6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2908 E. 2022/4792 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu davası ttk 408/2-b şirket yöneticisinin sorumluluğu hmk 115/3 yönetici sorumluluğu sorumluluk davası işlemiş faiz anonim şirket yönetim kurulu kararı asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yasal faiz ibraz temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 341TTK 408 · HMK — HMK 115

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’ün davacı şirkette, 21.09.2010 tarihinde işe başladığı, davacı şirketin 29.03.2011 tarih ve 137 numaralı yönetim kurulu kararı ile genel müdür vekili olarak çalışmakta olan davalının genel müdür olarak atanmasına oy birliği ile karar verildiği, davalıya 03.05.2012 tarihinde şirketi temsil ve ilzam yetkileri verildiği, davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde 04.01.2011 tarihinden 20.04.2012 tarihine kadar nakit ve banka havalesi ile toplam 30.049,50 TL avans aldığı, bu avanslara karşılık davacı şirkete toplam 685,75 TL'lik harcama belgeleri sunulduğunu, avans nedeniyle davacının 29.363,75 TL alacaklı bulunduğu, davalının almış olduğu elektronik eşyalara ait toplam bedelin 8.616,00 TL olduğu 5.418,36 TL’sinin ödenmiş olduğu ve kalan borç tutarının 3.198,54 TL olduğu, dava dilekçesinde elektronik eşya faturalarından dolayı davalıdan 1.670,74 TL alacak kaldığı kabul edildiğinden takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan talep edebileceği asıl alacak miktarının 29.363,75 + 1.670,74 TL = 31.034.49 TL, işlemiş faiz tutarının 164,05 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takibinde 30.241,34TL asıl alacak talep edildiği davalının 30.241,34 TL asıl alacak ve 164,05 TL işlemiş faiz tutarına itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2012/6228 sayılı dosyanın davalı tarafın 30.241,34 TL asıl alacak, 164,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.405,39 TL tutara yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu tutar üzerinden asıl alacak tutarına yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan davalının kazanılmış hakkı da dikkate alınarak asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.048,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Somut olayda davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar tesisi gerekirken yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, davalı hakkında ceza davası açıldığı dikkate alınarak ceza davasının kesinleşmesi beklenip, ceza davasındaki delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5379 E. 2019/1042 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/11 E. 2018/7691 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/2908 E.  ,  2022/4792 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.01.2021 tarih ve 2019/490 E. - 2021/25 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette genel müdür olarak görev yapmakta iken avans adı altında bir kısım paralar aldığını ancak iade etmediğini, tek imza ile şirket adına ödemeler yaptığını, kendisi için şirketten aldığı elektronik malzemelerin bedelinin bir kısmının ödenmediğini, davalının usulsüz işlemleri nedeniyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, konu ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, davalının 1.670,74 TL elektronik eşya borcu ile 28.570,00 TL iş avansından dolayı toplam 30.241,34 TL’nin tahsili için Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6228 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, cevap vermemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya kapsamına, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’ün davacı şirkette, 21.09.2010 tarihinde işe başladığı, davacı şirketin 29.03.2011 tarih ve 137 numaralı yönetim kurulu kararı ile genel müdür vekili olarak çalışmakta olan davalının genel müdür olarak atanmasına oy birliği ile karar verildiği, davalıya 03.05.2012 tarihinde şirketi temsil ve ilzam yetkileri verildiği, davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde 04.01.2011 tarihinden 20.04.2012 tarihine kadar nakit ve banka havalesi ile toplam 30.049,50 TL avans aldığı, bu avanslara karşılık davacı şirkete toplam 685,75 TL'lik harcama belgeleri sunulduğunu, avans nedeniyle davacının 29.363,75 TL alacaklı bulunduğu, davalının almış olduğu elektronik eşyalara ait toplam bedelin 8.616,00 TL olduğu 5.418,36 TL’sinin ödenmiş olduğu ve kalan borç tutarının 3.198,54 TL olduğu, dava dilekçesinde elektronik eşya faturalarından dolayı davalıdan 1.670,74 TL alacak kaldığı kabul edildiğinden takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan talep edebileceği asıl alacak miktarının 29.363,75 + 1.670,74 TL = 31.034.49 TL, işlemiş faiz tutarının 164,05 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça icra takibinde 30.241,34TL asıl alacak talep edildiği davalının 30.241,34 TL asıl alacak ve 164,05 TL işlemiş faiz tutarına itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2012/6228 sayılı dosyanın davalı tarafın 30.241,34 TL asıl alacak, 164,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.405,39 TL tutara yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu tutar üzerinden asıl alacak tutarına yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan davalının kazanılmış hakkı da dikkate alınarak asıl alacak tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.048,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Somut olayda davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 115/2.

maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar tesisi gerekirken yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, davalı hakkında ceza davası açıldığı dikkate alınarak ceza davasının kesinleşmesi beklenip, ceza davasındaki delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına re’sen BOZULMASINA, dava dosyasının yerel mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/795383900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.