Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17151 E. 2013/18337 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ ek prim↗ infaz↗ ıslah↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5510 Sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince hazine tarafından toplam 29.630,42 TL'lik SSK priminin ödendiği, bu primlerin davacının hak edişlerinden kesilmesinin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, dava ve ıslah dilekçesi ile yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren kademeli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sunulan bilirkişi raporunda kesilen miktarlar hesaplanmış ve mahkemece kesinti tarihlerinden itibaren kademeli avans faizine hükmedilmiştir. Ancak hükümde, hangi miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedildiği açıklanmamış olup, bu husus infazda tereddüte yol açacağından mahkemece hangi miktar için, hangi kesinti tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2582 E. 2022/4669 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaAncak hükümde, hangi miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedildiği açıklanmamış olup, bu husus «infazda tereddüte» yol açacağından mahkemece hangi miktar için, hangi kesinti tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar ver …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın kısmen kabulü ile takip talebinde davalının belirlediği faiz oranının fahiş olduğu ve kademeli «reeskont faizinin» uygulanması gerektiği yönünde hüküm oluşturulması olup, diğer hususlar icra müdürlüğünce «infaz» aşamasında değerlendirilecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · menfi tespit davası · tespit davası · reeskont faizi · bono · hukuki yarar · menfi tespit
Benzer bu kararda… , Çankırı İcra Müdürlüğü'nün 2007/4511 Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde 16/03/2003 düzenleme tarihli 15/09/200 ödeme tarihli bir adet 7.000,00 TL'lik «bononun» bulunduğu, davacı yanın aradaki «temel borç ilişkisini» ortadan kaldıracak herhangi bir delil sunmadığı, yapılan ödemelerin anaparayı tam olarak karşılamadığı ve bu ödemelerin İcra Dairesi tarafından dikkate alınması hususu bir bütün olarak değerlendirildiğinde «menfi tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava aşamasında yapılmış olan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davanın kısmen kabulü ile takip talebinde davalının belirlediği faiz oranının fahiş olduğu ve kademeli «reeskont faizinin» uygulanması gerektiği yönünde hüküm oluşturulması olup, diğer hususlar icra müdürlüğünce «infaz» aşamasında değerlendirilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17151 E. , 2013/18337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/06/2012 tarih ve 2011/171-2012/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 15/06/2009 tarihinde üç yıllığına hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, hazine tarafından karşılanan 26.630,42 TL tutarındaki SSK priminin davalı şirket tarafından müvekkili şirketin aylık hak edişlerinden kesildiğini, kesinti işleminin 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (ı) bendine aykırı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren uygulanacak kademeli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, talep sonucunu 29.630,42 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı, yetki ve görev itirazında bulunarak, hazine tarafından karşılanan prim tutarının Kamu İhale Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4. maddesine istinaden davacı şirketin aylık hak edişlerinden kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5510 Sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince hazine tarafından toplam 29.630,42 TL'lik SSK priminin ödendiği, bu primlerin davacının hak edişlerinden kesilmesinin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, dava ve ıslah dilekçesi ile yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren kademeli avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sunulan bilirkişi raporunda kesilen miktarlar hesaplanmış ve mahkemece kesinti tarihlerinden itibaren kademeli avans faizine hükmedilmiştir. Ancak hükümde, hangi miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedildiği açıklanmamış olup, bu husus infazda tereddüte yol açacağından mahkemece hangi miktar için, hangi kesinti tarihinden itibaren faize hükmedildiği belirtilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''29.630,42 TL'nin'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''5.989,26 TL'sine 31.12.2009, 1.462,23 TL'sine 31.01.2010, 1.569,30TL'sine 28.02.2010, 1.538,19TL'sine 31.03.2010, 1.538,19TL'sine 30.04.2010 1.571,38TL'sine 31.05.2010, 1.609,02TL'sine 30.06.2010, 1,552,28TL'sine 31.07.2010 1.656,69TL'sine 31.08.2010, 1.505,54TL'sine 30.09.2010, 1.592,93TL'sine 31.10.2010 1.526,90TL'sine 30.11.2010, 1.633,94TL'sine 31.12.2010, 1,489,44TL'sine 31.01.2011 1.729,12TL'sine 28.02.2011, 1.666,01TL'sine 31.03.2011'' ibarelerinin eklenmek suretiyle kararın temyiz eden davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2103 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034201300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz