Hisse mülkiyetinin tespiti | Ortaklık hakkının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1219 E. 2019/1474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflasın kaldırılması↗ yabancı hakem kararı↗ milletlerarası tahkim↗ eksik harcın tamamlattırılması↗ konkordato↗ ecrimisil↗ infisah↗ nispi karar harcı↗ harç tamamlama↗ maktu harç↗ tahkim şartı↗ harcın tamamlanması↗ tanıma ve tenfiz↗ butlan↗ sorumluluk davası↗ tanıma↗ tahkim↗ genel kurul kararının iptali↗ hakem kararı↗ ihtiyati tedbir↗ fesih↗ ihtiyati haciz↗ komisyon↗ sulh hukuk mahkemesi↗ tenfiz↗ haciz↗ iflas↗ sulh↗ harç↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, davalı şirketin %95,55 hissesine tekabül eden 95.550 adet hissenin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu hisselerin toplam değeri 955,00 TL olarak kabul edilip, bu bedel üzerinden alınan maktu harç ile dava görülüp tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.
Ancak, cevap dilekçesinde davalılar tarafından, şirket adına kayıtlı taşınmazın değerinin ....000.000,00 USD olduğu, eksik harcın tamamlanması ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca davanın heyet tarafından görülmesi gerektiği ileri sürülmüş, davacı tarafından davalıların bildirdiği taşınmaz değerine itiraz edilmemiştir. Nitekim dosyaya sunulan davalı şirketin iflasının kaldırılmasından önce düzenlenmiş tarihsiz Gayrimenkul Satış/Komisyon ve Satış Vekalet Verme Sözleşmesinde davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 6.000.000,00 USD olduğu belirtilmiş, Aktif Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından düzenlenen 11.....2015 tarihli Gayrimenkul Değerlendirme Raporunda taşınmazın arsa değeri 28.675.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Kaldı ki, dava tarihinden önce 02.11.2009 tarihli olağanüstü genel kurulunda davalı şirket tarafından alınan sermaye artımı kararı ile şirket sermayesi 50.000,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Dava, niteliği itibariyle nispi harca tabidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde ''Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır.'' Aynı Yasa'nın 30. maddesinde de ''Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece nisbi harca tabi işbu davada nisbi harcın dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, hisselerin değeri tespit edilip, harç tamamlattırıldıktan sonra işin esasına girilmesi, harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, anılan husus nazara alınmaksının maktu harç ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18.06.2014 tarih, 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 5. maddesinde ''...Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. ...'' hükmü düzenlenmiştir. Dosyaya yansıyan belgelerden dava konusu hisselerin dava tarihindeki gerçek değerinin 300.000,00 TL'nın üzerinde bulunduğu sabit olduğundan somut uyuşmazlık yönünden davanın heyet halinde görülüp karar
verilmesi gerekirken tek hakimle hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 16.11.2017 tarih, 2016/4141 E.- 2017/6296 K. sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11015 E. 2016/5697 K.
Ortak:ecrimisil · harcın tamamlanması · harç · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaGayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda «ecrimisil» ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde «harç», gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.
… işbu davada nisbi harcın dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, hisselerin değeri tespit edilip, «harç tamamlattırıldıktan» sonra işin esasına girilmesi, «harcın tamamlanmaması» halinde Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, anılan husus nazara alınmaksının «maktu harç» ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkiler …
Mahkemece, dava konusu hisselerin toplam değeri 955,00 TL olarak kabul edilip, bu bedel üzerinden alınan «maktu harç» ile dava görülüp tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.
Benzer bu karardaGayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda «ecrimisil» ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde «harç», gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verilen karar taraflar arasında «kesin» hüküm oluşturduğundan ayrıca, hisselerin devir tarihi olan 22/05/2010 ve 07/02/2010 tarihleri ile dava tarihleri arasında «makul süreyi» aşan ve davacının «hisse devrine» «muvafakat» anlamına gelen uzun bir süre geçtiği gerekçesiyle, davanın kesin hüküm ve makul sürede açılmaması nedeniyle, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. m. gereğince dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır. ''aynı Yasa'nın 30. maddesinde de ''Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam «harcı tamamlanmadıkça» davaya devam olunmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın ikmali · pay defteri kaydı · makul süre · pay devri · hisse devri · dava şartı yokluğu · pay defteri · muvafakat
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde verilen karar taraflar arasında «kesin» hüküm oluşturduğundan ayrıca, hisselerin devir tarihi olan 22/05/2010 ve 07/02/2010 tarihleri ile dava tarihleri arasında «makul süreyi» aşan ve davacının «hisse devrine» «muvafakat» anlamına gelen uzun bir süre geçtiği gerekçesiyle, davanın kesin hüküm ve makul sürede açılmaması nedeniyle, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. m. gereğince dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
1- Dava, «pay devrinin» iptali ve «pay defterindeki kaydın» «terkini», hisselerin aynı devir şartlarında davacıya satılması ile davacı adına tescili istemelerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece dava konusu hisselerin nominal değeri değil, dava tarihi itibariyle gerçek değeri belirlenip, bu değer üzerinden eksik «harcın ikmal» ettirilmesinden sonra işin esasına girilmesi, ikmal edilmediği taktirde ise, yukarıda da belirtildiği üzere, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7387 E. 2022/329 K.
Ortak:iflasın kaldırılması · yabancı hakem kararı · konkordato · infisah · tahkim şartı · butlan · sorumluluk davası · tanıma
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Nitekim dosyaya sunulan davalı şirketin «iflasının kaldırılmasından» önce düzenlenmiş tarihsiz Gayrimenkul Satış/Komisyon ve Satış Vekalet Verme Sözleşmesinde davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 6.000.000,00 USD olduğu belirtilmiş, Aktif Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından düzenlenen 11.....2015 tarihli Gayrimenkul Değerlendirme Raporunda taşınmazın arsa değeri 28.675.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · limited şirket
Benzer bu karardaGereği müzakere edilip düşünüldü: Asıl ve birleşen dava, davacının «limited şirket» hissesinin devrinin onayına dair «ortaklar kurulu» kararının ve tescilin iptali ile davacının bu sebeple uğradığı maddi zararın tazmini taleplerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3765 E. 2022/5774 K.
Ortak:iflasın kaldırılması · yabancı hakem kararı · konkordato · infisah · tahkim şartı · butlan · sorumluluk davası · tanıma
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Nitekim dosyaya sunulan davalı şirketin «iflasının kaldırılmasından» önce düzenlenmiş tarihsiz Gayrimenkul Satış/Komisyon ve Satış Vekalet Verme Sözleşmesinde davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 6.000.000,00 USD olduğu belirtilmiş, Aktif Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından düzenlenen 11.....2015 tarihli Gayrimenkul Değerlendirme Raporunda taşınmazın arsa değeri 28.675.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirası'nın üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin devri · sözleşmeden doğan dava · taahhütname · temerrüt
Benzer bu kararda… in davalı tarafından haksız ihlali nedeni ile zarara uğradığını, zararın miktarı tam olarak bilinmemekle birlikte 600.000,00 TL olduğunu iddia edip, davalı şirketin «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerinin aynen ifasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin ticari «temerrüt» faiziyle birlikte tahsili istemi ile açılan işbu davada, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 14.05.2013 tarihli sözleşme ile davalı şirketin tarafı olduğu üç sözleşmeyi ve sözleşmedeki hakları davacı şirkete devretmeyi «taahhüt» ettiği, bu niteliği itibariyle 14.05.2013 tarihli sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle sözleşme devir vaadi olduğu, 14.05.2013 tarihli sözleşme uyarınca devri amaçlanan sözleşmelerin davacı şirkete devredilebilmesi için bu sözleşmelerin tarafı olan idarenin TBK m.
II uyarınca devre onay vermesi gerektiği, ancak bu şekilde «sözleşmelerin devrinin» sağlanabileceği, bu bakımdan 14.05.2013 tarihli sözleşmenin ifasının imkânsız olmadığı, devri amaçlanan sözleşmelerin kalan tarafı olan idarenin devri onaylama yük …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9643 E. 2018/4201 K.
Ortak:iflasın kaldırılması · yabancı hakem kararı · konkordato · infisah · tahkim şartı · butlan · sorumluluk davası · tanıma
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Nitekim dosyaya sunulan davalı şirketin «iflasının kaldırılmasından» önce düzenlenmiş tarihsiz Gayrimenkul Satış/Komisyon ve Satış Vekalet Verme Sözleşmesinde davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 6.000.000,00 USD olduğu belirtilmiş, Aktif Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. tarafından düzenlenen 11.....2015 tarihli Gayrimenkul Değerlendirme Raporunda taşınmazın arsa değeri 28.675.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Benzer bu karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen ve «ilan» edilen tarihe kadar tek hâkimle çalışmaya devam eder.” düzenlemesinin bulunduğu, 26.8.2014 tarih, 1876 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile '' İş, kadro ve ihtiyaç durumu gözetilerek bir başkan ile yeteri kadar üye «görevlendirilmek» üzere ...'da 1-2, ...'da 1-12, ... ...'da 1, ...'da 1-3, ...'de 1-7, ...'da 1-2, ...'de 1, ...'de 1, Gaziantep'de 1, ...'da 1-18, ... ...'da 1-7, ...'de 1-5, ...'d …
… lar Yüksek Kurulu tarafından yetkilendirme veya tayin işlemleri yapılır ve bu mahkemelerin heyet hâlinde çalışmaya başlayacakları tarih belirlenerek Resmî Gazete’de «ilan» edilir.
… ilmelerine, bu mahallerde faaliyette bulunan diğer asliye ticaret mahkemelerinin 15.9.2014 tarihinde faaliyetlerinin durdurulmasına, bir başkan ile yeteri kadar üye «görevlendirilmek» üzere faaliyetlerine devam etmesine karar verilen asliye ticaret mahkemelerinin 15.9.2014 tarihinde faaliyete geçirilmesine karar verildiği, anılan kararın 02.9.20 …
-
Menfi tespit | Hisse tesciline karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1146 E. 2015/8056 K.
Ortak:ecrimisil · harç tamamlama · maktu harç · harcın tamamlanması · harç · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… işbu davada nisbi harcın dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, hisselerin değeri tespit edilip, «harç tamamlattırıldıktan» sonra işin esasına girilmesi, «harcın tamamlanmaması» halinde Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, anılan husus nazara alınmaksının «maktu harç» ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkiler …
Mahkemece, dava konusu hisselerin toplam değeri 955,00 TL olarak kabul edilip, bu bedel üzerinden alınan «maktu harç» ile dava görülüp tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.
Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda «ecrimisil» ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde «harç», gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece nisbi harca tabi işbu davada nisbi harcın dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, hisselerin değeri tespit edilip, «harç tamamlattırıldıktan» sonra işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksının «maktu harç» ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda «ecrimisil» ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde «harç», gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/796 Esas sayılı dosyasında mahkeme içi «ikrar» niteliğindeki beyanı ile doğrulandığı ve subüt bulduğu, mahkeme içi bu ikrarın, işbu dava yönünden de geçerli ve «kesin delil niteliğinde» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şekle aykırılık · pay defterine tescil · ana sözleşme değişikliği · yönetim kurulu kararının iptali · pay defteri kaydı · delil niteliği · hükümsüzlüğün tespiti · kesin delil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönünden «pasif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı irdelendiğinde, davada taleplerden birisinin de «yönetim kurulu kararının iptali» ve şirket «pay defterine tescili» istemi olup, ödemenin yapılış şekli de dikkate alındığında, her iki hususa nazaran davalı şirkete husumet yöneltilmesinin yerinde ve gerekli olduğu, davacının ilk davayı açış ve talep şekli ile, toplanan belge ve delillere nazaran netice-i talebini «ıslah» ve diğer ilgili hissedarlara karşı birleşen davayı açmış olması karşısında, «zamanaşımı» süresinin anılan tarihten başlaması gerektiği, davacının, davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığına göndermiş olduğu yazıyla sahip olduğu hisse senetlerini yeni …
S.'ya tescil edilmesini talep ettiği,davalı şirketin «yönetim kurulu» tarafından aynı günde alınan 16.03.1994 tarihli yönetim kurulu kararında hisselerin yeni malikleri adına tesciline ve «pay defterine kaydına» karar verildiği ayrıca, davalı şirket tarafından A.'a aynı tarihli talimat yazısı ile satın alınan hisseler karşılığının muhataplarına ödenmesinin bildirildiği, aynı tarihli davacının adının da yer aldığı banka dekontlarında davalı şirket tarafından 154.700.000 TL ödendiği ve 45.300.000.000 TL karşılığı 2.000.000 USD döviz alındığının anlaşıldığı, davalı şirketin gerek halka arzı gerekse de halka arzından sonra gerçekleştirdiği «sermaye artırımı» nedeniyle sicilde yayınlanan izahnamesinde davacının nama yazılı «hisse senedi» sahibi ortaklar arasında yer almadığı, sicilin aleniliği ilkesi gereği, tescil ve «ilan» edilen bir kaydın bilinmediği hususunun, şirket ortakları bir yana, «üçüncü kişiler» tarafından dahi ileri sürülemeyeceği, bu nedenlerle davacı tarafın hisselerinin sicil kayıtlarına yansıtılmadığı ve merkezi kayıt kuruluşuna da bildirilmediği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, davacı her ne kadar hisseleri davalı şirketin satın aldığını, mülkiyetin de davalıya geçtiğini iddia etmişse de, «ticaret sicil» kayıtları incelendiğinde dava konusu hisse senetlerinin mülkiyetinin davalı şirkete geçmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu hisse senetlerinin mülkiyeti davalı şirkete geçmediğinden, davalı şirket daha sonradan da bu senetlere malik olmadığından ve devir işleminin dolaylı «temsil» veya inançlı bir işlemle şirket hesabına yapıldığı yazılı belgeyle kanıtlanmadığından TTK'nın 329. maddesi hükmü kapsamında bir yasak devrin söz konusu olmadığı, hisse bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmiş olmasının hisselerin mülkiyetinin de davalı şirkete geçmiş olduğunu göstermediği zira, hissse bedelleri alıcılar adına üçüncü bir kişi tarafından ödenebileceği gibi, bu bedellerin bizzat şirket tarafından alıcıların mali haklarına mahsuben de ödenmesinde yasal bir engel bulunmadığı, davacının hisse senetlerini devrettiğini bildirdiği tarih olan 16.03.1994 tarihinden davanın açıldığı tarih olan 07.10.2010 tarihine kadar yaklaşık 17 yıllık bir süreyle davalı şirketten veya hisselerini devrettiğini beyan ettiği hissedarlardan «pay sahipliğinden» kaynaklanan herhangi bir hak talebinde bulunmamış olması, «hazirun cetvellerinden» de davalı şirketin genel kurullarına da katılmadığının açıkça anlaşılması, şirketin 18.06.1992 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin genel kurul kararlarından sonra hiçbir hisse değişikliklerinin pay defterine işlenmemiş olması, hisse değişikliklerinin davalıya ait defteri kebirin 965. sayfasında izlenmeye başlanması, davalının «hisse devrini» bildirdiği tarihte A.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/796 Esas sayılı dosyasında mahkeme içi «ikrar» niteliğindeki beyanı ile doğrulandığı ve subüt bulduğu, mahkeme içi bu ikrarın, işbu dava yönünden de geçerli ve «kesin delil niteliğinde» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı tarafça asıl davada «ıslah» sonrası 74 adet paya ilişkin devir işleminin «geçersizliği» veya «hükümsüzlüğün tespiti», 16.3.1994 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile pay devir işleminin iptali ve hisselerin davacı adına tescili, birleşen davada ise «hisse devrinin» usulsüzlüğünün tespiti, hisse devirlerinden doğan tüm hakların maliki bulunduğu hisse senetlerine isabet eden temettü bedellerinde ve sermaye artışları sırasında «dağıtılan» «bedelsiz» hisse senetlerinden kendisine isabet eden payların verilmemesi nedeniyle bu payların aynen «teslimi» ile ortaklık «pay defterinde tescili», hisselerin davacı adına MKK nezdinde «kaydileştirilmesi», mümkün olmadığı takdirde temettü bedelleri ve bedelsiz pay bedellerinin dağıtıldığı, bedelsiz payların ise verildiği günden itibaren faiziyle birlikte tahsili tal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1593 E. 2016/2463 K.
Ortak:yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · tenfiz
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu kararda… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
Mahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık unsuru · hakem kararının iptali · itirazın iptali davası · iptal davası · protokol · görevsizlik kararı · taşıyan · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, «tahkim» davasının davacısının yabancı ülkede kurulu bir şirket olduğu, taraflar arasında düzenlenen 25.03.2014 tarihli «protokolde» ortaya çıkacak uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceğinin kabul edilip tahkim yerinin İstanbul olarak belirlendiği, «yabancılık unsuru» «taşıyan» tahkim ilişkisinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması gerektiği, mahkemelerin görevi yasa ile belirlenip dava tarihi itibariyle yürürlükte ol …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu tür davalara bakmakla «görevli» kılındığı ancak 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde açıkça «hakem kararlarının iptali» görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine verilmiş olması nedeniyle, hakem kararının iptaline ilişkin işbu dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın...
Dava, «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği üzere, davada, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesine dayanılarak, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
… akkında Kanun'un 5. maddesinde, 18.06.2014 tarih 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile yapılan değişiklikle, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında, «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemesince bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı hü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/148 E. 2016/708 K.
Ortak:yabancı hakem kararı · tahkim şartı · tanıma · tahkim · hakem kararı · tenfiz
İncelediğiniz karardaKonusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, «iflasın kaldırılması», iflasın kapatılması, «konkordato» ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin «kesin» olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan «genel kurul kararlarının iptali» ve «butlanına» ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak «sorumluluk davalarına», organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, «fesih», «infisah» ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.
Benzer bu kararda… değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
1-) Dava, «hakem» kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · iptal davası · usulden reddi · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, öncelikle görev hususunun gözetilip asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken «yetkisizliğe» dayalı olarak davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının yabancı şirket olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4686 sayılı Kanun'a tabi bulunduğu, anılan Kanun'un 3. maddesi uyarınca davalının Türkiye'de herhangi bir işletmesi olduğuna dair bir belge ya da belgenin sunulmadığı, çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… değişik 5. maddesinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na göre yapılan «tahkim» yargılamasında; «tahkim şartına» ilişkin «itirazlara, iptal davalarına», hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile «yabancı hakem» kararlarının «tanıma» ve «tenfizine» yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhalarının, asliye ticaret mahkemelerinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı …
1-) Dava, «hakem» kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1219 E. , 2019/1474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .../.../2015 gün ve 2014/1637 - 2015/1242 sayılı kararı onayan Dairenin 16/11/2017 gün ve 2016/4141-2017/6296 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı... Balatacılık AŞ'nin 95.550 adet hissesinin sahibi olduğunu, şirketin mahkeme kararı ile iflasına karar verildiğini, 2001 yılında bir kısım iflas borçlarının ödendiğini, şirketin iflastan kurtulması için şirket hisselerinin satılarak gayrimenkul bedelinin tahsili için Av. ... tarafından belirlenen ... isimli şahsa vekalet verildiğini, şirket borçları ödendikten sonra şirketin iflasının kaldırılmasına karar verildiğini,... isimli şahsın yine davalı ... ile yapmış olduğu gayri resmi ....08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin onaylanması sırasında müflis ... A.Ş. şirketinin vekili olan Av. ...'nun bu devir sözleşmesi üzerinde bir araştırma yapmayarak devralan ...
ve diğer alıcıların taleplerini kabul ettiğini, hisse devir sözleşmesindeki davacıya atfen vekili sıfatıyla atılan imzanın sahte olduğunun ve İflas İdaresi Memurluğuna ........2009 tarihinden bir gün önce Av. ... tarafından sahte olarak hazırlanıp sunulduğunun beyan edildiğini, hisse devri alan ... isimli şahsın Av. ...'nun akrabası olduğunu, davalı şirketin daha sonra ticaret sicil merkezini ...'e taşıdığını, şirket adresinin dahi Av. ...'nun adresiyle aynı olduğunu, dolayısıyla davalı ...'ın, Av. ...'nun birlikte hareket edip müvekkilini dolandırdıklarını, Av. ... tarafından yapılan işlemlerin Avukatlık Kanununun 47. maddesine aykırılık taşıdığını, emredici bu hüküm sebebiyle hisse devrinin geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin, davalı şirketin paydaşı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, davalı şirketin %95,55 hissesine tekabül eden 95.550 adet hissenin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu hisselerin toplam değeri 955,00 TL olarak kabul edilip, bu bedel üzerinden alınan maktu harç ile dava görülüp tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.
Ancak, cevap dilekçesinde davalılar tarafından, şirket adına kayıtlı taşınmazın değerinin ....000.000,00 USD olduğu, eksik harcın tamamlanması ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca davanın heyet tarafından görülmesi gerektiği ileri sürülmüş, davacı tarafından davalıların bildirdiği taşınmaz değerine itiraz edilmemiştir. Nitekim dosyaya sunulan davalı şirketin iflasının kaldırılmasından önce düzenlenmiş tarihsiz Gayrimenkul Satış/Komisyon ve Satış Vekalet Verme Sözleşmesinde davalı şirkete ait taşınmazın değerinin 6.000.000,00 USD olduğu belirtilmiş, Aktif Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.
tarafından düzenlenen 11.....2015 tarihli Gayrimenkul Değerlendirme Raporunda taşınmazın arsa değeri 28.675.000,00 TL olarak gösterilmiştir. Kaldı ki, dava tarihinden önce 02.11.2009 tarihli olağanüstü genel kurulunda davalı şirket tarafından alınan sermaye artımı kararı ile şirket sermayesi 50.000,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Dava, niteliği itibariyle nispi harca tabidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesinde ''Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır.'' Aynı Yasa'nın 30.
maddesinde de ''Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece nisbi harca tabi işbu davada nisbi harcın dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, hisselerin değeri tespit edilip, harç tamamlattırıldıktan sonra işin esasına girilmesi, harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanununun 30.
maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, anılan husus nazara alınmaksının maktu harç ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18.06.2014 tarih, 6545 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 5. maddesinde ''...Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; İflas, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara, .../1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, .../1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve .../6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında;
tahkim şartına ilişkin itirazlara, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. ...'' hükmü düzenlenmiştir. Dosyaya yansıyan belgelerden dava konusu hisselerin dava tarihindeki gerçek değerinin 300.000,00 TL'nın üzerinde bulunduğu sabit olduğundan somut uyuşmazlık yönünden davanın heyet halinde görülüp karar
verilmesi gerekirken tek hakimle hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, Dairemizin 16.11.2017 tarih, 2016/4141 E.- 2017/6296 K. sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Dairemizin 16.11.2017 tarih, 2016/4141 E.- 2017/6296 K. sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485667300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz