İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5551 E. 2022/7430 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıtsız şartsız borç ikrarı↗ hesap mutabakatı↗ gecikme cezası↗ borç ikrarı↗ mutabakat↗ ikrar↗ komisyon↗ vade↗ protokol↗ ihtar↗ geçersizlik↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının 03.09.2008 tarihli hesap mutabakatının geçersizliğine yönelik bir itirazı olmadığı, 03.09.2008 tarihli hesap mutabakatı kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği, davalı, davacının kendisine ait malları listeye almadığı ve diğer üyeleri kendisine ait mallan almaması yönünde telkinde bulunduğu iddiasıyla ödemezlik definde bulunsa da davalının iddialarını ispatlayacak somut bir delil sunmadığı, 03.09.2008 tarihinden sonra gerçekleşen ödemeye ilişkin bir belgenin sunulmadığı, davalının barter sistemini işleten davacıya barter borcunun 761.617 Dolar karşılığı 1.134.674,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Şişli İcra Müdürlüğü'nün 2009/31286 Esas sayılı dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 1.134.674,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa yıllık %19'u geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Barter Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 07/12/2017 tarih 2016/10934 Esas, 2017/7821 Karar sayılı ilamı ile “...Mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman kişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulu atanarak taraflar arasındaki Barter Sözleşmesi içeriği, tarafların ticari kayıtları ve özellikle davalı tarafından imzasına itiraz edilmeyen 03.09.2008 tarihli mutabakat protokolü incelettirilerek, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir alacağı olup olmadığı ve varsa miktarını saptattırmak...” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği, alınan bilirkişi raporunun da karar vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılmış olan 03.09.2008 tarihli Mutabakat Protokolünün 1. maddesi “Barter Hesabı: 03.09.2008 tairihi itibarı ile; Barter üyesinin, Barter şirketi nezdinde 5.438 YTL (beşbin dörtyüz otuz sekiz ytl) Barter alacağı ve 761.617 (yediyüz altmış bir bin altı yüz on yedi Barter Doları) borç bakiyesi bulunmaktadır” şeklinde düzenlenmiş olup bu hükme göre davacı alacağı 761.617 Barter Doları olarak kararlaştırılmıştır. Yine taraflar arasında aktedilen 25.09.2003 tarihli Barter Sözleşmesinin L/1. maddesinde ise “Türk Barter Üyeye, Barter Ortak pazarından satın aldığı ve karşılığında borçlandığı her ürünün bedelini, satın aldığı tarihten itibaren Barter Sistemi ile ödemesi için 12 (on iki) ay vade tanır. Üye, satın aldığı bir ürünün bedelini oniki aylık vadede ürününü Barter Ortak Pazarına satarak ödeyemez ise herhangi bir ihtara gerek olmadan borcunu, onikinci ayın sonunda 10 (on)gün içinde defaten nakit olarak Türk Barter’e komisyonu ile birlikte öder. 12 ay dolduktan sonra Amerikan Doları olarak nakit ödenmesi gereken borca, her ay için %1 oranında gecikme cezası uygulanır” hükmünü haizdir.
Bu durumda yukarıda anılan sözleşme hükümleri uyarınca, alacağın talep edilebilme hakkının doğduğu 12 ay sonrasındaki tarih itibariyle 1 Barter Dolarının Barter Sistemindeki değerinin belirlenip bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile davacı talebinin Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10681 E. 2014/2493 K.
Ortak:komisyon
İncelediğiniz karardaÜye, satın aldığı bir ürünün bedelini oniki aylık «vadede» ürününü Barter Ortak Pazarına satarak ödeyemez ise herhangi bir «ihtara» gerek olmadan borcunu, onikinci ayın sonunda 10 (on)gün içinde defaten nakit olarak Türk Barter’e «komisyonu» ile birlikte öder.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, «sözleşmenin feshinin» söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 «komisyon» ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin «mahsup» «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna karşılık mahkemece iki adet barter çeki bedelinden «komisyon» miktarının düşümüyle arta kalan 57.000 TL'nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, karar gerekçesinde de davacının zararının ne olduğunu ve başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · harca esas değer · ticari temerrüt faizi · sözleşmenin feshi · mahsup · temerrüt faizi · ıslah · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında 27/06/2007 günlü barter sözleşmesinin bulunduğu, «sözleşmenin feshinin» söz konusu olmadığı, davacının yaptığı işlemler karşılığında 22/09/2007 tarihli 25.000 TL bedelli ve 04/04/2008 tarihli 35.000 TL bedelli iki adet barter çekini aldığı, sözleşme uyarınca havuzdan yapılan alım satımlar için %5 «komisyon» ve KDV ödenmesinin gerektiği, davacının hesap özetini aldığı yani komisyon borcundan haberdar olduğu halde ödeme yapmadığı, davalının ise iki adet arz işlemi sonucunda aracılık hizmetini gerçekleştirip komisyonu hak ettiği, sözleşme uyarınca komisyonun on gün içinde ödenmesi gerektiği, aksi halde şirketin «mahsup» «yetkisinin» bulunduğu, somut olayda da iki adet çekle ilgili toplam 3.000 TL komisyon tutarının davacının hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla havuzda davacının 57.000 TL alacağının bulunduğu, davacının başka bir zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 57.000 TL'nin 14/09/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde açıkladığı nedenlerle zarara uğradığını belirtip, «menfi zararının» karşılığında şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiş ve «harca esas değer» olarak da 10.000 TL'yi göstermiştir.
Davacı daha sonra 10.04.2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde, öncelikle talebi ile ilgili bir karar verilmesini, aksi kanaat edinildiği taktirde 57.000 TL tutarındaki barter çeki bedelinin «temerrüt faizinin» zararının karşılığı olarak davalıdan tahsilini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6323 E. 2013/9425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa uğruna edim · prim alacağı · ipoteğin kaldırılması · acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · ipotek · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasındaki acentalık sözleşmesinden kaynaklanan «prim» borçlarının «teminatı» olarak ...’a ait taşınmazın «ipotek» verildiği, taraflar arasındaki acentalık ilişkisinin sona erdiği, davacı ...’ın prim borçlarının %50'sini nakit, geri kalan %50'lik kısmının ise barter çekleri ile davalıya ödediği, davalının çekleri barter sistemi kapsamında kullanma imkanına sahip olduğu, davalının «prim alacağına» mahsuben barter çeki ile ödemeyi kabul etmesi ve çekleri almasının «ifa uğruna edim» olup, alınması ile borçlunun borcundan kurtulduğu, mevcut sona eren acentalık sözleşmesi kapsamında davacının davalıya borcunun bulunmadığı, dolayısıyla ipoteğinin …
Davacı ... ile davalı arasında 21.10.2003 tarihinde imzalanan «acentelik sözleşmesinin» 23 Ocak 2007 tarihinde fesh edildiği, dava konusu ipoteğin ise fesh edilen bu sözleşmenin «teminatını» oluşturmak üzere verildiği, taraflar arasında tartışmasızdır.
Çekişme «acentelik» faaliyetlerinden kaynaklanan «prim» alacakları nedeniyle davacı ...'ın davalıya borcu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. .../...
Davacı ... ile davalı barter sistemi içinde yer almakta ve «acentenin» «prim» borçlarının bir kısmı barter çekleri ile ödenmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5551 E. , 2022/7430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.01.2021 tarih ve 2018/277 E. - 2021/50 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 25.09.2003 tarihli Barter Sözleşmesi yapıldığını, 03.09.2008 tarihinde imzalanan mutabakat metninde davalının 761.617.- USD borcu olduğunun belirlendiğini, mutabakat tarihinden itibaren 12 ay geçmesine rağmen borçlu davalının, Barter Sözleşmesi gereği sistem içerisinde mal ve hizmet satarak borcunu ödemediğini, barter borcu ve üyelik bedelinin ödenmesi için keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin adresinin bulunduğu Kadıköy mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşme gereği barter ortak havuzuna mal arz eden ve mal almayı talep eden şirketleri belli bir komisyon karşılığı bir araya getirmeyi görev edinen davacı şirketin sadece komisyon alacağı talep edebileceğini, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, 03.09.2008 tarihli mutabakat gereğince müvekkili şirketin alacaklı olup, borçlu olmadığını, müvekkili şirketin, barter ortak pazarından bir alışveriş yapmadığı gibi satın alma yolu ile de borçlanmadığını, bu nedenle 12 aylık sürecin müvekkili şirket için uygulanamayacağını, müvekkili şirketin barter üyeliğinden doğan alacağının ödenmediğini, davacının müvekkili şirketten üyelik aidatı almasına rağmen müvekkili şirketin barter sistemi içerisinde ürün alma veya mallarını satışa arz etmesinin engellendiğini, internet sitesi dahi kullandırılmadığını, davacı şirketin hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı şirketin haksız işlemleri nedeniyle müvekkili şirketin mağdur olduğunu savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının 03.09.2008 tarihli hesap mutabakatının geçersizliğine yönelik bir itirazı olmadığı, 03.09.2008 tarihli hesap mutabakatı kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği, davalı, davacının kendisine ait malları listeye almadığı ve diğer üyeleri kendisine ait mallan almaması yönünde telkinde bulunduğu iddiasıyla ödemezlik definde bulunsa da davalının iddialarını ispatlayacak somut bir delil sunmadığı, 03.09.2008 tarihinden sonra gerçekleşen ödemeye ilişkin bir belgenin sunulmadığı, davalının barter sistemini işleten davacıya barter borcunun 761.617 Dolar karşılığı 1.134.674,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Şişli İcra Müdürlüğü'nün 2009/31286 Esas sayılı dosyasında takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 1.134.674,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa yıllık %19'u geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Barter Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 07/12/2017 tarih 2016/10934 Esas, 2017/7821 Karar sayılı ilamı ile “...Mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman kişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulu atanarak taraflar arasındaki Barter Sözleşmesi içeriği, tarafların ticari kayıtları ve özellikle davalı tarafından imzasına itiraz edilmeyen 03.09.2008 tarihli mutabakat protokolü incelettirilerek, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir alacağı olup olmadığı ve varsa miktarını saptattırmak...” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği, alınan bilirkişi raporunun da karar vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılmış olan 03.09.2008 tarihli Mutabakat Protokolünün 1. maddesi “Barter Hesabı:
03. 09.2008 tairihi itibarı ile; Barter üyesinin, Barter şirketi nezdinde 5.438 YTL (beşbin dörtyüz otuz sekiz ytl) Barter alacağı ve 761.617 (yediyüz altmış bir bin altı yüz on yedi Barter Doları) borç bakiyesi bulunmaktadır” şeklinde düzenlenmiş olup bu hükme göre davacı alacağı 761.617 Barter Doları olarak kararlaştırılmıştır. Yine taraflar arasında aktedilen 25.09.2003 tarihli Barter Sözleşmesinin L/1. maddesinde ise “Türk Barter Üyeye, Barter Ortak pazarından satın aldığı ve karşılığında borçlandığı her ürünün bedelini, satın aldığı tarihten itibaren Barter Sistemi ile ödemesi için 12 (on iki) ay vade tanır. Üye, satın aldığı bir ürünün bedelini oniki aylık vadede ürününü Barter Ortak Pazarına satarak ödeyemez ise herhangi bir ihtara gerek olmadan borcunu, onikinci ayın sonunda 10 (on)gün içinde defaten nakit olarak Türk Barter’e komisyonu ile birlikte öder.
12 ay dolduktan sonra Amerikan Doları olarak nakit ödenmesi gereken borca, her ay için %1 oranında gecikme cezası uygulanır” hükmünü haizdir.
Bu durumda yukarıda anılan sözleşme hükümleri uyarınca, alacağın talep edilebilme hakkının doğduğu 12 ay sonrasındaki tarih itibariyle 1 Barter Dolarının Barter Sistemindeki değerinin belirlenip bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile davacı talebinin Amerikan Doları karşılığı Türk Lirası üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer omadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849164000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz