Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3765 E. 2022/5774 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın kaldırılması↗ tbk 112↗ sözleşmenin devri↗ yabancı hakem kararı↗ milletlerarası tahkim↗ konkordato↗ infisah↗ tahkim şartı↗ tanıma ve tenfiz↗ butlan↗ sorumluluk davası↗ tanıma↗ tahkim↗ genel kurul kararının iptali↗ sözleşmeden doğan dava↗ hakem kararı↗ ihtiyati tedbir↗ tbk 99↗ fesih↗ ihtiyati haciz↗ sulh hukuk mahkemesi↗ tenfiz↗ haciz↗ iflas↗ sulh↗ taahhütname↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 14.05.2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin tarafı olduğu üç sözleşmeyi ve sözleşmedeki hakları davacı şirkete devretmeyi taahhüt ettiği, bu niteliği itibariyle 14.05.2013 tarihli sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle sözleşme devir vaadi olduğu, 14.05.2013 tarihli sözleşme uyarınca devri amaçlanan sözleşmelerin davacı şirkete devredilebilmesi için bu sözleşmelerin tarafı olan idarenin TBK m. 205/f. II uyarınca devre onay vermesi gerektiği, ancak bu şekilde sözleşmelerin devrinin sağlanabileceği, bu bakımdan 14.05.2013 tarihli sözleşmenin ifasının imkânsız olmadığı, devri amaçlanan sözleşmelerin kalan tarafı olan idarenin devri onaylama yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle 14.05.2013 tarihli sözleşmenin idare tarafından onaylanmaması halinde söz konusu sözleşmelerin de davacı şirkete devredilemeyeceği, devrin sağlanamamasından dolayı davalı şirketin ancak bir kusurunun bulunması veya devre onay verilmeyeceğini bilmesine rağmen bu sözleşmeyi yapması halinde TBK m. 112 hükmü uyarınca sorumlu olabileceği, 14.05.2013 tarihli sözleşmenin davalı şirket bağlayacağı, davacı şirketin bu aşamada somut bir zararından söz edilemeyeceği, sözleşmenin devir işleminin gercekleştirilmemesinde davalının kusurunun bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşme hükümlerinin davalı tarafından haksız ihlali nedeni ile zarara uğradığını, zararın miktarı tam olarak bilinmemekle birlikte 600.000,00 TL olduğunu iddia edip, davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin aynen ifasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili istemi ile açılan işbu davada, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18.06.2014 tarih, 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 5. maddesinde ''...Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. ...'' hükmü düzenlenmiştir. Dosyaya yansıyan belgelerden dava konusu tazminatın dava tarihindeki değerinin 300.000,00 TL'nın üzerinde bulunduğu sabit olduğundan somut uyuşmazlık yönünden davanın heyet halinde görülmesi ve karar bağlanması gerekirken tek hakimle hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7387 E. 2022/329 K.
Ortak:iflasın kaldırılması · yabancı hakem kararı · konkordato · infisah · tahkim şartı · butlan · sorumluluk davası · tanıma
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · limited şirket
Benzer bu karardaGereği müzakere edilip düşünüldü: Asıl ve birleşen dava, davacının «limited şirket» hissesinin devrinin onayına dair «ortaklar kurulu» kararının ve tescilin iptali ile davacının bu sebeple uğradığı maddi zararın tazmini taleplerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9643 E. 2018/4201 K.
Ortak:iflasın kaldırılması · yabancı hakem kararı · konkordato · infisah · tahkim şartı · butlan · sorumluluk davası · tanıma
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen ve «ilan» edilen tarihe kadar tek hâkimle çalışmaya devam eder.” düzenlemesinin bulunduğu, 26.8.2014 tarih, 1876 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile '' İş, kadro ve ihtiyaç durumu gözetilerek bir başkan ile yeteri kadar üye «görevlendirilmek» üzere ...'da 1-2, ...'da 1-12, ... ...'da 1, ...'da 1-3, ...'de 1-7, ...'da 1-2, ...'de 1, ...'de 1, Gaziantep'de 1, ...'da 1-18, ... ...'da 1-7, ...'de 1-5, ...'d …
… lar Yüksek Kurulu tarafından yetkilendirme veya tayin işlemleri yapılır ve bu mahkemelerin heyet hâlinde çalışmaya başlayacakları tarih belirlenerek Resmî Gazete’de «ilan» edilir.
… ilmelerine, bu mahallerde faaliyette bulunan diğer asliye ticaret mahkemelerinin 15.9.2014 tarihinde faaliyetlerinin durdurulmasına, bir başkan ile yeteri kadar üye «görevlendirilmek» üzere faaliyetlerine devam etmesine karar verilen asliye ticaret mahkemelerinin 15.9.2014 tarihinde faaliyete geçirilmesine karar verildiği, anılan kararın 02.9.20 …
-
Hisse mülkiyetinin tespiti | Ortaklık hakkının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1219 E. 2019/1474 K.
Ortak:iflasın kaldırılması · yabancı hakem kararı · konkordato · infisah · tahkim şartı · butlan · sorumluluk davası · tanıma
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Nitekim dosyaya sunulan davalı şirketin «iflasının kaldırılmasından» önce düzenlenmiş tarihsiz Gayrimenkul Satış/Komisyon ve Satış Vekalet Verme Sözleşmesinde davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 6.000.000,00 USD olduğu belirtilmiş, Aktif Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından düzenlenen 11.....2015 tarihli Gayrimenkul Değerlendirme Raporunda taşınmazın arsa değeri 28.675.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik harcın tamamlattırılması · ecrimisil · nispi karar harcı · harç tamamlama · maktu harç · harcın tamamlanması · harç
Benzer bu kararda… işbu davada nisbi harcın dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, hisselerin değeri tespit edilip, «harç tamamlattırıldıktan» sonra işin esasına girilmesi, «harcın tamamlanmaması» halinde Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, anılan husus nazara alınmaksının «maktu harç» ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkiler …
Mahkemece, dava konusu hisselerin toplam değeri 955,00 TL olarak kabul edilip, bu bedel üzerinden alınan «maktu harç» ile dava görülüp tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.
Ancak, cevap dilekçesinde davalılar tarafından, şirket adına kayıtlı taşınmazın değerinin ....000.000,00 USD olduğu, «eksik harcın tamamlanması» ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca davanın heyet tarafından görülmesi gerektiği ileri sürülmüş, davacı tarafından davalıların bildirdiği taşınmaz değerine itiraz edilmemiştir.
Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda «ecrimisil» ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde «harç», gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/148 E. 2016/708 K.
Ortak:yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · tenfiz
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu kararda… değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
1-) Dava, «hakem» kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · iptal davası · usulden reddi · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, öncelikle görev hususunun gözetilip asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken «yetkisizliğe» dayalı olarak davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının yabancı şirket olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun'a tabi bulunduğu, anılan Kanun'un 3. maddesi uyarınca davalının Türkiye'de herhangi bir işletmesi olduğuna dair bir belge ya da belgenin sunulmadığı, çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
1-) Dava, «hakem» kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1593 E. 2016/2463 K.
Ortak:yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · tenfiz
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu kararda… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
Mahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık unsuru · hakem kararının iptali · itirazın iptali davası · iptal davası · protokol · görevsizlik kararı · taşıyan · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Dava, «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği üzere, davada, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesine dayanılarak, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/257 E. 2017/2989 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · rücuen tahsil · zamanaşımı
Benzer bu kararda1- Dava «bankacılık işlemleri» nedeniyle uğranılan zararın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiş, mahkeme gerekçesinde kararın 5235 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde yapılan değişiklik nazara alınmaksızın verildiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava değerinin 300.000,00 TL'den fazla olduğu ve bu davanın heyet halindeki ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin Ticaret Kanunundaki değişikliğe göre işlem yapılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7420 E. 2016/8731 K.
Ortak:yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · tenfiz
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, «hakem kararının iptali» istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un .... fıkrasının .... bendinde, ''.../.../2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve .../.../2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara...'' asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasal düzenleme uyarınca somut uyuşmazlığın çözümünün mahkemenin g …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «derdestlik» itirazına konu dava dosyalarının taraflarının farklı olduğu iki davadan birinin «itirazın iptali davası» olmakla dava konusunun da eldeki davayla aynı olmadığı, bu haliyle derdestlik itirazının reddi gerektiği, davacının dava konusu ........2013 tarihli «hakem» sözleşmesinde taraf olmadığı bu haliyle davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakem kararının iptali · aktif husumet ehliyeti · itirazın iptali davası · aktif husumet · husumet ehliyeti · derdestlik · iptal davası · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, «hakem kararının iptali» istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemece davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un .... fıkrasının .... bendinde, ''.../.../2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve .../.../2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara...'' asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasal düzenleme uyarınca somut uyuşmazlığın çözümünün mahkemenin g …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «derdestlik» itirazına konu dava dosyalarının taraflarının farklı olduğu iki davadan birinin «itirazın iptali davası» olmakla dava konusunun da eldeki davayla aynı olmadığı, bu haliyle derdestlik itirazının reddi gerektiği, davacının dava konusu ........2013 tarihli «hakem» sözleşmesinde taraf olmadığı bu haliyle davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6762 E. 2017/7372 K.
Ortak:yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · tenfiz
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu kararda… eğişik 5. maddesinde 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
… emece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun taraf haline geldiği imtiyaz sözleşmesinin davalı şirket ile yapıldığı, «tüzel kişiliğe» sahip idari ve mali özerkliği olan kurumun ilişkili olduğu bakanlığın Ulaştırma Bakanlığı olarak düzenlendiği, dava konusu imtiyaz sözleşmesinin 3. kişi yararına sözleşme niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir kısım gelirlerin sözleşmenin 5/n fıkrasında belirlenin brüt satış tutarı içinde sayılıp sayılmayacağına ilişkin olduğu, sözleşmenin 8. maddesinde brüt satışlar üzerinden her ay Hazine'ye pay ödeneceği hükmü bulunduğundan bu uyuşmazlığın hazineye ödenecek pay anlamında sonucu değiştireceği, sözleşmede hüküm altına alınan hazine «payının» %10'luk kısmının ödenme şekli - ödenecek kamu tüzel kişiliği hususlarının kanuni düzenleme gereği «lehtar» olan kamu tüzel kişilerini imtiyaz sözleşmesindeki «tahkim şartının» bağlayacağı, bu sebeple Uluslararası Tahkim Kurulunun davacılar anlamında yetkili olduğu, Milletlerarası Tahkim Kanunun 15. maddesinde düzenlenen iptal şartlarında …
1-Dava, «hakem» kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · lehtar · kamu düzeni · iptal davası · tüzel kişilik · kâr payı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun taraf haline geldiği imtiyaz sözleşmesinin davalı şirket ile yapıldığı, «tüzel kişiliğe» sahip idari ve mali özerkliği olan kurumun ilişkili olduğu bakanlığın Ulaştırma Bakanlığı olarak düzenlendiği, dava konusu imtiyaz sözleşmesinin 3. kişi yararına sözleşme niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir kısım gelirlerin sözleşmenin 5/n fıkrasında belirlenin brüt satış tutarı içinde sayılıp sayılmayacağına ilişkin olduğu, sözleşmenin 8. maddesinde brüt satışlar üzerinden her ay Hazine'ye pay ödeneceği hükmü bulunduğundan bu uyuşmazlığın hazineye ödenecek pay anlamında sonucu değiştireceği, sözleşmede hüküm altına alınan hazine «payının» %10'luk kısmının ödenme şekli - ödenecek kamu tüzel kişiliği hususlarının kanuni düzenleme gereği «lehtar» olan kamu tüzel kişilerini imtiyaz sözleşmesindeki «tahkim şartının» bağlayacağı, bu sebeple Uluslararası Tahkim Kurulunun davacılar anlamında yetkili olduğu, Milletlerarası Tahkim Kanunun 15. maddesinde düzenlenen iptal şartlarında …
… eğişik 5. maddesinde 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
Bu itibarla mahkemece, öncelikle görev hususunun gözetilip asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esas girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerektirmiştir.
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3765 E. , 2022/5774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2019 tarih ve 2014/1335 E. - 2019/1284 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili;
14. 05.2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin tarafı olduğu sözleşmeler ile bunlardan kaynaklanan hakları davacı şirkete devretmeyi taahhüt ettiğini, ancak davacının sözleşmenin ifasını haksız ve hukuka aykırı şekilde yerine getirmediğini ve davalının zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı şirketin 14.05.2013 tarihli sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa borcunun aynen ifasına, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin davalı tarafça yerine getirilmemesi nedeniyle şimdilik menfi zarar ve kâr kaybı dahil olmak üzere müspet zararları içeren asgari zarar olarak tespit edilen 30.000.-TL’nin, 14.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle 20.000.-TL tutarında manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Narlı Feribot İşletmeciliği A.Ş. vekili; müvekkilinin mevzuata uygun olarak aldığı hat işletme izni ve ruhsatı ile feribot taşımacılığı yaptığını, davacının idare mahkemesinde konuya ilişkin açtığı iptal davalarının da reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı […]B.B. vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ukome Başkanlığının 5216 sayılı Kanunu vermiş olduğu yetkiye göre başvuru ile ilgili evrakların eksik olduğu ve bunların tekemmülünden sonra izin verilebileceği yönünde karar aldığını, Ukome'nin bu konuda almış olduğu kurul kararının İdare Mahkemesince yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, müvekkilinin idare mahkemesinin kararını uyguladığını, davacı tarafın deniz taşımacılığı ile ilgili tekel hakkının söz konusu olmadığını, davaya konu taşımacılık hakkıyla ilgili ihale yapılması gerektiğini, mahkeme kararının uygulanmasının haksız rekabete yol açtığı iddiasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre;
14. 05.2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin tarafı olduğu üç sözleşmeyi ve sözleşmedeki hakları davacı şirkete devretmeyi taahhüt ettiği, bu niteliği itibariyle 14.05.2013 tarihli sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle sözleşme devir vaadi olduğu, 14.05.2013 tarihli sözleşme uyarınca devri amaçlanan sözleşmelerin davacı şirkete devredilebilmesi için bu sözleşmelerin tarafı olan idarenin TBK m. 205/f. II uyarınca devre onay vermesi gerektiği, ancak bu şekilde sözleşmelerin devrinin sağlanabileceği, bu bakımdan 14.05.2013 tarihli sözleşmenin ifasının imkânsız olmadığı, devri amaçlanan sözleşmelerin kalan tarafı olan idarenin devri onaylama yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle 14.05.2013 tarihli sözleşmenin idare tarafından onaylanmaması halinde söz konusu sözleşmelerin de davacı şirkete devredilemeyeceği, devrin sağlanamamasından dolayı davalı şirketin ancak bir kusurunun bulunması veya devre onay verilmeyeceğini bilmesine rağmen bu sözleşmeyi yapması halinde TBK m.
112 hükmü uyarınca sorumlu olabileceği, 14.05.2013 tarihli sözleşmenin davalı şirket bağlayacağı, davacı şirketin bu aşamada somut bir zararından söz edilemeyeceği, sözleşmenin devir işleminin gercekleştirilmemesinde davalının kusurunun bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı, davalı ile aralarındaki sözleşme hükümlerinin davalı tarafından haksız ihlali nedeni ile zarara uğradığını, zararın miktarı tam olarak bilinmemekle birlikte 600.000,00 TL olduğunu iddia edip, davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin aynen ifasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili istemi ile açılan işbu davada, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18.06.2014 tarih, 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 5. maddesinde ''...Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan tahkim yargılamasında;
tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. ...'' hükmü düzenlenmiştir. Dosyaya yansıyan belgelerden dava konusu tazminatın dava tarihindeki değerinin 300.000,00 TL'nın üzerinde bulunduğu sabit olduğundan somut uyuşmazlık yönünden davanın heyet halinde görülmesi ve karar bağlanması gerekirken tek hakimle hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilin temyiz isteminin kabulü ile, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838184600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz