İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4617 E. 2020/4372 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ olumsuz oy↗ ihbar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde davalı tarafın davacıya 16.591,70 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141/III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görmektedir. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen hükmün açıkça gerekçesi oluşturulmadan genel ifadelerle davanın kabulüne karar verildiğinin açıklanması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davalı vekilinin davanın dava dışı üçüncü kişilere ihbar edilmesi talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3640 E. 2021/650 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · işlemiş faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2012/11914 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.292,95 TL «asıl alacak», 28,60 TL «işlemiş faiz», 1,43 TL BSMV olmak üzere toplam 2.322,38 TL üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren kredi kartlarına uygulanacak «temerrüt faizi» işletilmesine ve davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; bozmadan önce alınan bilirkişi raporu «denetime elverişli» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Antalya 14.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4002 E. 2021/3859 K.
Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · işlemiş faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu kararda… yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2013/4429 Esas sayılı dosyasından davalının yaptığı itirazın «tahsilde tekerrür olmamak» üzere 29.582,35 TL «asıl alacak», 40.084,19 TL «işlemiş faiz», 2.004,80 TL BSMV olmak üzere 71.761,34 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktardan devamına, takip tarihinden itibaren yıllık % 72 «temerrüt faizi» ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3950 E. 2021/4386 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciro silsilesi · ciro · kötü niyet tazminatı · temlik · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2010/13782 esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetler «ciro silsilesi» yoluyla davalıya geçtiğinden ve davalı kötü niyetli olmadığından «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm «temlik» alan asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra müdürlüğünün 2010/11165 esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetler «ciro silsilesi» yoluyla davalıya geçtiğinden ve davalı kötü niyetli olmadığından «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, davacının davalıya Adana 5.
Ayrıca birleşen «menfi tespit» davasının gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5220 E. 2022/7059 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · donatan · rücuen tazminat · infaz · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu kararda1- Dava endüstriyel yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» davasıdır.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, «infazda tereddüt» yaratacak şekilde faiz hakkında hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 16.06.2014 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen rapor doğrultusunda usturmaçada meydana gelen «hasar» nedeniyle dava dışı liman işletmesinin 12.287,54 USD zararının bulunduğu tespiti ve davacının dava dışı liman işletmesine bu bedeli ödediği, 6762 sayılı TTK'nın 946. maddesi gereğince geminin işleteni olarak bu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Kabul şekline göre de, mahkemece gerekçe olarak gösterilen bilirkişi raporunda davalının kusursuz olduğu belirtildiğine göre, davalının «donatan» olduğu kabul edilerek sorumluluğunun 6762 sayılı TTK’nın 946. maddesi ve 947. maddeleri kapsamında değerlendirilerek, alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekirken; kendi içinde çelişkili rapora itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3143 E. 2022/6568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen inceleme · delil niteliği · ticari faiz · yetkisizlik kararı · zamanaşımı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2001/52 esas sayılı dosyasında verilen «zamanaşımı» nedeniyle düşme kararının kesinleştiği, ilgili ceza mahkemesinde yapılan yargılamadaki tüm delil, ifade, rapor, kayıt ve belgelerin, bu dosya içerisinde «delil niteliğinde» olduğu, ceza mahkemesi dosyasındaki tüm iddia savunma ve delillerin ayrıntılı olarak incelendiği, uzman bilirkişi kurul raporunun dosya muhteviyatına uygun olduğu, davacı bankanın, dava konusu zararı ile ilgili açtığı davanın tüm dosya kapsamından ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 356.158,84 TL'nin talep gibi 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, “Mahkememizin görev hususu «resen incelenmiş» olmakla, yasa ve Yargıtay içtihatları gereğince mahkememizin «görevli» olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... tarafından kullanılan krediye konu «teminatın» dava dışı ...’in hesabına aktarılma işlemindeki süreç, bu kredinin kullandırılması için bankaca yapılan işlemler ve bu davaya konu kredinin kullandırımının şube müdürünün «yetkisini» aşıp aşmadığı gibi hususların, şubenin ve genel müdürlüğün evrakları ve ceza dosyası ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle hangi delillerle ne sebeple sonuca varıldığının kararda belirtilmesi gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, Gaziantep 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3256 E. 2020/4435 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ilişkisi · protesto · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · tahkikat · ciranta · savunma hakkı · ilamsız icra takibi
Benzer bu karardaMahkemece, HMK'nın 186. maddesi uyarınca «tahkikat» bitiminden sonra «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir duruşma günü verilerek taraflara bildirilmemesi tarafların «savunma hakkını kısıtlayıcı» nitelikte olup bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. “gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bunlar dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, «tahkikat», «sözlü yargılama» ve hüküm aşamalarıdır.
Dava üç adet nama yazılı «protestolu» çeke dayalı olarak başlatılan «ilamsız icra takibine» karşı takip konusu çeklerin «zamanaşımına» uğraması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı borçlunun takibe dayanak çeklerin «keşidecisi» veya «cirantası» olmadığı, bu durumda «ispat yükü» kendisinde olan davalı alacaklının borcun varlığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan)Yargıtay 19.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4617 E. , 2020/4372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2016 tarih ve 2014/420- 2016/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davacının davalıya ÖTV’siz motorin sattığını ve teslim ettiğini, ödenmeyen motorin bedelinin tahsili için davalı aleyhine Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2014/1954 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde davalı tarafın davacıya 16.591,70 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141/III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görmektedir. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen hükmün açıkça gerekçesi oluşturulmadan genel ifadelerle davanın kabulüne karar verildiğinin açıklanması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davalı vekilinin davanın dava dışı üçüncü kişilere ihbar edilmesi talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/618985400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz