6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin başlangıcı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/256 E. 2024/976 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Aynı icra takibine yapılan itiraza karşı birden fazla itirazın iptali davası açılması halinde, İİK 67/1'deki bir yıllık hak düşürücü süre, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği durumlarda, davacının o takibe ilişkin ilk itirazın iptali davasını açtığı tarihten itibaren işlemeye başlar; çünkü bu tarihte hem öğrenme hem belgelendirme unsurları birlikte gerçekleşmiş olur. Ayrıca, dava hak düşürücü süre geçtiği için reddedildiğinde, davalı yararına AAÜT'nin 7/2. maddesi gereği nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi → ret

İddia: Davacı vekili, icra takip dosyasındaki itiraz dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığını ileri sürerek ret kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Yerleşik yargı uygulamasında, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği durumlarda, davacının aynı icra takibiyle ilgili ilk itirazın iptali davasını açtığı (veya itirazın kaldırılması talebinde bulunduğu) tarih itibariyle, itirazın iptali davası açma süresi için bir yıllık hak düşürücü sürenin başlayacağı kabul edilmektedir. Zira davacı, ilk itirazın iptali davasını açtığı tarih itibariyle itirazın tebliğiyle aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olur. Somut olayda davacı, aynı icra takibindeki itiraza karşı ilk itirazın iptali davasını 09/05/2012 tarihinde açmıştır; bu tarih itibariyle itirazdan haberdar olduğu ve hak düşürücü sürenin bu tarihte başladığı kabul edilmiştir. Eldeki dava ise 16/06/2021 tarihinde açıldığından, İİK 67/1'deki bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır; bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hak düşürücü süre nedeniyle reddedilen davada vekalet ücretinin maktu mu nispi mi olacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğinden AAÜT'nin 7. maddesine göre maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.

Gerekçe: Dava, itirazın iptali davalarının görülme şartı olan bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından reddedilmiştir. Bu durumda davalılar yararına 4.080-TL maktu vekalet ücreti yerine bu miktarı aşan nispi vekalet ücretine hükmedilmesi AAÜT'nin 7/2 maddesine aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Aynı icra takibine karşı birden fazla itirazın iptali davası açılması durumunda, hak düşürücü sürenin başlangıcının ilk davanın açıldığı tarih olduğu ve hak düşürücü süre nedeniyle reddedilen davalarda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İtirazın iptali davasının açılması için İİK 67/1'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği durumlarda, davacının aynı icra takibiyle ilgili ilk itirazın iptali davasını açtığı (veya itirazın kaldırılması talebinde bulunduğu) tarihten itibaren işlemeye başlar.
Dava şartı
itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre itirazın iptali İİK 67 AAÜT 7/2 maktu vekalet ücreti nispi vekalet ücreti öğrenme tarihi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67/1 · AAÜT — AAÜT 7/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/256

KARAR NO 2024/976

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/11/2021

NUMARASI 2021/409 Esas - 2021/895 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2024

Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, yetkili acente davalının müvekkili namına düzenlediği poliçelerden doğan prim bedellerini müvekkiline intikal ettirmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu; tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız ve İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, davalının o takiplere de itiraz ettiğini; davalıya 2008 ve 2009 yıllarında ihtar gönderilmesine rağmen borçlarını ödemediğini, kaldı ki davalının 13/08/2008 tarihli mutabakatnameyle 435.168,14-TL borcunu kabul ettiğini;

ayrıca 31/03/2011 tarihli cari hesap ekstresiyle müvekkilinin 130.673,14-TL alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, bu kapsamda da başlatılmış takibe itirazın haksız olduğunu ve alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, davacının alacakla bağlantılı olarak açtığı üç dava dosyasının derdest olduğunu, bunların İstanbul 15. ATM'nin 2021/407-408-409 esas sayılı dosyalar olduğunu, bu davaların birleştirilmesi gerektiğini; ayrıca söz konusu alacaklar için davacının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibindeki itirazın iptali için İstanbul 15. ATM'nin 2009/802 esas, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibindeki itirazın iptali için İstanbul 15. ATM'nin 2009/803 esas ve bu davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibindeki itirazın iptali için İstanbul 6. ATM'nin 2012/135 esas sayılı davalarını açtığını, her üç davanın İstanbul 15. ATM'nin 2009/802 esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, bu dosyada verilen nihai kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu;

bozmadan sonra yeniden esasa kaydedilen dosyada İstanbul 15. ATM'nin 2019/129 esas ve 2021/184 karar sayılı ilamla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu nedenle işbu itirazın iptali davasının İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek, davanın usulden,aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının uyuşmazlığa konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali için daha önce İstanbul 6. ATM'nin 2012/135 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, dosyanın mahkemenin 2009/802 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, birleştirilen dosyada verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine dosyanın 2019/129 yeni esas numarasını aldığı, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda 04/03/2021 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği; davacı vekilinin her ne kadar icra dosyasına yapılan itirazın kendilerine tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de, İstanbul 6. ATM'nin 2012/135 esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali davasının 09/05/2012 tarihinde açıldığı, eldeki davanın ise 16/06/2021 tarihinde açıldığı, Yargıtay 23.

HD'nin 2016/5243 esas sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk davanın açıldığı tarihte itirazın öğrenilmiş sayılması gerektiği ve eldeki dava tarihi itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine ve davalı vekili lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili , icra takip dosyasında davalıların itirazının müvekkiline tebliğ edilmediğinden İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığını; ayrıca dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğinden AAÜT'nin 7. maddesine göre maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında poliçe prim bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Eldeki davada davacı, davalı taraf aleyhine başlattığı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Aynı icra takip dosyasındaki itirazın iptali için de davacının, davalılar aleyhine İstanbul 6. ATM'nin 2012/135 esas ve 2012/118 karar sayılı davasını 09/05/2012 tarihinde açtığı, o davanın İstanbul 15. ATM'nin 2009/802 esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği, söz konusu dosyanın ve 2016/461 karar numaralı ve 16/06/2016 tarihli nihai kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.

HD'nin 2017/875 E., 2018/7337 K. sayılı ve 26/11/2018 tarihli ilamıyla bozulduğu, davanın yeniden İstanbul 15. ATM'nin 2019/129 esas sırasına kaydedildiği, 2021/184 karar numarasıyla ve 04/03/2021 tarihli kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkemece, davaya konu icra takibindeki itirazın iptali için ilk davanın açıldığı tarih olan 09/05/2012 tarihi itibariyle davacının itirazdan haberdar olduğu, bu davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, icra takibinde davalı tarafın itiraz dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğinden bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığını ileri sürerek, ret kararının kaldırılmasını istemiştir.

Yerleşik yargı uygulamasında itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği durumlarda, davacının davaya konu icra takibi ile ilgili ilk itirazın iptali davasını açtığı (veya itirazın kaldırılması talebinde bulunduğu) tarih itibariyle, itirazın iptali davasının açılması için bir yıllık hak düşürücü sürenin başlayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 2020/7345 E., 2022/1585 K. sayılı ve 07/03/2022; Yargıtay 19. HD'nin 2018/2879 E., 2019/2545 K. sayılı ve 15/04/2019; 2015/16178 E., 2016/4917 K. sayılı ve 21/03/2016; 2010/7844 E., 2010/10219 K. sayılı ve 23/09/2010 tarihli ilamları). Zira davacı, ilk itirazın iptali davasını açtığı tarih itibariyle itirazın tebliğiyle aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiştir.

Buna göre davacının davaya konu takibe itirazın iptali davası açma süresinin 09/05/2012 tarihinde başladığı ve eldeki davayı İİK 67/1'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra 16/06/2021 tarihinde açtığı anlaşılmakla , mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece ,davalılar lehine 16.766,64-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.Davanın itirazın iptali davalarının görülme şartı olan 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmesine rağmen davalılar yararına 4.080-TL vekalet ücreti yerine, bu miktarı aşan nispi vekalet ücreti takdir edilmesi AAÜT'nin 7/2 maddesine aykırı olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine ve davalılar yararına maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2021 Tarih 2021/409 Esas - 2021/895 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar harcının; davacı tarafından peşin yatırılan 2.303,96-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.876,36‬-TL'nin davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalılar lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına," Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80435 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.