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · kesin süre · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dava şartlarından olan gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmişse de hükme dayanak yapılan 6100 sayılı HMK'nın 115/2'nci maddesinde; dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkünse tamamlanması için mahkemece «kesin süre» verileceği, eksikliğin bu süre içinde giderilmemesi halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7606 E. , 2022/8258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.03.2021 tarih ve 2019/307 E. - 2021/208 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının da müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili, çek yaprak bedelinin depo edilmesi için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davasının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir (1) yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin alacaklıya 25/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tevzi formu incelendiğinde ise dava açılış tarihinin 30/10/2014 olduğu, hak düşürücü sürenin mahkemece re'sen her aşamada kontrol edilmesi gerektiği, bu doğrultuda itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir.
Mahkemece her ne kadar, icra dosyasının incelenmesine göre itiraz dilekçesinin alacaklıya 25/10/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tevzi formu incelenmesine göre ise dava açılış tarihinin 30/10/2014 olduğu, buna göre itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmişse de, dosya kapsamından dava dilekçesinin Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/572 muhabere numarası ile 22.10.2014 tarihinde havale edildiği ve yine 22.10.2014 tarihinde başvurma ve nispi harcın Edirne Mahkemeleri veznesinde tahsil edildiği anlaşıldığından, mahkemece itirazın tebliğinden itibaren İ.İ.K.’nın 67/1.
maddesi uyarınca itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılmış olmasına göre işin esasına hakkında inceleme yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın usulden reddi kararı doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849889800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz