Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6715 E. 2022/8083 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tcmb efektif satış kuru↗ tenfiz↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 26.056,98 TL ile ilgili yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairenin 21.02.2022 günlü ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de dava değeri olan 8.818,15 EURO’nun dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı 26.056,98 TL’nin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin karar düzeltme dilekçelerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5352 E. 2020/5821 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 150.056,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1884 E. 2013/17689 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · taşıyan · maddi tazminat · kusur · avans faizi · temsil
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından 05.05.2008 tarihinde ...'a 3.000 TL ödeme yapılmasına rağmen ödeme talimatında şirket «temsilcisi» olan...in imzasının bulunmadığı, 23.07.2007 tarihinde 8.000 TL'nin davacı şirket yetkilisi...in imzasını «taşıyan» talimat yazısı ile ...a ödenmesi için talimat verilmiş ise de ödemenin yapıldığı dekontta ödemenin kime yapıldığının belirtilmediği ve ödemeyi alan şahsın imzasının da bulunmadığı, 23.07.2007 tarihinde 7.056,97 TL'nin ödenmesine ilişkin davacı şirket yetkilisi tarafından herhangi bir talimat verilmediği gibi ödemenin kime yapıldığına dair dekont üzerinde isim ve ödemeyi alan şahsın imzasının da bulunmadığı, bu nedenlerle davalı bankanın kusurlu davranarak davacının zararına yol açtığı, ancak davalı banka tarafından yapılan işlemler nedeniyle manevi tazminatı gerektirir bir hususun bulunmadığı gerekçeleriyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 18.056,97 TL'nin, 3.000 TL'sine 05/05/2008 tarihinden, 15.056,97 TL'sine 23/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı bankada bulunan davacı hesabından usulsüz şekilde işlem yapan dava dışı ...isimli kişinin davacı şirketin çalışanı olması nedeniyle, iyi adam çalıştırmayan davacının da olayda «müterafik kusuru» olup olmadığı değerlendirilmeden davanın yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6715 E. , 2022/8083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.06.2021 gün ve 2020/297 - 2021/288 sayılı kararı bozan Daire'nin 21.03.2022 gün ve 2021/7055 - 2022/2075 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1 nci maddesi uyarınca 01/01/2022 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 35.834,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Dava, 5.112,92 EURO alacak ve 3.505,23 EURO mahkeme masrafı olmak üzere toplam 8.818,15 EURO’nun dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 26.056,98 TL ile ilgili yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairenin 21.02.2022 günlü ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamına karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de dava değeri olan 8.818,15 EURO’nun dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı 26.056,98 TL’nin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin karar düzeltme dilekçelerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme dilekçelerinin ayrı ayrı miktar yönünden REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1. Dava, 5.112,92 EURO alacak ve 3.505,23 EURO mahkeme masrafı olmak üzere toplam 8.818,15 EURO (dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı 26.056,98 TL) alacak ile ilgili verilen yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. Yargılama sonucunda davada mahkemece bozma ilamına uyularak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiş Dairemizin 21.03.2022 tarihli ilamıyla mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36.maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.).
Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda muğlak bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını sağlayan hüküm tercih edilmelidir.
4. Somut davada, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3/2. maddesi uyarınca 1086 sayılı Kanun'un 5236 sayılı Kanun ile değiştirilen 440/3-3 maddesi uygulanacağından, anılan maddedeki “Miktar veya değeri 6.000 (altıbin) (2022 yılı için 35.834,00 TL) Türk Lirasından az olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar” hakkında karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemenin, yüksek mahkemeye erişim hakkının zorlaştırılmaması ve “adil yargılanma hakkı” kapsamında yorumlanması gerekir.
5. Somut olayda, mahkemece Dairemizin önceki bozma kararı üzerine toplam 8.818,15 EURO alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, Dairemizin verdiği 21.03.2022 tarihli karar itibariyle TCMB efektif satış kuru karşılığının 15,5162 TL/Eur olduğu dikkate alındığında dava değeri olarak 136.834,18 TL değere ulaşıldığı, bu miktarın ise 1086 sayılı Kanun'un 5236 sayılı Kanun ile değiştirilen 440/3-3 maddesindeki karar düzeltme sınırının çok üzerinde olduğu aşikar olduğundan Daire çoğunluğu tarafından karar düzeltme isteminin miktar yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848079400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz