Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9924 E. 2011/14357 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'iki yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçenin düzeltilmesi↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ taşıma sözleşmesi↗ hak düşürücü süre↗ taşıyıcı↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta 2920 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, adı geçen Yasa'nın 131. maddesine göre kaza raporunun resmi gazetede yayınlandığı tarih ile dava tarihi arasında geçen sürede zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davalı, Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 131.maddesinde öngörülen iki yıllık süreç içerisinde davanın açılmadığını ileri sürerek, öncelikle bu nedenle davanın reddini istemiştir. Anılan maddedeki iki yıllık sürenin bir zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre olduğu madde metninden açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim, doktrinde de bu sürenin hak düşürücü bir süre olduğunu kabul edilmektedir. (Bkz. Dr.H.Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, Ankara, 1978, Shf.228 vd. Dr. A. Kırman, Hava Yolu ile Yapılan Uluslararası Yolcu Taşımacılığında Taşıyıcının Sorumluluğu, Ankara, Shf.172 vd), Bu durumda mahkemece değinilen sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu değerlendirilmeksizin, zamanaşımı süresi olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5383 E. 2014/12208 K.
Ortak:hak düşürücü süre · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaKırman, Hava Yolu ile Yapılan Uluslararası Yolcu Taşımacılığında Taşıyıcının Sorumluluğu, Ankara, Shf.172 vd), Bu durumda mahkemece değinilen sürenin «hak düşürücü süre» niteliğinde olduğu değerlendirilmeksizin, «zamanaşımı» süresi olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/«son» maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın «gerekçesi düzeltilerek» onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Anılan maddedeki iki yıllık sürenin bir «zamanaşımı» süresi olmayıp, «hak düşürücü süre» olduğu madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta 2920 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, adı geçen Yasa'nın 131. maddesine göre kaza raporunun resmi gazetede yayınlandığı tarih ile dava tarihi arasında geçen sürede «zamanaşımının» dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAnılan maddedeki iki yıllık sürenin bir «zamanaşımı» süresi olmayıp, «hak düşürücü süre» olduğu ve kaza raporu düzenlendiği hallerde kaza raporunun resmi gazetede yayınlandığı tarihten itibaren 2 yıl içinde davanın açılması gerektiği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
M.. hakkında açılan davanın mülga HUMK 409/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalı THK genel Başkanlığı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000 TL’den toplam 30.000 TL «maddi tazminatın» bu davalıdan alınıp, davacılara ödenmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, birleşen Ankara 7.
Bu durumda işbu dava dosyası ile birleşen ve 18.06.2012 tarihinde açılan Ankara 21.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/367 esas sayılı dosyası ile açılan ek davanın iki yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın davalılar THK Genel Başkanlığı ve T..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaM.. hakkında açılan davanın mülga HUMK 409/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalı THK genel Başkanlığı hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000 TL’den toplam 30.000 TL «maddi tazminatın» bu davalıdan alınıp, davacılara ödenmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, birleşen Ankara 7.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/367 Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile davacı Ece için 298.000 TL. «maddi tazminatın» davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Ü.. için 186.059,52 TL maddi, 15.000 TL manevi, davacı baba Burhanettin için 10.000 TL manevi, davacı anne Muteber için 10.000 TL manevi, davacı kardeş Saraf için 5.000 TL manevi, davacı kardeş Ahmet için 5.000 TL manevi, davacı kardeş Mete için 5.000 TL manevi ve davacı kardeş Altay için 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, 05.09.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, İşbu dosya ile birleşen 21.
… ası nedeniyle çocukların yüksek öğrenim yapma ihtimalinin olağan hayat koşullarında mümkün olmasına göre asgari ücretin üzerinde tazminata esas gelirin belirlenerek «maddi tazminatın» hesap edilmesi ve bu hesap sonucu bulunacak tazminattan davalıların sorumlu olacakları dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde hesap edilmesi de doğru görülmemi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12153 E. 2018/5498 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/930 E. 2017/1456 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda1-Dava, hava yolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kayanaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaYolları A.O.'dan yeni bir bilet temin edilerek ...'e gönderildikleri, uçuşun 20:10 yerine 23:00'da gerçekleştiği, davalının sorumluluklarını yerine getirdiği, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, «maddi tazminat» davasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.790,76 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
914/2 ve 3 uyarınca bilet bedelinin üç katı tutarında «maddi tazminat» ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminata, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Yani somut uyuşmazlık bakımından öncelikle 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre bir değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9924 E. , 2011/14357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 tarih ve 2010/1143-2011/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi İlhan Aslan’ın 08.01.2003 tarihinde İstanbul – Diyarbakır seferini yapan uçakta yolcu olarak bulunmaktayken uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları davada bir kısım maddi tazminat taleplerinin karşılandığını ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu ileri sürerek, davacı Emir için 7.175 TL, davacı ... için 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü sürenin ve zamanaşımının dolduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu uyuşmazlıkta 2920 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, adı geçen Yasa'nın 131. maddesine göre kaza raporunun resmi gazetede yayınlandığı tarih ile dava tarihi arasında geçen sürede zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davalı, Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 131.maddesinde öngörülen iki yıllık süreç içerisinde davanın açılmadığını ileri sürerek, öncelikle bu nedenle davanın reddini istemiştir. Anılan maddedeki iki yıllık sürenin bir zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre olduğu madde metninden açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim, doktrinde de bu sürenin hak düşürücü bir süre olduğunu kabul edilmektedir. (Bkz. Dr.H.Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, Ankara, 1978, Shf.228 vd. Dr. A. Kırman, Hava Yolu ile Yapılan Uluslararası Yolcu Taşımacılığında Taşıyıcının Sorumluluğu, Ankara, Shf.172 vd), Bu durumda mahkemece değinilen sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu değerlendirilmeksizin, zamanaşımı süresi olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033843900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz