Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3747 E. 2022/5458 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senetlerine mahsus takip↗ kıymetli evrak vasfı↗ kambiyo takibi↗ çek hamili↗ keşide tarihi↗ tahrifat↗ kıymetli evrak↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ menfi tespit davası↗ alacağın temliki↗ tespit davası↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ temlik↗ ıslah↗ çek↗ taşıyan↗ menfi tespit↗ dahili dava↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı yanca her ne kadar çekten dolayı menfi tespit davası ikame edilmişse de yargılama sürecinde yapılan ıslahla davanın çeke dayalı olarak yapılan kambiyo takibinden dolayı menfi tespit davasına dönüştürüldüğü, keşide tarihinin çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri olup, keşide tarihi bulunmayan çekin kıymetli evrak vasfını haiz olmayacağı ve dolayısıyla da kambiyo takibine konu edilemeyeceği, davaya konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, davacının davaya konu çeke dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Mahkemece, Dünya Varlık Yönetimi A.Ş’nin icra dosyasına konu alacağı diğer davalıdan temlik aldığından bahisle davaya dahil edilmesine karar verilmiş, adı geçen karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ve aleyhine hüküm kurulmuştur. Ancak dosya kapsamında alacağı temlik aldığını tevsik eder nitelikte belge bulunmadığı gibi, Dünya Varlık Yönetimi A.Ş vekili, 20.06.2021 tarihli dilekçesinde alacağı temlik almadıklarını, davaya sehven dahil edildiklerini belirtmiştir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece, davada taraf sıfatı bulunmayan Dünya Varlık Yönetimi A.Ş’nin davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacının keşidecisi olduğu çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince, davaya konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının sabit olduğu, davacı yanca, çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş olsaydı kambiyo niteliğinde olmayan bir belge ile kambiyo senetlerine mahsus bir takip yapılamayacağından davanın kabulünün gerekeceği, ancak davacının takip nedeniyle değil, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek keşide tarihine göre zamanında bankaya ibraz edilmemiş olsa da davacının keşideci sıfatıyla çek hamiline karşı TTK.’nın 818. maddesi yollaması ile 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu hususlarına işaret edildikten sonra bu hale göre, mahkemece yapılması gereken işin davacıdan bu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi için delillerinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu belirtilmiş ve hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, davacı yanca 16.11.2020 tarihinde yapılan ıslahla, davanın tümüyle ıslah edildiği ve nihai taleplerinin davaya konu çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu ıslaha kıymet verilerek yazılı gerekçeyle ıslah edildiği haliyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu ıslahın 6100 sayılı HMK’nın “Islahın Zamanı ve Şekli“ başlığını taşıyan 177. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesine aykırı olarak bozmaya uymakla ortaya çıkan hukuki durumu ortadan kaldırır nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece,, anılan ıslah dilekçesine kıymet verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3926 E. 2024/1531 K.
Ortak:kambiyo senetlerine mahsus takip · kıymetli evrak vasfı · kambiyo takibi · çek hamili · keşide tarihi · tahrifat · kıymetli evrak · menfi tespit davası
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı yanca her ne kadar çekten dolayı «menfi tespit davası» ikame edilmişse de yargılama sürecinde yapılan ıslahla davanın çeke dayalı olarak yapılan kambiyo takibinden dolayı menfi tespit davasına dönüştürüldüğü, «keşide tarihinin» çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri olup, keşide tarihi bulunmayan çekin «kıymetli evrak vasfını» haiz olmayacağı ve dolayısıyla da «kambiyo takibine» konu edilemeyeceği, davaya konu çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacının davaya konu çeke dayalı olarak yapılan «kambiyo senetlerine mahsus takip» sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesince, davaya konu çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığının sabit olduğu, davacı yanca, çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» talep edilmiş olsaydı kambiyo niteliğinde olmayan bir belge ile kambiyo senetlerine mahsus bir takip yapılamayacağından davanın kabulünün gerekeceği, ancak davacının takip nedeniyle değil, «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek «keşide tarihine» göre zamanında bankaya «ibraz» edilmemiş olsa da davacının «keşideci» sıfatıyla «çek hamiline» karşı TTK.’nın 818. maddesi yollaması ile 732. maddesi gereğince «sebepsiz zenginleştiği» oranda sorumlu olduğu hususlarına işaret edildikten sonra bu hale göre, mahkemece yapılması gereken işin davacıdan bu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispa …
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, davacı yanca 16.11.2020 tarihinde yapılan ıslahla, davanın tümüyle «ıslah» edildiği ve nihai taleplerinin davaya konu çeke dayalı olarak başlatılan «kambiyo senetlerine mahsus takip» nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 16.02.2021 tarih, 2020/117 E., 2021/96 K. sayılı kararı ile davacı yanca her ne kadar çekten dolayı «menfi tespit davası» ikame edilmişse de yargılama sürecinde yapılan ıslahla davanın çeke dayalı olarak yapılan kambiyo takibinden dolayı menfi tespit davasına dönüştürüldüğü, «keşide tarihinin» çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri olup, keşide tarihi bulunmayan çekin «kıymetli evrak vasfını» haiz olmayacağı ve dolayısıyla da «kambiyo takibine» konu edilemeyeceği, davaya konu çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığının ... olduğu gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacının davaya konu çeke dayalı olarak yapılan «kambiyo senetlerine mahsus takip» sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.02.2023 tarih, 2022/805 E. ve 2023/89 K. sayılı kararı ile davacının «kambiyo takibi» nedeniyle değil «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar ... «keşide tarihine» göre zamanında bankaya «ibraz» edilmemiş olsa da davacının «keşideci» sıfatıyla «çek hamiline» karşı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 ... maddesi yollaması ile 732 nci maddesi gereğince «sebepsiz zenginleştiği» oranda sorumlu olduğu, davacı vekiline 20.10.2020 tarihli duruşmada delillerinin sorulduğu, davacı vekilince dosyaya ... bir delil kazandırılmadığı, davaya konu çe …
… 1/3747 E. ve 2022/5458 K. sayılı kararıyla bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, davacı tarafından 16.11.2020 tarihinde yapılan ıslahla, davanın tümüyle «ıslah» edildiği ve nihai taleplerinin davaya konu çeke dayalı olarak başlatılan «kambiyo senetlerine mahsus takip» nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti olduğunun belirtildiği, mahkemece bu ıslaha kıymet verilerek yazılı gerekçeyle ıslah edildiği haliyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu ıslahın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Islahın Zamanı ve Şekli“ başlığını «taşıyan» 177 nci maddesinin ikinci fıkrasının «son» cümlesine aykırı olarak bozmaya uymakla ortaya çıkan hukuki durumu ortadan kaldırır nitelikte olduğu, Mahkemece anılan ıslah dilekçesine kıymet verilerek hüküm kur …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekin ... «keşide tarihinin» 30.10.2007 olduğu, çekin muhatap bankaya «ibrazı» için geçerli «son» tarih 09.11.2007 olup, davalı «hamil» bankanın «sebepsiz zenginleşme» hakkını en son olarak 09.11.2008 tarihinde kullanması gerektiğini, davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvurma hakkının bulunmadığını, bir yıllık sürenin dolduğunu, davalının talebinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8754 E. 2014/13884 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · çek
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesince, davaya konu çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığının sabit olduğu, davacı yanca, çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» talep edilmiş olsaydı kambiyo niteliğinde olmayan bir belge ile kambiyo senetlerine mahsus bir takip yapılamayacağından davanın kabulünün gerekeceği, ancak davacının takip nedeniyle değil, «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek «keşide tarihine» göre zamanında bankaya «ibraz» edilmemiş olsa da davacının «keşideci» sıfatıyla «çek hamiline» karşı TTK.’nın 818. maddesi yollaması ile 732. maddesi gereğince «sebepsiz zenginleştiği» oranda sorumlu olduğu hususlarına işaret edildikten sonra bu hale göre, mahkemece yapılması gereken işin davacıdan bu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispa …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu çeke mukabil davalının iki adet müşteri çeki verdiği, davacının çekten kaynaklanan alacağını tahsil ettiği, davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediği», davacının «yemin teklif» etme hakkını kullanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu çeke mukabil davalının iki adet müşteri çeki verdiği, davacının çekten kaynaklanan alacağını tahsil ettiği, davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediği», davacının «yemin teklif» etme hakkını kullanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4133 E. 2021/5082 K.
Ortak:çek hamili · tahrifat · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesince, davaya konu çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığının sabit olduğu, davacı yanca, çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» talep edilmiş olsaydı kambiyo niteliğinde olmayan bir belge ile kambiyo senetlerine mahsus bir takip yapılamayacağından davanın kabulünün gerekeceği, ancak davacının takip nedeniyle değil, «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek «keşide tarihine» göre zamanında bankaya «ibraz» edilmemiş olsa da davacının «keşideci» sıfatıyla «çek hamiline» karşı TTK.’nın 818. maddesi yollaması ile 732. maddesi gereğince «sebepsiz zenginleştiği» oranda sorumlu olduğu hususlarına işaret edildikten sonra bu hale göre, mahkemece yapılması gereken işin davacıdan bu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispa …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı yanca her ne kadar çekten dolayı «menfi tespit davası» ikame edilmişse de yargılama sürecinde yapılan ıslahla davanın çeke dayalı olarak yapılan kambiyo takibinden dolayı menfi tespit davasına dönüştürüldüğü, «keşide tarihinin» çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri olup, keşide tarihi bulunmayan çekin «kıymetli evrak vasfını» haiz olmayacağı ve dolayısıyla da «kambiyo takibine» konu edilemeyeceği, davaya konu çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilmiş haliyle kabulü ile, davacının davaya konu çeke dayalı olarak yapılan «kambiyo senetlerine mahsus takip» sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
2-) Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacının «keşidecisi» olduğu çekten dolayı «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı çekin «keşidecisi» olup «çek» zamanında «ibraz» edilmemiş olsa bile çekten dolayı «çek hamiline» karşı «sebepsiz zenginleştiği» oranda sorumlu olduğundan davacı bu çekten dolayı TTK m.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «çek» üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» ile çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığı hususunun belirlendiği, davacı tarafından çek bedelinin 03/04/2013 tarihli para makbuzu ile dava dışı «lehtar» Ayyıldız Limited Şirketine ödediği, dava ve takibe konu çek nedeniyle davacının kendi ticari ilişkisinin bulunduğu lehtara ödeme yapması, çekin lehtarın iradesi dı …
Şubesi'ne ait, 627266 nolu, 5.420,00 TL bedelli «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · lehtar · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «çek» üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» ile çekin keşide tarihinde «tahrifat» yapıldığı hususunun belirlendiği, davacı tarafından çek bedelinin 03/04/2013 tarihli para makbuzu ile dava dışı «lehtar» Ayyıldız Limited Şirketine ödediği, dava ve takibe konu çek nedeniyle davacının kendi ticari ilişkisinin bulunduğu lehtara ödeme yapması, çekin lehtarın iradesi dı …
Şubesi'ne ait, 627266 nolu, 5.420,00 TL bedelli «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 03.04.2013 tarihli davacı ile dava dışı «lehtar» arasında düzenlenen «tahsilat makbuzu» geçerli bir ödeme kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de söz konusu makbuz adi tahsilat makbuzu olup her zaman düzenlenmesi mümkündür.
1 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8079 E. 2014/11251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yasağı · oy yasağı · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaAncak, ihtiyati haczin icra takip işlemi olmadığı, çekte «ödeme yasağı» bulunmasının «ihtiyati haciz» istemine engel oluşturmayacağı dikkate alınmaksızın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen «ödeme yasağı» gereğince ödeme yapılamadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece İstanbul 12.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3747 E. , 2022/5458 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.02.2021 tarih ve 2020/117 E. - 2021/96 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu çekin davalı banka tarafından ciranta sıfatıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulduğunu ancak çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığını, gerçek keşide tarihi gözetildiğinde çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, akabinde 16.11.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, davayı tamamen ıslah ettiklerini bildirerek, müvekkilinin davaya konu çeke dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı yanca her ne kadar çekten dolayı menfi tespit davası ikame edilmişse de yargılama sürecinde yapılan ıslahla davanın çeke dayalı olarak yapılan kambiyo takibinden dolayı menfi tespit davasına dönüştürüldüğü, keşide tarihinin çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri olup, keşide tarihi bulunmayan çekin kıymetli evrak vasfını haiz olmayacağı ve dolayısıyla da kambiyo takibine konu edilemeyeceği, davaya konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, davacının davaya konu çeke dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Mahkemece, Dünya Varlık Yönetimi A.Ş’nin icra dosyasına konu alacağı diğer davalıdan temlik aldığından bahisle davaya dahil edilmesine karar verilmiş, adı geçen karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ve aleyhine hüküm kurulmuştur. Ancak dosya kapsamında alacağı temlik aldığını tevsik eder nitelikte belge bulunmadığı gibi, Dünya Varlık Yönetimi A.Ş vekili, 20.06.2021 tarihli dilekçesinde alacağı temlik almadıklarını, davaya sehven dahil edildiklerini belirtmiştir. Belirtilen nedenlerle, mahkemece, davada taraf sıfatı bulunmayan Dünya Varlık Yönetimi A.Ş’nin davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacının keşidecisi olduğu çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince, davaya konu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının sabit olduğu, davacı yanca, çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş olsaydı kambiyo niteliğinde olmayan bir belge ile kambiyo senetlerine mahsus bir takip yapılamayacağından davanın kabulünün gerekeceği, ancak davacının takip nedeniyle değil, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, çek her ne kadar gerçek keşide tarihine göre zamanında bankaya ibraz edilmemiş olsa da davacının keşideci sıfatıyla çek hamiline karşı TTK.’nın 818.
maddesi yollaması ile 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleştiği oranda sorumlu olduğu hususlarına işaret edildikten sonra bu hale göre, mahkemece yapılması gereken işin davacıdan bu çekten dolayı sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesi için delillerinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu belirtilmiş ve hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, davacı yanca 16.11.2020 tarihinde yapılan ıslahla, davanın tümüyle ıslah edildiği ve nihai taleplerinin davaya konu çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu ıslaha kıymet verilerek yazılı gerekçeyle ıslah edildiği haliyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu ıslahın 6100 sayılı HMK’nın “Islahın Zamanı ve Şekli“ başlığını taşıyan 177. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesine aykırı olarak bozmaya uymakla ortaya çıkan hukuki durumu ortadan kaldırır nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece,, anılan ıslah dilekçesine kıymet verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Yönetimi A.Ş vekilinin, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davalı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme hükmünün, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Yönetimi A.Ş. yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davalı ...Ş. yararına
BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ne iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/818614700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz