İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1422 E. 2022/5739 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayrinakdi alacak↗ akdi faiz oranı↗ depo talebi↗ müteselsil kefalet↗ imzaya itiraz↗ akdi faiz↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile asıl borçlu firma Aynur Metal Madeni Eşya San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmelere davalılar ..., ..., ... ve Kaynur İthalat İhracaat Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, imza itirazı veya kefaletten çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51 TL asıl alacak + 113.774,77 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL akit alacağına davalıların müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan çek yapraklarından kaynaklanan 69.220,00 TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden depo talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10267 Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591.255,51 TL asıl alacak, 113.774,77 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken tahsiline, gayrinakdi çek depo talebi yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada bulunan bilgi ve belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle bizzat davacı banka kayıtlarında asıl alacağa uygulanan akdi faiz oranının %16,15 olarak gösterilmiş olmasına ve asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinde bankanın davalılardan gayrinakdi alacak talep edebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı kefillerden depo talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin gayrinakdi alacağının depo edilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin uygulanması gereken akdi faiz oranına ilişkin temyiz istemine gelince, davacı banka tarafından akdi faiz oranı %26 olarak belirtilmiş, ancak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada %16 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda bu faiz oranının dayanağı belirtilmediği gibi banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş olmasına rağmen hangi banka kayıtlarında hangi krediye istinaden %16 faiz oranı uygulandığı açıklanmadığı gibi icra takibinde 18/07/2012 tarihli 1.000.000,00 TL, 28/06/2013 tarihli 700.000 Euro, 28.06.2013 tarihli 2.750.000,00 TL ve 05/01/2016 tarihli 1.750,000,00 TL’lik kredilere dayanılmış, ancak alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığı da belirtilmemiştir. Keza bilirkişi raporuna uygulanan akdi faiz yönünden itiraz edilmiş olmasına karşın mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalandığı, «imza itirazı» veya «kefaletten» çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51 TL «asıl alacak» + 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL akit alacağına davalıların «müteselsil kefaletlerinin» bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan «çek» yapraklarından kaynaklanan 69.220,00 TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden «depo» talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen …
… gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle bizzat davacı banka kayıtlarında asıl alacağa uygulanan «akdi faiz oranının» %16,15 olarak gösterilmiş olmasına ve asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» bankanın davalılardan «gayrinakdi alacak» talep edebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı kefillerden «depo» talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığ …
İcra Müdürlüğü'nün 2018/10267 Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591.255,51 TL «asıl alacak», 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken tahsiline, gayrinakdi «çek» «depo talebi» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamışlardır.
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaŞti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:gayrinakdi alacak · depo talebi · akdi faiz oranı · akdi faiz · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · kefil · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalandığı, «imza itirazı» veya «kefaletten» çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51 TL «asıl alacak» + 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL akit alacağına davalıların «müteselsil kefaletlerinin» bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan «çek» yapraklarından kaynaklanan 69.220,00 TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden «depo» talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen …
… gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle bizzat davacı banka kayıtlarında asıl alacağa uygulanan «akdi faiz oranının» %16,15 olarak gösterilmiş olmasına ve asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» bankanın davalılardan «gayrinakdi alacak» talep edebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı kefillerden «depo» talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığ …
İcra Müdürlüğü'nün 2018/10267 Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591.255,51 TL «asıl alacak», 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken tahsiline, gayrinakdi «çek» «depo talebi» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · nakit alacak · kefalet tarihi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · teminat mektubu · kötü niyet tazminatı · garantörlük · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi · çek · temerrüt
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalandığı, «imza itirazı» veya «kefaletten» çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51 TL «asıl alacak» + 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL akit alacağına davalıların «müteselsil kefaletlerinin» bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan «çek» yapraklarından kaynaklanan 69.220,00 TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden «depo» talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen …
İcra Müdürlüğü'nün 2018/10267 Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591.255,51 TL «asıl alacak», 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken tahsiline, gayrinakdi «çek» «depo talebi» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
… gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle bizzat davacı banka kayıtlarında asıl alacağa uygulanan «akdi faiz oranının» %16,15 olarak gösterilmiş olmasına ve asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» bankanın davalılardan «gayrinakdi alacak» talep edebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı kefillerden «depo» talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığ …
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.
Ortak:gayrinakdi alacak · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi · çek
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalandığı, «imza itirazı» veya «kefaletten» çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51 TL «asıl alacak» + 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL akit alacağına davalıların «müteselsil kefaletlerinin» bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan «çek» yapraklarından kaynaklanan 69.220,00 TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden «depo» talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen …
… gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle bizzat davacı banka kayıtlarında asıl alacağa uygulanan «akdi faiz oranının» %16,15 olarak gösterilmiş olmasına ve asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» bankanın davalılardan «gayrinakdi alacak» talep edebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı kefillerden «depo» talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığ …
İcra Müdürlüğü'nün 2018/10267 Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591.255,51 TL «asıl alacak», 113.774,77 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan müştereken tahsiline, gayrinakdi «çek» «depo talebi» yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, hakkında «ihtiyati haciz» istenenlerden ...'nin «kredi sözleşmesinde» kredi kullanan dava dışı borçluya, 6.000.000,00 TL artırımla 8.000.000,00 TL üzerinden «kefil» olduğu, kefil borçlulardan ...'ın ise «kefaletinin» «teminatını» teşkil etmek üzere ...
Noterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakit alacak · nakit alacak · gayrinakdi kredi · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257
Benzer bu karardaNoterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, İcra İflas Kanunu'nun «257». maddesindeki şartların oluştuğu, hesabın «gayri nakit alacaklar» yönünden de katedildiği ve gayri nakit alacağa ilişkin istemin de anılan sözleşme hükümleri uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, nakit krediden dolayı «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş ve iade edilmeyen «çek» yaprakları sebebiyle bankanın «hamile» ödemekle yükümlü olduğu yasal karşılıklar, meri «teminat» mektupları ve .... kredisi nedeniyle «garanti» edilen alacaklar toplamından oluşan ve «gayrinakdi kredi» niteliğindeki alacak kalemine yönelik talep ise reddedilmiştir.
Ancak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1422 E. , 2022/5739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23.06.2020 tarih ve 2019/606 E. - 2020/271 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2020/916 E. - 2020/1116 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile Aynur Metal Mad. Eşy. Hırd. Endst. Kalıp Mak. ve Gaz Alet. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, hesap kat ihtarnamesine rağmen davalıların kredini borcunu ödememesi üzerine başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usule uygun bir arabuluculuk yapılmadığını, arabuluculuk tutanağının vekile değil de asile tebliğinin usulsüz olduğunu, aynı zamanda bankanın gönderdiğini iddia ettiği ihtarnamelerin de usule uygun olmadığını, bu nedenle bankanın temerrüt iddialarına da itiraz ettiklerini, müvekkillerinin eşlerinin söz konusu kefalete rızası ve muvafakatı olmadığını, davacı bankanın işbu davaya konu icra dosyasını açmakta kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile asıl borçlu firma Aynur Metal Madeni Eşya San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmelere davalılar ..., ..., ... ve Kaynur İthalat İhracaat Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, imza itirazı veya kefaletten çekilme beyanı bulunmadığından bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçlu firmadan olan 1.591.255,51 TL asıl alacak + 113.774,77 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL akit alacağına davalıların müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, bankanın icra takip tarihi itibarıyla asıl borçludan çek yapraklarından kaynaklanan 69.220,00 TL tutarında gayrinakdi alacağının bulunduğu, banka ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde çek yapraklarından kaynaklanan gayrinakdi riskler için asıl borçlu ve kefillerden depo talebinde bulunma konusunda bir hüküm bulunmadığından, bankanın gayrinakdi çek alacağı için davalılardan depo talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Kayseri 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2018/10267 Esas sayılı dosyasında davalı borçluların 1.591.255,51 TL asıl alacak, 113.774,77 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.705.030,28 TL için yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %39 temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken tahsiline, gayrinakdi çek depo talebi yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada bulunan bilgi ve belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle bizzat davacı banka kayıtlarında asıl alacağa uygulanan akdi faiz oranının %16,15 olarak gösterilmiş olmasına ve asıl borçlu dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinde bankanın davalılardan gayrinakdi alacak talep edebileceği hususunda açık bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın davalı kefillerden depo talebinde bulunamayacağının anlaşılmasına göre, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dolayısıyla istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin gayrinakdi alacağının depo edilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin uygulanması gereken akdi faiz oranına ilişkin temyiz istemine gelince, davacı banka tarafından akdi faiz oranı %26 olarak belirtilmiş, ancak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada %16 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda bu faiz oranının dayanağı belirtilmediği gibi banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilmiş olmasına rağmen hangi banka kayıtlarında hangi krediye istinaden %16 faiz oranı uygulandığı açıklanmadığı gibi icra takibinde 18/07/2012 tarihli 1.000.000,00 TL, 28/06/2013 tarihli 700.000 Euro, 28.06.2013 tarihli 2.750.000,00 TL ve 05/01/2016 tarihli 1.750,000,00 TL’lik kredilere dayanılmış, ancak alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığı da belirtilmemiştir.
Keza bilirkişi raporuna uygulanan akdi faiz yönünden itiraz edilmiş olmasına karşın mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin gayrinakdi alacağa yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838173600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz