6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının gönderilen sigortacıyı bağlaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1836 E. 2024/560 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan Rücu Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Konişmentoda yer alan ve münhasır yetkiyi düzenleyen yabancı mahkeme yetki şartı, taraflar arasında kamu düzeni veya münhasır yetki esasına dayanmayan yabancılık unsurlu bir borç ilişkisinde MÖHUK 47 ve HMK 17-18/2 uyarınca geçerlidir ve tacirler arası sözleşme serbestisi kapsamında akdedildiğinden genel işlem koşuluna aykırılık oluşturmaz; bu şart, konişmentoyu esas alan gönderilen sıfatındaki tarafı ve onun halefi sıfatıyla dava açan sigortacıyı da bağlar.

Ele alınan sorunlar

Konişmentodaki yabancı mahkeme (Marsilya) yetki şartının geçerliliği ve davacı sigortacıyı bağlayıp bağlamadığı → ret

İddia: Davacı vekili, yetki şartının Yargıtay içtihatlarına göre geçersiz olduğunu, taşıyana istediği yerde dava açma hakkı tanıdığından asimetrik nitelik taşıdığını ve bu nedenle yetkili mahkemenin belirli olması kriterine aykırı bulunduğunu, ayrıca genel işlem koşulu olması sebebiyle de geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1); navlun sözleşmesi bulunmadığı hallerde taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır (TTK 1237/2). MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirlerle yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı, halefiyet sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK 40. madde uyarınca kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir; yerel yetki için aranan irtibat noktaları milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılır. Somut olayda münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu olmadığından, HMK 18/2 ve MÖHUK 47/1 uyarınca yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK 17 gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemenin genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı ve bu nedenle yetki sözleşmesiyle kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede (Türk mahkemelerinde) dava açılamayacağı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin Marsilya Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazı haklı bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Arabuluculuk ücretinin yargılama gideri sayılarak davacıdan tahsili → ret

İddia: Davacı vekili, davanın reddine karar verildiği için arabuluculuk ücretinin müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin anayasadaki hak arama hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 13. fıkrasında arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı, HMK'nın 326/1 maddesinde de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davada davacı aleyhine hüküm verildiğinden, arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yabancılık unsuru taşıyan taşıma ilişkilerinde konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının MÖHUK 47 ve HMK 17-18/2 çerçevesinde geçerliliği ile bu şartın gönderilen/halef sigortacıyı da bağladığı yönündeki değerlendirme, benzer deniz taşıması ve rücu davalarında yol gösterici niteliktedir; BAM kararı olarak bağlayıcı olmayıp ikna edici emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yabancılık unsuru taşıyan ve münhasır yetki veya kamu düzenine ilişkin olmayan borç ilişkilerinde, taraflar MÖHUK 47/1 uyarınca uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda geçerli olarak anlaşabilir; bu durumda HMK 17 gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme dışında (Türk mahkemeleri dahil) başka bir mahkemede dava açılamaz.
Dava şartı
milletlerarası yetki

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki itirazı konişmento yetki sözleşmesi münhasır yetki MÖHUK 47 halefiyet genel işlem koşulu arabuluculuk ücreti yargılama gideri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472TTK 1237/1TTK 1237/2 · 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 47MÖHUK 47/1MÖHUK 40 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 18/2HMK 17HMK 326/1 · HUAK — HUAK 18/A/13

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1836

KARAR NO 2024/560

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/03/2022

NUMARASI 2021/248 Esas - 2022/149 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

Yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı ... A.Ş.'ye ait pirinç emtiasının ...'dan Türkiye'ye M/V ... isimli gemi ile taşındığını, emtianın Mersin Limanı'nda tahliye edildiğini, tahliye sonrasında emtiada hasarlandığının tespit edildiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı şirketin taşımaya ilişkin konişmentoları düzenlediğini ve fiili taşıyan sıfatını haiz olduğunu,tazminatın rücusu için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek,itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, konişmentolarda, işbu konişmento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiçbir ülke mahkemesinin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, buna göre Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini; konişmentonun taşıyan ... yükleme limanı (Nijerya) acentesi ... Ltd. tarafından imzalandığını,konişmentoda izafeten husumet yöneltilen şirketin imzasının bulunmadığını, dolayısıyla TTK 105 uyarınca, izafeten dahi dava açılabilmesi için kanunda sayılan şartların bulunmadığını ve ayrıca davanın esastan da reddinin gerektiğini belirterek, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaması sebebiyle veya esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, somut olayda Türk acentenin yük teslimat formu düzenlediği, bu nedenle taşıyana izafeten acenteye dava yöneltilebileceği, dava konusu taşımanın ... numaralı konişmento tahtında Myanmar Limanı'ndan Mersin Limanı'na yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK'un 47. maddesinde, "yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği" düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun 31. maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Marsilya Ticaret Mahkemesinin yetkili olacağının belirtildiği, konişmentonun davalı taşıyan adına yabancı acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının taşıyan ...

tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına veya taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği,davacının sigortalısının yükü teslim aldığından, konişmentodaki yetki şartının gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle,davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, Yargıtay 11. HD'nin 2009/3799 E. ve 2020/3051 K. sayılı ilamında aynen davaya konu konişmentodaki gibi yetki şartının geçersiz olduğuna dolayısıyla Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna hükmedildiğini; konişmentoya aracılık etsin veya etmesin Türk acenteye temsil ettiği tacirler bakımından izafeten dava açılabileceğinden yetki şartının geçersiz olduğunu; yetki şartının taşıyana istediği yerde dava açma hakkı tanıdığından asimetrik yetki kaydı taşıdığını, bu nedenle yetkili mahkemenin belirli olması kriterine açıkça aykırı bulunduğunu bu hususta bir çok yargı karar olduğunu; kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu yetki şartının genel işlem koşulu olması sebebiyle de geçersiz bulunduğunu;

konişmento, taşıyan adına acentesi tarafından düzenlendiğinden tahkim/yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunmasının gerektiğini ve arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiği için müvekkilinden tahsiline karar verilmiş ise de bu hususun anayasadaki hak arama hürriyetine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin ..., düzenleme yerinin ve tarihinin Yangon 01/06/2019 olduğu; "taşıyıcı... için acente olarak taşıyıcı ... tarafından" imzalandığı görülmüştür. Konişmentonun "Yargı yetkisi" başlıklı 31. maddesinde, "Taşıyana karşı bu konişmentonun kanıtladığı taşıma sözleşmesi çerçevesinde tüm davalar Marsilya ticaret mahkemesi huzurunda görülecek ve bu davalarla alakalı olarak başka bir mahkeme yetkili olmayacaktır. Bu düzenlemeye halel gelmeksizin taşıyan,talep ve davaları davalının kayıtlı adresinin bulunduğu yerdeki bir mahkemede de açabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK 1237/1). 1237/2 madde hükmünde ise taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin, navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte ayrıca navlun sözleşmesi düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez.

Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir.

HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır. Davalı vekilinin davanın Marsilya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine ilişkin yetki itirazı haklıdır. Ayrıca 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 13. fıkrasında arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı ve HMK'nın 326/1 maddesinde de yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

Elde ki davada davacı aleyhine hüküm verildiğinden, arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınması gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80883 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.