Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3921 E. 2013/5075 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ tahkikat↗ ıslah↗ kötüniyet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)'nun 68. maddesi hükmüne dayalı tazminat istemine ilişkindir. Anılan madde hükmüne göre, eser sahibince mali haklarına üçüncü kişilerce tecavüz edilmesi halinde, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir
Somut olayda davacı şirkete ait internet sitesinde yayınlanan ve işleme eser niteliğindeki fotoğrafların davalıya ait internet sitesinde, davacı tarafın izni olmaksızn yayınlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekilince FSEK'in 68.maddesi hükmüne göre davalı taraftan tazminat talebinde bulunularak ve tespit edilecek tazminat miktarının üç katının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, dava konusu fotoğrafların toplam değeri tespit olunarak ve bu değerin üç katı dikkate alınmadan tazminat miktarı hesap edilmiştir. Bu nedenle mahkemece öncelikle işleme eser niteliğindeki dava konusu fotoğrafların her biri için olabilecek telif ücreti miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için de buna ilişkin emsallerin dosyaya alınması, rayicin tespiti için bu konudaki telif haklarının devrine ilişkin sözleşmelerin değerlendirilmesi ve sahasında uzman kişilerden oluşturulacak yeni bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda alınacak ve hükmü izlemeye yarar rapor ile sonuca varılması gerekirken, bu hususlara dikkat edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3- 6100 sayılı HMK'nın 177/1. madde hükmüne göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Aynı yasanın 182. maddesine göre, ıslah yapan tarafın ıslah hakkının yalnız karşı tarafı rahatsız etmek ve davayı uzatmak gibi kötüniyetli düşüncelerle kullanıldığını, deliller veya belirtilerden anlarsa mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir (KURU, Baki, Prof. Dr.; ARSLAN, Ramazan, Prof. Dr.; YILMAZ, Ejder, Prof. Dr., Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, s. 556). Bu yasal açıklamalara göre, davacı vekilince son celse dava ıslah edilmek istenilmiş ancak mahkemece davacı vekiline davasını ıslah imkanı verilmeden ve ıslah talebinin kabulü veya reddi yönünde bir karar oluşturulmadan, gerekçeli kararda da bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13806 E. 2018/2279 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · tenfiz · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 04/05/2010 tarih 2009/380 esas 2010/«257» karar sayılı ilamında davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiği gerekçesi ile «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Böyle bir nihai karar, ancak ilişkin olduğu dava «şartlarının yokluğu» hakkında «kesin» hüküm teşkil eder.
Bu nedenle, dava «şartlarının yokluğundan» reddedilen dava, noksan dava şartı tamamlandıktan sonra yeniden açılabilir ve davalı bu yeni davaya karşı «kesin» hüküm itirazında bulunamaz.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5203 E. 2016/5685 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · tenfiz · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Böyle bir nihai karar, ancak ilişkin olduğu dava «şartlarının yokluğu» hakkında «kesin» hüküm teşkil eder(m.303).
Bu nedenle, dava «şartlarının yokluğundan» reddedilen dava, noksan dava şartı tamamlandıktan sonra yeniden açılabilir ve davalı bu yeni davaya karşı «kesin» hüküm (m 303) itirazında bulunamaz.
Ejder Yılmaz, Ankara 2011, sayfa 268) 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının «tenfizi» için kararının kesinleşmiş olması dava şartıdır. da, yabancı mahkeme ilamının «kamu düzenine» aykırı olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de Dairemizce, diplomatik yolla değil posta yoluyla kararın tebliğ edilmesi nedeniyle kararın usulünce kesinleşmedi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5618 E. 2013/4586 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı şirket yetkilisinin ........2011 tarihli duruşmada «mazeretsiz» olarak hazır olmaması nedeniyle dava dosyasının «işlemden kaldırıldığı», davanın süresinde «yenilendiği» ancak, ....01.2012 tarihli oturumun da mazeretsiz olarak davacı yetkilisince takip edilmediği, 6100 sayılı HMK'nın 150/6 maddesine göre davanın bir defa yenilenebileceği, davanın ilk yenilemeden sonra birden fazla «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, ikinci «yenilemeden» sonra davanın tekrar «takipsiz» bırakılması halinde, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» değil «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilir (Kuru, Baki, Prof.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece ........2011 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş olup, «yenilenmiş» olan davanın ....01.2012 tarihli oturumunda «mazeretsiz» olarak davanın takip edilmemesi nedeniyle ikinci kez işlemden kaldırılması gerekirken yukarıda belirtilen yasa maddesine aykırı şekilde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 150/6. maddesi uyarınca ilk defa «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve sonradan «yenilenmiş» olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla «takipsiz» bırakılamaz, aksi halde dava açılmamış sayılır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5861 E. 2017/4935 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme süresi · yenileme talebi · sözleşme serbestisi · hayat sigortası · eş rızası · yenileme · maddi tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «sigorta poliçesinin» «yenilenmesi» ve tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında «hayat sigortası» poliçesinin düzenlendiği, davalının «yenileme süresi» gelen poliçeyi uzatmadığı, taraflar arasında yapılan süreli sözleşmenin sona erdiği, bu tarihten sonraki «yenileme talebinin» her iki tarafın «rızası» ile oluşacağı, «sözleşme serbestliği» prensibi gereğince davalıya sözleşme yapmasına dair bir hüküm kurulamayacağı, bu şekildeki bir davanın kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
1-Dava, «sigorta poliçesinin» «yenilenmesi» ile «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/336 E. 2010/6088 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:parasal sınır · müddeabih · mutlak ticari dava · malvarlığına ilişkin dava · işbölümü · sulh hukuk mahkemesi · limited şirket · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirket hisselerinin devrine yönelik davaların «mutlak ticari» dava olduğu, değeri parayla ölçülebilen bir ihtilaf söz konusu olmadığından HUMK’nun 8 maddesindeki «müddeahibin» değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğunu kabule imkan bulunmadığı, TTK’nun 4. ve 5. maddelerindeki düzenleme kapsamında davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» «sebebi» ile reddine, karar kesinleştiğinde ve süresinde başvurulduğunda dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mamelek («malvarlığı») hukukundan doğan davalarda «müddeabihin» değerinin HUMK’nun 8/I. maddesindeki parasal sınırından az olması halinde «sulh» mahkemesi, daha fazla olması halinde asliye mahkemesi «görevlidir».
Dava, iki ortaklı «limited şirkette» ölen ortağın yerine yeni ortak alınması için TTK’nun 520. maddesinde aranan şartların ve prosedürün yerine getirilebilmesi için hakim müdahalesi ile devir işlemine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, mahkemece TTK’nun 4. ve 5. maddelerindeki düzenleme uyarınca «görevsizlik» kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17115 E. 2015/1495 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
… re, davacı markaları ile başvuru konusu markanın 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olduğu, tescil kapsamları aynı olan 29, 30 ve 35/06 mal ve hizmetler yönünden «iltibas» ihtimali bulunduğu, 35. sınıftaki diğer hizmetler yönünden tescil kapsamlarının farklı olması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kıs …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3921 E. , 2013/5075 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2011 tarih ve 2010/283-2011/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait www.bobiler.org adlı internet sitesinde yayınlanan 202 adet görselin, davalıya ait www.18.gazetevatan.com adlı sitede müvekkilinden izin alınmaksızın ve alıntılandığı belirtilmeksizin kullanıldığını, anılan görsellerin eser niteliğinde olduğunu, davalının yapılan ihtara rağmen eylemine devam ettiğini, her bir görselin başka sitelerde yayınlanmasının telif bedelinin 200.00 TL olduğunu ileri sürerek, FSEK’in 68. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000.00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu eser niteliğinde olmayan görsellerin gerçek sahibinin tespitinin gerektiğini, anılan görsellerin haber verme amacıyla yayınlandığını, ayrıca davacıya ait sitede yayınlanmakla alenileşmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çeşitli resimler üzerinde değişiklik yapıp metinler eklemek suretiyle meydana getirdiği işleme eserin FSEK’in 6. maddesi kapsamında olup, davacıdan izin almadan davalının internet sitesinde yayınladığı, yayının haber verme sınırını aştığı ve FSEK’in 20. maddesine göre davacının mali haklarına tecavüz oluşturduğu, bu nedenle açılan davada davacının hakkı ve hukuki menfaatinin bulunduğu, FSEK’in 18/2. maddesi uyarınca davacının eser üzerindeki kullanma hakkına ve bu hakları takip imkanına sahip olduğu ve izinsiz kullanım nedeniyle 1.500.00 TL tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.500.00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)'nun 68. maddesi hükmüne dayalı tazminat istemine ilişkindir. Anılan madde hükmüne göre, eser sahibince mali haklarına üçüncü kişilerce tecavüz edilmesi halinde, sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir
Somut olayda davacı şirkete ait internet sitesinde yayınlanan ve işleme eser niteliğindeki fotoğrafların davalıya ait internet sitesinde, davacı tarafın izni olmaksızn yayınlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekilince FSEK'in 68.maddesi hükmüne göre davalı taraftan tazminat talebinde bulunularak ve tespit edilecek tazminat miktarının üç katının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, dava konusu fotoğrafların toplam değeri tespit olunarak ve bu değerin üç katı dikkate alınmadan tazminat miktarı hesap edilmiştir. Bu nedenle mahkemece öncelikle işleme eser niteliğindeki dava konusu fotoğrafların her biri için olabilecek telif ücreti miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için de buna ilişkin emsallerin dosyaya alınması, rayicin tespiti için bu konudaki telif haklarının devrine ilişkin sözleşmelerin değerlendirilmesi ve sahasında uzman kişilerden oluşturulacak yeni bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda alınacak ve hükmü izlemeye yarar rapor ile sonuca varılması gerekirken, bu hususlara dikkat edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3- 6100 sayılı HMK'nın 177/1. madde hükmüne göre ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Aynı yasanın 182. maddesine göre, ıslah yapan tarafın ıslah hakkının yalnız karşı tarafı rahatsız etmek ve davayı uzatmak gibi kötüniyetli düşüncelerle kullanıldığını, deliller veya belirtilerden anlarsa mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir (KURU, Baki, Prof. Dr.; ARSLAN, Ramazan, Prof. Dr.; YILMAZ, Ejder, Prof. Dr., Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, s. 556). Bu yasal açıklamalara göre, davacı vekilince son celse dava ıslah edilmek istenilmiş ancak mahkemece davacı vekiline davasını ıslah imkanı verilmeden ve ıslah talebinin kabulü veya reddi yönünde bir karar oluşturulmadan, gerekçeli kararda da bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/83906500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz