Hmk 297
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5220 E. 2022/7059 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infazda tereddüt↗ donatan↗ rücuen tazminat↗ infaz↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 16.06.2014 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen rapor doğrultusunda usturmaçada meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı liman işletmesinin 12.287,54 USD zararının bulunduğu tespiti ve davacının dava dışı liman işletmesine bu bedeli ödediği, 6762 sayılı TTK'nın 946. maddesi gereğince geminin işleteni olarak bu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava endüstriyel yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulması, HMK'nun 297. maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Kabul şekline göre de, mahkemece gerekçe olarak gösterilen bilirkişi raporunda davalının kusursuz olduğu belirtildiğine göre, davalının donatan olduğu kabul edilerek sorumluluğunun 6762 sayılı TTK’nın 946. maddesi ve 947. maddeleri kapsamında değerlendirilerek, alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekirken; kendi içinde çelişkili rapora itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, infazda tereddüt yaratacak şekilde faiz hakkında hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3640 E. 2021/650 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · işlemiş faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2012/11914 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.292,95 TL «asıl alacak», 28,60 TL «işlemiş faiz», 1,43 TL BSMV olmak üzere toplam 2.322,38 TL üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren kredi kartlarına uygulanacak «temerrüt faizi» işletilmesine ve davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; bozmadan önce alınan bilirkişi raporu «denetime elverişli» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Antalya 14.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4002 E. 2021/3859 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · işlemiş faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu kararda… yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2013/4429 Esas sayılı dosyasından davalının yaptığı itirazın «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 29.582,35 TL «asıl alacak», 40.084,19 TL «işlemiş faiz», 2.004,80 TL BSMV olmak üzere 71.761,34 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktardan devamına, takip tarihinden itibaren yıllık % 72 «temerrüt faizi» ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4617 E. 2020/4372 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ihbar
Benzer bu karardaBu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen hükmün açıkça gerekçesi oluşturulmadan genel ifadelerle davanın kabulüne karar verildiğinin açıklanması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davalı vekilinin davanın dava dışı üçüncü kişilere «ihbar» edilmesi talebi konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3950 E. 2021/4386 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro silsilesi · ciro · kötü niyet tazminatı · temlik · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2010/13782 esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetler «ciro silsilesi» yoluyla davalıya geçtiğinden ve davalı kötü niyetli olmadığından «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm «temlik» alan asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra müdürlüğünün 2010/11165 esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetler «ciro silsilesi» yoluyla davalıya geçtiğinden ve davalı kötü niyetli olmadığından «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, davacının davalıya Adana 5.
Ayrıca birleşen «menfi tespit» davasının gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3143 E. 2022/6568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen inceleme · delil niteliği · ticari faiz · yetkisizlik kararı · zamanaşımı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2001/52 esas sayılı dosyasında verilen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararının kesinleştiği, ilgili ceza mahkemesinde yapılan yargılamadaki tüm delil, ifade, rapor, kayıt ve belgelerin, bu dosya içerisinde «delil niteliğinde» olduğu, ceza mahkemesi dosyasındaki tüm iddia savunma ve delillerin ayrıntılı olarak incelendiği, uzman bilirkişi kurul raporunun dosya muhteviyatına uygun olduğu, davacı bankanın, dava konusu zararı ile ilgili açtığı davanın tüm dosya kapsamından ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 356.158,84 TL'nin talep gibi 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, “Mahkememizin görev hususu «resen incelenmiş» olmakla, yasa ve Yargıtay içtihatları gereğince mahkememizin «görevli» olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... tarafından kullanılan krediye konu «teminatın» dava dışı ...’in hesabına aktarılma işlemindeki süreç, bu kredinin kullandırılması için bankaca yapılan işlemler ve bu davaya konu kredinin kullandırımının şube müdürünün «yetkisini» aşıp aşmadığı gibi hususların, şubenin ve genel müdürlüğün evrakları ve ceza dosyası ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle hangi delillerle ne sebeple sonuca varıldığının kararda belirtilmesi gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, Gaziantep 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1170 E. 2019/443 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5220 E. , 2022/7059 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.04.2021 tarih ve 2021/61 E. - 2021/48 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline Endüstriyel Yangın Sigorta Paket Poliçesi ile sigortalı ...Çelik […]A.Ş'ye ait Erdemir Limanı 2 no'lu tahliye dokunda bulunan usturmaçanın 12/02/2010 tarihinde M/V ORMOND gemisinin barınması esnasında iki adet lastik ayağının hasarlandığını, eksper incelemesi sonucunda belirlenen 12.287,54 USD tazminat bedelinin 17/08/2010 tarihinde […]A.Ş'ye ödendiğini, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen müvekkili şirketin sigortalısına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 12.287,54 USD'nin 17/08/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesine göre faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının husumetini M/V ORMOND gemisi kaptanı, donatanı ya da herhangi bir ilgilisine yöneltmesi gerektiğini, müvekkilinin geminin donatanı, acentesi olmadığını dolayısıyla Zodiac'ın pasif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının olayın ne şekilde meydana geldiğini ispat edemediğini, hasarın meydana geldiği iddia edilen Erdemir Limanı’nın özel bir liman olduğunu, gemilerin limana yanaşması ve limandan ayrılması sırasında gemiye römorkaj ve pilotaj hizmeti verildiğini, dolayısıyla limana yanaşan yada limandan ayrılan hiçbir geminin kılavuz kaptan olmaksızın manevra yapmadığını, bu nedenle dava konusu usturmaçaya herhangi bir geminin zarar vermesinin mümkün olmadığını, ayrıca hasar miktarının fahiş olduğunu ve ödeme belgelerinin sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 16.06.2014 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen rapor doğrultusunda usturmaçada meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı liman işletmesinin 12.287,54 USD zararının bulunduğu tespiti ve davacının dava dışı liman işletmesine bu bedeli ödediği, 6762 sayılı TTK'nın 946. maddesi gereğince geminin işleteni olarak bu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava endüstriyel yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulması, HMK'nun 297. maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Kabul şekline göre de, mahkemece gerekçe olarak gösterilen bilirkişi raporunda davalının kusursuz olduğu belirtildiğine göre, davalının donatan olduğu kabul edilerek sorumluluğunun 6762 sayılı TTK’nın 946. maddesi ve 947. maddeleri kapsamında değerlendirilerek, alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekirken; kendi içinde çelişkili rapora itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, infazda tereddüt yaratacak şekilde faiz hakkında hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/841957500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz