Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2890 E. 2022/5107 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tetkiksiz iade↗ feragat nedeniyle davanın reddi↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ hmk 307↗ davadan feragat↗ müteselsil sorumluluk↗ mirasçılık↗ kötü niyet↗ feragat↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, görev süreleri ve eylemleri dikkate alınmak suretiyle davalılardan ..., ..., ... ile davalılardan ... ile ...in 420.613,10 TL olan zararın tamamından; davalı ...'un sadece 24.913,10 TL'lik kısmından, davalı ...'nin ise 395,700,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu; diğer davalı ve davalı - karşı davacının zarardan sorumlu olmadığı, karşı davacı ... yönünden ise kendisinin zarar doğduğu tarihte yönetici olduğu yanılgısına düşülerek dava açıldığı ancak gerçekten şirket yönetiminin bir miktar zarardan sorumluğu olduğu, bu nedenle bu karşı davacıya karşı açılan davada kötü niyetin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 420.613,10 TL'nin davalılardan ..., ..., ..., ... ile ...'in tamamından davalı ... 'un sadece 24.913,10 TL'lik kısmından, davalı ...'nin ise 395.700,00 TL'lik kısmından, müteselsilen sorumlu tutularak, dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsiline, dava dışı Deniz Klavuzluk A.Ş.'ye ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine; karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalılar vekili, davalı ..., ..., ... ile davalı karşı davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ise de 07.12.2020 tarihinde bir kısım davacı karşı davacılar ile davalı karşı davacılar vekilleri tarafından verilen davadan vazgeçme dilekçesi verildiğinden Dairemizin 2019/5314 esas ve 2020/5915 karar ve 15.12.2020 tarihli kararıyla feragate ilişkin karar verilmek üzere dava dosyasının tetkiksiz iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece 22.01.2021 tarihli ek kararla davacılar ve karşı davacılar vekili tarafından feragat edildiği gerekçesiyle dava ve karşı davanın HMK’nın 307. madde gereğince feragat nedeniyle reddine, feragat beyanı bulunmayan asıl davadan feragate ilişkin asaleten veya vekaleten dilekçeleri bulunmayan ..., ... ve ... (...) ... yönünden bu davacılar kararı temyiz etmediğinden, mahkemece verilen 07.12.2017 tarihli kararın bu davacılar yönünden kesinleştiği, bu hususun kesinleşme şerhinde dikkate alınmasına, karar verilmiş, asıl davanın davacısı ... ve ... da davadan feragat ettiğinden bu davalılar yönünden de 02.02.2021 tarihli ek karar ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
22.01.2021 tarihli ek karar davalı - karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dairemizin 15.12.2020 tarihli tetkiksiz iade kararında davacı ... mirasçıları ve davacı ... mirasçısı ... (...) ...'un asıl davadan feragat ettiğine dair beyanına rastlanmadığı, asıl davadan feragate ilişkin karar verilirken bu hususun dikkate alınması belirtilmiştir. Davacı ... mirasçısı ... (...) ...'un asıl davadan feragat ettiğine dair beyanı bulunmamaktadır. ... mirasçıları mecburi dava arkadaşı konumunda olup mecburi dava arkadaşlarının hep birlikte davadan feragat edebileceği, bir ya da bir kaçının davadan feragat etmesinin geçerli olmadığı gözetilmeksizin müteveffa ... hakkında davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ek kararın, kararı temyiz eden davalı - karşı davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davalı - karşı davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13668 E. 2016/8116 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… olduğu yanılgısına düşülerek dava açıldığı ancak gerçekten şirket yönetiminin bir miktar zarardan sorumluğu olduğu, bu nedenle bu karşı davacıya karşı açılan davada «kötü niyetin» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 420.613,10 TL'nin davalılardan ..., ..., ..., ... ile ...'in tamamından davalı ... 'un sadece 24.913,10 TL'lik kısmından, davalı ...'nin ise 395.700,00 TL'lik kısmından, «müteselsilen sorumlu» tutularak, dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek tahsiline, dava dışı Deniz Klavuzluk A.Ş.'ye ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine; karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemenin gerekçesinde “....dönemin «yönetim kurulu» üyeleri olan davalılar ..., ..., , ..., ..., ve ...'in şirkete karşı toplam 420.613,10 TL'lik zarar nedeniyle şahsen sorumlu oldukları...” belirtilmesine rağmen hüküm bölümünde “420.613,10 TL toplam zararın davalı-karşı davacılar ..., ..., ... ile davalılar ve ...' den müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsili ile dava dışı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · sorumluluk davası · şahsi sorumluluk · ibra · şirket zararı · infaz · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda1-Asıl dava, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi olan davalıların görev yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine, karşı dava ise asıl davada davalı olan yöneticilerin «ibra» edilmelerine rağmen haklarında «sorumluluk davası» açılması nedeniyle manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bilirkişi raporunda belirlenen ve 2003-2004 yıllarında şirketin normal faaliyetleri yürütülmesi sonucunda oluştuğu belirlenen 2.682.363,91 TL zarardan özen görevlerini ağır şekilde ihlal ettikleri ispatlanamadığından sorumlu tutulamayacakları, bu zararın özen görevinin ihlalinden çok şirketin faaliyetlerinde hedeflediği gelirleri elde edememesi sonucunda oluştuğu ancak römorkör kiralanmasından oluşan (395.700,00 TL + 24.913.10,00 TL= 420.613,10 TL') zarardan dönemin yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ..., ..., , ..., ..., ... ve ...'in şirkete karşı sorumlu oldukları, diğer davalıların zararın oluştuğu tespit edilen dönemde yönetim kurulu üyeliklerinin bulunmaması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığı, «şahsi sorumluluğu» bulunduğu anlaşılan ancak açılan işbu dava nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunan karşı davacılardan ..., ... ve ...'in manevi tazminat istemlerinin yasal day …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemenin gerekçesinde “....dönemin «yönetim kurulu» üyeleri olan davalılar ..., ..., , ..., ..., ve ...'in şirkete karşı toplam 420.613,10 TL'lik zarar nedeniyle şahsen sorumlu oldukları...” belirtilmesine rağmen hüküm bölümünde “420.613,10 TL toplam zararın davalı-karşı davacılar ..., ..., ... ile davalılar ve ...' den müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsili ile dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11585 E. 2018/6297 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketler hakkındaki davanın kabulü ile davacı ile davalı şirketler arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, 15.395,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı şirketlerden tahsiline, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı ve davalı şirketler yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3764 E. 2021/5025 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2890 E. , 2022/5107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.01.2021 tarih ve 2017/138 E.-2017/1164 K. sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, dava dışı Deniz Kılavuzluk A.Ş.'de (DEKAŞ) 01/08/2003-19/03/2004 tarihleri arasında ortaya çıktığı ileri sürülen zararlar ile 19/03/2004-31/03/2005 tarihleri arasındaki uygulamalar nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararlardan davalıların o dönemlerde yönetim kurulu üyeleri olmaları nedeniyle sorumlu oldukları iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500.000 TL'nin, ıslah dilekçesi ile 5.000.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, anılan tazminatın şirkete gelir kaydedilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın zamanaşımından, derdestlikten ve esastan reddini istemiştir.
Davalı karşı davacılar vekili, şirket genel kurullarında ibra edilmelerine rağmen haklarında işbu sorumluluk davasının açılması nedeniyle şahsi haklarının ihlal edildiğini, manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, her bir davacıya 31.000’er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, görev süreleri ve eylemleri dikkate alınmak suretiyle davalılardan ..., ..., ... ile davalılardan ... ile ...in 420.613,10 TL olan zararın tamamından; davalı ...'un sadece 24.913,10 TL'lik kısmından, davalı ...'nin ise 395,700,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu; diğer davalı ve davalı - karşı davacının zarardan sorumlu olmadığı, karşı davacı ... yönünden ise kendisinin zarar doğduğu tarihte yönetici olduğu yanılgısına düşülerek dava açıldığı ancak gerçekten şirket yönetiminin bir miktar zarardan sorumluğu olduğu, bu nedenle bu karşı davacıya karşı açılan davada kötü niyetin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 420.613,10 TL'nin davalılardan ..., ..., ..., ...
ile ...'in tamamından davalı ... 'un sadece 24.913,10 TL'lik kısmından, davalı ...'nin ise 395.700,00 TL'lik kısmından, müteselsilen sorumlu tutularak, dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek tahsiline, dava dışı Deniz Klavuzluk A.Ş.'ye ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine; karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalılar vekili, davalı ..., ..., ... ile davalı karşı davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş ise de 07.12.2020 tarihinde bir kısım davacı karşı davacılar ile davalı karşı davacılar vekilleri tarafından verilen davadan vazgeçme dilekçesi verildiğinden Dairemizin 2019/5314 esas ve 2020/5915 karar ve 15.12.2020 tarihli kararıyla feragate ilişkin karar verilmek üzere dava dosyasının tetkiksiz iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece 22.01.2021 tarihli ek kararla davacılar ve karşı davacılar vekili tarafından feragat edildiği gerekçesiyle dava ve karşı davanın HMK’nın 307. madde gereğince feragat nedeniyle reddine, feragat beyanı bulunmayan asıl davadan feragate ilişkin asaleten veya vekaleten dilekçeleri bulunmayan ..., ... ve ... (...) ... yönünden bu davacılar kararı temyiz etmediğinden, mahkemece verilen 07.12.2017 tarihli kararın bu davacılar yönünden kesinleştiği, bu hususun kesinleşme şerhinde dikkate alınmasına, karar verilmiş, asıl davanın davacısı ... ve ... da davadan feragat ettiğinden bu davalılar yönünden de 02.02.2021 tarihli ek karar ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
22.01.2021 tarihli ek karar davalı - karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dairemizin 15.12.2020 tarihli tetkiksiz iade kararında davacı ... mirasçıları ve davacı ... mirasçısı ... (...) ...'un asıl davadan feragat ettiğine dair beyanına rastlanmadığı, asıl davadan feragate ilişkin karar verilirken bu hususun dikkate alınması belirtilmiştir. Davacı ... mirasçısı ... (...) ...'un asıl davadan feragat ettiğine dair beyanı bulunmamaktadır. ... mirasçıları mecburi dava arkadaşı konumunda olup mecburi dava arkadaşlarının hep birlikte davadan feragat edebileceği, bir ya da bir kaçının davadan feragat etmesinin geçerli olmadığı gözetilmeksizin müteveffa ... hakkında davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ek kararın, kararı temyiz eden davalı - karşı davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davalı - karşı davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı - karşı davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile 22.01.2021 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) Davalı - karşı davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacılara iadesine, 21/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/795123200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz