Menfi Tespit ve İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5352 E. 2020/5821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık ilişkisi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 150.056,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1884 E. 2013/17689 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · taşıyan · maddi tazminat · kusur · avans faizi · temsil
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından 05.05.2008 tarihinde ...'a 3.000 TL ödeme yapılmasına rağmen ödeme talimatında şirket «temsilcisi» olan...in imzasının bulunmadığı, 23.07.2007 tarihinde 8.000 TL'nin davacı şirket yetkilisi...in imzasını «taşıyan» talimat yazısı ile ...a ödenmesi için talimat verilmiş ise de ödemenin yapıldığı dekontta ödemenin kime yapıldığının belirtilmediği ve ödemeyi alan şahsın imzasının da bulunmadığı, 23.07.2007 tarihinde 7.056,97 TL'nin ödenmesine ilişkin davacı şirket yetkilisi tarafından herhangi bir talimat verilmediği gibi ödemenin kime yapıldığına dair dekont üzerinde isim ve ödemeyi alan şahsın imzasının da bulunmadığı, bu nedenlerle davalı bankanın kusurlu davranarak davacının zararına yol açtığı, ancak davalı banka tarafından yapılan işlemler nedeniyle manevi tazminatı gerektirir bir hususun bulunmadığı gerekçeleriyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 18.056,97 TL'nin, 3.000 TL'sine 05/05/2008 tarihinden, 15.056,97 TL'sine 23/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davalı bankada bulunan davacı hesabından usulsüz şekilde işlem yapan dava dışı ...isimli kişinin davacı şirketin çalışanı olması nedeniyle, iyi adam çalıştırmayan davacının da olayda «müterafik kusuru» olup olmadığı değerlendirilmeden davanın yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6715 E. 2022/8083 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardadava tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 26.056,98 TL ile ilgili yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairenin 21.02.2022 günlü ilamıyla bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5352 E. , 2020/5821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.07.2018 gün ve 2016/473 E. - 2018/524 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 19.12.2019 gün ve 2018/5030 - 2019/8335 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, "yüksek oranda faiz verileceği ve istendiğinde paranın iade edileceği" taahhüdüyle davalıların müvekkillerinden 84.363,16 Euro tahsil ettiklerini, davalıların bu eylemlerinin Bankalar Kanunu, TTK, Sermaye Piyasası Kanununu ihlal niteliğinde olduğunu, izinsiz halka arz faaliyeti yapıldığını, müvekkillerinin davalı şirketlerde ortaklığının bulunmadığını, yönetim kurulu başkanının da zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davacılar ile davalı şirketler arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 150.056,75 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 150.056,75 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 113,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/632453400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz