Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5013 E. 2020/2406 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davada davacının asıl ve ıslahla yaptığı talebinin kabulüne, 145.140,44 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, karşı davanın ise reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · ıslah · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının «kesin» hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin «kesin» hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5013 E. , 2020/2406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/05/2016 gün ve 2014/466 - 2016/438 sayılı kararı bozan Daire'nin 26/04/2018 gün ve 2016/9611 - 2018/3158 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı-karşı davada davalı vekili, taraflar arasında davalının tüm iş ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak kurumsal kaynak planlaması çözümü olan SAP'nin sözleşmede yer alan modüllerinin davalı şirkette hayata geçirilmesine ilişkin olmak üzere 01/04/2005 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme edimlerinin yerine getirildiğini, ancak davalının kabul işlemlerini yapmaktan kaçındığını, bu nedenle düzenlenen bir kısım faturaların ödemediğini, tespit raporuyla müvekkilinin sözleşme konusu işleri gerçekleştirerek programı hayata geçirdiğinin ve davalı şirketçe de kullanıldığının belirlendiğini, davalının proje bedeli faturalarından 73.500 USD olanı dışındakileri ödediğini ileri sürerek, asıl davada 145.140,44 TL ana para, 1.056,24 TL masraf alacağından şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş;
ıslah dilekçesiyle talebini 145.140,44 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı-karşı davada davacı vekili, davacının sözleşme kapsamında taahhüt edilen uyarlamaları yapmayarak yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Şubat 2006 sonu itibariyle de projenin terk edildiğini, bu terk etme karşısında şirket işlerinin aksamaması için zorunlu olarak eski programa dönüldüğünü, arkasından da yeni bir firma ile sözleşme yapılarak davacının eksik bıraktığı yükümlülüklerinin tamamlattırıldığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; davacı-karşı davada davalının sözleşme kapsamında taahhüt edilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin finans, satış-pazarlama ve işgücü kayıpları yaşadığını, davacının yarım bırakarak terk ettiği entegre projesinin tamamlanıp uygulamaya konulmasını temi için MBİS Ltd.
Şti. ile bir sözleşme imzalanarak bu şirkete yaklaşık 53.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunun dışında mevcut personele fazla mesai yaptırıldığını ve ilave iş gücü temin edildiğini ileri sürerek, karşı davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davada davacının asıl ve ıslahla yaptığı talebinin kabulüne, 145.140,44 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, karşı davanın ise reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı-karşı davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/03/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dairemizin 26.04.2018 tarihli ve 2016/9611 Esas, 2018/3158 Karar sayılı bozma ilamına ekli karşı oy yazısında yer alan gerekçe ile sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddi yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587672400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz