Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2414 E. 2022/4941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'iki yıl', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı↗ dosya masrafı↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2022/2414 E. , 2022/4941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Kanun yararına temyize konu davada, davacının davalı şirketten gidiş dönüş uçak bileti satın aldığı, ancak uçuşun iptal edilmesi sebebiyle seyahatini gerçekleştiremediği, otel rezervasyonu ve ödediği masrafların boşa gittiğini iddia ederek işbu masrafların tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan kesin karar hakkında Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.04.2022 tarih ve 39152028-153.01-1799-2021-E. 798/12158 sayılı kanun yararına temyiz isteminde özetle, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Dava açma süresi'' başlıklı 131 inci maddesinin, ''Sorumluluğa ilişkin dava, hava aracının varma yerine geldiği veya gelmesi gerektiği tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmazsa tazminat talep hakkı düşer..." düzenlemesini içerdiği, bu düzenlemede yer alan sürenin hak düşürücü nitelikte olup yolcunun bu süreyi geçirmesi halinde zarara ilişkin her türlü dava ve talep hakkını yasal merciler önünde ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, somut uyuşmazlıkta davanın 2 yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilerek hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Gecikmeden doğan zarar” başlıklı 122. maddesi, “Taşıyıcı, havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumludur,” düzenlemesini, “Dava açma süresi” başlıklı 131. maddesi, “Sorumluluğa ilişkin dava, hava aracının varma yerine geldiği veya gelmesi gerektiği tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmazsa tazminat talep hakkı düşer. Ancak, ondördüncü madde gereğince rapor tanzimi gereken hallerde, iki yıllık süre ondördüncü madde gereğince Resmi Gazete ile yapılacak duyuru tarihinden itibaren işlemeye başlar,” düzenlemesini içermektedir. Anılan bu düzenlemeler uyarınca eldeki davanın süresi içinde açıldığı gözetilerek davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan somut davaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/930 E. 2017/1456 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaYolları A.O.'dan yeni bir bilet temin edilerek ...'e gönderildikleri, uçuşun 20:10 yerine 23:00'da gerçekleştiği, davalının sorumluluklarını yerine getirdiği, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, «maddi tazminat» davasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.790,76 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, hava yolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kayanaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
914/2 ve 3 uyarınca bilet bedelinin üç katı tutarında «maddi tazminat» ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminata, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Yani somut uyuşmazlık bakımından öncelikle 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre bir değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9924 E. 2011/14357 K.
Ortak:zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaKanun yararına temyize konu davada, davacının davalı şirketten gidiş dönüş uçak bileti satın aldığı, ancak uçuşun iptal edilmesi sebebiyle seyahatini gerçekleştiremediği, otel rezervasyonu ve ödediği «masrafların» boşa gittiğini iddia ederek işbu masrafların tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verildiği, verilen kararın «kesin» olduğu anlaşılmaktadır.
… şmazlıkta davanın 2 yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilerek hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta 2920 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, adı geçen Yasa'nın 131. maddesine göre kaza raporunun resmi gazetede yayınlandığı tarih ile dava tarihi arasında geçen sürede «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan maddedeki iki yıllık sürenin bir «zamanaşımı» süresi olmayıp, «hak düşürücü süre» olduğu madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Kırman, Hava Yolu ile Yapılan Uluslararası Yolcu Taşımacılığında Taşıyıcının Sorumluluğu, Ankara, Shf.172 vd), Bu durumda mahkemece değinilen sürenin «hak düşürücü süre» niteliğinde olduğu değerlendirilmeksizin, «zamanaşımı» süresi olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/«son» maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerekçenin düzeltilmesi · hak düşürücü süre · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaKırman, Hava Yolu ile Yapılan Uluslararası Yolcu Taşımacılığında Taşıyıcının Sorumluluğu, Ankara, Shf.172 vd), Bu durumda mahkemece değinilen sürenin «hak düşürücü süre» niteliğinde olduğu değerlendirilmeksizin, «zamanaşımı» süresi olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/«son» maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Anılan maddedeki iki yıllık sürenin bir «zamanaşımı» süresi olmayıp, «hak düşürücü süre» olduğu madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2414 E. , 2022/4941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi tarafından yukarıda sayı ve tarihi belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü.
Kanun yararına temyize konu davada, davacının davalı şirketten gidiş dönüş uçak bileti satın aldığı, ancak uçuşun iptal edilmesi sebebiyle seyahatini gerçekleştiremediği, otel rezervasyonu ve ödediği masrafların boşa gittiğini iddia ederek işbu masrafların tahsiline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan kesin karar hakkında Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.04.2022 tarih ve 39152028-153.01-1799-2021-E. 798/12158 sayılı kanun yararına temyiz isteminde özetle, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Dava açma süresi'' başlıklı 131 inci maddesinin, ''Sorumluluğa ilişkin dava, hava aracının varma yerine geldiği veya gelmesi gerektiği tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmazsa tazminat talep hakkı düşer..." düzenlemesini içerdiği, bu düzenlemede yer alan sürenin hak düşürücü nitelikte olup yolcunun bu süreyi geçirmesi halinde zarara ilişkin her türlü dava ve talep hakkını yasal merciler önünde ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, somut uyuşmazlıkta davanın 2 yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek dosyanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilerek hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun “Gecikmeden doğan zarar” başlıklı 122. maddesi, “Taşıyıcı, havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumludur,” düzenlemesini, “Dava açma süresi” başlıklı 131. maddesi, “Sorumluluğa ilişkin dava, hava aracının varma yerine geldiği veya gelmesi gerektiği tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmazsa tazminat talep hakkı düşer. Ancak, ondördüncü madde gereğince rapor tanzimi gereken hallerde, iki yıllık süre ondördüncü madde gereğince Resmi Gazete ile yapılacak duyuru tarihinden itibaren işlemeye başlar,” düzenlemesini içermektedir. Anılan bu düzenlemeler uyarınca eldeki davanın süresi içinde açıldığı gözetilerek davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan somut davaya ilişkin yerinde bulunan kanun yararına temyiz itirazlarının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 363. maddesinin 3. fıkrası gereğince Resmi Gazete’de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/794345100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz