Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2582 E. 2022/4669 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel borç ilişkisi↗ menfi tespit davası↗ tespit davası↗ reeskont faizi↗ infaz↗ bono↗ hukuki yarar↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, Çankırı İcra Müdürlüğü'nün 2007/4511 Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde 16/03/2003 düzenleme tarihli 15/09/200 ödeme tarihli bir adet 7.000,00 TL'lik bononun bulunduğu, davacı yanın aradaki temel borç ilişkisini ortadan kaldıracak herhangi bir delil sunmadığı, yapılan ödemelerin anaparayı tam olarak karşılamadığı ve bu ödemelerin İcra Dairesi tarafından dikkate alınması hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava aşamasında yapılmış olan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibinde talep edilen faiz oranının fazla olduğu ileri sürülerek anılan oranda faiz borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan rapor ile kademeli faiz oranı uygulanarak yapılan hesaplama sonucunda davacının faiz oranına ilişkin itirazı esasen kabul edilmiş ise de, davacının halen borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak eldeki davanın konusunu takip talebinde istenen faiz oranının fahiş olduğu hususu oluşturduğundan davacının talebinin kademeli faiz oranları dikkate alınarak kısmen kabul edildiği sonucuna ulaşılması gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın kısmen kabulü ile takip talebinde davalının belirlediği faiz oranının fahiş olduğu ve kademeli reeskont faizinin uygulanması gerektiği yönünde hüküm oluşturulması olup, diğer hususlar icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilecektir. O halde mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/369 E. 2024/6128 K.
Ortak:menfi tespit davası · tespit davası · reeskont faizi · infaz · bono · hukuki yarar · menfi tespit · dava şartı · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… , Çankırı İcra Müdürlüğü'nün 2007/4511 Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde 16/03/2003 düzenleme tarihli 15/09/200 ödeme tarihli bir adet 7.000,00 TL'lik «bononun» bulunduğu, davacı yanın aradaki «temel borç ilişkisini» ortadan kaldıracak herhangi bir delil sunmadığı, yapılan ödemelerin anaparayı tam olarak karşılamadığı ve bu ödemelerin İcra Dairesi tarafından dikkate alınması hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde «menfi tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava aşamasında yapılmış olan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın kısmen kabulü ile takip talebinde davalının belirlediği faiz oranının fahiş olduğu ve kademeli «reeskont faizinin» uygulanması gerektiği yönünde hüküm oluşturulması olup, diğer hususlar icra müdürlüğünce «infaz» aşamasında değerlendirilecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17151 E. 2013/18337 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın kısmen kabulü ile takip talebinde davalının belirlediği faiz oranının fahiş olduğu ve kademeli «reeskont faizinin» uygulanması gerektiği yönünde hüküm oluşturulması olup, diğer hususlar icra müdürlüğünce «infaz» aşamasında değerlendirilecektir.
Benzer bu karardaAncak hükümde, hangi miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedildiği açıklanmamış olup, bu husus «infazda tereddüte» yol açacağından mahkemece hangi miktar için, hangi kesinti tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar ver …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · ek prim · ıslah · avans faizi
Benzer bu kararda2- Davacı, dava ve «ıslah» dilekçesi ile yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren kademeli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sunulan bilirkişi raporunda kesilen miktarlar hesaplanmış ve mahkemece kesinti tarihlerinden itibaren kademeli avans faizine hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5510 Sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince hazine tarafından toplam 29.630,42 TL'lik SSK «priminin» ödendiği, bu primlerin davacının hak edişlerinden kesilmesinin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak hükümde, hangi miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedildiği açıklanmamış olup, bu husus «infazda tereddüte» yol açacağından mahkemece hangi miktar için, hangi kesinti tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar ver …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17232 E. 2015/2422 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · harç · avans faizi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» itirazlarının yerinde olmadığı, davacının yatırdığı parasının gerçekte ....'e gönderilmediği, davalı bankanın davacının uğradığı zararın tamamından sorumlu bulunduğu, davacının bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.250,00 TL davacı zararının 09.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 hükmü gereğince kademeli olarak, değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin ve «feri müdahil» ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de, davalı ....'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ...'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...'ye devredilen ...'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...'nin 5411 sayılı Bankacılık …
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10341 E. 2012/17205 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz görev uyuşmazlığı · mutlak ticari dava · kayyım atanması · kayyım · olumsuz oy · limited şirket · görevsizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaDava, «limitet şirketin» «temsili» için «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Bu dava hakkında Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen «görevsizlik» kararı üzerine, dosya Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş ve bu mahkeme tarafından da Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmişse de, ticari şirkete «kayyım atanması» davası TTK.’nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» dava niteliğinde olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde görevsi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, uyuşmazlıkta Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde «olumsuz görev uyuşmazlığının» çözümü için dosyanın 17.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2582 E. , 2022/4669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.09.2019 tarih ve 2018/978 E. - 2019/1086 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine bir adet bonodan dolayı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, %60 faiz talep edildiğini, kademeli faiz oranının da uygulanmadığını, müvekkilinin maaşına yazılan haciz müzekkeresinde borç miktarının 35.389,38 TL belirtildiğini, müvekkilinin davalıya bu kadar borcu olmadığını belirterek haksız ve kötü niyetli olarak talep edilen %60 faiz oranı yerine kademeli faiz oranı uygulanarak davalı tarafa icra dosyası hesabında yer alan miktar kadar borcu bulunmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın konusunun menfi tespit değil şikayet olduğunu, şikayetin de İcra Hukuk Mahkemesinde İcra Müdürlüğü'ne karşı ileri sürülebileceğini, husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı faize itiraz ediyor ise itirazı takibi öğrendiğinden itibaren 5 gün içerisinde yapması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, Çankırı İcra Müdürlüğü'nün 2007/4511 Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde 16/03/2003 düzenleme tarihli 15/09/200 ödeme tarihli bir adet 7.000,00 TL'lik bononun bulunduğu, davacı yanın aradaki temel borç ilişkisini ortadan kaldıracak herhangi bir delil sunmadığı, yapılan ödemelerin anaparayı tam olarak karşılamadığı ve bu ödemelerin İcra Dairesi tarafından dikkate alınması hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava aşamasında yapılmış olan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibinde talep edilen faiz oranının fazla olduğu ileri sürülerek anılan oranda faiz borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan rapor ile kademeli faiz oranı uygulanarak yapılan hesaplama sonucunda davacının faiz oranına ilişkin itirazı esasen kabul edilmiş ise de, davacının halen borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak eldeki davanın konusunu takip talebinde istenen faiz oranının fahiş olduğu hususu oluşturduğundan davacının talebinin kademeli faiz oranları dikkate alınarak kısmen kabul edildiği sonucuna ulaşılması gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın kısmen kabulü ile takip talebinde davalının belirlediği faiz oranının fahiş olduğu ve kademeli reeskont faizinin uygulanması gerektiği yönünde hüküm oluşturulması olup, diğer hususlar icra müdürlüğünce infaz aşamasında değerlendirilecektir.
O halde mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, açıklanan nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794837500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz